PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ana Dilimiz TÜRKÇE



kağanşeker
19-04-2009, 22:21
Geçen gün Malatya'ya bir kitapçının açılışı için Prof.Dr. Oktay SİNANOĞLU geldi.Ben de hep konuşmalarını ve kullandığı üslubu sevdiğim için gidip bir göreyim dedim.Daha önce Oktay Hocanın Türkçeyi korumakla alakalı bir kitap yazdığı ve bu konu üzerinde hassasiyete sahip olduğunu biliyordum.

Daha önce aldığım bir kitabını imzalatmak için yanına gittim.Kıyafetimin üstünde MICHIGAN yazıyordu.Beni bir süzdü ve şakacı bir ses tonuyla dedi ki:

O Michigan denilen yer var ya orası köy gibi bir yer.Michiganlı adam kendisinin Michiganlı olduğu anlaşılmasın diye ne numaralar yapar.

Sonra yine şakacı ve bu sefer çevredekilerin de duyması için biraz yüksek sesle dedi ki:

Bakın bu genç, kıyafetine Malatya yazdıracak değil mi?

Benim oraya Malatya yazdırma gibi bir niyetim yoktu fakat Ankara,Ordu ya da Konya yazdırabilirdim:)Eve giderken bu konu aklıma takıldı.Sanırım modelciler olarak çok fazla ve gereksiz yere yabancı sözcük kullanma gibi-buna ben de dahilim- bir eğilimimiz var:

Yükseliş dümeni yerine:elevator
R/K yerine:R/C
...

Neden Türkçe karşılıkları varken yabancı sözcük kullanalım?
...
Sadece R/C yerine R/K kullansak kültürümüze ne kadar katkımız olur?

Epey çok.

Şimdi asıl konuya gelelim.Ben düşündüm ki:

Kültürüne sahip çıkmak isteyeyen herkes gelsin Türkçe karşılığı olan fakat yabancı kullanımı yaygın olan kelimelerin anlamlarını yazsın, yabancı dilde anlamı olup Türkçeleştiririlmemiş sözcükleri Türkçeleştirsin, bu durum ile ilgili düşüncelerini belirtsin ve birbirimizi dil yanlışları ile ilgili uyaralım diye açtım.

Dilimizi korumak bizim elimizde.

Benim gibi genç modelcilere usta modelcilerimiz örnek olsun.Bize "Modelcilik Terimlerinin Türkçesini" öğretin, bize bu büyük ödülü miras bırakın...

Herkesten yardımlarını bekliyorum.


Kağan Buğra ŞEKER

mcadirci
19-04-2009, 22:35
r/k dan kastın remote kontrol ise onun bir katkısı olmaz kimseye :)
İnsan ana dili ile daha rahat anlar, bence her konuda mümkün olduğunca Türkçe kelimeler kullanmaya çalışılmalı.

viaconme
19-04-2009, 22:47
R/K sanırım Radyo Kontrol demek istedi..

Düşüncelerinize katılıyor ve yönetim olarak sizleri destekleriyoruz..

Konu içinde teşekkürler..

Sümer Yamaner
19-04-2009, 23:00
Değerli dostlar. Kendi mesleğimde her zaman Türkçe'yi ön plana çıkarmaya çalışırım. Öğrencilerime, asistanlarıma her zaman bir ifadenin önce Türkçesini öğretirim. Ama her zaman uluslar arası ortamda bilinen şeklini de eklerim.
Bence sorunumuz Türkçe sözcük kullanımı ile ilgili değil doğrudan. Bana göre sözcükleri doğru kullanmak daha önemli. Yani cümle yapısı, noktalama, ayrı yazılacak eklerin bitişik yazılmaması vs.
Uluslar arası ortamdan çok etkilenen alanlarda (tıp, teknoloji gibi) yabancı sözcükleri ortadan kaldırmaya çalışmak biraz aşırılık olabilir. Örneğin "RC" ifadesinin Türkçe'de kullanılması bana göre hiç de rahatsızlık verici değil. Haa tabii ki "uzaktan kumanda" denilebilir ama o kadar kasmaya gerek görmüyorum.
Ben genelde hep "yatay stabilize" ya da "dikey stabilize" derim. Çünkü "yatay dengeleyici" şimdilik kulağımı tırmalayan bir sözcük. Zaman zaman aileron zaman zaman da kanatçık dediğim olur. Ama forumu tararsanız "dahi" anlamındaki bir "de" ekini bitişik yazdığımı göremezsiniz. Birçok mesajımda "düzeltildi" ibaresi vardır. Hemen tümü bir harf hatası nedeniyle düzeltilmiştir.
Toparlayacak olursam...
Uluslar arası ortamda klasikleşmiş denilebilecek teknik sözcüklerin kullanılması beni rahatsız etmiyor ve ben bunu Türkçe'ye bir tehdit olarak görmüyorum. Yeter ki cümle yapısı ve noktalamaya dikkat edilsin.

clyz.wr
19-04-2009, 23:03
Merhaba

Tebrik ederim böyle bir konuya değindiğin için, çok haklısın fakat bazende kulağa çok manasız geliyor altını çizeyim kelime saçma değil bizim kulağımıza hoş gelmiyor.
Örneğin imzana "Yaşasın hover yapmak" yerine "Yaşasın üstünde uçmak" yazsan çok manasız gelir öyle değilmi? Aslında o kadarda manasız değil sadece hover demeye alıştığımız için manasız geliyor. Hoveri bilmeden önce bize üstünde uçmayı öğretselerdi veya öğrenseydik belki şuan ben bunları yazmazdım fakat ne yazıkki böyle..

Bi kelime vereyim.
Mix=Karışım,Karıştırmak

Aklıma geldikçe eklemeye çalışırım.

İyi Çalışmalar

Sümer Yamaner
19-04-2009, 23:20
Mustafa Bey, "üstünde uçmak" neden olmuyor biliyor musunuz? Çünkü tam karşılığı değil. Olayın tüm ayrıntılarını içermiyor. O nedenle garip geliyor. Kendinizi ifade açısından tatmin etmiyor. Halbuki elevatör yerine yükseliş dümeni dediğinizde çok net olarak kendinizi ifade etmiş oluyorsunuz hatta elevatör sözcüğünün İngilizce'de ifade ettikleri düşünüldüğünde yükseliş dümeni ifadesi çok daha doğru bir ifade oluyor.
Zaten bence sözcükler konusunda temel kısıtlılık da burada... Karbüratör... Ne diyeceğiz yerine? Yakıt hava karışımını ayarlayan aygıt desek olur mu? Tabii ki eğer karbüratörü dünyada Türkçe konuşan bir toplum keşfetmiş olsaydı o zaman muhtemelen tek sözcüklü uygun bir seçeneğimiz olacaktı ama ne yazık ki yok.
Tam uymasa da, bugün batıdaki bir hekim "Behcet's disease" demekten rahatsız olmaz. Az da olsa bilim dünyasına kazandırdığımız şeylerdendir Behçet Hastalığı.
Yani...
(Bilgiyi, bilimi) Üretmediğimiz sürece üretenlerin peşinden gitmek gerekecek...

aozgen
19-04-2009, 23:22
Değerli dostlar. Kendi mesleğimde her zaman Türkçe'yi ön plana çıkarmaya çalışırım. Öğrencilerime, asistanlarıma her zaman bir ifadenin önce Türkçesini öğretirim. Ama her zaman uluslar arası ortamda bilinen şeklini de eklerim.
Bence sorunumuz Türkçe sözcük kullanımı ile ilgili değil doğrudan. Bana göre sözcükleri doğru kullanmak daha önemli. Yani cümle yapısı, noktalama, ayrı yazılacak eklerin bitişik yazılmaması vs.
Uluslar arası ortamdan çok etkilenen alanlarda (tıp, teknoloji gibi) yabancı sözcükleri ortadan kaldırmaya çalışmak biraz aşırılık olabilir. Örneğin "RC" ifadesinin Türkçe'de kullanılması bana göre hiç de rahatsızlık verici değil. Haa tabii ki "uzaktan kumanda" denilebilir ama o kadar kasmaya gerek görmüyorum.
Ben genelde hep "yatay stabilize" ya da "dikey stabilize" derim. Çünkü "yatay dengeleyici" şimdilik kulağımı tırmalayan bir sözcük. Zaman zaman aileron zaman zaman da kanatçık dediğim olur. Ama forumu tararsanız "dahi" anlamındaki bir "de" ekini bitişik yazdığımı göremezsiniz. Birçok mesajımda "düzeltildi" ibaresi vardır. Hemen tümü bir harf hatası nedeniyle düzeltilmiştir.
Toparlayacak olursam...
Uluslar arası ortamda klasikleşmiş denilebilecek teknik sözcüklerin kullanılması beni rahatsız etmiyor ve ben bunu Türkçe'ye bir tehdit olarak görmüyorum. Yeter ki cümle yapısı ve noktalamaya dikkat edilsin.

Sümer Hocam,yazına imzamı atıyorum,müsaadenle.
Türkçe konusunda meramımızı düzgün anlatmak ve bunu yaparken hocamın dediği gibi kuralına uymak en öncelikli tercih olmalı.Kelime,terimler ondan sonra gelmeli.Bir de genç arkadaşlarım,sizler kendinizi Türkçe biliyor sanmayın.Maalesef dilimizi saflaştırıyoruz diye bütün nüansları ifade edecek kelimeleri kırptılar.
Elevatör elevatördür.Buna yükseliş dümeni demem.Buna mukabil,rudder dümen dir.Rudder a gerek yok.Ama herşeyden önce kendimiz düzgün kullanalım ki,başkalarından da bekleme hakkımız olsun.R/C,R/K konusunda arkadaşıma katılıyorum.Radyo Kontrol varken Radio Control gereksizdir.

aozgen
19-04-2009, 23:28
Merhaba


Bi kelime vereyim.
Mix=Karışım,Karıştırmak

Aklıma geldikçe eklemeye çalışırım.

İyi Çalışmalar

Mustafa beyciğim Mix in açılımı ,Mixage(Miksaj) dır.Karıştırma değildir.Karıştırma tam ifade edemiyor.Aslında miksaj olarak Türkçeleşmiştir ama kullanılmıyor.Ben İstim demekten gocunmam çünkü Türkçe bir kelimedir.Aslı steam diye illa buhar kullanırım diye bir zorlamaya gerek var mı gerçekten?

email
19-04-2009, 23:55
yakın zamanda model uçak rehber öğretmen kursuna katıldım bir kaç arkadaşla. ata planör yapımı esnasında sinirlerin üzerine ve altına yapıştırdığımız çıtalara lonjorön (yada her nasıl yazılıyorsa) dendiğini duyduk öncedende duymuşluğum vardı. akadaşlarla "bulan adamın adıdır" diye geyikler yapıp söyleyememe espirileri üretmeye başladık ama karşımızda kurumdan ders veren biri olunca ciddiyetsizlik yaratmamaya karar verdik. ekibimizdeki iki türkçe öğretmeni ile fısır fısır bir sürü geyik yaptık durduk. sonra hocamızla konuştuk durumu ve "kanat destek çıtaları" demeye başladı sonraları. ama sanırım bu tanımda yeterli gelmedi gibi.

mesleğim elektronik/bilgisayar öğretmenliği bu konu başlığıyla en çok başı belada olan benimdir herhalde :D

buradaki en büyük sıkıntının Türkçenin zenginliği ve bizim kelime kullanma fakirliğimizin birleşmesi sonucu herhangi bir şeyi farklı kelimelerle ifade etmemiz olduğu düşüncesindeyim...

konu başlığı altındaki(içindeki) düşünce(fikir) güzel ama uygulamada(pratikte) zor olabiliyor bazen.

kağanşeker
20-04-2009, 00:00
Sevgili Sümer Hocam,

Yazdıklarınızda haklısınız.Her kelimeyi de Türkçeleştirmek olmaz.

Örneğin:
Ben otobüs yerine çok oturgaçlı götürgeç demeyi tercih etmem.

Ama computer yerine bilgisayar derim.

Üniversite yerine evrenkent,TV programı yerine izlence demek isterim.(Bunları yeni öğrendim.)


Ben diyorum ki eğer hepimizin mantığına uyan, yabancı dildeki anlamını karşılayan bir sözcük bulursak onu kullanalım.

Stall turn yerine çekiç(Bu kullanımı bir hava kuvvetleri pilotundan duydum.),Knife edge yerine de bıçak sırtı kullansak neyimiz eksilir.

Türkçe bence bilim dili olmayı çoktan haketmiş bir dil.

Lütfen beni yanlış anlamayın yabancı dildeki karşılıklarını tamamen atalım sadece Türkçe kullanalım demiyorum.Ben gayet mantıklı bir Türkçe anlamı olduğu halde kullanmadığımız sözcüklerin Türkçelerini kullanalım diyorum.

Belki burada öğreneceğimiz, öğreteceğiniz, üreteceğimiz sözcükler başta bize garip gelecek ama alıştığımız zaman hiçbir sorun yaşamayacağız.

kağanşeker
20-04-2009, 00:03
yakın zamanda model uçak rehber öğretmen kursuna katıldım bir kaç arkadaşla. ata planör yapımı esnasında sinirlerin üzerine ve altına yapıştırdığımız çıtalara lonjorön (yada her nasıl yazılıyorsa) dendiğini duyduk öncedende duymuşluğum vardı. akadaşlarla "bulan adamın adıdır" diye geyikler yapıp söyleyememe espirileri üretmeye başladık ama karşımızda kurumdan ders veren biri olunca ciddiyetsizlik yaratmamaya karar verdik. ekibimizdeki iki türkçe öğretmeni ile fısır fısır bir sürü geyik yaptık durduk. sonra hocamızla konuştuk durumu ve "kanat destek çıtaları" demeye başladı sonraları. ama sanırım bu tanımda yeterli gelmedi gibi.

mesleğim elektronik/bilgisayar öğretmenliği bu konu başlığıyla en çok başı belada olan benimdir herhalde :D

buradaki en büyük sıkıntının Türkçenin zenginliği ve bizim kelime kullanma fakirliğimizin birleşmesi sonucu herhangi bir şeyi farklı kelimelerle ifade etmemiz olduğu düşüncesindeyim...

konu başlığı altındaki(içindeki) düşünce(fikir) güzel ama uygulamada(pratikte) zor olabiliyor bazen.

KESİNLİKLE KATILIYORUM

clyz.wr
20-04-2009, 00:16
Sümer bey;
Evet haklısınız üretmedikçe peşlerinden gitmemiz gerekecek. Ama peşlerinden gidiyoruz diye yavaş yavaş kendimizi unutmamamız gerektiğini düşünüyorum. Mantıklı kelimeleri Türkçeye çevirip kullanmamız zararımıza bir davranış olacağını düşünmüyorum.
Fakat sizin görüşünüz çok önemli bu konu için. Mesleğiniz gereği birçok defa yabancı kelime kullanmak zorundasınız.

Ahmet bey;
Ben tamamiyle sözlükten alıntı yaparak yazdım "mixage" yi arattığımda herhangi bir sonuç bulamadım fakat "mix" yazdığımda daha çok önüme karıştırma veya karışım sözcükleri geldi. Ayrıca TDK sözlüğünde miksaj ile ilgili ufak bir açıklama var oda sinema ile ilgili fakat pekte olmasada bu anlamı ifade ediyor.


miksaj Fr.mixage

Sinemacılıkta birleştirme: § �Siz miksajı bitirin


Kısacası tabikide her kelimenin Türkçesini söyliyelim demiyorum bu pekte mantıklı değil. Fakat üstteki mesajlardada belirtildiği gibi "R/C" yerine "R/K" desek kimseye bir zararı olmaz.

İyi Çalışmalar

Sümer Yamaner
20-04-2009, 00:20
Makul sözcüklerin kullanımına asla karşı olmadığımı anlamış olmanız gerekir. Ancak takıntı yapıp zorlamaya karşıyım. Ayrıca her durumda sözcüğün orijinali de bilinmelidir (en azından tıpta kuralımız bu).
Lonjeron örneğinde olduğu gibi sözcük "boylamasına" ifadesini de içeriyor. O zaman tek sözcüğü "boylamasına kanat destek çıtası" olarak dört sözcük halinde çevirmek gerekiyor.
Yani...
Hiçbir dil "zengin" ya da "fakir" olarak nitelenmemelidir. Zira hiçbir dil "durağan" değildir. Sürekli, gereksinimler doğrultusunda gelişir. Bu bağlamda, başka dillerden sözcük alınması, onların değiştirilerek ya da aynen kullanılması kötü birşey değildir. Türkler tarih boyunca ne yazık ki bilim, sanat, teknoloji gibi konularda dünyaya yön vermiş değillerdir. Dolayısıyla bu dallardaki birçok ifade yabancı dillerden alınmak zorunda kalınmıştır.
Bilgisayar örneğine ise itirazım var. Allah aşkına size de garip gelmiyor mu? Bilgisayar sözcüğü doğru bir sözcük mü? Bilgiişler desek tamam. Veriişler desek ona da tamam. Bilgisayar bence saçma ama alıştık ve artık doğal geliyor.
RC yerine RK demek ise işi çözmüyor. Çünkü R de K de Türkçe değil (radyo, kontrol). :)
Sahada saol omzumdaki saha cininin baskısı ile tono atmaya karar verip nabzım 120'ye çıktığında "yahu bu tonoyu Türkçe'de nasıl söyleriz?" diye düşünmek istemem. :)

iron_eagle
20-04-2009, 01:02
Sevgili Sümer Hocam,

Yazdıklarınızda haklısınız.Her kelimeyi de Türkçeleştirmek olmaz.

Örneğin:
Ben otobüs yerine çok oturgaçlı götürgeç demeyi tercih etmem.

Ama computer yerine bilgisayar derim.

Üniversite yerine evrenkent,TV programı yerine izlence demek isterim.(Bunları yeni öğrendim.)


Ben diyorum ki eğer hepimizin mantığına uyan, yabancı dildeki anlamını karşılayan bir sözcük bulursak onu kullanalım.

Stall turn yerine çekiç(Bu kullanımı bir hava kuvvetleri pilotundan duydum.),Knife edge yerine de bıçak sırtı kullansak neyimiz eksilir.

Türkçe bence bilim dili olmayı çoktan haketmiş bir dil.

Lütfen beni yanlış anlamayın yabancı dildeki karşılıklarını tamamen atalım sadece Türkçe kullanalım demiyorum.Ben gayet mantıklı bir Türkçe anlamı olduğu halde kullanmadığımız sözcüklerin Türkçelerini kullanalım diyorum.

Belki burada öğreneceğimiz, öğreteceğiniz, üreteceğimiz sözcükler başta bize garip gelecek ama alıştığımız zaman hiçbir sorun yaşamayacağız.

Türkçe, bir bilimdir zaten. Dil bilimleri fakültelerinde(olmayan yerlerde iletişim fakültelerinde) Türk dili ve edebiyatı adlı bölümler vardır. Sümer abinin dediği üzere hiçbir dil fakir değildir, o dili konuşan insanların ihtiyaçları doğrultusunda zenginleşir ve gelişir.
Konu başlığına kesinlikle katılsam da, alıntıladığım mesajında bazı yerlere dikkat çekmek istiyorum:
"computer" kelimesi, dilimize "kompüter" olarak girmiştir zamanında. Ancak Türk Dil Kurumu'nun çalışmalarıyla, "bilgisayar" karşılığı bulunmuş, vaktinde görev yapan basın mensuplarının ve aydınların da desteğiyle halka alıştırılmış bir kelimedir. Yalnız benim burada Sümer abiye katılmadığım bir nokta var. Bir kelime, ifade ettiği varlık ya da kavramın anlamını tamamen taşımak zorunda değildir. Eğer böyle bir fikir altında düşünürsek "çok oturgaçlı götürgeç"ten öteye gidemeyiz.
Şimdi biz forumda stall yerine "çekiç" yada "çekiçlemek" deyimini kullanırsak; bir, daha önce uçaklarla ilgili araştırmış olan ve yarım yamalak birşeyler bilen ve stall kelimesini öğrenmiş birine kendini fransız hissettiririz; iki, TDK nun işini biz yapmış oluruz; üç, çekiç kelimesinin birincil anlamı sebebiyle anlatmak istediklerimizde karışıklık ve yanlış anlaşılmalara mahal yaratmış oluruz. Şunu demeye çalışıyorum; bir terim yaratmak öyle bir kelime uydurup kullanarak olacak şey değildir. Öncelikle bu işi bilen, birilerinin öğrenme safhasında katkısı bulunacak herkesin(büyük çoğunluğun) ağız birliği yapmasını sağlamak gerekir.
Verilen örnekler üzerinden devam edersem, "lonjöron" yada "longeron" kelimesi, "boylamasına destek çıtası" yerine "boyuna destek", "boy desteği" gibi bir terim haline getirilebilir. "Lonjöron" kelimesinin sözlük anlamı "boyuna, boylamasına" ise(Sümer abi'den referans) daha önce dediğim gibi kelimenin belirttiği anlamın, anlattığı şeyin içeriğini birebir taşımak zorunda olmadığının göstergesi. "Tono" kelimesinin çok güzel bir türkçe karşılığı "burgu" zaten mevcut olup, anlamı tam vermemesinin yanı sıra karizmatik olmaması sebebiyle "tono" yerine kullanılmamakta. Tıpkı "knife edge-bıçak sırtı" ikilisi gibi.
Peki biz bu terimlerle ilgili ne yapabiliriz? Benim fikrim şu yönde: Yeni terimler icat etmek, hem "ben yaptım oldu" denmeyecek hem de kabul ettirmek uzun süreler, yıllar alacak bir konudur. Burada Türkçe terimler üretmek yerine, varolan ancak yabancı dilden kelimelere yenilen terimleri yerleştirmeye çalışmalı, bunun yanında dilbilgisi ve doğru Türkçe kullanımı konusunda forumdaki tüm aktif üyelerin katılımını sağlayarak, bu konuda yanlış yapanları ağız birliğiyle uyararak, gerekirse tartışarak ŞİDDETLE doğru kullanıma yöneltmek için uğraşmalıyız.
Ve yine Sümer abinin belirttiği gibi uçuş anında, ya şuna ne diyecektik gibi düşünmek doğru ve mantıklı değil.Dil bir alışkanlıktır. Nasıl öğrenilirse öyle kalacaktır. Hangi çocuk babaannesinin kullandığı eski dilden kelimelere takılıp "babaanne ona öyle denmez ki" diye onları düzeltmeye çalışmamıştır ki. Biz kendi bildiğimiz dili değiştirmeye değil, gençlerin ve yeni neslin öğreneceği dili değiştirme çabasında olmalıyız. Düşünerek konuşma şansımızın olduğu forum gibi ortamlarda onların doğru şekilde öğrenmesini sağlayıp, saha ortamında, bizden( ben daha bize dahil olamadım; sizden) arada sırada, eski kullanımını, yani yabancı dildeki karşılığını duyup; "Hee burgu hareketine tono da deniyormuş. Geçende ters taklaya da loop demişti Ahmet hoca" demeleri bizim amacımız olmalıdır.

Naçizane fikirlerim bu yöndedir.

aozgen
20-04-2009, 13:41
Size lonjöron un Türkçesini söyleyeyim mi?Hakiki Türkçedir,fakat dilimizin katilleri tarafından kaldırılmış,unutturulmuştur.
Bu kelime;"tûlanî " dir.Gemi inşasında boyuna takviyeler için kullanılır(Arzanî,tûlanî kelimelerinden gelmektedir-arz,tûl dereceleri gibi-).Bunlar hakiki Türkçedir ve bütün nüansları ifade eder ama zorla kaldırtılmıştır.Aslında amaçlarına tam ulaşamadılar(allahtan) Yoksa şimdi "tilcik" lerle konuşmak zorunda kalacaktık.
Tono Türkçeleşmiş halidir.Havacıların kulandığı kelimedir(nereden gelmiş bilmiyorum).İngilizcesi "roll" dur.
Ben halâ bizlerin kelimelerden ziyade ifade doğruluğu ve zenginliğine,kelime dağarcığımızı büyütmeye ve doğru yerde doğru(yabancı orijinli olabilir,zararı yok) kelimeyi kullanmaya ağırlık vermemizi destekliyorum.

Sümer Yamaner
20-04-2009, 13:52
Arzanî enlemesine destekleri mi ifade ediyor?Arz dereceleri enlem, tûl dereceleri boylam mı?
Bu arada bir sözcüğün ifade ettiği nesne ile ilgili tam anlam taşımaması konusu bana pek makul gelmiyor. Bana göre doğal olanı ifade edilen her neyse onu en iyi şekilde ifade edebilmeli sözcükler. Ancak bu ideal koşul. Ben de pekala sürekli bilgisayar sözcüğünü kullanıyorum. Ağzımdan "kompüter" sözcüğü çıkmayalı herhalde yıllar olmuştur. :)
Bundan sonraki ilk uçuş günü burgu yapmaya karar verdim ben de. Havasında, karizmasında değilim. Tono yapan namerttir! :) İnerken de azıcık çekiçlerim olur biter. :)
Bir de Serhan demiş ki: "Biz kendi bildiğimiz dili değiştirmeye değil, gençlerin ve yeni neslin öğreneceği dili değiştirme çabasında olmalıyız." Bak hele... Abicim sen daha 20 yaşında "gençler ve yeni nesilden" söz etmeye başladıysan işimiz var demektir! :) :D

iron_eagle
20-04-2009, 14:08
Size lonjöron un Türkçesini söyleyeyim mi?Hakiki Türkçedir,fakat dilimizin katilleri tarafından kaldırılmış,unutturulmuştur.
Bu kelime;"tûlanî " dir.Gemi inşasında boyuna takviyeler için kullanılır(Arzanî,tûlanî kelimelerinden gelmektedir-arz,tûl dereceleri gibi-).Bunlar hakiki Türkçedir ve bütün nüansları ifade eder ama zorla kaldırtılmıştır.Aslında amaçlarına tam ulaşamadılar(allahtan) Yoksa şimdi "tilcik" lerle konuşmak zorunda kalacaktık.
Tono Türkçeleşmiş halidir.Havacıların kulandığı kelimedir(nereden gelmiş bilmiyorum).İngilizcesi "roll" dur.
Ben halâ bizlerin kelimelerden ziyade ifade doğruluğu ve zenginliğine,kelime dağarcığımızı büyütmeye ve doğru yerde doğru(yabancı orijinli olabilir,zararı yok) kelimeyi kullanmaya ağırlık vermemizi destekliyorum.

TDK'nda tono yok. Bu sayfada (http://sozluk.yeminlisozluk.com/index.php?kelime=tono&sayfa=) İngilizce-Türkçe için eksen karşılığı verilmiş.
Son yazdığına katılıyorum Ahmet abi. İfadeler doğru olduktan sonra teknik terimlerin yabancı dilden olması ciddi bir sorun olmamakla birlikte, Türkçe karşılığı varken (ters takla-loop, burgu-tono, bıçak sırtı-knife edge vs) yabancı dilden gelen terimleri sadece bizim dilimizde bir alışkanlık olarak bırakıp gençlerin Türkçe hallerini alışkanlık haline getirmesine özen göstermeliyiz.

iron_eagle
20-04-2009, 14:12
Arzanî enlemesine destekleri mi ifade ediyor?Arz dereceleri enlem, tûl dereceleri boylam mı?
Bu arada bir sözcüğün ifade ettiği nesne ile ilgili tam anlam taşımaması konusu bana pek makul gelmiyor. Bana göre doğal olanı ifade edilen her neyse onu en iyi şekilde ifade edebilmeli sözcükler. Ancak bu ideal koşul. Ben de pekala sürekli bilgisayar sözcüğünü kullanıyorum. Ağzımdan "kompüter" sözcüğü çıkmayalı herhalde yıllar olmuştur. :)
Bundan sonraki ilk uçuş günü burgu yapmaya karar verdim ben de. Havasında, karizmasında değilim. Tono yapan namerttir! :) İnerken de azıcık çekiçlerim olur biter. :)
Bir de Serhan demiş ki: "Biz kendi bildiğimiz dili değiştirmeye değil, gençlerin ve yeni neslin öğreneceği dili değiştirme çabasında olmalıyız." Bak hele... Abicim sen daha 20 yaşında "gençler ve yeni nesilden" söz etmeye başladıysan işimiz var demektir! :) :D

Vallahi haklısın abi ama kendimden 3-4 yaş küçüklerin ne güzel Türkçe konuştuğunu görünce mecburen böyle ifadeler kullanmak zorunda kalıyorum. Metin abi'nin imzasındaki gibi "gzl türkçmiss...

aozgen
20-04-2009, 15:39
Sümer hocam bizim denizcilik terimlerimizin hemen küllî si İtalyan ve İspanyolca dan girmiştir.Ama hepsi hakiki Türkçeleşmiştir.Enine takviyelere arzanî değil başka bir ad kullanılır.Ama dipten yukarda devam eden kaburgaların asıl adı posta,güverte altı devam eden postalara da kemere tabir edilir.
Bilin bakiim,banyo kelimesi nece?Peki, kamyon?
Esas kaçınmamız gereken,kendini kelime uydurma uzmanı görenlere taviz vermek olmalı.Hiç unutmam,rahmetli Altan Erbulak sağdı ve yanılmıyorsam Milliyet de yazardı.Bir gün ekibinden bir işgüzar kızın" Computer e bilgisayar diyoruz da neden printer e de bilgiyazar demeyelim?" diye marifetini yazmıştı,yerimden zıplamıştım.
Efendiler,aklına esen kelime uydurursa bütün Türkçemiz bir gün "windows Türkçesi" ne dönecek"
Bilgiyazar ne gerek,printer in Türkçesi vardır ve kullanılmaktadır,bu da "yazıcı" dır.

aozgen
20-04-2009, 15:46
Bir husus aklıma takıldı.ben yarışlara pek meraklı olmadığımdan detayını bilmiyorum ama bildiğim,bir "stall turn" vardır bir de "hammerhead".(Yanılıyormuyum?).Çekiç diye hankı na diycezz?

kağanşeker
20-04-2009, 15:59
Bir husus aklıma takıldı.ben yarışlara pek meraklı olmadığımdan detayını bilmiyorum ama bildiğim,bir "stall turn" vardır bir de "hammerhead".(Yanılıyormuyum?).Çekiç diye hankı na diycezz?

Ahmet Hocam hammerhead ne nasıl yapılır?Hammerhead nedir?

atambay
20-04-2009, 16:27
Bu başlıktaki yazım hatalarını toplayacağım yıllık iznimi alıp :)
Bir de mantık hatamız var ki o da bir yabancı terim için güzel bir Türkçe karşılık üretmek yerine uyduruk bir tercüme (çeviri - aynen bu örnekte olduğu gibi) kullanmak.
TDK hızla gelişen teknoloji nedeniyle artan yeni terimlere uygun karşılıklar üretmek yerine otobüsle lokantayla uğraştığı için bilimsel terimler dilimizde karşılık bulamadı. Biz de şimdi burada aynı hataya düşüp terim icadı için kendimizi zorlarsak sonuçta bir sürü hilkat garibesi kelime doğururuz. Bir atı zorla suyun kenarına götürürsünüz ama ona zorla su içiremezsiniz.
Bizim yapmamız gereken yazım kurallarına uymak, noktalama işaretlerini düzgün kullanmak ve yazılarımızda ifade bozukluğu yaratmayacak bir düzen sağlamak olmalı. Dilimize sahip çıkma alışkanlığını edinirsek yabancı kelimelerden korkmamıza gerek kalmaz. Yoksa evrensel bir dille komedyenlik yaparız. Bugün bilim adamlarımız kendi icatlarına isim verirken bile herkesin kolay söyleyebileceği, akılda kalacak, yazımı kolay terimleri tercih ediyorlar. O alanda bilim diline hakim biri o kelimeyi duyduğunda hemen bir şeyler anlıyor. R/K öneriliyor. Tamam radyo Türkçe bir kelime kontrol da Türkçe bir kelime peki aradaki bölü işareti nereden çıktı? Neden TRT derken yok da RK derken var. İşte farkında olmadan devirdiğimiz çam budur. Formül yazar gibi kısaltma yazılmaz. Ayrıca okuması da dert olur. Arsi, rece, re bölü ka, re bölü ke seç beğen al. Ayrıca her moda mod tercüme ile uygun ifade bulunamaz. Bazı birleşik kelimeler parçalanır da tercüme edilirse yine ölü doğmuş sözcükler çıkar. Univesity kelimesinin karşılığı üniversitedir. Bana göre tek bir bölge tek bir alan anlamı taşır ve evrensel olmak ya da kent olmakla ilgisi yoktur. Kanatçık diyorsunuz çok güzel küçük minicik bir kanat anlıyorum. Kanadın ucuna 100gr ağırlık taktım. Uçağımın yatay dengeleyicisi oldu. Bir de buruna taktım dikey dengeleyici oldu. Yanlız asansörü nereye takacağımı bilemedim. Zaten kitin içinden çıkmadı.
Çelişkilerle dolu yaşamımız dilimize de yansıyor. Mikrosoftça herkesin anadili olma yolunda hızla ilerliyor. Yabancı kelime kullanmak zorunluysa kullanılabilir. Ama onu da bilerek düzgün kullanmak gerekir.
Bütün bu yazışmaları yaptığımız forumun adına bakın sonra devam edelim :)

kağanşeker
20-04-2009, 16:38
Makul sözcüklerin kullanımına asla karşı olmadığımı anlamış olmanız gerekir. Ancak takıntı yapıp zorlamaya karşıyım. Ayrıca her durumda sözcüğün orijinali de bilinmelidir (en azından tıpta kuralımız bu).
Lonjeron örneğinde olduğu gibi sözcük "boylamasına" ifadesini de içeriyor. O zaman tek sözcüğü "boylamasına kanat destek çıtası" olarak dört sözcük halinde çevirmek gerekiyor.
Yani...
Hiçbir dil "zengin" ya da "fakir" olarak nitelenmemelidir. Zira hiçbir dil "durağan" değildir. Sürekli, gereksinimler doğrultusunda gelişir. Bu bağlamda, başka dillerden sözcük alınması, onların değiştirilerek ya da aynen kullanılması kötü birşey değildir. Türkler tarih boyunca ne yazık ki bilim, sanat, teknoloji gibi konularda dünyaya yön vermiş değillerdir. Dolayısıyla bu dallardaki birçok ifade yabancı dillerden alınmak zorunda kalınmıştır.Bilgisayar örneğine ise itirazım var. Allah aşkına size de garip gelmiyor mu? Bilgisayar sözcüğü doğru bir sözcük mü? Bilgiişler desek tamam. Veriişler desek ona da tamam. Bilgisayar bence saçma ama alıştık ve artık doğal geliyor.RC yerine RK demek ise işi çözmüyor. Çünkü R de K de Türkçe değil (radyo, kontrol). :)
Sahada saol omzumdaki saha cininin baskısı ile tono atmaya karar verip nabzım 120'ye çıktığında "yahu bu tonoyu Türkçe'de nasıl söyleriz?" diye düşünmek istemem. :)

Sevgili Sümer Hocam,

Kalın yazılmış yerlerde size katılıyorum.Zaten ikimizde aynı şeyi anlatmaya çalışmışız.

Ben bir 8. sınıf öğrencisiyim.Siz ise bir doktor...Tabii ki sizin bilgi birikiminiz ve deneyiminiz benden çok çok daha fazla.Bunu söylemek bana düşmez:

Tıpta ya da herhangi bir bilim dalında yabancı sözcükler elbette kullanılacak çünkü malesef bilimi yönlendiren, ona yeni özellikler katan biz değiliz.Böyle diye de öyle oturmak olmaz.

Mustafa Kemal ATATÜRK, 13 Kasım 1937 tarihinde Sivas'a düzenlediği bir gezide Sivas Lisesinde geometri dersine katılmıştır.Derste bir öğrencinin Arapça geometri terimleri kullanması üzerine bu şekildeki kullanımın yanlış olduğunu söyleyip bu terimlerin Türkçe karşılıklarını tek tek açıklamıştır.Bu olaydan dolayı 1936-1937 yılları arasında hazırladığı "Geometri Kılavuzu" adlı kitabının bastırılıp dağıtılmasını sağlamıştır.

(8.Sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kitabı , sayfa-117)

Hiç birimiz onun kadar olamayız ve onun verdiği kadar büyük eserler veremeyiz.Fakat büyüklerin bizlere bırakabileceği en büyük miras TÜRKÇEdir(Bence).

Yeni sözcük türetme konusunda da bu iş bence bizlere düşmez.Bu iş ile TDK ilgilenmekte ama bizler de önerilerde bulunabiliriz.Bakarız bir bir gün TDK'ye bir dilekçe yazar onlarda modelciliğe de el atarlar bu şekilde belkide güzel bir Türkçe Modelcilik Terimleri oluşturulabilir.

Saygılarımla...

bestman
20-04-2009, 16:43
Fazla zorlamaya gerek yok, bence Türkçeye çevireceğim diye, bunları yapmaya çalışmalı ,zaten bu kelimeleri Türkçeye çevirdiğimizde çoğu anlamını yitirecektir mesela Ahmet abinin dediği stall turn, bunun anlamı uçağı dik olarak tırmandırırken hızını azaltarak kanatların kaldırma kuvvetini ve motor takatinin tam bittiği anda uçağı rudderle kanat üzerine yığarak düşüş dönüşü yapmaktır hadi çevirin Türkçeye sanırım bunu çevirince "oturgaçlı götürgeç" gibi birşey çıkar ortaya

kağanşeker
20-04-2009, 16:54
Bu başlıktaki yazım hatalarını toplayacağım yıllık iznimi alıp :)
Bir de mantık hatamız var ki o da bir yabancı terim için güzel bir Türkçe karşılık üretmek yerine uyduruk bir tercüme (çeviri - aynen bu örnekte olduğu gibi) kullanmak.
TDK hızla gelişen teknoloji nedeniyle artan yeni terimlere uygun karşılıklar üretmek yerine otobüsle lokantayla uğraştığı için bilimsel terimler dilimizde karşılık bulamadı. Biz de şimdi burada aynı hataya düşüp terim icadı için kendimizi zorlarsak sonuçta bir sürü hilkat garibesi kelime doğururuz. Bir atı zorla suyun kenarına götürürsünüz ama ona zorla su içiremezsiniz.
Bizim yapmamız gereken yazım kurallarına uymak, noktalama işaretlerini düzgün kullanmak ve yazılarımızda ifade bozukluğu yaratmayacak bir düzen sağlamak olmalı. Dilimize sahip çıkma alışkanlığını edinirsek yabancı kelimelerden korkmamıza gerek kalmaz. Yoksa evrensel bir dille komedyenlik yaparız. Bugün bilim adamlarımız kendi icatlarına isim verirken bile herkesin kolay söyleyebileceği, akılda kalacak, yazımı kolay terimleri tercih ediyorlar. O alanda bilim diline hakim biri o kelimeyi duyduğunda hemen bir şeyler anlıyor. R/K öneriliyor. Tamam radyo Türkçe bir kelime kontrol da Türkçe bir kelime peki aradaki bölü işareti nereden çıktı? Neden TRT derken yok da RK derken var. İşte farkında olmadan devirdiğimiz çam budur. Formül yazar gibi kısaltma yazılmaz. Ayrıca okuması da dert olur. Arsi, rece, re bölü ka, re bölü ke seç beğen al. Ayrıca her moda mod tercüme ile uygun ifade bulunamaz. Bazı birleşik kelimeler parçalanır da tercüme edilirse yine ölü doğmuş sözcükler çıkar. Univesity kelimesinin karşılığı üniversitedir. Bana göre tek bir bölge tek bir alan anlamı taşır ve evrensel olmak ya da kent olmakla ilgisi yoktur. Kanatçık diyorsunuz çok güzel küçük minicik bir kanat anlıyorum. Kanadın ucuna 100gr ağırlık taktım. Uçağımın yatay dengeleyicisi oldu. Bir de buruna taktım dikey dengeleyici oldu. Yanlız asansörü nereye takacağımı bilemedim. Zaten kitin içinden çıkmadı.
Çelişkilerle dolu yaşamımız dilimize de yansıyor. Mikrosoftça herkesin anadili olma yolunda hızla ilerliyor. Yabancı kelime kullanmak zorunluysa kullanılabilir. Ama onu da bilerek düzgün kullanmak gerekir.
Bütün bu yazışmaları yaptığımız forumun adına bakın sonra devam edelim :)

Sevgili Metin Hocam zaten ben direk çeviri yapalım, aman her şey Türkçe olsun, aman gavurca kullanmayalım demiyorum.

Daha önce de dediğim gibi sadece gerektiği kadar sözcüğün mantığımıza uyan, yabancı dildeki anlamını karşılayan bir anlamı varsa onu kullanalım yoksa da nacizane önerilerde bulunalım.Bu şekilde bizim de Türkçemize bir katkımız olsun.

Sadece kendi dilimizde mantıksızlıklar aramayalım.Örneğin "Blackmail" anlamı şantaj.Black=siyah, mail=mesaj ama siyah renkli bir mektupla alakalı yok.

Eğer İngilizler Türk deyimlerini ve atasözlerini kendi dillerine direk çevirmeye çalışsalardı çok komik şeyler ortaya çıkardı.

Man died eye seeing seeing=adam göz göre göre öldü.

Black arm=kara kol(Bunu siz söylemiştiniz Metin Hocam:D)

Make number=numara yapmak

There is a no in all job=her işte bir hayır vardır.

(Bir de R/C yerine R/K kullanmak benim sadece nacizane bir önerimdi.)

aozgen
20-04-2009, 16:57
Ahmet Hocam hammerhead ne nasıl yapılır?Hammerhead nedir?
Ben de tam bilmiyorum.Sanki stall turn denilen burun düşürme manevrasına verilen diğer bir isim(mi?)

iron_eagle
20-04-2009, 17:06
Oğuzhan abi, terimleri Türkçe'ye çevirmek zaten bizim işimiz değil. Yani stall turn için Türkçe bir karşılık yoksa bunu türetecek olan bizler değiliz.
Ancak daha önce verdiğim örneklerdeki gibi tono-burgu, knife ede-bıçak sırtı gibi durumlarda, yabancı sözcükleri kullanıyorsak yanlış yaptığımız yer burası işte. Bir örnek daha: Ben bugüne kadar bir tek uçak yaptım, Frankenstein gibi birşey oldu ve ikinci uçuşunda kanatlarını ağaçta bıraktı. Ancak sizler senelerdir uçak yapıyorsunuz, uçağın her türlüsünü, patlar motorlusunu, çift kanatlısını, retractlılarını. Peki retract kelimesi, bir terim mi? Hayır. Retract genel kullanımı olan ve geri almak, geri çekmek anlamına gelen İngilizce bir kelime. Retract servo yerine toplama servosu söylenemez mi? Tam karşılamıyor mu? Hayır tam karşılıyor ama tıpkı kompüter-bilgisayar çiftinde olduğu gibi alışılmış birşey değil. Bu hobiye yeni başlayan birine retract servo deseniz de toplama servosu ya çekme servosu deseniz de anlamayıp ne işe yaradığını soracak. Ancak bir süre bu forumu okuyan ve toplama servosunun iniş takımlarını içeri almaya yaradığını gören kişi, orada retract yazsa da toplama yazsa da aynı şeyi anlayacak. Bu noktadan sonra artık kelimenin tüm anlam içeriğini taşıması gereksiz bir takıntıdır. Bilgisayar kelimesi, tam anlamı içermiyor peki bugün bilgisayar dediğinizde ne anlatmaya çalıştığınızı anlamayan birisi var mı? Laptop... Laptop kelimesinin İngilizce'de bir anlamı var mı? Türkçe'deki "bıdı bıdı" "şapur şupur" gibi anlamsız bir ikileme. Ancak bu kelime bize dizüstü bilgisayar ifade ediyor. Kimse de yanlış anlamıyor. Peki biz niye "laptop" diyelim ki "dizüstü bilgisayar" yada "dizüstü" demek yerine.

Hiçbir kelime için terim üretmeye gerek yok. Ancak şu yapılabilir; televizyon kelimesi, ingilizcedeki television kelimesinden, Türkçe dilbilgisine uydurularak icat edilmiş bir kelimedir. Benzer şekilde kaput, "cap out" deyiminden gelir, açılır(çıkabilir) kaplama anlamındadır. Aynı mantıkla aileron, eleron olabilir. Cowling, kaput ya da motor kapağı. Metin abi'nin belirttiği üzere ölü kelimeler doğurmaya çalışmamıza gerek yok. Mevcut kelimeler zaten var. Tek yapmamız gereken onları güçlendirmek, köklendirmek.
Yeni başlayan insanlar ilk önce tono kelimesini değil de burgu kelimesini öğrenirse, Türkçe konuşurken, Türkçe sözlükler yabancı kökenlilere göre güçlü ve çok kullanılır olursa, işte bu doğru yaptığımız şeydir.

iron_eagle
20-04-2009, 17:10
Ben de tam bilmiyorum.Sanki stall turn denilen burun düşürme manevrasına verilen diğer bir isim(mi?)

Hammerhead=stall turn (http://en.wikipedia.org/wiki/Aerobatic_maneuver)

aozgen
20-04-2009, 17:17
Dünyada fax kelimesinden rahatsız olup da değiştirmeye çalışan bir biz varız sanırım.Fax= belgegeçer.TRT harıl harıl yerleştirmeye çalışıyor.

ahmttvsn
20-04-2009, 17:18
Bu konuyu takip eden arkadaslara Oktay Sinanoglu'nun Hedef Turkiye,Bye Bye Turkce isimli kitaplarini oneriyorum.
Metin abinin yazdiklarina katiliyorum RK kisaltmasinda farkini konusturuyor.Ancak ben Universite orneginde gercektende evrensel bir sehir cevirisini dogru buluyorum (evrenkent) ornegin;buyuk universitelerin adete bir sehir buyuklugunde olmasi ve evrensel kabullerin ogretilmesi...
Ayrica oturupta stallturn acaba nasil turkceye cevrilir deyip sonra da oturgacli goturgec gibi birseydir demek yanlis.

bestman
20-04-2009, 17:21
Tamam bundan sonra tonoya burgu diyelim,stall turn e bitik dönüş, loop a ters takla tersine düz takla, dört nokta tonoyada baklalı burgu diyelim, konu çok ciddileşti cıvımaya müsait artık:)

iron_eagle
20-04-2009, 17:25
Tamam bundan sonra tonoya burgu diyelim,stall turn e bitik dönüş, loop a ters takla tersine düz takla, dört nokta tonoyada baklalı burgu diyelim, konu çok ciddileşti cıvımaya müsait artık:)

Dört nokta tono nasıl bir manevra bilmiyorum ama baklalı tono gayet güzel bir terim oldu :D

bestman
20-04-2009, 17:39
Bu baklalı burgu, burgu hareketini her çeyrek burguda bekleyerek dört bekleme süresiyle bitirmeye deniyor:) hık tutmuş gibi yapılıyor, aslında hıkkıdık burguda denebilir :)

iron_eagle
20-04-2009, 17:43
Bu baklalı burgu, burgu hareketini her çeyrek burguda bekleyerek dört bekleme süresiyle bitirmeye deniyor:) hık tutmuş gibi yapılıyor, aslında hıkkıdık burguda denebilir :)

Yıhyıhyıh:D

red_fin
20-04-2009, 18:08
Aslında yorum yapmayayım diyordum ama dayanamadım.

Bildiğiniz gibi, bu forumda düzgün bir Türkçe kullanılmasını, imla ve gramer kurallarına uygun yazılar konulmasını en fazla dayatan ve destekleyenlerden birisi benim.

Sırf bu yüzden forumdan uzaklaştırdığım üyeler bile oldu. Ama öte taraftan, dilimizde kullanılması kalıplaşmış, tabiri caizse dilimize pelesenk olmuş kelimelerin "zorla" Türkçe'leştirilmesini de pek doğru bulduğumu söyleyemem.

Elbetteki "Radyo Kontrol", kullanımı hem kulağı tırmalamayan, hem çok rahat anlaşılan bir terim. Bunun yerine "Radio Control" demek komik kaçar. Özenti bir kullanım olduğu bellidir.

Aynı şekilde, "Fırçasız Motor" demek varken Brushless demek gereksizdir. Ama ESC kısaltmasını Türkçe'leştirmeye kalkmak da bence aynı derecede komik kaçıyor.

Dilimizdeki yabancı kelimeleri ayıklamaya kalkarsak, boyumuzu aşan sularda yüzmeye başlarız.

Türkçe çok "adaptif" bir dil. Kültürden kaynaklanıyor. Türk kültürü de aynı derece "adaptif". Bu da özünde göçebe bir kültürden gelmesinden kaynaklanan bir durum. Şimdiye kadar hep yerleştiği ülkelerdeki kültürlerle harmanlaşa harmanlaşa oluşmuş bir kültür bizimkisi. Orta Asya'dan başlayan macera, Anadolu'da son bulana kadar, üzerinden geçtiği her topraktan birşeyler alagelmiş. Şu anda da Batı kültürünü bünyesine almakla meşgül. Beğenirsiniz, beğenmezsiniz orası başka, ama durum bu.

Türkçe'deki yabancı kökenli kelimeleri ayıklamak istiyorsanız, dilin özelliklerinden yola çıkmak zorundasınız.

Örneğin:

- Türkçe'de aslında "J" sesi bulunmaz. J sesi taşınan kelimelerin çoğu Fransızca'dan adapte edilmiştir. Misal: Jandarma, Jilet, Jimnastik, Jokey.

- Türkçe'de "H" sesi de yoktur. "H" sesini taşınan kelimelerin de çoğu Arapça'dan tornistandır. Örneğin, Hakim, Hukuk, Hoş, Hayvan, Bahşiş, Bahçe, Zahmet, vs. vs.

-Türkçe'de "F" sesi de yoktur. F sesi bulunduran kelimeler de yabancı, çoğu Farsça ve Arapça kökenlidir, Örneğin Fatih, Fatma, Fener, Fiş vs.vs.

- Türkçe'de "R" sesi, kelime başında bulunmaz. Bu sesi başında bulunduran kelimeleri tamamı yabancı (Farsça, Fransızca vs) kökenlidir. Örneğin, Roman, Raptiye, Razı, Rıza vs.

- Türkçe'de "L" sesi de kelime başında bulunmaz. Bu özellikteki kelimelerin de tamamı Arapça, Fransızca, Farsça, Yunanca vs. kökenlidir. Örneğin Leblebi, Limon, Lamba, Leğen vs. vs.

Türkçe'de hiçbir kelime "C" sesi ile başlamaz. Bu özellikteki kelimelerin hemen hemen tamamı doğu dilleri kökenlidir. Örneğin Cadde, Cisim, Can, Cin, Cilt vs. vs.

-Türkçe'de iki sesli harf yan yana bulunmaz. Bu özellikteki kelimelerin hemen hemen tamamı Arapça kökenlidir. Örneğin, Saat, Saadet, Ziraat vs. vs.

-Türkçe'de kelime başında iki sessiz harf yan yana bulunmaz. Bu özellikteki kelimelerin tamamı Batı dilleri kökenlidir. Örneğin Tren, Spor, Stadyum, Klasik, Kriminal. vs. vs.

Daha bu örnekleri "sıkıcı olmaya başlayana" kadar çoğaltabiliriz.

Ve de takdir edersiniz ki, tüm bu yabancı kelimeleri ayıklamaya kalkarsak geriye ecdadımızın konuştuğu Göktürkçe'den başka birşey kalmaz.

Dil dinamiktir. Durmadan değişir, evrimleşir, gelişir. Bunu durdurmaya veya geriye çevirmeye çalışmak hem anlamsızdır, hem de "maddenin doğasına ters" olur.

Onun için, bence bırakın da ırmak kendi yatağını bulsun.

Elbette ki, yazımın başında belirttiğim gibi, saçma sapan özentileri ayıklayalım. İniş takımı yerine "landing gear" demeye çalışmanın bir manası yok. Ama bırakın "lonjeron", "lonjeron" olarak, "tono" da "tono" olarak kalsın. İleride yolunu bulur da "destek uzatması" ya da "burgu" filan gibi bir tanıma dönüşürse kendileri dönüşür. Zorlamanın bir manası yok.

Umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi.

Saygılar.

mackali
20-04-2009, 18:15
Bu baklalı burgu, burgu hareketini her çeyrek burguda bekleyerek dört bekleme süresiyle bitirmeye deniyor:) hık tutmuş gibi yapılıyor, aslında hıkkıdık burguda denebilir :)


süper terimler müthiş bir çeviri oğuzhan bey:D:D:D:D:D:)

bestman
20-04-2009, 18:25
Aslında Egemen noktayı koydu bence, bırakalım böyle kalsın, ne zamanki içimizden biri uçağa öne doğru parende attırmayı becerir o zaman Türkçe olarak bir isim koyarız ve tüm dünyada bu kelimeyi türkçe olarak okur ögrenir.

kağanşeker
20-04-2009, 18:38
Elbette ki, yazımın başında belirttiğim gibi, saçma sapan özentileri ayıklayalım. İniş takımı yerine "landing gear" demeye çalışmanın bir manası yok. Ama bırakın "lonjeron", "lonjeron" olarak, "tono" da "tono" olarak kalsın. İleride yolunu bulur da "destek uzatması" ya da "burgu" filan gibi bir tanıma dönüşürse kendileri dönüşür. Zorlamanın bir manası yok.

Umarım anlatabilmişimdir ne demek istediğimi.

Saygılar.

Verdiğiniz dil bilgisi için teşekkür ederim.

Bence bir sorun var biz bırakırsak başkası tutar.Dil gibi önemli bir konuda bırakmak olmaz bence iyice sarılalım bu konuya.Ciddiyetimizi, tarafsızlığımızı ve saygımızı koruyarak...

Bence

Biraz düşünürsek Türkçeye katılan çoğu yabancı sözcükler öyle kendiliğinden yerleşmemiş.Dediğiniz gibi aslı göçebe olan Türk Toplumu göç ettiği için bir Arapça, Farsça sözcükler dilimize gelmiş.Eeee iyi hoş gelmiş.Şu anki Türk kültürünün önemli bir parçası olmuş.Onu yadırgayamayız söküp atamayız.




Tamam tonoya tono diyelim, hammerheade hammerhead diyelim ama elevatorün Türkçe bir karşılığı var.Yükseliş dümeni.Ben de Türkçe karşılığı varken neden onu kullanmayalım diyorum.Aslında tono yerine burgu kullansak hiç de fena olmaz.Bu benim düşüncem belki de yanlış olabilir ama doğru olduğunu düşünüyorum.Bu düşüncemden vazgeçmem için aklıma yatan başka bir düşünce daha olması gerekir...

kağanşeker
20-04-2009, 18:40
Aslında Egemen noktayı koydu bence, bırakalım böyle kalsın, ne zamanki içimizden biri uçağa öne doğru parende attırmayı becerir o zaman Türkçe olarak bir isim koyarız ve tüm dünyada bu kelimeyi türkçe olarak okur ögrenir.

Parende nedir Oğuzhan Bey?

iron_eagle
20-04-2009, 18:44
Kimse sana düşüncenden vazgeç demedi dostum. Egemen abi'nin söylemeye çalıştığı şey, dili doğru kullandığımız sürece katılan ve kabul gören kelimelerin bir tehdit oluşturmadığı, akışına bırakılabileceği. Bukadar savunmaya geçmene gerek yok.

Ve Oğuzhan abi; dünyaya Türkçe bir kelime öğretebilmek için "Nezaman biri çıkarda uçağa parende attırırsa" demek yerine, "Uçakla parende atacam adına da 'hedele' diyeceğim" demek doğrusu değil midir?

iron_eagle
20-04-2009, 18:46
Parende nedir Oğuzhan Bey?

Parende jimlastikte görebileceğin, yan takla diye açıklamaya çalışabileceğim, ellerin hareket yönünde arka arkaya yere koyulması ve ayakların yerden kesilerek diğer tarafta tekrar yere basılmasıyla gerçekleşen harekettir.:)

Ümit
20-04-2009, 18:48
Türkçe konusu benim de hassas olduğum konulardan bir tanesi. Her ne kadar Egemen Bey noktayı koydu dense de ben de en azından hassasiyetimi belirtmek için bir iki cümle yazmak istiyorum.
Egemen Bey'e de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bilmedğim bir iki detayı daha öğrenmemi sağladığı için. O maddelere bir kural da ben eklemek istiyorum, yanlış ahtırlamıyorsam Türkçe'de üç sessiz harf de yanyana gelmiyor. Egemen Bey yanlışsa düzeltin lütfen.

Yabancı dilden gelen kelimelerin, terimlerin yerine Türkçe kelimeler bulmak ayrı bir konu. Bu, bahsedildiği gibi yeri geldiğinde bulunmalı. Ancak beni asıl rahatsız eden zaten var olan kelimelerin yerine İngilizce'lerinin kullanılması. Yukarıda örnekleri verilmiş : iniş takımı, fırçasız motor... Neden başlamak yerine start almak denir anlayamıyorum, neden yükseliş vermek yerine up elevatör denir anlayamıyorum. Beni daha çok rahatsız eden Türkçe'leri varken ısrarla yabancı olanlarını kullanmak.

Şimdi yukarıdaki noktaya saygı gösterip yeni bir kaynatma noktası ortaya atıyorum. Sümer hocam, ilk yazdığınız cevaplardan birinde "dikey stabilize" ifadesi kullanmıştınız, ona düşey stabilize desek daha mı doğru olur acaba :) Düşey ile dikey arasındaki fark nedir? Hadi buyurun bakalım :)

iron_eagle
20-04-2009, 18:54
Düşey; bir noktadan düşüş yönünde hareket eden yada devam eden
Dikey; bir noktadan dikiliş yönünde hareket eden yada devam eden

Dikey stabilize, gövde sonundan dikiliş yönüne yani yukarı doğru devam eden bir yapı olduğundan, düşey denmesi yanlış olur:D Düşeyle dikeyin doğrultusu aynı, yönü farklı yani.

red_fin
20-04-2009, 19:12
O maddelere bir kural da ben eklemek istiyorum, yanlış ahtırlamıyorsam Türkçe'de üç sessiz harf de yanyana gelmiyor. Egemen Bey yanlışsa düzeltin lütfen.
Doğrusunuz Ümit bey. Ben dil bilimcisi değilim, ama konuştuğum dili öğrenebilmek için çok çalıştım zamanında. Üniversite sınavına girerken Türkçe'den sadece bir yanlış, bir de boş yapmıştım. O da son iki soruyu kaydırdığım için maalesef. :D

Türkçe, başlı başına "ses uyumu" kuralına göre yapılandırılmış, mantıksal bir dil. Lise'deki Türkçe bilgilerinizi hatırlayacak olursanız, Türkçe'nin 3 tane ana kuralı vardır:

-Büyük Ünlü Uyumu
-Küçük Ünlü Uyumu ve
-Ünsüz uyumu.

Bu üç kurala uymayan hiçbir kelime (birkaç istisna hariç) Türkçe kökenli değildir. İstisnalar da zaman içerisinde bozulduğu için kural dışına çıkmıştır. Örneğin Elma kelimesi büyük ünlü uyumu kuralına uymaz, çünkü aslı "Alma" dır.

Neyse, niyetim ve de haddim Türkçe dersi vermek değil, lütfen yanlış anlaşılmasın. :)



Yabancı dilden gelen kelimelerin, terimlerin yerine Türkçe kelimeler bulmak ayrı bir konu. Bu, bahsedildiği gibi yeri geldiğinde bulunmalı. Ancak beni asıl rahatsız eden zaten var olan kelimelerin yerine İngilizce'lerinin kullanılması. Yukarıda örnekleri verilmiş : iniş takımı, fırçasız motor... Neden başlamak yerine start almak denir anlayamıyorum, neden yükseliş vermek yerine up elevatör denir anlayamıyorum. Beni daha çok rahatsız eden Türkçe'leri varken ısrarla yabancı olanlarını kullanmak.

Yüzdeyüz katılıyorum. Anlatmak istediğim tam olarak buydu zaten.

kağanşeker
20-04-2009, 19:30
Kimse sana düşüncenden vazgeç demedi dostum. Egemen abi'nin söylemeye çalıştığı şey, dili doğru kullandığımız sürece katılan ve kabul gören kelimelerin bir tehdit oluşturmadığı, akışına bırakılabileceği. Bukadar savunmaya geçmene gerek yok.

Bu konuda haklısınız sanırım.Egemen Bey kabul ederseniz özrümü arz etmek istiyorum.

kağanşeker
20-04-2009, 19:37
Bu, bahsedildiği gibi yeri geldiğinde bulunmalı. Ancak beni asıl rahatsız eden zaten var olan kelimelerin yerine İngilizce'lerinin kullanılması. Yukarıda örnekleri verilmiş : iniş takımı, fırçasız motor... Neden başlamak yerine start almak denir anlayamıyorum, neden yükseliş vermek yerine up elevatör denir anlayamıyorum. Beni daha çok rahatsız eden Türkçe'leri varken ısrarla yabancı olanlarını kullanmak.

Benim asıl rahatsız olduğum konuyu özetlemişsiniz Ümit Hocam.

Ek olarak dilimize geçen bazı yabancı kelimelere çok mantıklı anlamlar bulabileceğimiz halde bulmuyoruz.

Örnek:

Fırçasız motor ve iniş takımı

Bunlara ne güzel anlamlar bulmuşuz.

Bir şey eklemek istiyorum:

THK'nın satış bürosunda diğer uğraş(hobi) dükkanlarının aksine "Model Uçak Uğraş Evi" yazıyor.

Sümer Yamaner
20-04-2009, 19:44
Yaa neyse ben izninizle low wing trainer'ımın glow plug igniter sistemini ve butonunu monte edecem. Socket head screwleri kontrol edicem. Exhaust gasketi kesip monte edicem. Az biraz threadlock işim var onları yapıcam. Pushrodları rahatlatıcam. Celvisleri emniyete alıcam. Nose gear ayarını yapıcam. Anlayacağınız çook işim var! :) :P :D

red_fin
20-04-2009, 19:50
Özür ne demek Kağan. Fikir tartışması yapıyoruz, özür dilenecek bir durum görmüyorum ben ortalıkta.

red_fin
20-04-2009, 19:53
Yaa neyse ben izninizle low wing trainer'ımın glow plug igniter sistemini ve butonunu monte edecem. Socket head screwleri kontrol edicem. Exhaust gasketi kesip monte edicem. Az biraz threadlock işim var onları yapıcam. Pushrodları rahatlatıcam. Celvisleri emniyete alıcam. Nose gear ayarını yapıcam. Anlayacağınız çook işim var! :) :P :D


Sümer Hocam,

Bilirsiniz, müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.


(Hazır Atatürk'ün geometri kitabından da laf açılmışken bu matematiksel tanımı buraya koymadan geçemedim, kusura bakmayın. )

ceb76
20-04-2009, 19:56
Açıkcası normalde çok keyif alacağım bir konuya, allerji denen bir illet yüzünden gözümü açamadığım için yazı yazmayayım dedim ama dayanamadım:)

Bende kesinlikle Türkçe'nin düzgün ve yerinde kullanılması taraftarıyım. Hemen hemen her mesajımı da imla kuralları veya yazım hataları yüzünden bir çok kez editlerim. Buna rağmen hala ara ara çıkar:)

Ama ne yalan söyleyeyim, benim esas dikkatimi çeken nokta, beş sayfa boyunca yazı yazan arkadaşların hep Türkçe kelimeler üzerinde durmaları ve bence kelimelerden ziyade daha önemli olan imla üzerinde, hemen hemen hiç görüş bildirmemeleri, daha doğrusu atlamaları. Bence esas üzerinde durulması gereken nokta o.

Yabancı kelimeler öyle böyle, doğru yanlış dilimize girmiş. Hoşumuza gitsede gitmesede durum bu. Yazarken veya konuşurken, elimizden geldiğince (geldiğince kısmı önemli çünkü aksini iddia eden ya yalan söylüyordur yada inadına aksini savunuyordur:) ) kullanabilir ve genç arkadaşlara örnek olabiliriz. Onlarda bu davranışımızdan etkilenirler, dikkat ederler veya baş sallayıp geçerler. Zaman içinde de bu kelimeler elenirler veya 'restoran' gibi kulağı tırmalamadan Türkçeleşirler. Ama esas yazım dilimizi kaybetmeye başladık ki bence bu konuya eğilmemiz lazım.

Özellikle internetin yaygınlaşması ile digital ortamda yazı ile iletişim büyük önem kazandı. Ne yalan söyleyeyim, forumumuz ağırlıklı gençlerden oluşuyor ve interneti de ağırlıklı olarak kullanan onlar. Bırakın forumları, facebook gibi sosyal siteleri hergün kullanıyorlar ve yazışıyorlar. İşte o anda da 'ne haber' oluyor 'nbr'. 'Ww' faciasından sözetmek istemiyorum ama yavaş yavaş 'Qq' kullanılmaya başladıysa eğer, iş hiç iyiye gitmiyor demektir. Telefon mesajlarıyla başlayan bu bozulma, şu anda artık bir iki istisna hariç her yere yayılmış durumda.

Yanlız yanlışta anlaşılmak istemem. Demek istediğim asla ve asla, 'noktası noktasına' doğru imla kullanılsın değil, sadece elden geldiğince dikkat edilsin ve bariz hatalar uyarılsın, oda yeter. Açıkcası buda zaten forumda yapılıyor. Ama biraz daha özen, yine bence fena olmazdı ;).

iron_eagle
20-04-2009, 20:17
Bu bahsi geçen alfabemizde bulunmayan harflerle yazım ve özellikle sesli harf eksiltme durumu bence de dilimiz için en büyük tehlikedir. Bu konuda birşeyler yapmak isteyen genç arkadaşlar varsa yapılması gerekenleri söylüyorum:
1: Sevgilileriniz size bu şekilde mesaj attığında yada msn de bu şekilde yazdığınızda, hiç çekinmeden azarlayın, kendilerini duvara toslamış hissetmelerini sağlayın. Unutmayın ki sevdiğiniz insanla hem birbirinize karşı hem de birbirinizden sorumlusunuz. Bu sizi hem onların ağabeyi/ablası hem de küçük kardeşi yapar, azarlama hakkınız herzaman vardır.
2: Kardeşiniz ya da kardeşlerinizi doğru şekilde yazmaları için öğütleyin ve tıpkı sevgililerinize yapacağınız gibi aksi durumlarda sertçe uyarın, bu şekilde yazdıkları sürece cevap vermeyeceğizi söyleyin ve uygulayın.
3: Bunları uygularken "bu ne perhiz bu ne lahana" durumuna düşmemek için herzaman kendi yazımlarınıza ve kullanımlarınıza dikkat edin, doğru Türkçe kullanımını başkalarından önce kendinize alışkanlık haline getirin.
4: Dilbilgisi kurallarını ezberlemek ve sınavlardan 70 alınacak birşey değil, Türkçe'yi düzgün konuşmak için öğrenilecek birşey olarak görün.
5:Yeni öğrendiğiniz kelime ve terimlerin, hangi dilden dile girdiğini, öz dilinde ne anlama geldiğini, Türkçe ise hangi kökten ne şekilde türediğini inceleyin, bu sayede farkında olmadan "kendini intihar etmek" gibi anlamsız kullanımlarda bulunmaktan kaçının.

Konu artık sorunun ne olduğundan sorunun nasıl çözüleceğine kaymalı bence:)

kağanşeker
20-04-2009, 20:18
Açıkcası normalde çok keyif alacağım bir konuyu, allerji denen bir illet yüzünden gözümü açamadığım için yazı yazmayayım dedim ama dayanamadım:)

Bende kesinlikle Türkçe'nin düzgün ve yerinde kullanılması taraftarıyım. Hemen hemen her mesajımı da imla kuralları veya yazım hataları yüzünden bir çok kez editlerim. Buna rağmen hala ara ara çıkar:)

Ama ne yalan söyleyeyim, benim esas dikkatimi çeken nokta, beş sayfa boyunca yazı yazan arkadaşların hep Türkçe kelimeler üzerinde durmaları ve bence kelimelerden ziyade daha önemli olan imla üzerinde, hemen hemen hiç görüş bildirmemeleri, daha doğrusu atlamaları. Bence esas üzerinde durulması gereken nokta o.

Yabancı kelimeler öyle böyle, doğru yanlış dilimize girmiş. Hoşumuza gitsede gitmesede durum bu. Yazarken veya konuşurken, elimizden geldiğince (geldiğince kısmı önemli çünkü aksini iddia eden ya yalan söylüyordur yada inadına aksini savunuyordur:) ) kullanmayabilir ve genç arkadaşlara örnek olabiliriz. Onlarda bu davranışımızdan etkilenirler, dikkat ederler veya baş sallayıp geçerler. Zaman içinde de bu kelimeler elenirler veya 'restoran' gibi kulağı tırmalamadan Türkçeleşirler. Ama esas yazım dilimizi kaybetmeye başladık ki bence bu konuya eğilmemiz lazım.

Özellikle internetin yaygınlaşması ile digital ortamda yazı ile iletişimde büyük önem kazandı. Ne yalan söyleyeyim, forumumuz ağırlıklı gençlerden oluşuyor ve interneti de ağırlıklı olarak kullanan onlar. Bırakın forumları, facebook gibi sosyal siteleri hergün kullanıyorlar ve yazışıyorlar. İşte o anda da 'ne haber' oluyor 'nbr'. 'Ww' faciasından sözetmek istemiyorum ama yavaş yavaş 'Qq' kullanılmaya başladıysa eğer, iş hiç iyiye gitmiyor demektir. Telefon mesajlarıyla başlayan bu bozulma, şu anda artık bir iki istisna hariç her yere yayılmış durumda.

Yanlız yanlışta anlaşılmak istemem. Demek istediğim asla ve asla, 'noktası noktasına' doğru imla kullanılsın değil, sadece elden geldiğince dikkat edilsin ve bariz hatalar uyarılsın, oda yeter. Açıkcası buda zaten forumda yapılıyor. Ama biraz daha özen, yine bence fena olmazdı ;).

Bu konuya pek de değinmemiştik.Hatılattığınız için teşekkür ederim.Bu arada geçmiş olsun.

(Sümer Hocam ve birkaç kişi hariç:D)

Sümer Yamaner
20-04-2009, 20:18
Ama daha ilk mesajımdan beri ben sözcüğün kökeninden önce tümcenin doğruluğunu savunuyorum!?

ceb76
20-04-2009, 20:37
Bende zaten 'hemen hemen' demiştim:) Bu arada iyi dilekler içinde teşekkürler.

mackali
20-04-2009, 20:49
bende burada fikrimi söylemek isterim:)

bu hobi işine girişim ortalama 1 yıl falan oldu, ve şuan kullanmakta olduğumuz terimleri öğrenmeye çalışıyorum ve bir kısmını ezberleyerek birkısmınıda anlayarak öğrenmeye çalışıyorum. sanırım çeyreğini bile öğrenemedim.

bunları tekrar değiştirmek beni 1 yıl daha geri götürür:D:D:D:D:D
bence bu şekilde yeterince karışık birde tr ye çevirip terimleri uzatmak iyice karıştıracaktır:hımm:

acemi görüşüdür dikkate almayınız:D:D:D:D:D:D

herkese saygılarımı sunarım:):)

atambay
20-04-2009, 20:57
Evet konu Türkçe'yi düzgün kullanmak olduğunda dilimizde karşılığı bulunmayan kelimeler yerine uyduruk karşılıklar kullanmamak ana başlıklardan biri olur.
Bu durumda yabancı kelimeler kullanmanın bir sakıncası yok. Ama onlar da doğru kullanılmalı. Tonoyu kullanan haklıdır. Wingspan kullanan haksızdır.
Dilimize yerleşmiş birkaç kelime yazacağım bunları değiştirdiğinizde Türkçe bilgisi ilkokul müfredatından aklında kalanlarla sınırlı ve bir kelime yabancı dil bilmeyen kaç kişinin allak bullak olacağını siz hesaplayın.
torna, freze, krank, su basmanı.
Demin forunun adını örnek vermiştim. Şimdi de forumdaki kullanıcı adlarımıza dikkat diyorum.

iron_eagle
20-04-2009, 21:01
bende burada fikrimi söylemek isterim:)

bu hobi işine girişim ortalama 1 yıl falan oldu, ve şuan kullanmakta olduğumuz terimleri öğrenmeye çalışıyorum ve bir kısmını ezberleyerek birkısmınıda anlayarak öğrenmeye çalışıyorum. sanırım çeyreğini bile öğrenemedim.

bunları tekrar değiştirmek beni 1 yıl daha geri götürür:D:D:D:D:D
bence bu şekilde yeterince karışık birde tr ye çevirip terimleri uzatmak iyice karıştıracaktır:hımm:

acemi görüşüdür dikkate almayınız:D:D:D:D:D:D

herkese saygılarımı sunarım:):)


İşte sorun burada. Bu vaziyette bir Türkçe kullanımını düzeltmeden, dili yabancı kelimelerden arındırmaya çalışmak, merdivene yüzotuzuncu basamaktan başlamaktır.
"dahi" anlamındaki de ayrımlarını, noktalama hatalarını işaretlemedim bile

volkan_ovun
20-04-2009, 21:20
Yükseköğrenimde dilbilim ve edebiyat (filoloji de diyorlar) görmüş biri olarak, ben de yazmadan edemeyeceğim.

Sevgili Kağan, öncelikle seni kutluyor, teşekkür ediyorum. Senden çok çok daha ileri yaşta milyonlarca kişinin "slm" ya da "ewt" ya da "ok" tarzında yazışmalar yaptığı şu günlerde olgunluğunla, düşüncelerinle ve medeni cesaretinle beni hem şaşırtıyor, hem sevindiriyor, hem de her geçen gün sana olan saygımın artmasına neden oluyorsun. Bir kez daha teşekkür ederim.

Dilbiliminde dil, altı satırlık bir pargrafta tek bir cümleyle tanımlanır. İzninizle ben bu tanımı özetleyeceğim: "Dil doğan, büyüyen, gelişen, çatışan, yaşayan ve ölen canlı bir varlıktır." Doç. Dr. Yalçın İzbul, dil antropolojisi çalışmalarına ilişkin bir eserinde dilin doğuşunu şöyle örnekler: Birbirlerinin dillerinden tek kelime dahi anlamayan on iki kişinin bir gemi kazasından kurtularak, ıssız ve vahşi bir adaya düşmesi, bu gün hiç kimsenin anlamayacağı yeni bir dilin doğuşu için yeterlidir. İzbul'a göre, bu adadaki kazazedeler yakınlardaki bir başka adada yaşayan ilkel bir kabileyle savaş ya da ticaret yoluyla ilişkiye geçtiklerinde, bu kabilenin dilinden sözcükler alır, onların diline sözcükler verir. Bu kaçınılmazdır. Eğer her iki topluluk da eşit vurucu-savunucu güce sahipse, yani birbirlerini savaşta yenemiyorsa ya da her iki topluluğun da ürettiği ürünler/malların değeriyle kendisinin üretemediği ve karşı toplumdan aldığı malların değeri birbirine yaklaşık olarak eşitse, bir başka deyişle toplumların sosyal, siyasal ve ekonomik güçleri eşitse, birbirlerinden aldıkları sözcükler kendi toplumlarınca tanınmayan ve daha önce bilinmeyen nesnelere aittir. Dile geçen bu yeni sözcükler dilin gelişimine neden olur. Fakat, toplumların birinin diğerinden daha güçlü olması halinde, zayıf olan toplum güçlü olan topluma tavizler verir, ki bu tavizlerden biri de mümkün olduğunca güçlü toplumun dilini konuşmaya çalışarak şirin görünmektir. Bazen güçlü toplum zorla kendi dilinin konuşulmasını sağlar. Bu zorlama kaba kuvvetle olabileceği gibi, sosyal ve ekonomik yaptırımlarla da yapılabilir. Zaman içerisinde zayıf toplumun dili de zayıflar hatta yok olarak ölür. İzbul, Afrika'daki yüzlerce yerel kabile dilinin ve lehçelerinin yok olarak yerlerini Fransızca ve Hollandaca'ya bırakmasını bu tezine dayanak gösterir.

Bir dilin daha farklı ölüm şekilleri de var ama bu konumuz dışı.

Egemen çok doğru bir ifade kullanmış ama bu ifadenin tam anlaşılamadığı kanaatindeyim. "Bırakın ırmak kendi yatağını bulsun" derken, son paragrafta kendisinin de vurguladığı gibi sadece "zorlamayın" diyor; üretmeyin demiyor. Yani kimse kimseye "yükseliş dümeni" demeye zorlamasın diyor. Ama kimse de bir diğerini "yükseliş dümeni" dememeye zorlamasın. Bir süre sonra hangi terim daha çok kullanılıyorsa diğerleri de o terimi kullanmaya başlayacaktır. Bir başka deyişle "tımalanan kulaklar" tırmalana tırmalana keskinliklerini kaybedip yumuşayacak ve alışacaktır. Bu bağlamda günün birinde ben "EHD" (Elektronik hız devresi) dersem herkes ne dediğimi anlar, kullanmaz ama dalga da geçmez. Kimbilir, belki de çok çok ilerideki bir tarihte herkes "EHD" demeye başlar. Egemen'in de dediği gibi, bu bir etkileşim meselesidir.

Yakın zamana kadar "shear web" yerine "serenlerarası destek plakası" diyordum. Bir arkadaşın "seren ağı" dediğini gördüm, çok hoşuma gitti. Hem benim deyişimden kısa, hem de ne olduğu gayet açık anlaşılıyor. Bundan sonra ben de "seren ağı" diyeceğim. Etkileşim de böyle bir şey işte. Bence Kağan'ın önerdiği gibi üretmeye devam edelim. Ama üretmek için "ıkınmayalım." Tayyare sözcüğünün bizzat Atatürk tarafından "Uçak" olarak adlandırıldığını ve bu yeni sözcüğün kabul gördüğünü, eskisinin ise "üfürükten tayyare" şeklinde espirilerde ve tarih kitaplarında kaldığını unutmayalım.

Öte yandan, "yatay stabilize", "elevatör" "rudder" diyen arkadaşlara saygıda kusur etmemekle birlikte, yıllarca Yurtdışı'nda modelcilik yaptığını reklam edip ".... 2.4Ghz kumandaların hem range'i daha fazladır hem de interfere olmazlar......." tarzında açıklamalar yapan soytarılara da buraya yazmasam bile (ki yazmayacağım) bir tarafımla gülmeye ve şiddetle kınamaya devam edeceğim.

Emrah'cığım geçmiş olsun. Yazıyla da olsa "sesini duymak" çok güzel.

Son olarak, Metin Bey ve Emrah'ın da dediği gibi, sadece sözcüklerin korunmasıyla dilin sakınımı sağlanamaz. Yazım kurallarına uyulmasıyla da desteklenmesi gerekir.

Sevgiler...

Not: Bakla tono eğer düşündüğüm hareketse, Türk Hava Kuvvetleri'nde "kutu tono" olarak adlandırılmaktadır.

Ümit
20-04-2009, 21:33
Volkan Bey,
EHD ve kumanda range örnekleri bana bir olayı hatırlattı. EHD örneğinde yani yabancı kelimeye yeni Türkçe karşılık bulma olayının zaman içinde yerine oturacağını öncelikle garip karşılanan terimlerin zaman içinde anlam kazanacağını ve alışılacağını söylüyorsunuz ve bir etkileşim olayı diyorsunuz. Çok doğru. Ancak bu etkileşim olayı yabancı kelime kullanımında maalesef daha çok oluyor. Kendi verdiğim örnekte up elavatör diyen arkadaş aslında İngilizce bilmeyen bir arkadaş. Yani yabancı kelimeyi kullanmak o dili bilmeyi bile gerektirmiyor, tamamen etkileşim olayı.
Ben ki bu tarz kelimelerden, söylemlerden hep uzak durmaya çalışmışımdır. Geçen gün bir müşterime kumandalardan bahsederken, "onlar half range" dir gibi bir cümle kullandım. İnanır mısınız bilmem, birden kendi kendime ne oluyor gibi bir tepki verip bu defa kısa menzilli tam menzilli gibi ifadeler kullanarak tekrar açıklama yaptım. Yani bazen dikkat edenler bile ister istemez olumsuz etkileşimler içinde kalıyorlar.

Ümit
20-04-2009, 21:37
Sümer Hocam,

Bilirsiniz, müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.


(Hazır Atatürk'ün geometri kitabından da laf açılmışken bu matematiksel tanımı buraya koymadan geçemedim, kusura bakmayın. )

Harika, bayıldım buna...

Ümit
20-04-2009, 21:45
Düşey; bir noktadan düşüş yönünde hareket eden yada devam eden
Dikey; bir noktadan dikiliş yönünde hareket eden yada devam eden

Dikey stabilize, gövde sonundan dikiliş yönüne yani yukarı doğru devam eden bir yapı olduğundan, düşey denmesi yanlış olur:D Düşeyle dikeyin doğrultusu aynı, yönü farklı yani.

Serhan, galiba tartışmaya seninle başlayacağız. :)
Dikey, bir düzleme göre dik olan, 90 derece açıda olan. Düşey ise yer çekimi doğrultusunda olan yani yer yüzüne dik olan.

Haliyle düşey stabilize demek daha doğru bence.
(Aslında düşey, yeryüzüne dikey olan doğrultunun özel adı gibi. Dikey farklı yönlerde, yeryüzüne göre farklı açılarda olabilir. Ancak düşey yeryüzüne göre her zaman 90 derece açıdadır)

atambay
20-04-2009, 21:50
Kağan'ın yeni yaptığı planöre fayting falkon adını vermeyi oya sunuyorum.
Print edip dikey staplizeye yapıştıralım. Vizyonumuz misyonumuz belli olsun.

ceb76
20-04-2009, 21:58
Volkan hocam haklısınız, aramam lazımdı arayamadım. Hep araya sağlıkla ilgili birşeyler girdi. Ama ben size eşlik edemesem de bir fincan sıcak kahveniz, bizim bu taraflarda her zaman sizi bekliyor biliyorsunuz:)

Diğer taraftan, yazdığınız her noktaya ise sonuna dek katılıyorum:) Özellikle kendiliğinden değişmesi konusuna. En basit örneği, bırakın Türkçeyi İngilizceden vereyim. Her ne kadar siyasal içerikli olarak kullanıldığı zamanları sayamasakta, Constantinapol, artık çok büyük oranda İstanbul olmuştur.Dediğim gibi inat olarak kullanan birkaç kişi hariç, neredeyse tüm yurtdışı forumlarda İstanbul tercih edilmektedir (her ne kadar başkent olarak Ankara ile karıştırılsada :D ) . Ama benzer değişiklikler, sizin tabirinizle 'yaşayan' bir olgu olan Türkçemiz içinde geçerlidir.

Sanırım iyisini kötüsünü yaşayarak göreceğiz. Ama yinede biz atımızı elimizden geldiğince sağlam kazığa bağlayalım, genç arkadaşlara yardımcı olalım derim ben. Nede olsa bir kişi bir kişidir :)

Sümer Yamaner
20-04-2009, 22:02
Peki EHD'deki "elektronik" sözcüğü Türkçe midir? :)

Ümit
20-04-2009, 22:40
Peki EHD'deki "elektronik" sözcüğü Türkçe midir? :)

Evet, TDK'nın Türkçe sözlüğünde yer alan, Fransızca kökenli bir kelimedir. :)

mehmet1846
20-04-2009, 22:49
Bir düzeltme,uçakta kuyruktaki dikey parçanın adı dikey stabilize değildir.Sabit kısmın orjinal adı "vertical fin",hareketli kısmın adı da "rudder" dır. Türkçe'de "Dikey kuyruk" ve " yön dümeni" şeklinde kullanılır. Kimi teyyarelerde dümenin tümü hareket eder ve "yön dümeni" adı ile anılır.

Yatay sabit parçanın orjinal adı "stablizer" ve hareketli kısmın adı da " elevator" dür. Lisanımıza da "stablize" ve "yükseliş dümeni" olarak yansımıştır. Kimi teyyarelerde yüzeyin tümü hareket eder ve onlarda da sadece "yükseliş dümeni" adı ile anılır.

Uçuş alanlarında yeni jenerasyon modelcilerin çoğunda bu tabirlerin karıştırıldığını gördüğüm için yazdım...

Sevgiler

Mehmet ARCASOY

AILERON
20-04-2009, 22:49
Arkadaşlar, uçak inşaatı ile ilgili çoğu terimin Türkçe'de karşılıklarının olması bunun yanı sıra elektronik alanındaki terimlerimizin tümünün İngilizce kökenli olması, zamanında havacılık alanında belirli bir noktaya kadar geldiğimizin kanıtı olsa gerek. Örneğin yatış dümeni, kanatçık,gövde,yatay dengeleyici gibi. Fakat bu üretimlerin devlet eli ile engellenmesinin ardından teknik anlamda tamamen dışa bağımlı olmamız sebebiyle olsa gerek ileri teknoloji terimlerin dilimizde orjinal adları ile kullanıldığını görüyoruz. Örneğin FLAP kelimesinin dilimizde karşılığı yoktur, ki (tamamen atarak yazıyorum) bunun nedeni uçaklarda flapların kullanımının ülkemizdeki üretimin durdurulmasından sonra başlamış olmasıdır. Elektronik terimlerde de durum aynı. Şimdi radyo yerine ne diyelim, komutgöndergeci desek komut yine yabancı bir kelimeden türetilmiştir. Denizcilik terimlerimizin çoğunun Türkçe olması veya dilimize tam adapte olması denizcilik teknolojisinin gelişiminde türklerin bizzat bulunmasından kaynaklanmıyor mu? Gerçekçi olalım, bir transistörü bile dışarıdan getirten ülkelerin flaperon mix'e, radyo'ya, faks'a,monitöre,antene, servoya kendi dillerinde karşılık uydurma lüksü var mıdır? Uydururlarsa ya bilgisayar gibi saçma sapan bir kelime ortaya çıkar ya da ekran (screen) gibi sadece şöylenişi ve yazılışı değiştirilmiş olur. Bunların yanısıra dilimizde karşılığı olan kelimelerin özellikle ingilizcelerinin kullanılmasına şiddetle karşıyım. Fakat bu terimleri kullanırken de forumumuzda Türkçe terimlerin genel terminolojideki karşılıklarının bulunabileceği biz sözlüğe ihtiyacımız var. Çoğu başlığın altında kuyruk kanadı, kuyruk kanatçığı gibi ifadeleri usta modelci abilerimizin sabırla düzelttiğini görüyoruz. Topyekün Türkçe terimler kullanmaya başlarsak bu durumun karmaşayı biraz daha arttıracağı kanısındayım. Dikkatli olmakta yarar var.

red_fin
20-04-2009, 22:51
Peki EHD'deki "elektronik" sözcüğü Türkçe midir? :)

Burdan yola çıkacak olursak;

- "Hız" da Türkçe değildir. (Türkçe'de "H" sesi yoktur)
- "Devre" kelimesi de Türkçe değildir. Arapça "Devir" kökünden türetilmiştir.

Ben bir Göktürkçe lugat bulsam iyi olacak bu tartışma için.:)

red_fin
20-04-2009, 22:55
Bu arada uçağa "teyyare" demek de çok manalı değil bence. Türkçe'ye yerleşmiş ve uzun yıllardır kabul edilmiş bir kelime yerine arapça karşılığını kullanmak ile ingilizce ya da rusça karşılığını kullanmak arasında ne fark var? Oldu olacak samalyot diyelim. :)

AILERON
20-04-2009, 22:59
Manas Destanından: Uçucu Tonyukuk kuşun tahtından "Götürgeçi başlatın" buyurdu. Bir yiğit çeker döneri döndürdü. Boğaç Otağı gökten gelen sesle çağladı. Tonyukuk Kağanın demir kuşu dağları sallıyordu. Dedem Korkut geldi,söz söyledi, bunun adı GÖKÇEN olsun dedi.

Götürgeç: OS.46
Boğaç Otağı: Uçus Sahası
Çeker Döner: 10x6

volkan_ovun
20-04-2009, 23:12
Ümit Bey, sözlü iletişim ile yazılı iletişim arasında bildiğiniz gibi fark var. Sözlü iletişimde bazen hata yapılır, sizin gibi anında düzeltenler vardır, ama benim gibi düzeltmeye (ne yazık ki) gerek duymayanlar vardır. Ben de çekme halkasının kancadan erken kurtulmasını planörcü dostlardan "pop off" olarak öğrendim, sahada hep pop off diyorum, ama burada ya da başka bir yerde özellikle yazılı olarak asla kullanmayacağıma inanıyorum. Öte yandan, gerek sizin gerekse benim kullanımlarım "terim" niteliğinde. Oysa bir önceki iletimde verdiğim örnek terim değil, anlatımdaki sözcük seçimini eleştirmek üzerineydi.

Sümer Bey evet, elektronik Türkçe kökenli olmamakla beraber, TDK sözlüğünde yerini almış ve artık Türkçe olmuş bir sözcük. Onu ve onun gibileri değiştirmeye çalışmak "ıkınmak" olacaktır. Neyzen Tevfik'in de karıştığı, bu konuda aktarılagelen bir kısa gerçek yaşam öyküsü vardır ama bir başka yerde, bir başka ortamda anlatırım inşallah. Ikınarak her şeyi değiştirmeye kalkarsak, Egemen'in dediği gibi, kullanacak sözcük, konuşacak dil bulamayız. Yapmamız gereken, dilimizi asimile (bu bir terimdir) olmaktan sonrasında ise ölmekten korumaktan ibaret.

Yeni nesil, ya da genç nesil Kağan gibi duyarlı arkadaşlarımızın önderliğinde, bizler gibi fosillerin çabalarında bunu başaracaktır; inanıyorum!

Sevgiler.

volkan_ovun
20-04-2009, 23:13
Bu arada uçağa "teyyare" demek de çok manalı değil bence. Türkçe'ye yerleşmiş ve uzun yıllardır kabul edilmiş bir kelime yerine arapça karşılığını kullanmak ile ingilizce ya da rusça karşılığını kullanmak arasında ne fark var? Oldu olacak samalyot diyelim. :)

Kesinlikle sana katılıyorum. Manasızlığının yanısıra, üstüne üstlük "teyyare" de yanlıştır. Doğrusu "tayyare" dir.

iron_eagle
20-04-2009, 23:27
Serhan, galiba tartışmaya seninle başlayacağız. :)
Dikey, bir düzleme göre dik olan, 90 derece açıda olan. Düşey ise yer çekimi doğrultusunda olan yani yer yüzüne dik olan.

Haliyle düşey stabilize demek daha doğru bence.
(Aslında düşey, yeryüzüne dikey olan doğrultunun özel adı gibi. Dikey farklı yönlerde, yeryüzüne göre farklı açılarda olabilir. Ancak düşey yeryüzüne göre her zaman 90 derece açıdadır)

Düşey her durumda yeryüzüne dik anlamındaysa eğer, bizim dikey dengeleyicilerimiz herzaman yere dik değildir. Bu durumda uçağın burun-kuyruk eksenine herzaman dik olan dikey dengeleyici(stabilize,stabilizatör,stabilizer)nin adı "dikey" olmalıdır.:D:D


Manas Destanından: Uçucu Tonyukuk kuşun tahtından "Götürgeçi başlatın" buyurdu. Bir yiğit çeker döneri döndürdü. Boğaç Otağı gökten gelen sesle çağladı. Tonyukuk Kağanın demir kuşu dağları sallıyordu. Dedem Korkut geldi,söz söyledi, bunun adı Tayyare olsun dedi.

Götürgeç: OS.46
Boğaç Otağı: Uçus Sahası
Çeker Döner: 10x6

Çağlar çok güzel olmuş tebrikler. :D

atambay
20-04-2009, 23:36
Çağlar bilgisayarın saçma olduğuna katılmıyorum. Oldukça güzel bir kelime bence. Kim olduğunu unuttum ancak isim babasının birkaç tane daha çok güzel ve benimsenmiş icadı olduğunu okumuştum.
Terimlerin kullanılmaya başlanması ile üretimin varlığı ilişkisi de çok katıldığım bir konu değil. Bizde yaygın olarak yapılan işler var. By-pass bunlardan biri baypas diyen binlerce kişi yazılışını gördüğünde şu bizim baypas olduğunu anlamıyor bile. Bunlardan biri de manyetik rözenans yani MR. Kimse mere demiyor, emar demeyi tercih ediyorlar. Hastane duvarında MR'a gider yazısının altında bir sürü yaşlı amca emara nasıl gidileceğini soruyor. Sonuçta tabela emara gider diye değişiyor. Ultrasound da bunlardan biri. Ultrasyon oldu çıktı adı. Bunlar çok yaygın kullanıldığı halde rayına oturamamışken flap teriminin çok az kişi tarafından kullanılıp da yaygın kullanılacak bir karşılığının olması çok zor. Üstelik flap tıpda da havacılıkta da kullanılıyor. Bunun bir karşılığını bulsalar ya tıbba ya havacılığa uymayacaktır. O yüzden zorlamamak lazım diyorum.
Bu fikirlerimi desteklemek için bir de kullanım alanı kalmayan kelimelere örnek vereyim. İlkokul 4. sınıf öğrencisi okuduğu bir kitapta bilmediği bir kelimenin anlamını soruyor. Baba avlu ne demek? Bu aynen yaşanmış bir olaydır. Belki 50 yıl sonra Amerikalılar avlulu ev modasını dünyaya pompalayacak ve bizim rezidentçi fırsatçılar köylü işi olmasın da pahalıya satalım diye orada kullanılan terimi aynen kopyalayacaklar. İşte gerçek yozlaşma bu.

kağanşeker
20-04-2009, 23:38
Ümit Bey, sözlü iletişim ile yazılı iletişim arasında bildiğiniz gibi fark var. Sözlü iletişimde bazen hata yapılır, sizin gibi anında düzeltenler vardır, ama benim gibi düzeltmeye (ne yazık ki) gerek duymayanlar vardır. Ben de çekme halkasının kancadan erken kurtulmasını planörcü dostlardan "pop off" olarak öğrendim, sahada hep pop off diyorum, ama burada ya da başka bir yerde özellikle yazılı olarak asla kullanmayacağıma inanıyorum. Öte yandan, gerek sizin gerekse benim kullanımlarım "terim" niteliğinde. Oysa bir önceki iletimde verdiğim örnek terim değil, anlatımdaki sözcük seçimini eleştirmek üzerineydi.

Sümer Bey evet, elektronik Türkçe kökenli olmamakla beraber, TDK sözlüğünde yerini almış ve artık Türkçe olmuş bir sözcük. Onu ve onun gibileri değiştirmeye çalışmak "ıkınmak" olacaktır. Neyzen Tevfik'in de karıştığı, bu konuda aktarılagelen bir kısa gerçek yaşam öyküsü vardır ama bir başka yerde, bir başka ortamda anlatırım inşallah. Ikınarak her şeyi değiştirmeye kalkarsak, Egemen'in dediği gibi, kullanacak sözcük, konuşacak dil bulamayız. Yapmamız gereken, dilimizi asimile (bu bir terimdir) olmaktan sonrasında ise ölmekten korumaktan ibaret.

Yeni nesil, ya da genç nesil Kağan gibi duyarlı arkadaşlarımızın önderliğinde, bizler gibi fosillerin çabalarında bunu başaracaktır; inanıyorum!

Sevgiler.

Sevgili Volkan Hocam,

Destekleriniz için çok teşekkür ederim.Yarın Türkçe yazılım var onun için ara ara bakıp kalkıyorum.(Yazılıma çalışmadım zannetmeyin:D )Herkese iyi akşamlar.

Saygılarımla...

red_fin
20-04-2009, 23:45
Üstüne üstlük "teyyare" de yanlıştır. Doğrusu "tayyare" dir.

Arapça'da sesli harf olmadığı için doğrusu "tyr" diye yazılır aslında. Nasıl okursan oku. :D
Nasıl ki "mhmd" yazılan kelimeyi mahmut, mehmet, muhammed vs. diye okuyabiliyorsan bu da aynı işte.


... Dedem Korkut geldi,söz söyledi, bunun adı Tayyare olsun dedi.


Dedem Korkut Arab'ın dilini nerden biliyor muş? Ben ona takıldım...

iron_eagle
20-04-2009, 23:47
Sevgili Volkan Hocam,

Destekleriniz için çok teşekkür ederim.Yarın Türkçe yazılım var onun için ara ara bakıp kalkıyorum.(Yazılıma çalışmadım zannetmeyin:D )Herkese iyi akşamlar.

Saygılarımla...


Bir Türk evladının, Türkçe dersine çalışması kadar üzücü birşey olamaz bence.(Yanlış anlaşılmasın edebiyat başka bir derstir.) Matematik, fizik, ingilizce çalışılabilir. Ancak Türkçe, hergün yüzlerce kelimeyle konuşulan dil, hergün konuşarak zaten çalışılan dil, bence bir de oturup kitap önünde çalışılacak birşey değildir. ÖSS'na hazırlanırken çözdüğüm Türkçe testi sayısı iki elin parmak sayısını geçmez ve hepsi "ödev" adıyla verilmiş mecbur olduğum testlerdi. Buna rağmen ÖSS'nda Türkçeden iki yanlışım vardı ve ben buna üzülmüştüm. Şimdi benim kardeşim, OKS'na hazırlanırken Türkçeden yanlışlar yapıyor ve bahanesi, uzun ve anlaşılması zor paragraflar... Ona çok kızıyorum ve üzülüyorum.

volkan_ovun
20-04-2009, 23:51
Arapça'da sesli harf olmadığı için doğrusu "tyr" diye yazılır aslında. Nasıl okursan oku. :D
Nasıl ki "mhmd" yazılan kelimeyi mahmut, mehmet, muhammed vs. diye okuyabiliyorsan bu da aynı işte.


Ben TDK İmla Kılavuzu'nu temel aldım. Kılavuzda teyyare olmadığı gibi, tyr diye bir şey zinhar yok :D

aozgen
20-04-2009, 23:52
Bu konu tam "kahveni al,otur karşısına keyfine bak"konusu.Kalabalık bir katılım ve hararetli bir münakaşa olacağı belli.Yabancı forumlarda da bunun eşdeğeri olarak "hintyağı mı sentetik yağ mı?" konusu açıldı mı millet kahvesini alıp keyife oturuyor.Uzadıkça uzar.
Kelimeleri bozmayalım,uydurmayalım ve atmayalım.Nüansları ifade edebilen nice kelimeyi attılar,millet meramını ifade edemez oldu.Ör: Sıhhî,sıhhatli,sıhhatte kelimeleri yerine tek bir kelime,"sağlıklı" yı koydular,gitti bütün nüanslar.
Üslenme kelimesi nedense battı,"konuşlanma" oldu.Deniz üssü derken koyun bakalım yenisini..Bir dilin canına böyle okunuyor işte.

ahmttvsn
20-04-2009, 23:59
Herkes Turkce dersini calismaya gerek duymuyor mu sizce.bence dil bilgisi calisilmasi gereken bir ders paragraf sorularini yapmak zor degil.
Ayrica herkes sizin gibi dusununce buna onlem olarak egoist hocalar ogrencileri yok pahasina zorluyor.simdiki oss sisteminde lise mufredatindan ne cikiyor(sayisal ogrencisi acisindan)paragraf mi ?
Sinav sisteminin civisi hic oturmadi ki ciksin!...

red_fin
20-04-2009, 23:59
Ben TDK İmla Kılavuzu'nu temel aldım. Kılavuzda teyyare olmadığı gibi, tyr diye bir şey zinhar yok :D

Volkan abi,

"Tyr" diye bir kelime olmaz helbet sözlükte... :) Ama dediğim gibi Arap lisanını yazarken sesli harf kullanılmadığı için sessiz harfleri yanyana iliştirip yazıyorlar birşey, sonra da dip taraflarından uydurup uydurup okuyorlar. Artık nasıl okursan. Mısırlısı Tayyare diyor, Suudisi Teyyare, Halep fellahı Tıyyare diye okuyor, hepiciği aynı kapıya çıkıyor. Biz ihtimal Uçağı ilk defa Mısır'daki İngilizden gördüğümüz için Tayyare diye almışız lugata. (bu kısmı da ben dibimden uydurdum, ne bileyim arapçanın şivelerini).

iron_eagle
21-04-2009, 00:06
Herkes Turkce dersini calismaya gerek duymuyor mu sizce.bence dil bilgisi calisilmasi gereken bir ders paragraf sorularini yapmak zor degil.
Ayrica herkes sizin gibi dusununce buna onlem olarak egoist hocalar ogrencileri yok pahasina zorluyor.simdiki oss sisteminde lise mufredatindan ne cikiyor(sayisal ogrencisi acisindan)paragraf mi ?
Sinav sisteminin civisi hic oturmadi ki ciksin!...

Yo yanlış anlaşıldım. Bir insanın bilgisinin değerlendirmesi asla öğrenci seçme sınavı, seviye belirleme sınavı, ya da okul dahilinde yapılan sınavlar değildir, olamaz. Sence paragraf sorusu, kolay, benim kardeşimce zor. Bir başkası için, Türkçe bölümü tamamen gereksiz. Ben bunu söylemek istememiştim. Kardeşim oniki yaşında ve Türkçesi, bir Türk çocuğuna yakışır seviyede değil. Bunun sebebi, benim dikkatim ve ilgim haricinde, arkadaş çevresinden olumsuz etkilenmesi. İşte üzüldüğüm durum bu. Ancak bu durumu şimdilik koyveriyorum, çünkü şuanda ona dilinin nekadar önemli olduğunu anlatamam. Gün gelip liseyi bitireyazdığında, ozaman dilinin önemini kendisi anlayacak, işte ben ozaman ona ne yapması gerektiğini, kendi dilini ve çevresindekilerin dilini nasıl doğru yönde etkileyebileceğini anlatacağım.

AILERON
21-04-2009, 00:12
Çağlar çok güzel olmuş ama tayyare türkçe değil Arapça kökenli:) Dedem Korkut başka isim bulsun ona.

72 (http://www.hobbyrc.com/forum/showpost.php?p=383539&postcount=72) numaralı mesaj düzenlendi. :D

iron_eagle
21-04-2009, 00:15
İlgili iletim düzeltildi ;)
http://www.hobbyrc.com/forum/showpost.php?p=383569&postcount=75http://www.hobbyrc.com/forum/showpost.php?p=383569&postcount=75

volkan_ovun
21-04-2009, 00:34
Volkan abi,

"Tyr" diye bir kelime olmaz helbet sözlükte... :) Ama dediğim gibi Arap lisanını yazarken sesli harf kullanılmadığı için sessiz harfleri yanyana iliştirip yazıyorlar birşey, sonra da dip taraflarından uydurup uydurup okuyorlar. Artık nasıl okursan. Mısırlısı Tayyare diyor, Suudisi Teyyare, Halep fellahı Tıyyare diye okuyor, hepiciği aynı kapıya çıkıyor. Biz ihtimal Uçağı ilk defa Mısır'daki İngilizden gördüğümüz için Tayyare diye almışız lugata. (bu kısmı da ben dibimden uydurdum, ne bileyim arapçanın şivelerini).

74 numaralı iletimde küçük bir düzeltme yaptım Egemen. Eski iletimdeki ifadem yetersiz kalmıştı galiba.

red_fin
21-04-2009, 00:50
Bakıyorum da "mesaj" lar bir anda "ileti" oldu ne hikmetse. Ahh medya ahh sen nelere kadirsin.;oleeea:

Ümit
21-04-2009, 09:18
Düşey her durumda yeryüzüne dik anlamındaysa eğer, bizim dikey dengeleyicilerimiz herzaman yere dik değildir. Bu durumda uçağın burun-kuyruk eksenine herzaman dik olan dikey dengeleyici(stabilize,stabilizatör,stabilizer)nin adı "dikey" olmalıdır.:D:D


Yatay kelimesi de her zaman yeryüzüne paralel olan anlamına gelir. Oysa uçağımızın yatay dengeleyicisi de her zaman yere paralel değildir. Hatta yandan bakıldığında uçağın burun-kuyruk eksenine her zaman dik olan bir konuma sahiptir. Bu durumda buna da dikey demek gerekir. :D
Dikey ile düşey arasındaki fark budur zaten. Dikey, bir referans düzlemine göre dik olandır. O referans düzlemi yeryüzü olursa bunun adı düşey olur. Paralel de, sonsuza kadar kesişmeyen iki doğru veya düzlemden her biridir. Burada da yeryüzüne paralel olan doğru veya düzlemin özel adı "yatay"dır. :)

Sümer Yamaner
21-04-2009, 10:06
Peki o zaman yeryüzüne "paralel" olan bir yüzey bir "düzlem" olabilir mi?! :)

red_fin
21-04-2009, 10:25
Türkçe dil bilgisinden, hendeseye geçtik. Bu gün bitirip yarın cebir ile devam edelim. :) Bu hızda gidersek ay sonuna kalmadan müfredatı tamamlarız. 1. yazılı Mayıs başında, kurtarmalar Haziran'da. Herkes ona göre çalışsın.

aozgen
21-04-2009, 10:43
Durun,kahvemi tazeleyip geliyorum.Konu tam keyif yapılacak şekilde gelişiyor.:D

red_fin
21-04-2009, 11:15
Bu arada, "Yüzey" iki boyutludur. Hacimsizdir.

Atatürk, yazmış olduğu geometri kitabında aynen şu şekilde açıklıyor:

"Üç boyutlu her uzam bir 'Hacım' dır. İki boyutlu uzama 'Yüzey' denir. Misal: Denizin yüzeyinde yürünmez"

Yine aynı kitaptan alıntı:

"Yatay çizgi, durgun suyun yüzeyince uzanan bir doğru çizgidir. Yüksekten yere düşen bir ağır cismin çizdiği düşünülen çizgiye 'düşey çizgi' denir. Düşey çizgiyi göstermek için kullanılan alet 'çekül' dür.....

İhtar: Düşey, yataya dikeydir"


Kaynak: http://www.scribd.com/doc/14278995/Ataturkun-Yazd-Geometri-Klavuzu


Bu bağlamda, kuyruk parçalarına "Düşey Dengeleyici" ve "Yatay Dengeleyici" demek doğru olur.

iron_eagle
21-04-2009, 11:20
Yatay kelimesi de her zaman yeryüzüne paralel olan anlamına gelir. Oysa uçağımızın yatay dengeleyicisi de her zaman yere paralel değildir. Hatta yandan bakıldığında uçağın burun-kuyruk eksenine her zaman dik olan bir konuma sahiptir. Bu durumda buna da dikey demek gerekir. :D
Dikey ile düşey arasındaki fark budur zaten. Dikey, bir referans düzlemine göre dik olandır. O referans düzlemi yeryüzü olursa bunun adı düşey olur. Paralel de, sonsuza kadar kesişmeyen iki doğru veya düzlemden her biridir. Burada da yeryüzüne paralel olan doğru veya düzlemin özel adı "yatay"dır. :)

Yatay için haklısın Ümit abi. Ama bunun sebebi, referans düzlemi yani uçağın burun-kuyruk düzlemine paralel olmanın başka tanımı olmaması. Referans düzlemine dik olan için "dikey" denmiş. Yatay dengeleyici için paralel dengeleyici desek, eksik kalacak. Neye paralel, kime paralel...

red_fin
21-04-2009, 11:22
Israr ediyorum:

Düşey Dengeleyici ve Yatay Dengeleyici. Düşey, yataya dik olduğu için tanıma cuk oturuyor.

Linkini verdiğim kitaba bir göz atın bence.

fatihavcu
21-04-2009, 12:31
Basit bir cevap vereyim konuyu yeni görünce. Dil canlı bir varlıktır. Dilimize girmiş bazı kelimelerin Türkçesi ne olabilir diye ugraşmamak lazım. Kaçınız televizyona seyred geç diyorsunuz?

ceb76
21-04-2009, 12:57
Arkadaşlar öyle yada böyle tam olarak ölçemediğiniz, o yüzdende bence afaki kalacak konulardan konuşuyorunuz:) Neden derseniz;

-hacim, düzlemlerden oluşur, üç boyutludur, en/boy/yüksekliği ölçerek buluruz,

-düzlem ise çizgilerden ki düzlemi eni ve boyunu kullanarak ölçebiliriz,

-çizgiler ise noktalardan oluşur o yüzden de sadece uzunluğunu ölçebiliriz,

-nokta ise en küçük birimdir ve ölçüsü yoktur, daha doğrusu ölçülemez.

O halde,

-ölçemedeğimiz bir birime dayanarak, ölçtüğünüz çizgi acaba var mıdır,

-çizgi yok ise, düzlem olabilir mi,

-düzlem yok ise hacim olabilir mi,

-hacim olamazsa neyi mirengi noktası olarak, yatayı veya düşeyi saptayabiliriz,

-son olarakta bunların hiç birisi yok ise bizler neyiz?

Yoksa herşey ve herkes, sadece ve sadece birimizin rüyası veya hayal gücü mü:hımm:?

Diyerek, feci vede hatta en kötüsünden ortalık karıştıracak, felsefi bir geyik muhabbetinin temellerini atabilirim :D (bu arada tüm 'ileti' :D tamamıyla espiri babından yazılmıştır, sakın ha ciddiye alınmaya ;) :):):) )

red_fin
21-04-2009, 13:06
-son olarakta bunların hiç birisi yok ise bizler neyiz?

Yoksa herşey ve herkes, sadece ve sadece birimizin rüyası veya hayal gücü mü:hımm:?

Diyerek, feci vede hatta en kötüsünden ortalık karıştıracak, felsefi bir geyik muhabbetinin temellerini atabilirim :D (bu arada tüm 'ileti' :D tamamıyla espiri babından yazılmıştır, sakın ha ciddiye alınmaya ;) :):):) )

Müfredat dışına çıkma Emrah. Felsefe'ye pazartesi günü başlayacağız. Bu hafta Türkçe ve Matematik üzerine çalışıyoruz sadece.

iron_eagle
21-04-2009, 13:11
Yoksa herşey ve herkes, sadece ve sadece birimizin rüyası veya hayal gücü mü:hımm:?



Vat is dı matrikis ozaman arkadaşım :P

mackali
21-04-2009, 13:13
İşte sorun burada. Bu vaziyette bir Türkçe kullanımını düzeltmeden, dili yabancı kelimelerden arındırmaya çalışmak, merdivene yüzotuzuncu basamaktan başlamaktır.
"dahi" anlamındaki de ayrımlarını, noktalama hatalarını işaretlemedim bile


noktalama işaretlerinide gösterinde bizde öğrenmiş olalım. sayın cımbızla harf çıkaran değerli arkadaşım:)

bu konuya ve türkceye beni uyararak bir katkı sağladınız,ben artık tr değilde türkce yazarım. bence sizinde takma adınızı gözden geçirmenizde fayda var..
bilindiği üzere, tr resmi bir kısaltmadır. tr kelimesi tüm dünyada türkiye anlamındadır.

saygılar:)

red_fin
21-04-2009, 13:26
TR sadece Türkiye anlamına gelmiyor maalesef. Dünyada daha yaygın kullanılan manaları var, misal:

Table Row (HTML)
Translate (Unix)
Transistor (elektronik)
Triphenylmethane (kimya)
Tubal reversal (Tıp)
Tiger Airways (IATA)
Transbrasil (IATA)

vesaire vesaire. :)

Türkiye yerine niye tr yazarsınız anlamam. Harften mi tasarruf ?

mackali
21-04-2009, 13:34
daha ucuz oluyo:D:D:D

yazıverdik birkere işte bidaha yazmayız olur biter:)

ben öyle 4x4 türkce kurallarına uyamıyorum:( elimden geldiğince öğrendikce düzeltirim.
hem bende karadeniz şivesi var o yüzden bazı kelimeleri istemeden de olsa yanlış ve kısıtlamalı yazıyorum .bunları her geçen gün düzeltmeye çalışıyorum.:)
bilinçli olarak yaptığım şeyler değil yani:)

KLL
21-04-2009, 13:50
nbr millet :D
çoq sqıjı bir konu olmush :P

asıl ben böyle yazanlara uyuz oluyorum. ancak yabancılar tarafından bulunmuş geliştirilmiş bilim dalları ile ilgili kavramların ise türkçeleştirilmeye çalışılmasını anlamıyorum. aeronotik alanında ne katkımız olmuşki hücum kenarı firar kenarı diyoruz? ben hücum kenarı firar kenarı diyorum ama tamamen ağız alışkanlığından. yoksa benim için leading edge demek sadece amacına hizmet ediyor. spar spardır benim için hangi dilde olduğunun çok önemi yok.

asıl problem ne konuşuyorsak onu düşünerek konuşmak gerekliliği. özenti değilsek sorun da yok. günlük hayatta iletişim için kullandığımız 300 500 kelimeyi doğru dürüst cümleler içinde kullanıp dilbilgisine uygun konuşsak bence arada sırada kullanılması gereken dikey stabilize yada stabilize yol gibi yarı Türkçe kelimeler göze batmazdı.

göze batan bir örnek istermisiniz? Balgatta bir hanım kuaförü var. ismi "sibört." düşünün bakalım bu ne dir?

gotcha? :P

ceb76
21-04-2009, 13:50
Haçan Maçkali kardeşum, sende vardirda Karadenuz kani, pizde yokmidur da, pizde Tirabzon'luyuz :D ama yazarken atla deve değil be abicim. Ne olur cümlelere büyük harfle başlasan;) Veya yazdıktan sonra sadece bir kere tekrar okusan, iki virgül atsan.

Başta üşenilir ama sonra alışınca zaten otomatik yaparsın:)

Sümer Yamaner
21-04-2009, 14:04
Ulu uşaklar, madem haburaya bu kadar lazuz, celun çendi forumumuzu kuralum daa...! :P

mackali
21-04-2009, 14:08
Haçan Maçkali kardeşum, sende vardirda Karadenuz kani, pizde yokmidur da, pizde Tirabzon'luyuz :D ama yazarken atla deve değil be abicim. Ne olur cümlelere büyük harfle başlasan;) Veya yazdıktan sonra sadece bir kere tekrar okusan, iki virgül atsan.

Başta üşenilir ama sonra alışınca zaten otomatik yaparsın:)
o zamanda vereceğim cevaba geç kalıyorum ben yazıp bitirene kadar 3-5 tane mesaj yazılıyor ve benim mesaj bir bakmışızki farklı bir muhabbetin içine düşmüş. bu durumda benim mesaj konuya ters gibi oluyor:D:D

ceb76
21-04-2009, 14:14
Uyyy... alt forum diysun hoçam hee...:D

ceb76
21-04-2009, 14:18
o zamanda vereceğim cevaba geç kalıyorum ben yazıp bitirene kadar 3-5 tane mesaj yazılıyor ve benim mesaj bir bakmışızki farklı bir muhabbetin içine düşmüş. bu durumda benim mesaj (kelebek konmuş) gibi oluyor:D:D

Yani, benim bir evvelki mesajım gibi;) Olsun ne zararı var, önemli olan cevap vermek, eh.. onuda yapmışım zaten :)

red_fin
21-04-2009, 14:31
Hoppala, şimdi de farklı şive, aksan ve ağızlar başladı. Biz de Angara'lıyık, Angaraca mı yazalım yanı...

Sibört ne yahu, Sea Bird mü demek istemiş hanım berberi arkadaş?

mackali
21-04-2009, 14:41
Hoppala, şimdi de farklı şive, aksan ve ağızlar başladı. Biz de Angara'lıyık, Angaraca mı yazalım yanı...

Sibört ne yahu, Sea Bird mü demek istemiş hanım berberi arkadaş?

laz şivesiyle yazalım demiyom egemen abi:)
sadece bazı kelimeleri hızlı yazımdan olsa gerek kısıtlıyorum veya eksik yazıyorum.
bu durumuda şiveme bağlıyorum o kadar:)

bazen sizde angaralı gibi bizde laz gibi yazabiliriz bunu kimse engellemek istemez diye düşünüyorum.
bende türkceyi güzel konuşmak ve yazmak taraftarıyım. nevarki bazen kaçırıyo insanın ağzından veya kaleminden, bundan utanmalımıyım yani????:(

kağanşeker
21-04-2009, 17:32
Bende de vardur Karadenuz'lilik

Konu asıl amacından sapmakta diye düşünüyorum.

red_fin
21-04-2009, 17:34
Taşkın ben sana demedim zaten, Sümer abi, Emrah filan karadeniz ağzı ile konuşmaya başlayınca onlara kinaye olsun dedim.:)

mackali
21-04-2009, 17:58
Bende de vardur Karadenuz'lilik

Konu asıl amacından sapmakta diye düşünüyorum.

sapmaz sayın hemşerim birazcık esnettik okadar:)

ve ayrıca konunun içeriği ve görüşler süper:)

burada çok şey öğreneceğime inanıyorum:)

Ümit
21-04-2009, 18:28
Burada arkadaşlarla bu konuları tartışırken bir nokta daha çıktı ortaya:
Daha önceki yazılarda, brushless motor yerine fırçasız motor diyelim denmişti. Aslında, yüklendiği anlam olarak bakıldığında bunun fırçasız motor değil kömürsüz motor olması daha doğru. :)
Daha önce Türkçe'de üç sessiz harf yanyana gelmez şeklindeki kuralı yazarken aklıma örnek kelime gelmemişti. Ona da bir örnek ekleyeyim : "Kontra"

ata 1337
21-04-2009, 19:16
Daha önce Türkçe'de üç sessiz harf yanyana gelmez şeklindeki kuralı yazarken aklıma örnek kelime gelmemişti. Ona da bir örnek ekleyeyim : "Kontra"

Bir kaç kelime de ben ekleyeyim aklıma gelmişken.:)

( sfenks, sprint, transport. daha fazla olanı da var: kontrplak, golfstrim. )

atambay
21-04-2009, 19:25
Hiç katkım olmadan da başlığı sulandırabiliyorsunuz. Artık size bir tekamül kursu açmamın zamanı geldi.

bestman
21-04-2009, 19:53
Hiç katkım olmadan da başlığı sulandırabiliyorsunuz. Artık size bir tekamül kursu açmamın zamanı geldi.

Metin bey, sabırla bekliyorum ne zaman sulanacak diye, Artık yavaş yavaş kıvamına geliyor gibi,konu epeyce dayandı sulanmadan, şimdi desemki hadi uyduralım şu kelimeleri kim bilir neler çıkar.
Mesela ciden iyi uydurmadan bahsetmek gerekirse, spinner = obak, bune abi obak, bak buda obak

demirci
21-04-2009, 20:01
Metin abi, tekamül'den ziyade tekamül altı'ndan başlamak icab eder, zira mevzu bahis dereceye, bende dahil olmak üzere gençliğimiz fersahlarca uzaklıktadır.
Modellerimizin sıfatlarında ve isimlerinde, üretici tarafından belirlenen isimler kullanılması bana göre yerindedir, dünyada birçok ürün veya elementin isimlendirilirken icat eden kişi yada kurumların belirlediği isimler kullanılıyorsa modellerimizdede bu durum aynıdır kanısındayım.

mackali
21-04-2009, 20:52
Coşku abiye katılıyorum,
napıynss mlletttt bu aqsham dısharı chıqcasmıııı
bu ve daha beteri bir yazıma şahit oldum. akşam yazıp sonra yanlış yazdım diyerek k yi q yapana rastladım. işte dili bitirecek olan şey budur bence.
Birçok kişinin de belirttiği gibi örneğin elektronik sözcüğü türkçeye çevirilmeye çalışılmamalı, malı üreten- icadı yapan adını koyma hakkına sahiptir. Sonuçta Avrupalılar yoğurta yeni birşey bulmamışlar yoghurt diyorlar, kebap a kebab.
Şu anda yazı dilinde "yapacağım" yazmak garip gelir oldu. Genelde "yapçam", biraz daha özen gösterenler "yapacam" ve bazı gerizekalılar da "yhapcham" demekteler.



sizde bu kelimeleri kullanarak bir katkı sağlamıyorsunuz aksine türkce'yi argo' laştırıyorsunuz

aozgen
21-04-2009, 21:24
Ulu uşaklar, madem haburaya bu kadar lazuz, celun çendi forumumuzu kuralum daa...! :P

Aramızda bölücüler mi var?Bana mı ööle geliyo?
SK kullanıcıları,kendi forumumuzda buluşalım.Anti OS ciler de kabulümüz.

Sümer Yamaner
21-04-2009, 21:36
Ben anti-nitrocu oldum! :) Yaşasın nitrosuz yakıt!!!

atambay
21-04-2009, 22:32
Metin abi, tekamül'den ziyade tekamül altı'ndan başlamak icab eder, zira mevzu bahis dereceye, bende dahil olmak üzere gençliğimiz fersahlarca uzaklıktadır.
Modellerimizin sıfatlarında ve isimlerinde, üretici tarafından belirlenen isimler kullanılması bana göre yerindedir, dünyada birçok ürün veya elementin isimlendirilirken icat eden kişi yada kurumların belirlediği isimler kullanılıyorsa modellerimizdede bu durum aynıdır kanısındayım.

Gençliğimizin abuk sabukluğa uyum gösterme ve benimseme hızı çok fazla. Aradaki fersahlar anında erir gider. Ben tekamülde ısrarcıyım :)
Bu arada öneri, Kağan'ı forumdan atalım. Bakın şimdiden söylüyorum engin tecrübelerime dayanarak. İlerde başımıza bela olacak baş edemeyeceğiz. Şimdiden gençlerin ayarını bozmaya başladı bile. Para toplayıp yurtdışına da yollayabiliriz. Böylece herkese ibret olur sulanacak forum açmazlar.

İkinci öneri, kim yeni bir ciddi başlık açarsa kaçıncı mesajda sulanacak diye anket koysun. Böylece arkadaşlar baştan beri izlemek zorunda kalmaz. Ahmet abi habire kahve içiyor bir türlü hakkını veremiyoruz.

AILERON
22-04-2009, 00:03
Ahmet abi habire kahve içiyor bir türlü hakkını veremiyoruz.

Ahmet Hoca habire kahve içiyor ama gece 11'den sonra hiç mesaj yazmıyor. Yabancı forumlardan bağışıklık kazanmış olsa gerek.

Sümer Yamaner
22-04-2009, 00:24
Çağlar Bey, bu ilmeğe yazı yazabilmeniz için hemen lakabınızı (!) "aileron" yerine "kanatçık" yapınız!!! :)

atambay
22-04-2009, 00:35
Çağlar Bey, bu ilmeğe yazı yazabilmeniz için hemen lakabınızı (!) "aileron" yerine "kanatçık" yapınız!!! :)

nick mi yani

AILERON
22-04-2009, 01:02
Sümer Hocam sitenin adının değişimine kadar gider bu akım:D isimlerin altına .::U/K_UĞRAŞI::. yazarız artık.:D

clyz.wr
22-04-2009, 01:08
Kabinede revizyona kadar gider bu. :)

iron_eagle
22-04-2009, 01:30
noktalama işaretlerinide gösterinde bizde öğrenmiş olalım. sayın cımbızla harf çıkaran değerli arkadaşım:)

bu konuya ve türkceye beni uyararak bir katkı sağladınız,ben artık tr değilde türkce yazarım. bence sizinde takma adınızı gözden geçirmenizde fayda var..
bilindiği üzere, tr resmi bir kısaltmadır. tr kelimesi tüm dünyada türkiye anlamındadır.

saygılar:)
Eğer size bir katkıda bulunabildiysem mutlu oldum. Takma adımın başka bir dilde olması, dilimi düzgün kullanmadığımı ya da düzgün kullanmayanları eleştiremeyeceğimi belirtmez. Iron eagle söz öbeğinin hayatımda bir yeri vardır ve Türkçe değil böyle kullanmamı gerektirir.
Egemen abi'nin belirttiği üzere, tr Türkiye'nin özel bir kısaltması değildir, bazı yerlerde Türkiye anlamına gelir ancak Türkçe anlamına gelmez. Bir başka nokta ise aksan, şive, ağız gibi dil özellikleri sözlü iletişimde mevcuttur. Şive farkınız, yazım yanlışlarınız için bahane olarak kabul edilemez. Size ilkokulda öğretilen, nasıl konuşursanız konuşun ortak şekilde yazmaktır.
Bir diğer konu da; argo, bir dilin önemli parçasıdır. Argo konuşmak dili ne eksiltir ne arttırır. Argo konuşan kişi yerinde konuşmamışsa kendi değerinden azaltır, dile bir kötülüğü olmaz.

aozgen
22-04-2009, 14:59
OhOh,kızışıyor konu.Bir kahve daha aliim,geliyorum.
Gece 2300 de ben uyumuş oluyorum.Ben sizleri sabah 0530 da burada görmek isterim...:cool::P

ahmttvsn
22-04-2009, 15:28
OhOh,kızışıyor konu.Bir kahve daha aliim,geliyorum.
Gece 2300 de ben uyumuş oluyorum.Ben sizleri sabah 0530 da burada görmek isterim...:cool::P

Hadi hayırlısı.:)


(hayırlı türkçe mi acaba? >>gideceği yer burası da bakalım kacıncı sayfada olacak)

red_fin
22-04-2009, 15:35
(hayırlı türkçe mi acaba? >>gideceği yer burası da bakalım kacıncı sayfada olacak)

Değil. Türkçe'de "h" sesi bulunmaz.

red_fin
22-04-2009, 15:49
Dört yigirmi yasimka Tardus budun üze sad olurtum. Ecim kagan birle ilgerü Yasil ögüz Santung yazika tegi süledimiz.Kurigaru Temir Kapigka tegi süledimiz.Kögmen asa Kirkiz yiringe tegi süledimiz. Kamagi bis otuz süledimiz. üc yigirmi süngüsdümüz. Illigig ilsiretdimiz.Kaganligig kagansiratdimiz, tizligig sökürtümüz, basligig yükündürtümüz.


Dilimize geçmiş tüm yabancı kelimeleri ayıklayıp Öz Türkçe yazsak böyle birşey çıkar ortaya işte. Kaç kişi anladı şimdi yukardaki yazıyı???

aozgen
22-04-2009, 15:58
Halâ Sibört kafakılı dizayneri nin hikayesini öğrenemedik.SibelÖrtmenim den mi gelmiş?
(Bu kafakılı dizayneri işi bizim mahallede "hair design" şeklinde dejenere olmuş durumda)

iron_eagle
22-04-2009, 16:52
Hadi hayırlısı.:)


(hayırlı türkçe mi acaba? >>gideceği yer burası da bakalım kacıncı sayfada olacak)

H başta bulunmamakla beraber, bir kelime hal eki aldığında, son hecesinin sesli harfi düşüyorsa, bu kelime ya Arapça ya Farsça'dan gelmedir.
Ör:Hayır,hayrına. Kelimenin kendi dilindeki aslı "hayr" şeklinde olup bizim dilimizin özelliklerine uyması için sessiz harflerin arasına sokulmuş olan sesli harf, ekle başka bir sesli harf geldiğinde düşer.
Ör: Kahır, kahretsin

AILERON
22-04-2009, 16:53
Beyler yine iyiyiz, bakmayın! Kullandığımız terimlerin türkçelerini arıyoruz. Ya aşağıdaki sözlüğü kullanan bi üye olsaydı?


Türkiyenin en ciddi tikki forumlarından siz değerli HOBBYRC üyeleri için itina ile derlenmiştir. Tikki forumunda araştırma yaptığım için utanıyorum ama ne yapalım :D

Ban - ben
San - sen
Lutfaaan - (lutfen)
Biliyomisaaaaan - (Biliyor musun)
Hayvanssiiaaan - (Hayvansin)
falan oldum - ?
falan yapmak - ?
hadi papaaay - Haydi baybay
intiharlardayim - cok uzuldum
pozitif elektrik alamadim senden yane,taam mi? - senden hoslanmadim
inanmiyoroaam - inanmiyorum
regular cola - normal kola (light degil)
yivrencsiaaan - igrencsin
nerdeyim oldum - nerede olduğunu sasirmak
partilemek -parti
aklimdasyn yapmak - cep telefonunu caldirip kapatmak
bay gelmek hatta kus gelmek - bikmak,usanmak
cilgin atmak - delirmek
qızaam- kızım
oolooom- oğlum
asl?- yaşını cinsiyetini soruyor sanırım
façah-facebook

Devamy Gelçeq Yannee :D

Sümer Yamaner
22-04-2009, 16:54
Değil. Türkçe'de "h" sesi bulunmaz.

Yani Trakya'da Öztürkçe mi konuşuluyor? :)

aozgen
22-04-2009, 17:00
Beyler yine iyiyiz, bakmayın! Kullandığımız terimlerin türkçelerini arıyoruz. Ya aşağıdaki sözlüğü kullanan bi üye olsaydı?


Türkiyenin en ciddi tikki forumlarından siz değerli HOBBYRC üyeleri için itina ile derlenmiştir. Tikki forumunda araştırma yaptığım için utanıyorum ama ne yapalım :D


asl?- yaşını cinsiyetini soruyor sanırım


Devamy Gelçeq Yannee :D

Asl?= Age/sekis/locatsion (Yaw bu forum da çok ciddi takılıyooo,bana kelimelerin doğrusunu yazdırmıyoo,sansürcü zihniyet,noolcakkk.) olup essah Türkçedir yaniiii..

mackali
22-04-2009, 17:05
Eğer size bir katkıda bulunabildiysem mutlu oldum. Takma adımın başka bir dilde olması, dilimi düzgün kullanmadığımı ya da düzgün kullanmayanları eleştiremeyeceğimi belirtmez. Iron eagle söz öbeğinin hayatımda bir yeri vardır ve Türkçe değil böyle kullanmamı gerektirir.
Egemen abi'nin belirttiği üzere, tr Türkiye'nin özel bir kısaltması değildir, bazı yerlerde Türkiye anlamına gelir ancak Türkçe anlamına gelmez. Bir başka nokta ise aksan, şive, ağız gibi dil özellikleri sözlü iletişimde mevcuttur. Şive farkınız, yazım yanlışlarınız için bahane olarak kabul edilemez. Size ilkokulda öğretilen, nasıl konuşursanız konuşun ortak şekilde yazmaktır.
Bir diğer konu da; argo, bir dilin önemli parçasıdır. Argo konuşmak dili ne eksiltir ne arttırır. Argo konuşan kişi yerinde konuşmamışsa kendi değerinden azaltır, dile bir kötülüğü olmaz.


Bu konudaki amaç türkçemizi yabancı kelimelerden arındırmak olduğunu hatırlatırım.
Sizinde savunduğunuz gibi türkçemizi hem görsel hemde yazım kirliliğinden arındırmaya çalışmıyormuyuz??
sizinde takma adınız görsel bir kirlilik değilmidir?
''iron_eagle'' eşittir ''demir_kartal''
Bana nasıl şivenin bahane edilemeyeceğini diyorsanız(size katılıyorum) sizde hayatımda bir yeri var diyerek bahane gösteremezsiniz.Netice itibarıyle buda bizlere yansıyan görsel kirliliktir.


''argo,bir dilin önemli parçasıdır'' Diyen siz; argonun türkçe'yi kirleten bir sokak dili olduğunu bildiğinizi sanıyorum.Burada amacınız benim yazdıklarımı ''eritmek'' isteği gibi bir durumu gösteriyor.
ARGO
''arakçı''........'hırsız'
''delik''..........''cezaevi'

Sizce bunlar türkçe'yi kirletmiyormu?
Şunuda unutmadan yazmak istiyorum, ''Argo konuşan kişi yerinde konuşmamışsa'' dedinizya; demekki yerine göre türkçemizi farklı farklı kullanabiliriz.Burada çok düzgün türkçe yazım kurallarına uyacağız , başka yerlerde gelişi güzel eksikli tamamlı argolu argosuz yazabileceğiz. ben bu cümleden bunu çıkardım.

SAYGILAR:):)

iron_eagle
22-04-2009, 17:05
Çağlar yapma böyle örnek şeklinde okumak bile can sıkıcı yemin ederim. KATİLLERRR...:mad::mad::hııııııı:

AILERON
22-04-2009, 17:33
:D Beterin beteri var değil mi?
Bu arada Taşkın Bey'in argo ile ilgili düşüncelerine katılmıyorum. Argo tüm dillerde varlığını sürekli gelişerek devam ettiren sokak ağzıdır. Bugun Oxford bandrollü kitaplardan ingilizce öğrenenlerin bile film izlerken bocaladığını görüyoruz. Aslında ciddi ciddi yazdığımız çoğu mesajın içeriğinde de argo bulunuyor ve bir bunu benimsediğimiz için farkına bile varmıyoruz. Halbuki kullandığımız deyimlerin seslenmelerin kimileri İstanbul türkçesinde yok. Türkçenin zamanında Halk ve Divan dili olarak iki farklı yapıda olduğunu hatırlayalım. Argodan gereksiz yere korkuyoruz bence. Örneğin bir üyemizin konusundan alıntı yapıldığını görüp çok samimi olduğu diğer üyeye "Arakçılar sizi!" diye çıkışmasının dile ne gibi zararı olabilir? Moderatörlere kullanılmadıkça bir sıkıntı yok :D:D

Scorpion_King
22-04-2009, 18:33
sizde bu kelimeleri kullanarak bir katkı sağlamıyorsunuz aksine türkce'yi argo' laştırıyorsunuz

1.si argo her dilde olan, olmak zorunda olan birşeydir. Dili bozmanın yakınından geçmez.
2.si gerizekalı argo bir sözcük değildir. zeki olmayan anlamında kullanılır.
olumsuz şeylere argo diyorsak, çirkin, tipsiz sözcüğünün de argo olması gerekirdi.

mackali
22-04-2009, 18:36
damamtur uşaklar pen keri adum atayrum sizun deduğunuz gipi olsun. arko eyutur hastur hep kullanulur.eksuk ve inguluzce benzedmelu kelumalar bisdur götudur.

Bende burada halk dili hakkımı kullanmış oldum.:D:D:D:D

volkan_ovun
22-04-2009, 18:44
Bakıyorum da "mesaj" lar bir anda "ileti" oldu ne hikmetse. Ahh medya ahh sen nelere kadirsin.;oleeea:

Hehehe... En azından benim açımdan "bir anda" olmadı. Örneğin bu forumda bir kez "mesaj" sözcüğünü kullanmışım, onda da "kişiden kişiye özel yazışmayı" kasdetmişim.. :) Keşke "özel ileti" deseymişim.. :)

Yaklaşık 36 saat içinde konu biraz dağılmış. Bu satırları yazıp yamamak üzerine yaklaşık yarım saat düşündüm; bu konuya yazanların %98'inin saygı duyduğum, oturmasını kalkmasını konuşmasını ve dinlemesini bilen insanlar olması, %1'inin pek tanımasam da en azından isteyince usturuplu ve mantıklı yazabiliyor, yani gördüğüm kadarıyla gayet medeni ve anlayışlı olması, yazmaya karar vermeme neden oldu.

Konu sabit konu haline getirilmiş. Nedenine karar veremedim.. Çok faydalı olduğu için mi? Oysa bazı anlarda o kadar seyreltilmiş ki, faydalı olma özelliğini yitirmiş. Çok eğlenceli olduğu için mi? Belki, belki de değil, bilmiyorum!

Tamamen kişisel düşüncem, konunun bu kadar seyreltilmesinin iki sakıncası var. Birincisi, yazı dilimizi düzgün kullanmayan arkadaşlar, "yaaa zaten herkes makaraya alıyor" diyerek konuyu ve Kağan'ın önerisini ciddiye almayabilir, Kağan'ın çabası boşa gider. İkincisi ise, Kağan ciddiye alınmadığını görünce kırılır. Sakın Kağan'ın yaşı küçüktür kırılır kırılmaz diye düşünmeyiniz. Kağan yaşının çok üzerinde bir arkadaş; siz ciddiye alınmazsanız, siz de kırılırsınız. Nitekim yakın bir geçmişte şakanın dozu kaçınca bir daha bu foruma yazmayan, çekip giden yaşı Kağan'dan çok çok ileri değerli arkadaşlarımız var. Ben, kendi adıma o arkadaşların bu forumdaki eksikliğini hissediyorum. Önerim, şakamızı ve neşemizi kaybetmeyelim ama, konunun önemsiz gibi görünmesine de izin vermeyelim.


sizde bu kelimeleri kullanarak bir katkı sağlamıyorsunuz aksine türkce'yi argo' laştırıyorsunuz

"Geri zekalı" argo değildir. Öte yandan argo, kullanıldığı yere bağlı olmak koşuluyla dili zenginleştirir, kirletmez. Örnek vermek gerekirse: "......adam meğerse Süleyman'ın uçuş çantasından li-po'sunu araklamış... Süleyman döne dolana li-po arıyor... Hahahahaha....." Böyle bir sohbette "çalmış" sözcüğü, düşünceyi anlatmak için yeterli, ama duyguyu anlatmak için yetersizdir. Üstelik anlam farklılığına yol açar. "Araklamak" bu örnekte dile zenginlik katmıştır. Öte yandan, eğer argo başlı başına bir iletişim şekli olarak kullanılırsa haklısınız, dili kirletir. "Bi sipsi versene.." veya "Gacıya bi baktım dibim düştü.." veya "Gidip pişar atmam lazım, hortum patlayacak." gibi argo örnekleri dili kirletmenin ötesinde "dilin içine eder."



Dört yigirmi yasimka Tardus budun üze sad olurtum. Ecim kagan birle ilgerü Yasil ögüz Santung yazika tegi süledimiz.Kurigaru Temir Kapigka tegi süledimiz.Kögmen asa Kirkiz yiringe tegi süledimiz. Kamagi bis otuz süledimiz. üc yigirmi süngüsdümüz. Illigig ilsiretdimiz.Kaganligig kagansiratdimiz, tizligig sökürtümüz, basligig yükündürtümüz.


Dilimize geçmiş tüm yabancı kelimeleri ayıklayıp Öz Türkçe yazsak böyle birşey çıkar ortaya işte. Kaç kişi anladı şimdi yukardaki yazıyı???

:) Orhun Yazıtları, Bilge Kağan Anıtı, doğu yüzü, 15. satır... Sanırım şöyle diyor:
"On dört yaşımda Tarduş milleti üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile doğuda Yeşil nehre, Şantung ovasına kadar ordu gönderdik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu gönderdik. Kögmeni aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu gönderdik.Toplam olarak yirmi beş defa ordu gönderdik, on üç defa savaştık, şehirlileri şehirsiz, kağanlıları kağansız bıraktık. Kuvvetliye diz çöktürdük, başı dik olana baş eğdirdik."

Bu bir kere Göktürkçe. Türkçe mi değil mi çok iddia etmeyeceğim. Ama şu var ki tarih itibarıyla konumuzda tartışılan Türkçe ile hiç ilgisi yok. Ona bakılırsa Almanca'da 8.yy öncesinde konuşulduğu ifade edilen "Althochdeutsch" var, yazılı belgeler olmadığı için hakkında bilgi yok. Egemen'in örneklediği destanı nasıl biz anlamıyorsak 8-13. yüzyılda konuşulan "Mittelhochdeutsch", günümüzde Almanlar tarafından anlaşılmaz. Azeri Türkçesi bizim kulağımıza nasıl geliyor ve ne kadar anlıyorsak, Sheakespeare'in "Bir yaz gecesi rüyası"'nın orijinali de, bu günün İngilizleri tarafından o kadar anlaşılmaktadır. Arapça hakkında bilgim yok amasöylendiğine göre Kur'an da bu gün Mısır, Ürdün, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde Arapça konuşan halk tarafından anlaşılamamaktadır. Diğer ülkeleri bilmiyorum, oralardan birileriyle hiç sohbet etmedim. Mesele, Kur'an 'ın 5. yüzyıl Arapçası olmasındadır. Dolayısıyla Türkçe'yi koruyalım ve Türkçe konuşalım derken Milat öncesine dönmek gibi bir amacımız yoktur... :)

Taşkın Bey, siz yazınızı yazarken kısaltmalar kullanarak, büyük-küçük harfleri ve noktalama işaretlerini göz ardı ederek kendi işinizi kolaylaştırıyorsunuz ama, sizi okuyanların işini zorlaştırıyorsunuz. Ben, kısaltmalarla dolu, noktasız virgülsüz yazıları okurken yoruluyorum. İkide bir "burada ne demek istemiş" diyerek aynı cümleyi bir kaç defa okumama rağmen bazen anlamıyorum. Nasıl anlaşılmaz diye şaşırmayın, çok genel kullanılan bir örnek vereyim izninizle:
"Oğlum adam ol adam, baban gibi eşşek olma!"
"Oğlum adam ol adam baban gibi, eşşek olma!"
"oğlumadamol adam babangineşşek olma"
Anlamların nasıl değiştiğini, ve anlamak için nasıl zorlanılacağını fark ettiniz değil mi?


Sonuç olarak, Kağan'ın önerisini yineliyor, hiç bir şeyi üretmek ve türetmek için zorlamadan, sadece var ise Türkçe karşılıklarını kullanmaya özen gösterilmesinde yarar var diyorum.

Sevgiler.

mackali
22-04-2009, 19:00
volkan_ovun

]"Oğlum adam ol adam, baban gibi eşşek olma!"
"Oğlum adam ol adam baban gibi, eşşek olma!"
"oğlumadamol adam babangineşşek olma"

cok seviyesiz ve parçalayıcı ve kinci ve nefret dolu ve ahlaksız ve foruma yakışmayan ve ve ve ve ve........ bir örnekleme olmuş:mad:

nerede kısıtlama kullanmışım hı???? bende türkçenin düzgün yazılmasını savunan bir kişiyim

AILERON
22-04-2009, 19:13
Bi yanlış anlaşılma söz konusu sanırım. Ortam gereksiz yere gerildi. Volkan abi nerdesin, Ahmet abinin genzine kahve kaçacak yetişşş...

mackali
22-04-2009, 19:14
görüldüğü gibi konu okadar çok argo olduki seviyeli ve büyük abilerimiz konuya yorum bile yapmıyorlar.
bu konuda artık görüş filan yazmıyacağım çünkü benim seviyeme ve ahlaki değerlerime ters:(

aozgen
22-04-2009, 19:32
Maçkalı biraderim,burada ciddi bir yanlış anlama var.Volkan Bey in örneği sadece ,çok sık kullanılan, bir "virgül" pozisyonunun,yokluğunun manayı nasıl etkilediğine dair meşhur bir örnektir.O da noktalama işaretlerinin kullanımı gereğinin önemini anlatmak için koymuş.Burada size veya yazanlardan birine yönelik bir kinaye yok kesinlikle.

kağanşeker
22-04-2009, 19:51
Taşkın Bey, siz yazınızı yazarken kısaltmalar kullanarak, büyük-küçük harfleri ve noktalama işaretlerini göz ardı ederek kendi işinizi kolaylaştırıyorsunuz ama, sizi okuyanların işini zorlaştırıyorsunuz. Ben, kısaltmalarla dolu, noktasız virgülsüz yazıları okurken yoruluyorum. İkide bir "burada ne demek istemiş" diyerek aynı cümleyi bir kaç defa okumama rağmen bazen anlamıyorum. Nasıl anlaşılmaz diye şaşırmayın, çok genel kullanılan bir örnek vereyim izninizle:
"Oğlum adam ol adam, baban gibi eşşek olma!"
"Oğlum adam ol adam baban gibi, eşşek olma!"
"oğlumadamol adam babangineşşek olma"
Anlamların nasıl değiştiğini, ve anlamak için nasıl zorlanılacağını fark ettiniz değil mi?


Sevgiler.

Sevgili Hemşerim Taşkın Abi,

Sakın beni yanılış anlamayın taraf tutma gibi bir niyetim yok.Ama Volkan Hocam burada örnek verirken Türkçenin yanlış kullanımının nasıl anlam karışıklıklarına yol açabileceğini anlatmış.

İzninizle ben sınavlarda çıkan çok basit bir örnek vermek istiyorum.

Yaşlı doktora baktı.
Yaşlı, doktora baktı.

Bu cümledeki bir virgül yaşını bilmediğimiz-muhtemelen orta yaşlı- doktorumuzu birden yaşlı yapıyor ve anlam kargaşasına yol açıyor.

Ben de forumdaki herkesten dil kurallarına uymalarını rica ediyorum.

Saygılar

volkan_ovun
22-04-2009, 20:11
Taşkın Bey, bu sohbetin bir yerinde TR kısaltmasını kullanmışsınız, daha sonra da "ucuz oluyor" esprisini yapmışsınız. Ucuz olması elbette işin esprisi, pek çok kişi bunu "kolayına geldiği" için yapar. Kısıtlama değil, kısaltma. Verdiğim örnek ise Ahmet Bey'in de dediği gibi, virgülün yeri değişirse ya da hiç koyulmazsa anlamların nasıl değiştiğini hatta nasıl anlaşılmaz olduğunu örneklemek. Buna bir de kısaltmalar yapılırsa nasıl daha da çetrefilleşeceğini vurgulamak istedim. Bu örnek ilkokul 3. sınıf dilbilgisi kitaplarında yer alır ve çok yaygındır. Bir hakaret olarak algılamanıza çok şaşırdım.

mackali
22-04-2009, 20:12
bakın ne güzel bir örnek.

Yaşlı doktora baktı.
Yaşlı, doktora baktı.

ben o eşşek kelimesini üzerime almadım zaten. zaten kimsenin söylemeye hakkıda yoktur.
benim sinir olduğum nokta neden daha ılımlı daha seviyeli bir örnek olmayışı.
argo kelime olsun veya olmasın o tür kelimeler bence saygın kişiler tarafından kullanılmaması gerekir.
ve bu forumda bu tarz kelimeleri ilk kez görüyorum
ben eşşek eşşek lafından ne öğrenebilirim.
argo konusunu tam bilmiyordum ve arkadaşlar aydınlatmış oldu.teşekkürler.
ama o beyefendinin gösterdiği örneklerle değil.

diyeceksinizki, sen hiç kullanmıyormusun bu tür kelimeleri? evet kullanıyorum, ama tanımadığım birisine ima eder gibi kullanmıyorum.

insan bir bakar bunu yazdım acaba karşımdaki yanlış anlarmı diye.

e bizde bakınca öyle ima etmemiştir diye düşünürüz ama işin aslı belkide öyle değildir.
nasıl bana akıl veriyorsanız nokta virgül işaretlerinde. sizde kendi mesajlarınızda okadar dikkatli olmalısınız.

ben yazdığım iletilerde eğerki birisinin yanlış anlayabileceğini farkedersem hemen özel mesaj veya mesajımı düzelterek telafi etmeye çalışırım.
herkes demezmiki türkçe lastik gibidir nereye cekersen oraya gelir. bunu göz önünde bulundurarak dikkatlice yazmalıyız.

saygılar

iron_eagle
22-04-2009, 20:24
Volkan abi'nin yazdığının herhangi bir şekilde ima içerdiğini düşünen(enazından bunu ifade eden) tek kişisiniz.
İma anlamını silmek amacıyla öncesinde "bir örnek vereyim izninizle:" yazmış ki fazlasıyla yeterlidir.
Sizin de söylediğiniz gibi Türkçe nereye çekerseniz oraya gelir bu yüzden Volkan abi'nin, başkalarının, benim dikkat çektiğimiz üzere noktalama işaretlerini ve kelimeleri, ilkokulda öğretilen şekil ve kurallar dahilinde kullanmanız önemlidir. Bir düz yazı içerisinde kısaltmalar; tarih, kurum adı, teknik terim, vb belirten kelimeler yerlerine kullanılırlar. Örneğin; '98 yılında, THK'nda satılan(...), hava sıcaklığı 25C gibi.

Eğer sizin öğretim gördüğünüz ilkokulda yazı yazmak, şivenizin özellikleri doğrultusunda öğretildiyse ve her türlü kısaltmayı kullanabileceğiniz söylendiyse bu şekilde devam edin lütfen. Yaşınız otuzbir, muhtemelen iş güç sahibisiniz. İşyerinizde, yazışmalarda gösterdiğiniz özeni(ciddiyet demiyorum özen) lüften bu forumda yazarken de gösterin. Bu özen, noktalama işareti kullanımı, büyük harf kullanımı ve makul kelimeler haricinde kısaltma kullanmamayı içermelidir.

Saygılar, iyi günler...

mackali
22-04-2009, 20:41
noktalama işaretleriyle insanlar kırılıyorsa, hayret doğrusu.
benim noktalama işaretlerim rahatsız edici oluyorda. eşşekli-gerizekalılı kelimeler her nedense hiç rahatsız edici olmuyor.

ve benim okuduğum okullarda gayet iyi eğitim veren okullardır.
benim şivemden dolayı eksik kelime yazmıyorum. d yerine t --- g yerine k gibi hatalar yapıyorum. neticede dünyaya örnek olacak bir kitap yazmıyoruz böyle ufak tefek noktalama işaretleri pek fazla rahatsız edici olacağını düşünmüyorum.
aynı zamanda volkan beyin dediği gibi 3. sınıf dil kitabında böyle bir örnek varsa, ben o konuya bizzat el atıcam.
benim çocuğum bu tür kelimelerle bir eğitim almasına asla razı olamam.

iron_eagle
22-04-2009, 20:49
[/COLOR]


Bu konudaki amaç türkçemizi yabancı kelimelerden arındırmak olduğunu hatırlatırım.
Bu konunun amacı, Türkçe'yi yabancı sözcüklerden arındırmak değildir,-bu Türk Dil Kurumu'nun işidir- Türkçesi mevcut terimler için yabancı dilden gelen kelimelerin kullanılmaması yönünde bir çağrıdır.
Sizinde savunduğunuz gibi türkçemizi hem görsel hemde yazım kirliliğinden arındırmaya çalışmıyormuyuz??
Türkçe'yi yazım kirliliklerinden arındırmak çabasındayım(z) evet, ancak benim takma adım, herhangi bir şekilde Türkçe bir yazının içinde geçmiyor, kenarda yalnız başına duruyor. Bu mantıkla, adı David olan bir yabancıyla konuşurken Davut şeklinde hitap etmemiz gerekirdi.
sizinde takma adınız görsel bir kirlilik değilmidir?
''iron_eagle'' eşittir ''demir_kartal''
"iron eagle" "demir kartal demektir, evet. Ancak tıpkı yukarıdaki Davut örneğindeki gibi, bir fikrin özel adıdır, hayatımda farklı bir yeri vardır, özel isim olarak değişmezdir, bu şekilde kalacaktır. Bu konu TARTIŞMAYA AÇIK DEĞİLDİR.
Bana nasıl şivenin bahane edilemeyeceğini diyorsanız(size katılıyorum) sizde hayatımda bir yeri var diyerek bahane gösteremezsiniz.Netice itibarıyle buda bizlere yansıyan görsel kirliliktir.
Takma adıma bu derece takılmış olmanız, benim yazımda başka bir kusur bulamadığınızı gösterir ki mutlu oldum. Hernekadar ben yazarken kendi yanlışlarımı yakalayıp, düzeltmek için bir dilbilgisi kitabından yardım almam gerektiğini düşündüğümden yanlış bıraksam da.

''argo,bir dilin önemli parçasıdır'' Diyen siz; argonun türkçe'yi kirleten bir sokak dili olduğunu bildiğinizi sanıyorum.Burada amacınız benim yazdıklarımı ''eritmek'' isteği gibi bir durumu gösteriyor.
ARGO
''arakçı''........'hırsız'
''delik''..........''cezaevi'

Sizce bunlar türkçe'yi kirletmiyormu?
Şunuda unutmadan yazmak istiyorum, ''Argo konuşan kişi yerinde konuşmamışsa'' dedinizya; demekki yerine göre türkçemizi farklı farklı kullanabiliriz.Burada çok düzgün türkçe yazım kurallarına uyacağız , başka yerlerde gelişi güzel eksikli tamamlı argolu argosuz yazabileceğiz. ben bu cümleden bunu çıkardım.
Doğru çıkarmışsınız. Burası, Türkçe'nin, Türkiye'nin ve Türk modelci topluluğunun temsil edildiği yerdir, Türkçe yazım kurallarına uyulması önemdir, ayrıca forum kurallarında bulunan bir maddedir. Moderatörler bu konuda daha doğru bilgi verecektir.
Bir başka yerde, örneğin bir mesajlaşma programında, yazdığınız kısa mesajda, ya da kendiniz için tuttuğunuz bir notta Türkçe yazım kurallarına uymak zorunda değilsiniz ki karışmak da bu forumdan hiç kimseye düşmez.

SAYGILAR:):)

neticede dünyaya örnek olacak bir kitap yazmıyoruz böyle ufak tefek noktalama işaretleri pek fazla rahatsız edici olacağını düşünmüyorum.
Bir önceki alıntımın içine katarak yazdığım üzere, Türkçe'nin Türkiye'nin ve Türk modelciliğinin temsil edildiği, ayrıca onlarca gencin(ki bunların arasında "gerizekalı" tabirinin kullanıldığı şekilde yazımda bulunanlar da mevcuttur.) bulunduğu bir forumda, bizlerin görevi Türkçe'yi güzel şekilde kullanmak, kullanmayanları uyararak güzel kullanımı alışkanlık edinmelerini sağlamaktır.

benim noktalama işaretlerim rahatsız edici oluyorda. eşşekli-gerizekalılı kelimeler her nedense hiç rahatsız edici olmuyor.
Bu kullanımlar kişiye hitaben değil de örnekleme amacıyla kullanıldığından şahsınız haricinde kimsede rahatsızlık oluşturmadı diye düşünüyorum.

Ayrıca anlattıklarımı yanlış anlama eğilimindesiniz, lütfen daha dikkatli okuyun.

Eğer sizin öğretim gördüğünüz ilkokulda yazı yazmak, şivenizin özellikleri doğrultusunda öğretildiyse ve her türlü kısaltmayı kullanabileceğiniz söylendiyse bu şekilde devam edin lütfen
Kendimden yaptığım alıntıda görüldüğü üzere, şive özelliklerine göre yazmanızla kelimeleri eksik ve kısaltmalı kullanmanız konusunu ayrı ayrı belirtmişim, birbirlerine sebep olarak göstermemişim.

mackali
22-04-2009, 21:04
sizin yazılarınızda hata felan aradığım yok. boşuna memnun olmayın.o sizin görüşünüz.
olayları yazıları biraz kendinizce yormuşsunuz:)
tabiri cayizse....
bir kurt sürüsü önüne bir koyun katmış kovalayıp duruyor. bakalım sonucu ne olacak.merakla bekliyorum.

çok yargılayıcı bir tavır içinde görüyorum sizi.bu tavır size pek bişeycik kazandırmaz.

volkan_ovun
22-04-2009, 21:14
........bu konuya yazanların %98'inin saygı duyduğum, oturmasını kalkmasını konuşmasını ve dinlemesini bilen insanlar olması, %1'inin pek tanımasam da en azından isteyince usturuplu ve mantıklı yazabiliyor, yani gördüğüm kadarıyla gayet medeni ve anlayışlı olması, yazmaya karar vermeme neden oldu.


%1 konusunda yanılmışım.. Herkesten özür dilerim

iron_eagle
22-04-2009, 21:20
Konuyu tekrar amacı doğrultusuna taşımak gerek diye düşünüyorum.

Bir fikrim var; forum dahilinde sabit bir konu olarak, bir terimler sözlüğü oluştursak, bu sözlük içerisinde, aynı şeyi anlatan kelimeler ve genel kısa bir açıklama eşleştirilse güncelleştirmeye açık olsa, örneğin bir kişi bir terim için yeni, uygun bir kullanım bulduğunda (shear web-seren ağı gibi) başlığa dahil edilse nasıl olur? Belki de bu konunun açılma sebebine uygun bir somut adım olarak düşünülebilir.

Mevcut bir RC sözlük konusu var farkındayım ama anlatmak istediğim sözlük şeklinde değil de, Türkçe karşılıklarının bulunduğu bir arşiv:
Aileron-kanatçık: Uçak kanadında yatış sağlayan hareketli eleman.
Motor mount-motor yatağı: Motor ve gövde arasında bağlantıyı sağlayan ara parça

Ya da benzeri birşey...

Scorpion_King
23-04-2009, 00:51
bir söz yazdım, olay oldu:) forum serserisine döndüm neredeyse:)
çok güzel, artık forumda olumsuz anlamlı hiçbirşey yazmayacağım,
her şey güzel,
her şey hoş,
Güzel Türkçemiz, temiz Türkçemiz..

Sümer Yamaner
23-04-2009, 01:15
Arkadaşlar, öncelikle önemli bir konunun kişisel hatalı iletişim ve yorumlar nedeniyle gereksiz gerginliklere sürüklenmesini kabul edemiyorum. Şunu hiçbir zaman unutmayın. Yazı ile haberleşilen ortamlarda mimik, tonlama, vurgulama gibi iletişimin ince ayrıntıları yoktur. Zaten smiley denilen şeylerin ortaya çıkmasının en önemli nedeni de budur. Dolayısıyla aşırı alınganlık, gereksiz tepki, anlamsız çatışmalar bu güzel ortama yakışmamaktadır.
Konuya dönersek...
Öncelikle forumlar bir bilgi / deneyim paylaşım ortamlarıdır. Hiçbirimiz bir katılımcıya "şunu hatalı yazdın, doğru yazmazsan seni forumdan atarım, attırırım" gibi şeyler söyleyemez. Ancak her katılımcının kendine göre bir beklentisi olması da kaçınılmazdır. Ben de karşılıklı bilgi alışverişinde bulunacağım kişilerin asgari bir dil kullanım becerisine sahip olmalarını bekliyorum.
Türkçe konusundaki kişisel görüşlerimi şu şekilde özetleyebilirim:
1- Yazım kuralları ve noktalama konusuna özen gösterilmelidir. Bunu yapmayan bir katılımcıyı ciddiye alamıyor, bir sorusuna çözümü bilsem de yanıt vermek istemeyebiliyorum.
2- Bilinen, kabul edilmiş Türkçe karşılıkları olan sözcüklerde elden geldiğince Türkçe kullanılması gerektiğini savunuyorum ancak yabancı dildeki sözcüklerin de doğru kullanılmak şartıyla kabul edilebileceğini düşünüyorum. "Süratsiz kalmak" iyi bir ifadedir ama pekala "stall olmak" denilebilir çünkü burası bir teknik forum.
3- Türkçe karşılığı olsa bile ifadelerin yabancı dil karşılıklarının bilinmesinin kimseye zarar vermeyeceği kanısındayım.
4- Yeni sözcükler türetmek için belki yetkili değiliz ama pekala Serhan'ın önerdiği gibi bir karşılık listesi oluşturabiliriz. Unutmayın ki yeni bir sözcüğün oluşması, kabul görmesi ve kullanılır olması öyle haftalarla ya da aylarla ölçülebilen sürelerde olmaz. Ama biz bir yabancı kavram ya da sözcüğe bir Türkçe kelime karşılığı oluştursak ve o sözcük bundan 20 yıl sonra günlük konuşma diline girse bu bile kârdır.
5- Forumdaki dil kullanımının daha özenli bir hale getirilmesinin bana göre en iyi yolu, kabul edilemez düzeydeki mesajlara yanıt verilmemesi ve uygun bir üslupla özelden uyarılmaları olacaktır.

KLL
23-04-2009, 01:22
Hoppala, şimdi de farklı şive, aksan ve ağızlar başladı. Biz de Angara'lıyık, Angaraca mı yazalım yanı...

Sibört ne yahu, Sea Bird mü demek istemiş hanım berberi arkadaş?

kesinlikle... martı resmi var camında. g

erizeklının başkanıı ayyyyhhh kal geldıı :P

aozgen
23-04-2009, 08:59
Konuya dönersek...

2- Bilinen, kabul edilmiş Türkçe karşılıkları olan sözcüklerde elden geldiğince Türkçe kullanılması gerektiğini savunuyorum ancak yabancı dildeki sözcüklerin de doğru kullanılmak şartıyla kabul edilebileceğini düşünüyorum. "Süratsiz kalmak" iyi bir ifadedir ama pekala "stall olmak" denilebilir çünkü burası bir teknik forum.
.
Hadi bakalım"Cessnalar tip stall olmakla meşhurdur" lafını Türkçe anlatın bakalım.
Stall,kaldırma kuvvetinin ağırlığın altına düşmesi demek oluyor.(Yerçekimi vektörünün,kaldırma kuvveti vektöründen daha büyük olması)Süratsiz kalmak herzaman stall a sebep olur ama her stall süratsiz kalmaktan meydana gelmez.Dolayısıyla zaten konuya hakimiyet arttıkca uygun terimler,tabirler yerini buluyor.Buradaki en büyük yanlış "zorlama" kelimeler uydurmak.Bir de bu alınganlıklar cidden yazarken insanı çok zorluyor.Şu alınganlıklarımızı bir kenara bırakabilsek.Kimse kimseyle alay etmekten zevk almıyor,mesele esprili,gülümsemeye yol açabilecek yazılar yazabilmek,okuyabilmek.
Alınmak söz konusu olsa,bu forumda Bestman abimize takıldığımız durumların haddi,hesabı yok.Bir gün de alınganlık yapıp misillemede bulunduğunu okudunuz mu?
Kendisi de biliyor ki kazara birisi alay amacıyla dahi birşeyler yazsa,onun bilgisini,kıymetini,insanlığını zerrece etkileyemez,yazdığıyla kalır.E,o zaman bu alınganlıklar neden?Üstelik ortada fol yok yumurta yok,tam tabiriyle buluttan nem kapmak.
İşte bu yüzden, her yönde yanlış anlamaları mümkün olduğunca ortadan kaldırmak için Türkçeyi düzgün,imlasına,noktalamasına ve terimleri,kelimeleri (ister yerli,ister yabancı) doğru
kullanmak herşeyin önünde gelmeli.
Arz ederim.
Saygılarımla :rolleyes::rolleyes::rolleyes:

Sümer Yamaner
23-04-2009, 10:03
O zaman stall konusuna girelim biraz daha. Stall aslında kaldırma kuvveti ile doğrudan alakalı birşey değil. Süratle de doğrudan alakalı değil.
Stall en temel ifade ile kanadı saran hava akımının kanadın üst yüzeyinden erken ayrılması demek.
Kanat profiline ve atmosferik koşullara göre değişse de yaklaşık 14 derecelik bir "hücum açısı" aşıldığında hava akımı kanat yüzeyinden ayrılmaya başlar. Uçak daha doğrusu kanat artık hava tarafından yukarıya doğru "emilemez" hale gelir. Bunun sonucunda kaldırma kuvveti azalır ya da kaybolur.
Uçuş da stall da aslında bir hücum açısı (angle of attack) olayıdır. Bütün iş hücum açısında başlar ve biter.

NOT: Bu yazı konu başlığı ile ilgisiz gibi görünse de Türkçe ile yabancı dildeki sözcüklerin kullanım tarzı ile ilgili ipuçları içerebilir! :)

volkan_ovun
23-04-2009, 10:18
Arkadaşlar, öncelikle önemli bir konunun kişisel hatalı iletişim ve yorumlar nedeniyle gereksiz gerginliklere sürüklenmesini kabul edemiyorum. Şunu hiçbir zaman unutmayın. Yazı ile haberleşilen ortamlarda mimik, tonlama, vurgulama gibi iletişimin ince ayrıntıları yoktur. Zaten smiley denilen şeylerin ortaya çıkmasının en önemli nedeni de budur. Dolayısıyla aşırı alınganlık, gereksiz tepki, anlamsız çatışmalar bu güzel ortama yakışmamaktadır.
Konuya dönersek...
Öncelikle forumlar bir bilgi / deneyim paylaşım ortamlarıdır. Hiçbirimiz bir katılımcıya "şunu hatalı yazdın, doğru yazmazsan seni forumdan atarım, attırırım" gibi şeyler söyleyemez. Ancak her katılımcının kendine göre bir beklentisi olması da kaçınılmazdır. Ben de karşılıklı bilgi alışverişinde bulunacağım kişilerin asgari bir dil kullanım becerisine sahip olmalarını bekliyorum.
Türkçe konusundaki kişisel görüşlerimi şu şekilde özetleyebilirim:
1- Yazım kuralları ve noktalama konusuna özen gösterilmelidir. Bunu yapmayan bir katılımcıyı ciddiye alamıyor, bir sorusuna çözümü bilsem de yanıt vermek istemeyebiliyorum.
2- Bilinen, kabul edilmiş Türkçe karşılıkları olan sözcüklerde elden geldiğince Türkçe kullanılması gerektiğini savunuyorum ancak yabancı dildeki sözcüklerin de doğru kullanılmak şartıyla kabul edilebileceğini düşünüyorum. "Süratsiz kalmak" iyi bir ifadedir ama pekala "stall olmak" denilebilir çünkü burası bir teknik forum.
3- Türkçe karşılığı olsa bile ifadelerin yabancı dil karşılıklarının bilinmesinin kimseye zarar vermeyeceği kanısındayım.
4- Yeni sözcükler türetmek için belki yetkili değiliz ama pekala Serhan'ın önerdiği gibi bir karşılık listesi oluşturabiliriz. Unutmayın ki yeni bir sözcüğün oluşması, kabul görmesi ve kullanılır olması öyle haftalarla ya da aylarla ölçülebilen sürelerde olmaz. Ama biz bir yabancı kavram ya da sözcüğe bir Türkçe kelime karşılığı oluştursak ve o sözcük bundan 20 yıl sonra günlük konuşma diline girse bu bile kârdır.
5- Forumdaki dil kullanımının daha özenli bir hale getirilmesinin bana göre en iyi yolu, kabul edilemez düzeydeki mesajlara yanıt verilmemesi ve uygun bir üslupla özelden uyarılmaları olacaktır.

Sümer Bey'in yazdıklarının kelimesi kelimesine(*) ben de altına imza atıyorum.

Ahmet Bey'in son paragrafına tüm desteğimi veriyor ama, kaymakama dilekçe verişinin nedeninini çözemiyorum :D :D

Ahmet Bey terimlerin kullanılması konusundaki ifadelerinizin büyük bölümüne katılıyorum. Ama zorlama ve komik olmamak koşuluyla karşılık gelebilecek terimler bulunabileceği düşüncesindeyim. "Stall" olmak çok oturmuş bir terim, dediğiniz gibi sadece süratsiz kalmaktan da oluşmaz. "Yüksek hız stall'u" (high speed stall diye okumuştum) denilen bir şey var. Belki günümüz uçaklarında yoktur, bilmiyorum.. Modern uçakları pek tanımam. Ben de Evren gibi II. Dünya Savaşı Dönemi uçakların delisiyim. Onlarla ilgili bir yazıda okumuştum. Dolayısıyla stall sözcüğüne tam bir karşılık en azından benim bulamayacağım düşüncesindeyim. Ama "tip stall" yerine "kanat ucu stall'u" demeyi yeğlerim. "Cessna'lar tip stall olmakla meşhurdur" örneğinize, (konu Cessna olmasa da) bir model için "hemen kanat ucuna yıkılıyor" veya "kanat ucuna yıkılma eğilimi var" denildiğini çok duydum. Benimsiyorum da, kullanıyorum da.

Kesinlikle zorlanmamalı. Bunu ben de belirttim, Egemen de, Ahmet Bey de, Sümer Bey de.... Hower için bir şey söylenmişti, şimdi hatırlayamadım, bulamadım da. Bire bir çeviri yapıldığı ya da yapılmaya çalışıldığı için anlam ifade etmiyordu, kulağa da hoş gelmiyordu; ama günün birinde bir arkadaş kalkıp da "askıda tutmak" derse benimser ve kullanmaya başlarım. İşte anlayış, zaman ve etkileşim burada devreye giriyor. Kullanılan bir ifade zaman içerisinde ya benimsenip kullanılır, ya da satırlar arasında unutulur.

Sevgiler.

(*) Dikkat edilirse sözcüğü sözcüğüne demedim. Çünkü böyle bir terim mantık olarak uygun olsa da kullanımda henüz yeri yok.

red_fin
23-04-2009, 10:39
:) Orhun Yazıtları, Bilge Kağan Anıtı, doğu yüzü, 15. satır... Sanırım şöyle diyor:
"On dört yaşımda Tarduş milleti üzerine şad oturdum. Amcam kağan ile doğuda Yeşil nehre, Şantung ovasına kadar ordu gönderdik. Batıda Demir Kapıya kadar ordu gönderdik. Kögmeni aşarak Kırgız ülkesine kadar ordu gönderdik.Toplam olarak yirmi beş defa ordu gönderdik, on üç defa savaştık, şehirlileri şehirsiz, kağanlıları kağansız bıraktık. Kuvvetliye diz çöktürdük, başı dik olana baş eğdirdik."...


Gugılladın değil mi Volkan abi. :D

(Hadi buyrun burdan yakın. Gugıllamak: Google kullanarak arama yapmak. Tarafımdan TDK sözlüğüne alınması için öneri verilmiştir)

KLL
23-04-2009, 10:39
TDK forumu gibi olduk vallahi :) öyle bir forum olsa kaç kişi üye olur acaba...

volkan_ovun
23-04-2009, 10:51
Gugılladın değil mi Volkan abi. :D

(Hadi buyrun burdan yakın. Gugıllamak: Google kullanarak arama yapmak. Tarafımdan TDK sözlüğüne alınması için öneri verilmiştir)


Yok, gugıllamadım! Bende Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları, Prof. Dr. Bahaeddin Ögel çevirisinin 1982 baskısı var. Arayıp bulmam biraz sürdü :)

IAMTHELAW
23-04-2009, 11:08
Arama motoru "Google" ABD'nin Merriam-Webster Sözlüğü'ne girdi. Bir fiil olan google, "internet yoluyla bilgi aramak" anlamına geliyor


ABD internet şirketinin arama motoru "Google" artık ABD'nin Merriam-Webster Sözlüğü'nde fiil olarak yer alacak. "İnternet yoluyla biri ya da bir konu hakkında bilgi aramak" anlamına gelen "google" geçişli fiili, yeni kelimelerle birlikte, sonbaharda 2006 baskısı piyasa çıkacak olan sözlükte bulunacak. Webster editörlerinden Peter Kokolowski, google fiilinin sözlüğe girişini "Bir karar değil, bu markanın bir terim olarak kullanılmasının kabul edilmesi" olarak açıkladı.

MERRIAM-Webster, 2006 baskısına "google" fiilinin yanı sıra "spyware" (casus bilgisayar programı), "avian influenza" (kuş gribi) ya da bilgisayar önünde çok zaman geçirenler için kullanılan "mouse potato" gibi terimleri de koyacak. Webster sözlükleri, bu yıl 200. yılını kutluyor. Benjamin Franklin'in arkadaşı da olan sözlüklerin kurucusu Noah Webster, 19. yüzyılda İngilizcenin Amerikanlaşmasının öncülerinden biri olmuştu.
Kaynak:
http://www.turkiyeforum.com

KLL
23-04-2009, 11:22
mouse potato? :D nekadarda anlamlı. fare patatesi.

iron_eagle
23-04-2009, 13:01
CNN haberlerinde "googling" şeklinde kullanıldığını duyunca araştırmıştım ben de. Cocacola- cola ikilisi gibi bir durum bu da sanırım.

Peki forum yetkililerinden karşılık listesi oluşturma konusunda teknik olur alabilir miyiz? Böyle birşey mümkünse eğer, birkaç kişi oturup forumda(uçak bölümünde) uzun bir incelemeyle liste çıkarabilir(ilk gönüllü benim).

kağanşeker
23-04-2009, 14:02
Kesinlikle zorlanmamalı. Bunu ben de belirttim, Egemen de, Ahmet Bey de, Sümer Bey de.... Hower için bir şey söylenmişti, şimdi hatırlayamadım, bulamadım da. Bire bir çeviri yapıldığı ya da yapılmaya çalışıldığı için anlam ifade etmiyordu, kulağa da hoş gelmiyordu; ama günün birinde bir arkadaş kalkıp da "askıda tutmak" derse benimser ve kullanmaya başlarım.


Volkan Hocamın önerisi üzerine imzamı değiştirdim.

ahmttvsn
15-05-2009, 01:05
Tespit :
Arkadaslar bu konu basliginda birsey belitmek istiyorum.Turkiye'deki operatorler turkce karakteri katmerli ucretlendiriyorlar.Bu nedenle gencler
Surekli kisaltma kullanarak genis icerikli mesaj yazmayi tercih ediyor.. Bu da foruma yansiyor.
Son zamanlarda bazi operatorler kendi isletimlerinde turkce karakterleri farkli ucretlendirmemeye calissa da piyasadaki cihazlardaki yazilimi degistirmek hic bir operatorun isine gelmiyor.

Bazi telefonlar da turkce destegi verilmeden piyasaya suruluyor.Ozellikle su aralar piyasaya surulen akilli telefonlar da...

aozgen
15-05-2009, 09:09
Değerli adaşım,bazı arkadaşlar bir gerçeği farkedemiyorlar ki,bu forum dev gibi bilgisayar klavyesinden,zaman kısıtlaması olmadan(karşıdakiyle canlı,karşılıklı yazışmıyoruz) dolayısıyla hem dikkatli hem de düşünerek doğru,düzgün yazabileceğimiz bir ortam,cep telefonu veya MSN karşılıklı yazışma ortamından çok farklı.Üstelik yanlışını ,eksiğini sonradan da her an düzeltebilme fırsatı olan bir ortam.Burada kısaltma,konuşma ağzı yazı,kelimelerin okuma ağzıyla yazılışı vs. hoş karşılanamıyor.Rahatsız edici oluyor.

ahmttvsn
15-05-2009, 09:31
Konuyu canlandirmak icin konu dahilinde bir bilgi olarak dikkat cekmek istedim Ahmet abi.

Tabiki forum bir msn ortami degil.
Dikkat cekmek istedigim sey forum disinda gencleri boyle yazmaya iten
Bircok neden oldugu.

Turkce Yazarken(yada ben oyle zannediyorum)W,X ve Q kullananlar bu aciklmaya dahil degil:)

iron_eagle
15-05-2009, 13:08
İlk telefonumu ortaokul2. sınıftayken karne hediyesi olarak almıştım. O tarihten üniversite başlangıcına kadar fiyatı ne olursa olsun, Türkçe karakterler kaç karakter sayılırsa sayılsın, Türkçe karakterlerle mesaj yazdım ve genelde mesaj yazmak yerine aramayı tercih ettim. Ancak son 5-6 yıldır çıkan bilmemkaç mesaj bedava uygulamalarıyla herkes benimle mesaj yoluyla iletişime geçmeye başladı, ben de mecburen mesaj kullanmaya başladım, tabiki bunun etkisiyle(kız çarpanı da var tabi ki) mesaj ücretleri beni rahatsız etmeye başlayınca İngilizce alfabeyle mesaj yazma işine başladım. Bence bu tarz şeyler, Ahmet abinin de söylediği şekilde mazeret değildir. Bu şekilde kısa mesaj yazan insanlar, bunu bahane edip okul sınavlarında da böyle yazamıyorlar; ozaman bu forumda da böyle bir hakları olmaması gerekir.

ahmttvsn
15-05-2009, 13:54
Arkadaşlar mazeret olsun diye yazmadım.Mesajı dikkatli olursanız forum dışında iten sebebler olarak belirttim.

Bakın siz de tuzlu fatura nedeniyle ingilazca kavye ile kısa mesaj atmışşınız.
Sizler kadar duyarlı olmayan kullanıcılar foruma alıştıkları gibi yazıyor.Bu mazeret değil,ben tespit yaptım.Bu demek değildir ki foruma yaw yada baq yazan arkadaşları destekliyorum.
Boyle güzel bir konu başlığında bu da herkesin aklında olsun istedim.

Sizi türkçe selamlıyorum:) keyifli forumlar.

iron_eagle
15-05-2009, 14:40
Yok Ahmet kardeşim sözüm sana değil, neden böyle yazıyorsun diye sorunca, mesajdan böyle alıştım diyenleredir.
Mesaj atarken bu tür zorunluluklar doğabilir belki ama bu, böyle ortamlar için mazeret olmaz o arkadaşlar için demiştim. Bizim aramızda ufak bir yanlış anlaşılma oldu:)

ahmttvsn
15-05-2009, 15:07
Yok Ahmet kardeşim sözüm sana değil, neden böyle yazıyorsun diye sorunca, mesajdan böyle alıştım diyenleredir.
Mesaj atarken bu tür zorunluluklar doğabilir belki ama bu, böyle ortamlar için mazeret olmaz o arkadaşlar için demiştim. Bizim aramızda ufak bir yanlış anlaşılma oldu:)

;)Şunun surasında hepimiz Türkçe konusuyoruz.Yanlış anlaşılmanın lafı mı olur:eyweyw:

iron_eagle
15-05-2009, 17:53
;)Şunun surasında hepimiz Türkçe konusuyoruz.Yanlış anlaşılmanın lafı mı olur:eyweyw:

:D Haklısın vallahi

kağanşeker
15-05-2009, 23:33
Aklıma bir şey takıldı.Pek Türkçe ile alakası yok daha çok İngilizce ile alakası var:

Cessna sözcüğü "çesna" şeklinde mi okunur yoksa "sesna" şeklinde mi?

Çevremdeki modelcilerden ve pilotlartan iki kullanımı da duyuyorum.Bu kullanımlardan hangisi doğrudur?

Teşekkürler

Scorpion_King
15-05-2009, 23:43
sesna diye okunuyor. fakat ben dahil herkes çesna diye okuyor.

Sümer Yamaner
16-05-2009, 00:03
"C" den sonra "e" veya "i" gelirse "s" sesi, "a", "o", "u" gelirse "k" sesi çıkar. "Ç" çıkması için "c"'den sonra "h" gelmelidir. Yani kural olarak "sesna" diye okunur ama benim ağzım "çesna"ya alışık.

iron_eagle
16-05-2009, 01:08
Bu işin sebebi, Cessna'nın yazıldığı gibi okunma çabasıdır. "Cessna", zamanla cesna, sonra da çesna olmuş. Ama okunuşu "sesna"dır, yabancılar bu şekilde kullanıyor, tanıdığım pilotlar da bu şekilde kullanıyor. Ben kendimi "sesna"ya alıştırma çabasındayım ama çoğu zaman anlaşılmadığı için "çesna" demek zorunda da kalıyorum.

AILERON
16-05-2009, 03:48
Aklıma bir şey takıldı.Pek Türkçe ile alakası yok daha çok İngilizce ile alakası var:

Cessna sözcüğü "çesna" şeklinde mi okunur yoksa "sesna" şeklinde mi?

Çevremdeki modelcilerden ve pilotlartan iki kullanımı da duyuyorum.Bu kullanımlardan hangisi doğrudur?

Teşekkürler

Bi ara arkadaşlarla CASA uçaklarını tartışıyorduk :D demek ki KASA diye şekline şemaline uygun bir okunma şekli varmış, öğrenmiş olduk ;)

Kağan doğumgünün kutlu olsun, 48 olmuşsun,

AILERON
16-05-2009, 04:04
Image Attachment import ediyorum deermişeeeeeeemmm.

BERGX
16-05-2009, 12:20
ZEKİ KAYHAN COŞKUNUN dediği gibi bizde OK yok canım TAMAM var

tamamen aile okul cevre işle ilgili aslında bazı terımlerı spor hobi vss anlıyorum Turkceye cevrılmesı olanaksız kelımeler oluyor onlara tamamda

gunluk hayatta da aralara ingizlice sokustrmak cok basıt gelıyor bana
tabı bıraz bılınclı bıraz okuyan adam zaten ne zor sartlarda yapılan bu harf dil devriminin onemı anlayacaktır

ne yabancı ınsanlar tanıdım hep ingiliz fransız somurgesı adalardan gelmişler buraya kendı dıllerı olması ragmen tercıh etmıyorlar ıngılızce konusyorla ve opnlara neden kendı dılınızı konusmuyorsunuz bu sence normal mı dıyorum nevarkı bunda dıyorlar (bunlar genellıkle (zenci) arkadslarım ) işte bu kötü birsey,,,.

atambay
16-05-2009, 14:06
Şimdi dikkatimi çekti BERGX bulunduğu ülke olarak Cyprus seçmiş.
Yönetim, ülkeler seçeneğindeki ülke isimlerini türkçeleştirirse ve bunların arasına KKTC eklerse dilimize ve ulusal politikalarımıza uygun bir gelişme olur.

kağanşeker
16-05-2009, 15:17
Kağan doğumgünün kutlu olsun, 48 olmuşsun,

:D gerçek doğum tarihim imzamda yazıyor.Zamanında üye olurken sorun çıkmasın diye o şekilde üye olmuştum...

kağanşeker
24-05-2009, 14:05
"Modifikasyon sözcüğünün Türkçe bir karşılığı var mıdır?"sorusu aklıma takıldı ve baktım ."Modifikasyon"un Türkçesi:

DEĞİŞKE

Fransızca kökenliymiş.TDK sözlükte biyoloji terimi olrak verilmiş ki gerçektende öyledir.(8. sınıf 1. ünite konusu:))

Saygılar...

aozgen
24-05-2009, 14:12
Tamam, o zaman modifiye nin karşılığı ne olmalı?Modifiyeli nin karşılığı?
Yahu 55 senedir modifiye dendiğinde,modifikasyon dendiğinde gözümde kavramı tam canlanıyorken,uydurmaya gerek var mı şimdi?

atambay
24-05-2009, 14:59
Kelimelerle uğraşarak anlamsız zorlamalar yapmak yerine gramere ifade bütünlüğüne önem vermek daha doğru bence. Modifikasyon yerine uydurulacak bir kelime ancak karşımızdakinin dediğini anlamamamızı sağlar. TDK da bu hatayı yapıyor. Kelimelere sıkışmış kalmış. Üstelik teknik terim olmayıp halkın ağzına yerleşmiş kelimelerle uğraşılıyor. Modifikasyon bir biyoloji terimi ise benim dil bilgime ve algılama kapasiteme yazıklar olsun.
Bir dilin içinde yabancı kökenli kelimeler bulunması çok doğal. Zaten konuştuğumuz düzgün Türkçe bile bu kelimelerden bolca içeriyor. Önemli olan kelimenin doğru kullanılması, dilin mantığına uyması. Modifikasyon yerine değişke dediğimiz anda, modifiye etmek için de değiş etmek değişke etmek gibi bir anormal icat daha gerekiyor. Teknik terimlerin kişisel çabalarla değiştirilmiş birçoğu yaygın olarak kullanılmakta. Tabi her kafadan bir farklı kelime çıktığı için bir sürü farklı kullanım var. TDK öncelikle bunlardan birini doğru kabul ederek arama motorlarında birşey bulmamızı kolaylaştırsa saçma sapan uydurma yapmaktan çok daha yararlı olur.
Laboratuvar diyebilen bu milletin niçin modifikasyon diyemeyeceğini algılamak kolay değil.

atambay
24-05-2009, 14:59
Kelimelerle uğraşarak anlamsız zorlamalar yapmak yerine gramere ifade bütünlüğüne önem vermek daha doğru bence. Modifikasyon yerine uydurulacak bir kelime ancak karşımızdakinin dediğini anlamamamızı sağlar. TDK da bu hatayı yapıyor. Kelimelere sıkışmış kalmış. Üstelik teknik terim olmayıp halkın ağzına yerleşmiş kelimelerle uğraşılıyor. Modifikasyon bir biyoloji terimi ise benim dil bilgime ve algılama kapasiteme yazıklar olsun.
Bir dilin içinde yabancı kökenli kelimeler bulunması çok doğal. Zaten konuştuğumuz düzgün Türkçe bile bu kelimelerden bolca içeriyor. Önemli olan kelimenin doğru kullanılması, dilin mantığına uyması. Modifikasyon yerine değişke dediğimiz anda, modifiye etmek için de değiş etmek değişke etmek gibi bir anormal icat daha gerekiyor. Teknik terimlerin kişisel çabalarla değiştirilmiş birçoğu yaygın olarak kullanılmakta. Tabi her kafadan bir farklı kelime çıktığı için bir sürü farklı kullanım var. TDK öncelikle bunlardan birini doğru kabul ederek arama motorlarında birşey bulmamızı kolaylaştırsa saçma sapan uydurma yapmaktan çok daha yararlı olur.
Laboratuvar diyebilen bu milletin niçin modifikasyon diyemeyeceğini algılamak kolay değil.

iron_eagle
24-05-2009, 16:10
Modifikasyon: düzenleme, dönüşüm
Çoğu yerde modifikasyonun yerine bu iki kelime gayet güzel iş görüyor, görmediği yerde "modifikasyon" denmesine de karşı değilim.

Motor modifikasyonu, motor düzenlemesi
Kanat modifikasyonu, kanat düzenlemesi

kağanşeker
24-05-2009, 19:23
Modifikasyon: düzenleme, dönüşüm
Çoğu yerde modifikasyonun yerine bu iki kelime gayet güzel iş görüyor, görmediği yerde "modifikasyon" denmesine de karşı değilim.

Motor modifikasyonu, motor düzenlemesi
Kanat modifikasyonu, kanat düzenlemesi

Serhan Abi,

Modifikasyonun karşılığı olarak düzenleme bana daha mantıklı geldi ama ben TDK'nın yalancısıyım.:P

Saygılar...

iron_eagle
24-05-2009, 21:47
TDK nın dile katkıları bukadar güzel olmasaydı, dilimizi korumak için bukadar uğraşır olmazdık büyük ihtimalle...

(Belli bir zamandan sonra görülen yozlaşmadan bahsediyorum, kuruluş yılları ve sonrasındaki önemli çalışmalar ve başarılar gurur kaynağımızdır)

kağanşeker
27-05-2009, 16:02
Birkaç tane güzel afiş:

atambay
27-05-2009, 16:43
12 Eylülden sonra her yere Atatürk diyorki: diye başlayan afişler asılıyordu. Ki ekini ayrı yazmayı beceremeyen ve Atatürk'ün sözleriyle o dönemde bolca para kazanan matbaacı kimse tebrik etmek lazım. Ben bir yerde bu afişlerde yazım hatası var diye şikayet ettim neredeyse vatan haini oluyordum.
Şimdi Kağan'ın eklediği afişe bakınca hatırladım. Boşuna güzel türçemis dedirtmiyorlar adama. İlk afişte 3 tane yazım hatası bir tane ifade bozukluğu var. Diğerlerine bakmadım. O afişin niçin yapıldığını biliyorum ben. Gençlerin ilgisi falan palavra. Bir dernek kurarsın, bayrağı, dili, vatanı, kolluyor sahip çıkıyor görünürsün sonra topladığın bağışlarla gezer tozar saltanat sürersin. Bu afişi yazanın Türkçe öğretmeni mahallenin marangozundan başkası olamaz.

yellowaircraf
27-05-2009, 16:52
Ilgiyle takip ettigim bir konu....
Hep Turkcesini bilmek istedigim bir kac terim var ama helikopter alaninda... :)
Bilen arkadaslar varsa yorumlarini okumak isterim...

swashplate
phasing
Mixer (ya da Bell/Hiller) arms
Link
Rotor head
flybar
paddle
governor
ve servo

atambay
27-05-2009, 17:19
Ilgiyle takip ettigim bir konu....
Hep Turkcesini bilmek istedigim bir kac terim var ama helikopter alaninda... :)
Bilen arkadaslar varsa yorumlarini okumak isterim...

swashplate
phasing
Mixer (ya da Bell/Hiller) arms
Link
Rotor head
flybar
paddle
governor
ve servo

Bence bunlara en iyi Türkçe karşılık bulacak kişi sensin. Bize kalsa sözlükten bakar, aynısını bulamazsak benzeyeni bulur, sonuna -gaç, -geç ekler, bunu kullanın diye diretiriz.

ince999
27-05-2009, 17:22
Ilgiyle takip ettigim bir konu....
Hep Turkcesini bilmek istedigim bir kac terim var ama helikopter alaninda... :)
Bilen arkadaslar varsa yorumlarini okumak isterim...

swashplate = Döner tepsi veya kumanda tepsisi
phasing =
Mixer (ya da Bell/Hiller) arms =
Link = Komut çubuğu veya mili
Rotor head = Heli tepesi veya sadece tepe yada pal kökü
flybar = Denge mili
paddle = Denge pali
governor = Düzenleyici
ve servo=İcracı veya Komut icracısı

Bu teknik isimlerin hepsi bir gereklilikten dogdugu için bu Teknik isimler artık bu konu ile ilgili kişiler için kendi ana dillerinde de gecerli oluyor söz gelimi hangi dilden konuşulursa konuşulsun flybar denince hep aynı anlama geliyor. Benim yukarıda yazdıgım Türkçe isim tamlamaları ise sadece şaka yoksa bu uzun tamlamaları kullanmak hem zor hemde akıl karıştırıcı

yellowaircraf
27-05-2009, 17:26
Soyle bir ayar anlatimi icinden cikilmaz olurdu heralde:

komut icracisindan cikan komut cubuklarinin kumanda tepsisine olan uzakligini ayarlayip kumanda tepsisini yere paralel hale getirin. :D

Benim sevmedigim olay ise bu kelimelerin sonlarina ekler getirmek..
ornegin "swashplate e", ya da "phasinge" ... hangisi dogru? bu ekler boyle kelimelere eklenince beraber mi yazilir yoksa birlesik mi?

kağanşeker
27-05-2009, 17:29
12 Eylülden sonra her yere Atatürk diyorki: diye başlayan afişler asılıyordu. Ki ekini ayrı yazmayı beceremeyen ve Atatürk'ün sözleriyle o dönemde bolca para kazanan matbaacı kimse tebrik etmek lazım. Ben bir yerde bu afişlerde yazım hatası var diye şikayet ettim neredeyse vatan haini oluyordum.
Şimdi Kağan'ın eklediği afişe bakınca hatırladım. Boşuna güzel türçemis dedirtmiyorlar adama. İlk afişte 3 tane yazım hatası bir tane ifade bozukluğu var. Diğerlerine bakmadım. O afişin niçin yapıldığını biliyorum ben. Gençlerin ilgisi falan palavra. Bir dernek kurarsın, bayrağı, dili, vatanı, kolluyor sahip çıkıyor görünürsün sonra topladığın bağışlarla gezer tozar saltanat sürersin. Bu afişi yazanın Türkçe öğretmeni mahallenin marangozundan başkası olamaz.


Metin Hocam,

Benim bir dernek ya da başka bir şey için para toplama gibi bir niyetim yok.Olsaydı böyle bir konuyu böyle bir forum sitesinde açmazdım.

Afişteki yazım yanlışları konusunda haklısınız.Olmaması gerekirdi.Fakat bence bu afişte dikkat edilmesi gereken yer yazım hataları değil konunun özü.

Yazım hataları madem o kadar önemli:

"...Atatürk diyorki: diye başlayan afişler asılıyordu. Ki ekini ayrı yazmayı beceremeyen..."

Cümlesinin doğrusu şöyle olmalıydı:

"..."Atatürk diyorki:" diye başlayan afişler asılıyordu."ki" bağlacını yazmayı beceremeyen..."

Ben bir daha bu başlık altında bulunmama ve yazı yazmama kararı aldım.

Saygılar...

ince999
27-05-2009, 17:47
Soyle bir ayar anlatimi icinden cikilmaz olurdu heralde:

komut icracisindan cikan komut cubuklarinin kumanda tepsisine olan uzakligini ayarlayip kumanda tepsisini yere paralel hale getirin. :D

Benim sevmedigim olay ise bu kelimelerin sonlarina ekler getirmek..
ornegin "swashplate e", ya da "phasinge" ... hangisi dogru? bu ekler boyle kelimelere eklenince beraber mi yazilir yoksa birlesik mi?

Cümlenin akışını bozmamak veya anlamını netleştirmek için yabancı kelime eğer teknik bir anlam ifade ediyorsa söz gelimi burada " Link " olsun, e harfini ayrı yazmamız gerekir; Cümle içinde bu ek harfi yazmasakta okurken orada uygun harf varmış gibi okumakta yanlış degildir ve çoğu zaman kolaylık sağlar

Bir evvelki mesajda yazdıklarım şaka idi ve pratiktede hiç bir kullanılma şansları yok

red_fin
27-05-2009, 17:52
Benim sevmedigim olay ise bu kelimelerin sonlarina ekler getirmek..
ornegin "swashplate e", ya da "phasinge" ... hangisi dogru? bu ekler boyle kelimelere eklenince beraber mi yazilir yoksa birlesik mi?

Aynı dertten ben de muzdaribim. Ama bu tür bir yazılımın herhangi bir kuralı olamayacağı da aşikar.

Yani eğer "sıvaşpleyt" olarak yazsaydık elbetteki "ismin e hali" kuralı doğrultusunda "sıvaşpleyte" veya "feysinge" şeklinde yazmamız gerekirdi. Ben genellikle cümle içerisinde bir ingilizce nesne ismi kullanmak zorunda kalıyorsam bunu tırnak içine alıp hal takısınıda ingilizce okunuşuna göre tırnağın dışına yazıyorum. Örneğin:

"swashplate"in, ya da "phasing"e veyahut "e-bay"deki.

(Şimdi bu "e-bay" de bir başka fenomen. Çoğu kişi, (hatta iyi ingilizce bilenler bile) bu sitenin ismini "ebay" olarak telaffuz etmekte ısrar ediyorlar. Halbuki doğrusu "ibey". Yani sonuna ek getirirken bu okunuşuna göre getirmek gerekiyor. )

yellowaircraf
27-05-2009, 17:57
Bence bunlara en iyi Türkçe karşılık bulacak kişi sensin. Bize kalsa sözlükten bakar, aynısını bulamazsak benzeyeni bulur, sonuna -gaç, -geç ekler, bunu kullanın diye diretiriz.

Bulamadigim icin sordum bu konu altinda :)

Bir aralar bayagi kastim kendimi terimleri Turkce kulanayim diye. Ama insan bir yerden sonra tikaniyor. Bence yabanci bir kelime Turkce' ye "ilk" girdigi zamanlarda farkedilip ona gore ilgili kisi ya da kuruluslar tarafindan "duzgun bir bicimde" Turkcelestirilirse o kelime Turkce olarak kalir gibime geliyor. Tabi bu ilgili kurulus ya da kisiler uzmani olmadigi kelimeleri cevirirken mutlaka o konunun uzmanlarina danismalari gerekiyor. Yoksa enteresan ve komik kelimeler cikabiliyor.

Kelime bir kere girip yerlestikten sonra cevirimi ve yerlesmesi zor.

yellowaircraf
27-05-2009, 18:03
Aynı dertten ben de muzdaribim. Ama bu tür bir yazılımın herhangi bir kuralı olamayacağı da aşikar.

Yani eğer "sıvaşpleyt" olarak yazsaydık elbetteki "ismin e hali" kuralı doğrultusunda "sıvaşpleyte" veya "feysinge" şeklinde yazmamız gerekirdi. Ben genellikle cümle içerisinde bir ingilizce nesne ismi kullanmak zorunda kalıyorsam bunu tırnak içine alıp hal takısınıda ingilizce okunuşuna göre tırnağın dışına yazıyorum. Örneğin:

"swashplate"in, ya da "phasing"e veyahut "e-bay"deki.

(Şimdi bu "e-bay" de bir başka fenomen. Çoğu kişi, (hatta iyi ingilizce bilenler bile) bu sitenin ismini "ebay" olarak telaffuz etmekte ısrar ediyorlar. Halbuki doğrusu "ibey". Yani sonuna ek getirirken bu okunuşuna göre getirmek gerekiyor. )
Tirnak isareti mantikli..Ama soyle bir sorun oluyor:

Model helikopter konu olunca tirnak isareti sorun olabiliyor. Cunku bir cok yabanci kelime kullanmak zorunda kaliyoruz. Boyle olunca bir cumlenin ya da paragrafin yarisi tirnak icinde kelimelerden olusuyor..

red_fin
27-05-2009, 18:12
Eee, başka çare yok. Helikopter teknolojisini biz geliştirmiş olsaydık, terminolojiyi de biz oluştururduk.

Türkçe'de mesela at donları (renkleri) ile ilgili 10, yürüyüş şekilleri ile ilgili 8 farklı kelime var. Bunların bir kısmı da ingilizceye çevrilemiyor. Örneğin dörtnal ile tırıs arası orta hızlı koşuyu tarif eden "eşkin" kelimesinin ingilizcede karşılığı yok. İngiltere diye bir ülke piyasada yokken at ehlileştiren bir ulusun dilinin bu yönde zengin olması kaçınılmaz. Diğerleri hala ata binerken helikopter imal eden bir kültür de haliyle bu teknolojinin terminolojisini kendi dili ile belirler. Bunları Türkçe'ye çevirmeye çalışmanın çok bir manası yok.

atambay
27-05-2009, 18:25
Metin Hocam,

Benim bir dernek ya da başka bir şey için para toplama gibi bir niyetim yok.Olsaydı böyle bir konuyu böyle bir forum sitesinde açmazdım.

Afişteki yazım yanlışları konusunda haklısınız.Olmaması gerekirdi.Fakat bence bu afişte dikkat edilmesi gereken yer yazım hataları değil konunun özü.

Yazım hataları madem o kadar önemli:

"...Atatürk diyorki: diye başlayan afişler asılıyordu. Ki ekini ayrı yazmayı beceremeyen..."

Cümlesinin doğrusu şöyle olmalıydı:

"..."Atatürk diyorki:" diye başlayan afişler asılıyordu."ki" bağlacını yazmayı beceremeyen..."

Ben bir daha bu başlık altında bulunmama ve yazı yazmama kararı aldım.

Saygılar...

Kağan
Senin öyle bir niyetin yok elbette. Ama bu tür fırsatçı sahtekarlar ancak senin gibiler yanlarında olunca yollarına devam ederler. Kendileri yatarken senin gibi çabalayacak gönüllülere ihtiyaçları vardır.
Şimdi gelelim konunun özüne. Diyor ki dilinize sahip çıkın. Bende ilk baktığım afişte dilime sahip çıkıyorum. İnsaf yani dil ile ilgili bir afişte yazım hatası olursa buna dikkat etmeyip konunun özüne baktığımızda neye bakmış olacağız?
bunları biliyormusunuz? : dakika bir, gol bir. Daha başlıkta çuvallamış. Gerisi de gelmiş.
Ki ekini de ayrı yazabilseydi bağlaç olurdu zaten. Bu başlıkta bulunduğun bir ara okursun artık.

aozgen
27-05-2009, 21:20
Ilgiyle takip ettigim bir konu....
Hep Turkcesini bilmek istedigim bir kac terim var ama helikopter alaninda... :)
Bilen arkadaslar varsa yorumlarini okumak isterim...

swashplate
phasing
Mixer (ya da Bell/Hiller) arms
Link Bağlantı?
Rotor head Rotor kafası?
flybar
paddle
governor Regülatör (bu stasyoner dizellerde de vardır ve Türkçesi(yine yabancı bir kelimeden geçmiş olan) regülatör dür
ve servo
..

ince999
27-05-2009, 22:36
Fazla zorlamaya gerek yok, bence Türkçeye çevireceğim diye, bunları yapmaya çalışmalı ,zaten bu kelimeleri Türkçeye çevirdiğimizde çoğu anlamını yitirecektir mesela Ahmet abinin dediği stall turn, bunun anlamı uçağı dik olarak tırmandırırken hızını azaltarak kanatların kaldırma kuvvetini ve motor takatinin tam bittiği anda uçağı rudderle kanat üzerine yığarak düşüş dönüşü yapmaktır hadi çevirin Türkçeye sanırım bunu çevirince "oturgaçlı götürgeç" gibi birşey çıkar ortaya

Anlattığınız hareketi yaparsanız anında virile girersiniz
Tarifteki hareketi yapmak için henüz tırmanma hızınızı fazla azaltmamış ve stol a girmemiş olmanız gerekir çünkü dıştan dönen kanat posizyonunuzu bozar sizde bunu karşılamak için o kanadı biraz ezersiniz.Tabi bunun için henüz kanatların stol olmamış olması kumanda dinler olması gerekir

aozgen
27-05-2009, 23:36
Anlattığınız hareketi yaparsanız anında virile girersiniz
Tarifteki hareketi yapmak için henüz tırmanma hızınızı fazla azaltmamış ve stol a girmemiş olmanız gerekir çünkü dıştan dönen kanat posizyonunuzu bozar sizde bunu karşılamak için o kanadı biraz ezersiniz.Tabi bunun için henüz kanatların stol olmamış olması kumanda dinler olması gerekir
Ben adı ne olursa olsun(yarış manevralarıyla işim yok) Soprano ile tam Bestman ın tarif ettiği dönüşleri yapıyorum,hiç vril e girmedi.Puan derdim olmadığı için sadece kanat düzlemi kaçabiliyor,onu da pike sırasında istediğim düzleme çekiyorum.

Sümer Yamaner
28-05-2009, 00:03
Unutmayın ki virile giriş için "motor gücü" gerekir. Gerçek uçaklarda viril girişi stall hızına yakın bir yana tam rudder basıp gaz açmaktır. Bestman ise tamamen doğru olarak "stall turn" tanımı yaptı.

ince999
28-05-2009, 02:29
Yanlış bir tarif yaptı isem özür dilerim,ama Sümer bey şunu sorayım Planörlerde motor olmamasına ragmen virile girilmiyormu? ( gerek istiyerek gerek istemedende olsa) Bunu, yazdıgımın dogrulugunu ispat amacı ile yazmadım konu uzasın filan amacımda yok sadece ufak bir nüans

red_fin
28-05-2009, 12:23
Yanlış bir tarif yaptı isem özür dilerim,ama Sümer bey şunu sorayım Planörlerde motor olmamasına ragmen virile girilmiyormu? ( gerek istiyerek gerek istemedende olsa) Bunu, yazdıgımın dogrulugunu ispat amacı ile yazmadım konu uzasın filan amacımda yok sadece ufak bir nüans

Planörler de gayet başarılı bir şekilde virile girebiliyor. Oykun anlatsın Impulse ile yaptığı viril macerasını. :D

mrserhan
28-05-2009, 13:35
Anadilimiz Türkçe ile ilgili olarak hatırlatma ihtiyacı duydum.

7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları' nın finali bu hafta sonu gerçekleşecek. Bu sene Serdar Ortaç müzik dalında juri üyesi olarak görev alacak. İzlemenizi tavsiye ederim gözleriniz eminim yaşaracaktır.

Sümer Yamaner
28-05-2009, 14:08
Sevgili ince999, tabii ki planörler motorsuz halleri ile virile girebilirler. Aslında yeterli kontrol yüzeyi olan uçaklar da motorsuz virile girebilirler. Ancak ben klasik uçuştan söz ettim. Eğitimde viril çalışılacaksa standart bir trainer ile virile giriş anlattığım şekilde yapılır. Halbuki Bestman'ın anlattığı manevra tamamen farklı ve o manevrada gerçekten de motor gücü olmaksızın stall'a yaklaşırken rudder ile dönüş yapmak gerekiyor. Zaten stall turn yaparken eğer motor gücü kullanarak rudder etkinliğini artırmayı denerseniz hakem sizi çaktırıyor! :)

IAMTHELAW
28-05-2009, 14:48
Egemen hiç hatırlatma kardeşim o anı :)
Ömrümden 2 yıl birden gitmişti birkaç saniye içinde. Uçak emanet planör, (Egemenin) ben uçuruyorum. Akşam sefası yapıyoruz, acaba ölü havada bu uçak ne kadar yavaş uçabilir derken bir dönüş ve viril.
Ben o virilden çıktım çıkmasına, uçağı hasarsız indirdim ama dediğim gibi dizlerimin bağı çözülmüştü....

Videosu vardı Recep çekmişti...

ince999
28-05-2009, 16:22
Sevgili ince999, tabii ki planörler motorsuz halleri ile virile girebilirler. Aslında yeterli kontrol yüzeyi olan uçaklar da motorsuz virile girebilirler. Ancak ben klasik uçuştan söz ettim. Eğitimde viril çalışılacaksa standart bir trainer ile virile giriş anlattığım şekilde yapılır. Halbuki Bestman'ın anlattığı manevra tamamen farklı ve o manevrada gerçekten de motor gücü olmaksızın stall'a yaklaşırken rudder ile dönüş yapmak gerekiyor. Zaten stall turn yaparken eğer motor gücü kullanarak rudder etkinliğini artırmayı denerseniz hakem sizi çaktırıyor! :)

Sevgili Sümer bey bu başlık "Güzel Türkçemiz" idi burada bundan konuşalım.Perdövites viril gibi konular ilgili başlıklarına gitsin derim

Sümer Yamaner
28-05-2009, 17:26
Efendim adınızı bahşederseniz çok daha keyifli yazışırız. Bu arada ilmekleri sulandırmayı da çok severim. Ehh iyi kötü bir de moderatörlük olunca kardeşlerimiz kızmıyorlar... :)

ince999
28-05-2009, 17:41
Sümer bey İsmim Hüseyin, yinede bana ince999 diye seslenirseniz degil rahatsız olmak memnun bile olurum,bu yaşıma kadar bir kaç farklı lakapla anıldım hepsinide sevdim benimsedim öyleki senelerdir arkadaşım oldugu halde gercek ismimi bilmeyip lakabımla seslenenler bile var.Artık nasıl kabul ederseniz öyle yazın.

aozgen
28-05-2009, 20:40
Sümer hocam, apoletteki 3 yıldızı anladık da yanındaki kara iki yıldız ne manaya geliyor? Bu forumun kokartı bu kara yıldızlar mı?yani forumun albayı mısınız yoksa yüzbaşı sı mı?:D;oleeea:

Sümer Yamaner
28-05-2009, 21:32
Hocam ne bileyim. Benim rütbelerle işim yok. :)

atambay
27-11-2009, 03:13
Malatya ekibi adına Anadilimizin bayramını kutlarım.

kevin
16-11-2010, 10:31
http://img580.imageshack.us/img580/3587/tebrikkart.jpg (http://img580.imageshack.us/i/tebrikkart.jpg/)