Orijinalini görmek için tıklayınız : 7 harika
YoL_GezeR
20-07-2004, 13:55
KEOPS PİRAMİDİ
Dünyanın yedi harikasından günümüze kadar ulaşan tek eser, Mısır'daki Keops Piramididir. Mısır'ın başkenti Kahire yakınındaki Nil Nehrinin batısında bulunan Giza Yaylasında bulunmaktadır.
Keops Piramidinin yanında biraz daha küçük olan Kefren ve Mikorinos piramitleri bulunmaktadır. Ayrıca, içlerinde prenseslere ve firavunun en yakın yardımcılarına ait mumyaların bulunduğu beş piramit daha vardır.
Büyük Piramit de denen Keops Piramidi, M.Ö. 2800 yıllarına doğru hüküm süren Mısır'ın 4. Sülale devri hükümdarlarından Keops'un mezarıdır. İkinci büyük piramit, Keops'un kardeşi olan ve O öldükten sonra firavun olan Kefren'e aittir. Küçük piramit ise M.Ö. 2500'lü yıllarda hüküm süren Mikerinos'a aittir.
Mısır piramitleri yeryüzündeki anıt-kabirlerin en eskileri ve en büyükleridir. Bunların en haşmetlisi olan Keops Piramidi dış görünüşü ile de "Dünyanın Birinci Harikası" olma niteliğine hak kazanmıştır.
Piramitler, firavunun mumyası ile hepsi birbirinden değerli eşsiz nitelikteki sanat eserlerini; kral, kraliçe, prens heykellerini de içlerinde saklıyordu ve bu eşsiz hazineleri saklamak için yapılmışlardır.
Keops Piramidinin yüksekliği 138 metredir. Tepeden 10 metre kadar aşınmıştır. Bazıları 10-15 ton ağırlığında olan 2.300.000 adet blok taşın üst üste yığılmasıyla oluşturulmuştur. Bir kenarı 227 metre olan dörtgen tabanı 50.524 metrekarelik bir alanı kaplar. Piramidin iç ortasında, tepeden 100 metre kadar aşağıda ve tabandan 40 metre kadar yukarıda firavunun odası vardır. Firavunun mumyası, hazinesi ve özel eşyası bu odaya konmuştur. Oda 10,5 metre uzunlukta, 5 metre genişlikte ve 6 metre yüksekliktedir. Buraya 50 metrelik bir dehlizden girilir. Biri kraliçeye ait olan iki oda daha vardır.
Tarihçi Herodot'a göre, ağır granit blokları, piramidin üst bölümlerine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa yapılmıştır. Sadece bu rampanın yapılması bile 10 yıl sürmüştür. Bu muazzam mezar, üç ayda bir toplanan 100.000 esirin çalışmasıyla 30 yılda tamamlanmıştır. Daha sonra da Keops'un ve eşinin mumyalanmış cesetleri bu mezara yerleştirilmiştir.
İSKENDERİYE FENERİ
Mısır'da İskenderiye Limanı'nın karşısındaki Pharos Adası üzerine yapılmıştı. Romalılar Mısır'ı ele geçirdikten sonra burada Ptolemaios (Batlamyus) olarak anılan bir devlet kurmuşlardı. İnşaası M.Ö. 285-246 yılları arasında süren Fener, bu devletin ilk iki kralı Ptolemy-Batlamyus-Soter ve Ptolemy tarafından yaptırılmıştı.
Kaidesi ile birlikte 135 metre yüksekliğinde olan fener, beyaz mermerden yapılmıştı. Tepesinde bulunan, tunçtan yapılmış büyük bir ayna 70 kilometre uzaklıktan görülüyor ve limana giren gemilere rehberlik ediyordu.
Üç bölümden oluşan fenerin mimarı Knidos'lu Sostratus'tur. Alt bölümü dikdörtgen şeklinde ve yaklaşık 55 metre yüksekliğindeydi. Orta bölüm, yukarıya doğru giden rampası olan bir silindir şeklindeydi. Yaklaşık 27 metre yüksekliğindeydi. Üst bölüm ise silindir şeklindeydi ve üzerinde alevin bulunduğu bir odası vardı.
İskenderiye Feneri, antik çağın yedi harikası içinde günlük yaşam için kullanılan tek eserdir. Ayrıca yedi harikanın ve gelmiş geçmiş deniz fenerlerinin en yüksek olanı da bu fenerdir.
Üst kısmı M.S. 955 yılında bir deprem ve fırtınada kopan fenerin gövde kısmı da 1302'de başka bir depremde yıkıldı. 1500 yılında ise bu yapıya ait kalıntılar tamamen yokoldu.
Üzerinde inşaa edildiği adadan dolayı Pharos olarak anılmış ve bu kelime bir çok dile yerleşmiştir. İspanyolca, Fransızca ve İtalyancada Pharos, deniz feneri anlamına gelmektedir. Yıkılmadan önce yapılan resimleri, dünyadaki deniz fenerlerine yüzlerce yıldan beri örnek olmuştur.
YoL_GezeR
20-07-2004, 13:57
BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ
M.Ö. 450'li yıllarda tarihçi Herodot "Babil, yeryüzünde bilinen bütün diğer şehirlerin ihtişamını aşar." demiştir. Herodot, şehrin dış duvarlarının 80 kilometre uzunlukta, 25 metre kalınlıkta ve 97 metre yükseklikte olduğunu ve 4 atlı bir arabanın gezinmesine uygun olduğunu belirtmiştir. İç duvarlar, dış duvar kadar kalın değildi. Duvarların içinde som altından yapılmış büyük heykeller bulunan kaleler ve tapınaklar vardı. Şehrin içinde ünlü Babil Kulesi vardı. Bu kule, Tanrı Marduk'a yapılan bir tapınaktı ve cennete ulaşmak için göğe doğru yükseliyordu.
Babil, M.Ö. 605'den itibaren 43 yıl hüküm süren kral Nebuchadnezzar tarafından yapılmıştır. Daha zayıf bir rivayete göre ise M.Ö. 810 yılından itibaren 5 yıl hüküm süren Asur kraliçesi Semiramis tarafından yapılmıştır.
Bahçeler Nebuchadnezzar'ın sıla hasreti çeken karısı Amyitis'i neşelendirmek için yapılmıştı.Amytis, Medes kralının kızıydı ve iki ülkenin müttefik olması amacıyla Nebuchadnezzar ile evlendirilmişti. Onun geldiği ülke yeşil, engebeli ve dağlıktı. Mezopotamya'nın bu dümdüz ve sıcak ortamı onu depresyona itmişti. Kral, karısının sıla hasretini gidermek için onun memleketinin bir benzerini yapmaya karar verdi. Yapay dağlar ve suların akacağı büyük teraslar yaptırdı.
Yunanlı coğrafyacı Strabo'nun M.Ö. birinci yüzyıldaki tanımlamasına göre, bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat nehrinden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Zincir pompa, biri yukarıda, diğeriyse su kaynağında bulunan iki büyük volana gerili, üzerinde kovalar bulunan bir sistemdi. Nehirden dolan kova yukarıya çıkıyor içindeki suyu havuza boşaltıp tekrar nehre dönüyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu.
Yunanlı tarihçi Diodorus'a göre bahçeler yaklaşık 120 metre genişlikte ve 120 metre uzunluğunda ve 25 metre yüksekliğindeydi.
Ninova'daki Asurbanipal kitaplığında bulunan çivi yazısı tabletlere göre Babil'de 53'ü büyük, 650'si küçük olan toplam 703 tapınak, 360 sunak, 2 ayin yolu, 24 büyük cadde ve 3 kanal vardı. Şehir dörtgen bir plana göre kurulmuştu. Biri iç, diğeri dış olmak üzere 16,5 kilometre uzunluğunda 2 surla çevriliydi. Surların dışında bütün şehri çevreleyen su hendekleri de vardı.
İstilalar yüzünden sönmeye başlayan şehir, özellikle Pers Kralı Keyhüsrev'in Babil'i fethetmesinden sonra sönmeye başlamış, M.S. 5 ve 6. yüzyıllarda kumlara gömülmüş ve bir kum dağı haline gelmiştir. Bu şehrin, içindeki tapınakların ve asma bahçelerin kalıntıları ancak 20. yüzyılda yapılan kazılarla meydana çıkarılabilmiştir.
ARTEMİS TAPINAĞI
Bizanslı Philon "Babil'in asma bahçelerini, Olimpos'taki Zeus Heykelini, Rodos Kolossusu'nu, yüksek piramitlerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus'in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümünün gölgede kaldığını hissettim." diye yazmıştı.
Tanrıça Artemis adına ilk türbe M.Ö.800'lü yıllarda Efes'teki nehrin yakınındaki bataklık kıyıya yapılmıştı. Bazen Diana da denen Efes tanrıçası Artemis, Yunan Artemis'iyle aynı değildi. Yunan Artemis'i av tanrıçasıydı. Efes Artemis'i ise belinden omuzlarına kadar birçok göğüsle resmedildiği gibi verimlilik, bereket ve doğurganlık tanrıçasıydı.
Bu eski tapınakta muhtemelen Jüpiterden düşen bir meteorit olduğu düşünülen kutsal birtaş vardı. Tapınak, sonraki yüzyıllarda birkaç kez tahrip olmuş ve yeniden inşaa edilmiştir. M.Ö.600'lerde Efes şehri büyük bir ticaret limanı haline geldi ve Chersiphron adlı bir mimar yüksek taş kolonları olan yeni ve büyük bir tapınak inşaa etti.
Lidya kralı Croesus, M.Ö.550'de Efes'i ve Anadolu'daki diğer Yunan şehirlerini fethetti. Bu savaş sırasında mabet tahrip oldu. Croesus, mimar Theodorus'a daha öncekilerin hepsini gölgede bırakan yeni bir mabet yaptırdı. Yeni tapınak öncekinin 4 katı büyüklükte 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikteydi. Masif bir çatı, yüzden fazla taş sütunla destekleniyordu
M.Ö. 356'da Herostratus adlı biri tarafından çıkarılan bir yangında yanarak tahrip oldu. Bundan kısa bir süre sonra o günün en ünlü heykeltraşı olan Scopas'lı Paros tarafından yeni bir mabet yapıldı. Romalı tarihçi Pliny'ye göre yeni tapınak, 130 metre uzunlukta ve 68 metre genişlikteydi. Tavanı, yükseklikleri 18 metre olan 127 adet sütun destekliyordu. İnşaat 120 yıl sürmüştü. Büyük İskender M.Ö.333'de Efes'e geldiğinde tapınağın inşaası hala devam ediyordu.
M.S. 57'de St. Paul hristiyanlığı yaymak için Efes'e geldi. O kadar başarılı oldu ki bundan, şehrin demircisi ve tapınaktaki heykellerin sahiplerinden birisi olan Demetrius büyük bir korkuya kapıldı. Çünkü Demetrius tapınaktaki heykellerin bir kısmının sahibiydi ve her yıl tapınağa hacca gelenlerden iyi bir geliri vardı ve insanların dinini değiştirmesi demek onun geçimini kaybetmesi anlamına geliyordu. Birlikte ticaret yaptığı diğer kişileri de yanına alan Demetrius heyecan verici ve "Yaşasın Efesliler'in Artemisi" diye biten bir söylev yaptı ve halkı galeyana getirdi. Hemen sonra St. Paul'un yardımcılarından ikisini tutukladılar. Bunu bir isyan takip etti. Sonuçta St. Paul, tutuklanan yardımcılarıyla şehri terketti ve Makedonya'ya geri döndü.
262'de Gotların bir akını sırasında büyük Artemis tapınağı yakılıp yıkıldı. Bir yüzyıl sonra Roma İmparatoru Constantine şehri yeniden inşaa ettirdi. Fakat hristiyan olduğu için tapınağı restore ettirmedi.Constantin'in çabalarına rağmen Efes eski günlerine dönemedi. Çünkü gemilerin demirlediği liman yokolmuştu. Nehrin taşıdığı alüvyonlar tarafından deniz şehirden uzaklaşmıştı. Zamanla şehir sakinleri kenti terkettiler. Mabetin kalıntıları başka yapıların ve heykellerin yapılmasında kullanıldı.
British Museum'dan John Turtle Wood 1863'de tapınağı araştırmaya başladı. 1869'da 6 metre derinlikte, çamurların içinde tapınağın temellerini buldu. Bulduğu heykelleri ve bazı kalıntıları British Museum'a götürdü.
1904'de yine aynı müzeden D.G. Hograth'ın liderliğindeki bir ekip kazılara devam ettiler ve sitede birbirinin üzerine inşaa edilen 5 tapınak olduğunu keşfettiler. Bugün gelen ziyaretçilere tapınağın yerini belli etmek için, bataklık halinde olan bölgeye sadece bir tek sütun dikilmiştir.
YoL_GezeR
20-07-2004, 13:59
OLİMPOS'TAKİ ZEUS HEYKELİ
Eski zamanlarda Yunanlılar'ın en büyük festivali, "Tanrıların Kralı Zeus" onuruna düzenlenen Olimpiyat Oyunlarıydı. Bugünkü Olimpiyat oyunlarına benzeyen bu müsabakalarda Anadolu, Suriye, Mısır, Yunanistan ve Sicilya'dan atletler yarışırlardı. Olimpiyatlar ilk kez M.Ö. 776'da başladı. Oyunlar 4 yılda bir düzenleniyordu ve Yunan şehir devletlerinin bütünlüğünü sağlamaya yardımcı oluyordu. Yunanlılar, Yunanistan'ın batı kıyısında Peloponnesus denen bölgedeki Olimpos'ta Zeus adına bir tapınak yaptırmışlardı. Kutsal oyunlar süresince, şehir devletleri arasındaki savaşlar kesiliyor ve oyunlar için Olimpos'a (Olympia) gidecekler için güvenli bir geçiş imkanı sağlanıyordu.
Oyunların yapıldığı yerde bir stadyum ve kutsal bir koruluk vardı. Yunanlılar ilk zamanlarda basit bir yapısı olan tapınağın yerine, zaman içinde oyunların öneminin artmasıyla, yeni ve tanrıların kralının adına yaraşır bir tapınak yapmak istediler. Bunun için Elis'li Libon yeni bir tapınak yapmaya başladı ve M.Ö. 456'da Zeus tapınağı bitirildi.
Tapınak dikdörtgen bir platform üzerine inşaa edilmişti. Binanın yanlarında yeralan 13 adet büyük sütun, tavanı destekliyordu. Her köşede 6 adet sütun vardı. Üçgen şeklindeki tavan heykellerle doldurulmuştu. Kolonların üzerindeki pedimentler, Heracles'in heykelleriyle süslüydü. Tapınağın içerisinde tanrıların kralı Zeus'un görkemli bir heykeli yeralıyordu.
Heykeli, Atina'daki Parthenon tapınağı için Athena heykelini yapan Phidias yapmıştır. Heykel tapınağın batı ucuna yerleştirilmişti. 7 metre genişlikte ve yaklaşık 12 metre yüksekliğindeydi. Zeus, özenle hazırlanmış tahtında oturur şekildeydi. Başı neredeyse tavana değiyordu. Sağ elinde zafer tanrıçası Nike'ı tutuyordu. Sol elindeyse üzerinde çeşitli metallerden kakmalar olan ve üzerinde kartal olan bir hükümdar asası vardı. Altın, abanoz, fildişinden yapılmış olan ve değerli taşlardan kakmaların bulunduğu Zeus'un oturduğu taht, heykelin kendisinden daha etkileyiciydi. Üzerinde, Yunan tanrılarının ve sfenks gibi mistik hayvanların oyma figürleri yeralıyordu.
Heykelin derisi fildişinden, sakalı, saçları ve elbisesi altındandı. Tasarım, bir ahşap çerçeveye altın ve fildişi levhaların tutturulmasıyla yapılmıştı. Olimpos'un havası çok fazla nemliydi. Bu yüzden fildişi levhaların çatlamaması için tapınağın altındaki özel bir havuzda bulundurulan bir yağ ile sürekli yağlanıyordu.
Roma imparatoru Theodosius I, M.S.255 yılında, bir dinsiz adeti olduğu gerekçesiyle olimpiyatları durdurdu. Daha sonra zengin Yunanlılar, heykeli Bizans'a taşıdılar. Heykel, M.S.462 yılında çıkan bir yangında yokoldu.
Olimpos'ta 1829'da Fransızlar tarafından burada bulunan bazı heykel parçaları Paris'te Louvre müzesinde sergilenmektedir.
Bugün, bölgedeki stadyum restore edilmiştir. Zeus tapınağıyla ilgili birkaç sütun haricinde hiçbir şey kalmamıştır. Heykel ise tamamen yokolmuştur. Ancak, o döneme ait bulunan paralar üzerindeki resimlerden, mabedin şekli hakkında ipuçları elde edilebilmiştir.
KRAL MAUSOLEUS'UN MEZARI
Bu mezar, Kraliçe Artemis tarafından kocası Mausoleus (Mozoles) için yaptırılmıştır. Karia Kralı Mausoleus, o zamanki adı Halikarnas olan Bodrum (O zamanlar bu bölge Karia olarak anılıyordu) bölgesinde, M.Ö. 377-353 yılları arasında hüküm sürmüştür.
Pythea adlı bir mimarın eseri olan bu mezar bugün ayakta değildir. Ancak, tarihçi Plinius'un anlattıklarına göre yapılan bir resmi vardır. Karia krallığından kalma bazı sikkelerin üzerinde de bu anıtın kabartmalarına rastlanmıştır.
Mezarın kaidesi 25 x 30 metre idi ve İyon stilinde sütunlarla süslenmişti. Tepesinde 4 atlı bir zafer arabası bulunuyordu. Basamaklı bir piramit görünümündeydi.
Anıtın tepesindeki savaş arabasında, Kral Mousoleus ve karısının yanyana oturmuş heykelleri vardı. Dörtnala sürdükleri atların çektiği o arabayla unutulmazlığa doğru yol alıyor gibiydiler.
Anıtın, araba heykeliyle birlikte yüksekliği 45 metreyi geçiyordu. Duvarları kabartmalarla süslüydü. Sütunlar arasında birçok güzel heykel vardı.
150 yıl kadar önce Mozoleyi meydana çıkaran İngiliz arkeologları heykel ve kabartmaları alıp gitmişlerdir. Bu yüzden anıtın yeri bile zor belli olmaktadır. Şimdi bunlar British Museum'da sergilenmektedir.
Bugün Batıda sanat değeri olan ve anıt niteliğinde bulunan mezarlara Karia kralı Mousoleus'un adı verilmektedir. Bu anıt bir depremde yıkılmıştır. Yıkılan sütun ve taşların bir kısmını, Rodos şövalyeleri başka bir yapıda kullandılar.
RODOS HEYKELİ
Rodos'un ilk sakinleri olan Dor'lar, Argos'tan gelen denizci bir kavimdi ve güneş ilahı olan Helios'a taparlardı. Dor'lar Rodos'ta en parlak devrini M.Ö. 3. asırda yaşayan bir medeniyet kurdular. Mısır ve Fenike'nin ürünlerini alıp satarak zengin oldular. Adayı kültür-sanat merkezi, güzel konuşma ve felsefe okulu haline getirdiler.
Dor'lar, Makedonya Kralı Demetrios'la yaptıkları bir savaşı kazandıktan sonra, zafer anıtı olarak ve ilahları Helios'a şükran borçlarını ödemek için, Rodos limanının girişine büyük bir Helios heykeli yaptılar. M.Ö.281-280 yılında yapılan 32 metre yüksekliğindeki bu tunç heykel, elinde bir meşale tutuyordu. Bu haliyle Newyork limanındaki Hürriyet Heykeli'ni andırıyordu.
Rodoslular bu heykelin kendilerini ve adayı koruduğuna inanırlardı. Bu nedenle her yıl "Helicia" denilen şölenler düzenler, bu heykelin dibinde dört atlı bir arabayı denize atarlardı. İnanışlarına göre, Helios böyle bir arabayla dünyayı dolaşarak insanları gözetlerdi.
Rodos heykeli ancak 50 yıl ayakta kalabilmiş ve M.Ö. 223 yılında bir depremde yıkılmıştır. Rodos Kolossosu da denilen bu anıtın heykeltıraşı Lindos'lu Khares'ti. Lindos, Rodos adasının üç büyük kasabasından biridir.
http://scatar.20m.com/ sitesinden alıntıdır.
http://www.hayrat.net/7harika/main.jpg
arkadaşlar bunlar da benden
Zamanın gezginlerinin anlattıklarından yola çıkarak oluşan "Dünyanın Yedi Harikası" daha sonra Dünyanın Yedi Doğal Harikası, Orta Çağ'ın Yedi Harikası sınıflandırmaların çıkması nedeniyle, pek çok kişi tarafından karıştırılmaktadır.
İÖ 2. yüzyılda yaşamış yazar Sidonlu Antipatros'un sıralamasına göre Antik Çağ'da dünyanın en görülmeye değer yapıtları; Mısır Piramitleri, Babil'in Asma Bahçeleri, Zeus Heykeli, Artemis Tapınağı, Mauselion (Mausolos'un Halikarnassos'taki Mezarı), Rodos Heykeli, İskenderiye Feneri'dir.
Antik Çağ'da yapılan bu eserler, hem boyutları hem de olağanüstü dekor ve işlemelerinden dolayı önemli eserlerdir. Dünya'nın yedi harikasından günümüze sadece Mısır piramitleri kalmıştır. Yangın, deprem, savaş ve zamana aşımı diğerlerinin yok olmasına neden olmuştur.
Ne yazık ki günümüze bu eserleri gösteren çok az çizim kalmıştır. Arkeologlar eserlerin görünüşleri ile ilgili olarak anlatılanları temel almışlardır.
BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ
resimKo("0251.babil1.jpg", 150, 136, "sol", "zoom", 394, 357, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.babil1.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0)) http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))
Dünya'nın yedi harikasından biri. Bugünkü Irak'ın güneyinde bulunan ve döneminde Babil uygarlığının başkenti olan Babil kentindeki kraliyet sarayındaki bahçeler. Babil'in asma bahçeleri, bir dizi zigguratın teraslarında kurulmuş olan çatı bahçeleriydi. Bu bahçeler, kurulan bir sistemle, Fırat Nehrinin suyu bu bahçelere pompalanarak yapılıyordu.
resimKo("0251.babil2.jpg", 150, 107, "sag", "zoom", 640, 458, "", "") http://www.egitim.com/images/foto/0251.babil2.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))Bahçeler, Kral II. Nabukadnezar tarafından yaptırıldı. Efsaneye göre, II. Nabukadnezar bu bahçeleri, Asur Kralı III. Adadnirari'nin annesi olan Kraliçe Sammu-ramat'ı veya anavatanını ve yeşilliği özleyen Medialı karısı Amytis'i avutmak için yapmıştı. Babil'in asma bahçelerinin günümüze gelen kesin izleri yoktur. Fakat, bölgede araştırma yapan arkeologlar, Babil'deki sarayın kuzeydoğusunda görünüşü garip olan temel ve tonozlar buldular. Bunların Babil'in Asma Bahçelerine ait olduğu düşünülmektedir. Babil'in Asma Bahçeleri, klasik yazarlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tanımlanmıştır. Günümüzde bu tanımlara göre çizilen resimler bulunmaktadır.
http://www.egitim.com/images/ok_yukari2.gif (http://www.egitim.com/cocuk/0251/0251.1H_index.asp?BID=02#)
İSKENDERİYE FENERİ
resimKo("0251.isken1.jpg", 150, 100, "sol", "zoom", 640, 426, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.isken1.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0)) http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))
Dünyanın 7 harikasından biri olan İskenderiye Feneri Antik Çağın en ünlü deniz feneridir. Bu fener, daha sonra yapılan tüm fenerlere bir örnek teşkil etmiştir. M.Ö. 280 yıllarında İskenderiye Limanındaki Pharos Adası'nda Knidoslu Sostratros tarafından yaptırılmıştır.
resimKo("0251.isken2.jpg", 100, 141, "sag", "zoom", 284, 400, "", "") http://www.egitim.com/images/foto/0251.isken2.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))Fener üç katlı idi. Fenerin alt katının kare, orta katının sekizgen ve üst katının silindir şeklinde olduğu söylenir. Yüksekliği konusunda anlatılanlar değişiktir; bazılarının söylediklerine bakılırsa 180 metreydi. Tepesinde, İskenderiye limanına giren gemileri yol gösteren bir ışık yanardı. Fener, 1375´te olan bir deprem sonucu yıkıldı.
http://www.egitim.com/images/ok_yukari2.gif (http://www.egitim.com/cocuk/0251/0251.1H_index.asp?BID=02#)
RODOS HEYKELİ
resimKo("0251.rodos1.jpg", 150, 106, "sol", "zoom", 640, 452, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.rodos1.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0)) http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))
Dünyanın yedi harikasından biri olan Rodos Heykeli, Güneş tanrısı Helios'un tunçtan yapılma dev heykelidir. Heykel, Lindoslu Khares tarafından Rodos limanının ağzına yapılmıştır.
resimKo("0251.rodos2.jpg", 100, 132, "sag", "zoom", 303, 400, "", "") http://www.egitim.com/images/foto/0251.rodos2.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))Orta Çağdan kalan bir inanca göre; heykelin bacakları arasından gemiler geçiyordu. Fakat, bu teknik olarak olanaksızdır. Yaklaşık olarak 32 metre yüksekliğinde olan Rodos Heykeli, M.Ö. 305 - M.Ö. 304 yılları arasında kuşatma altında bulunan Rodos'un kuşatmadan kurtulması anısına yapılmıştır. Heykel, kuşatmadan kalan tunç gereç ve silâhların eritilmesiyle yapılmıştır. Rodos Heykeli, M.Ö. 280'den 225'e kadar, gemicilere karayı gösteren bir işaret görevini gördü, daha sonra adayı sarsan bir deprem sonucu yıkıldı.
devamı...
MISIR PİRAMİTLERİ
resimKo("0251.piramit1.jpg", 150, 65, "sol", "zoom", 500, 218, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.piramit1.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0)) http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))
Mısır'da El-Gize yakınlarında bulunan piramit şeklindeki firavun mezarları. M.Ö. 2613 - 2494 yılları arasında Mısır'da hüküm süren 4. sülale döneminde yaptırılmıştır. Toplam üç tane olan piramitler, Dünya'nın yedi harikasından biri kabul edilirler. Bu piramitlerin adları Keops, Kefren ve Mikerinos'tur. Keops piramidini, 4. sülalenin ikinci firavunu olan Keops yaptırmıştır. Keops piramidi, üç piramidin en büyüğü olduğundan Büyük piramit adıyla da anılır. Kefren piramidini ise, 4. sülalenin dördüncü firavunu olan Kefren tarafından yaptırılmıştır. En son inşa edilmiş olan Mikerinos piramidini de, 4. sülalenin altıncı firavunu Mikerinos yaptırmıştır. Bu üç firavunun mezarları kendi yaptırdıkları piramitlerin içindedir. Firavunlar, öldükten sonra bir çok değerli eşyası ile birlikte gömüldüler. Fakat, her üç mezarda zaman içinde sürekli yağmalandıklarından, bugün bu eşyaların çoğu bulunamamaktadır.
resimKo("0251.piramit2.jpg", 150, 107, "sag", "zoom", 640, 456, "", "") http://www.egitim.com/images/foto/0251.piramit2.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))Eski Yunana tarihçisi Heredots, tam anlamıyla bir teknik ustalık ve mühendislik harikası olan bu piramitlerin yapımının 20 yıl sürdüğünü ve yapımında yaklaşık 100 bin kişinin çalıştığını ileri sürmiştir. Tahminlere göre, Keops piramidi insan elinden çıkan yapıtların en büyüğüdür. Bu görkemli yapı için her biri ortalama 2,5 ton ağırlığında yaklaşık 2,3 milyon blok taş kullanılmıştır.
Bu üç piramidin araziye yerleştirilmelerinde kullanılan geometri bilgisi, taşların kesimindeki titizlik, yapının dev boyutu, kullanılan taşların ağırlığı ve piramitlerin yapıldığı dönemdeki koşullar düşünüldüğünde ortaya çıkan bir çok soru bugün halâ çözülememiştir. Ağır yükleri kaldırmak için kullanılan makaralı halat sistemini bilmeyen Eski Mısırlıların, piramitleri nasıl inşa ettiklerine dair ortaya atılan düşüncelerden en inandırıcı olanı, piramitle birlikte yükselen, tuğla, toprak ve kumdan yapılmış rampalar yaparak taş blokları bunların üstünde kızaklar, silindirik takozlar ve manivelalar aracılığı ile çektikleridir.
resimKo("0251.sphenk.jpg", 150, 99, "sol", "", 0, 0, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.sphenk.jpg http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gif
Keops piramidin güneyinde Büyük Sfenks vardır. Sfenks'in yüzü, firavun Kefren'in yüzü, bedeni ise yatan bir aslanın bedenidir. Keops'un piramidine giden yolun üzerinde Keops'un annesi Kraliçe Heteferes'in defin eşyalarının bulunduğu bir çukur mezar vardır. Bu mezarın dibinde, Kraliçenin boş lahiti vardır. Lahit, üzerindeki mücevherler ve mobilyalar, dönemin zanaatçılarının sanatsal yeteneklerinin ve teknik yetkinliklerinin gelişmiş olduğunu göstermektedir. Mısır piramitleri, henüz sırları çözülmemiş olarak, güzellikleriyle insanı büyüleyici güzelliktedir.
http://www.egitim.com/images/ok_yukari2.gif (http://www.egitim.com/cocuk/0251/0251.1H_index.asp?BID=02#)
ZEUS HEYKELİ
resimKo("0251.zeus1.jpg", 100, 132, "sol", "zoom", 303, 400, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.zeus1.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0)) http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))
Dünyanın yedi harikasından biri olan Zeus Heykeli, Yunanistan´da Olympia kentindeki Zeus Tapınağı için yaptırılmıştır. 12 metre yüksekliğindeki görkemli heykel, M.Ö. 430'larda büyük Yunan heykelcisi Pihidias tarafından sekiz yılda yapılmıştır.
resimKo("0251.zeus2.jpg", 150, 113, "sag", "zoom", 640, 480, "", "") http://www.egitim.com/images/foto/0251.zeus2.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))Dev bir sandalyeye oturmuş olan Zeus heykelinin sağ elinde bir Nike heykeli, sol elinde ise üstüne kartal konmuş bir asa vardı. Heykelin, giysileri altın, bedeni fil dişi ve gözleri değerli taşlardan yapılmıştı. Günümüze hiçbir kopyası ulaşmayan heykelin, M.S. 426 yılında Zeus tapınağının yıkılması sırasında ya da bu olaydan 50 yıl sonra Konstantinopolis'teki (İstanbul) bir yangında yok olduğu düşünülmektedir.
http://www.egitim.com/images/ok_yukari2.gif (http://www.egitim.com/cocuk/0251/0251.1H_index.asp?BID=02#)
MAUSELION
resimKo("0251.mausoleum1.jpg", 100, 140, "sol", "zoom", 285, 400, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.mausoleum1.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0)) http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))
Dünyanın yedi harikasından biri olan Mauselion, M.Ö. 353 yılında ölen Karya Kralı Mausolos icin Halikarnas'ta (Bodrum) yaptırılan anıt mezardır. Mauselion, Kral Mausolos'un eşi Kralice Artemisia tarafından yaptırılmıştır. Mezarın yapımında dönemin en önemli mimar ve heykelcileri çalışmıştır.
resimKo("0251.mausoleum2.jpg", 150, 106, "sag", "zoom", 640, 452, "", "") http://www.egitim.com/images/foto/0251.mausoleum2.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))Bugün büyük anıt mezarlar için kullanılan "mozole" sözcüğü Mausolos'un Halikarnas'taki bu anıt mezarından gelmektedir. Mezar, 15. yüzyıldan önce bir deprem sonucu yıkılmıştır. Daha sonra, bugünkü Bodrum kalesini yapanlar, mezarın kalıntılarını kullanmışlardır.
ARTEMİS TAPINAĞI
resimKo("0251.artemis1.jpg", 150, 75, "sol", "zoom", 400, 200, "", "")http://www.egitim.com/images/foto/0251.artemis1.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0)) http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))
İzmir yakınlarındaki Ephesos'ta bulunan dünyanın yedi harikasından biri. M.Ö. 560 - 550 yılları arasında Lidya kralı Kroisos tarafından İon düzeninde yaptırıldı. Tapınak, M.Ö. 356 yılında bir deli tarafından yakıldı. Bunun üzerine, yanan tapınağın temelleri üzerine yeniden inşa edilmeye başlandı ve M.Ö. 344 -250 yılları arasında tamamlandı. Artemis tapınağı, o güne kadar yapılan Yunan tapınaklarının en büyüğüydü. Zemini bataklık olduğundan tapınak, 3 m yüksekliğindeki 13 basamaklı kaide üstüne oturtuldu. Tümüyle mermerden yapılan tapınaktaki heykeller tam bir şaheser niteliğindeydi. M.Ö. 262 yılında bir istilâcı tarafından yıkıldı; fakat tekrar onarılmadı.
resimKo("0251.artemis2.jpg", 150, 94, "sag", "zoom", 640, 400, "", "") http://www.egitim.com/images/foto/0251.artemis2.jpg (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))http://www.egitim.com/images/resimaltikose.gifhttp://www.egitim.com/images/ikon_buyukgoster.gif (java:censor::censor::censor::censor::censor::censor::void(0))Tapınağın ilginç özelliklerinden biri de bir banka gibi görev yapmasıydı. Tapınağa armağan edilen ya da emanet olarak bırakılan değerli eşyaları kabul etme, tapınak bütçesinden kredi verme gibi görevleri Baş Rahip Megabysos üstlenmişti. Artemis Tapınağı'nın birtakım ayrıcalıkları da vardı. Bunlardan en önemlisi, tapınağa sığınıldığında, burada kaldığı sürece dokunulmazlık hakkının tanınmasıydı. Bu durum pek çok suçlunun tapınakta toplanmasına neden olmuştur.
19. yüzyılda yapılan kazılarda ilk tapınak ortaya çıkarıldı. Bu kazılar 20. yüzyılda da sürdü. Bugün Link: British Museum' da (http://www.thebritishmuseum.ac.uk/) tapınağa ait sütunların bir kısmı sergileniyor olsa da tapınaktan geriye pek fazla bir şey kalmamıştır. Bu tapınakta olan heykellerden biri olan Tanrıça Artemis'in heykelinin birçok kopyası günümüze kadar ulaşmıştır. Tanrıça Artemis heykelinin, M.Ö. 117 - 138 yıllarında yapıldığı tahmin edilen bir kopyası da bugün Selçuk Arkeoloji Müzesinde (http://168.144.62.140/img/museum/muze.html) sergilenmektedir.
yol gezer tebrikler;oleeea: güzel bir konu açmışsın.
SpEEd_dRiVeR
20-07-2004, 14:46
güzel bi konu ama bunların hepsini akucazmı şimdi:D
okumana gerek yok süs olsun diye koymuştuk.:D :D :D
YoL_GezeR
20-07-2004, 15:32
yol gezer tebrikler;oleeea: güzel bir konu açmışsın.
önemli değil aslında tam olarak bilmiyordum bu 7 harikayı okudum hepsini sizinlede paylaşmak istedim.
YoL_GezeR
20-07-2004, 15:33
güzel bi konu ama bunların hepsini akucazmı şimdi:D
Walla bilgi edinmek istiyorsan okuyacan ;)
YoL_GezeR
20-07-2004, 15:35
Arkadaşlar Türkiyedeki harikalar;
Anıtkabir
Aspendos
Ayasofya
Bursa Ulu Cami
Dolmabahçe Sarayı
Efes
Galata Kulesi
İshak Paşa Sarayı
İskender Lahti
Kız Kulesi
Mevlana Türbesi
Nemrut Tapınağı
Rumeli Hisarı
Selçuklu Kümbetleri
Selimiye Camii
Sultanahmet Camii
Sultanahmet Çeşmesi
Sultanhan
Süleymaniye Camii
Topkapı Sarayı
Yeni Cami
Yerebatan Sarayı
Yeşil Cami
Yeşil Türbe
Zeugma
YoL_GezeR
20-07-2004, 15:40
SÜLEYMANİYE CAMİİ
Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılan Süleymaniye Camii, İstanbul'un 3. tepesinin üzerinde yer almaktadır. 1549'da temel kazılarına başlanmış ve 8 yılda tamamlanarak 16 Ağustos 1557'de hizmete açılmıştır.
İç ve dış avlularıyla geniş bir alanı kaplayan caminin esas binası 57 metre genişlikte, 60 metre uzunluktadır. Kubbesinin çapı 25,5 metre, yerden yüksekliği ise 53 metredir. Kubbe, 4 filayağına dayanan 4 kemere ve kemerler arasındaki 4 askıya oturtulmuştur. Kubbeyi tutan dört adet yekpare sütunlardan biri Baalbek harabelerinden, biri İskenderiye'den getirilmiş, diğer ikisi ise İstanbul'daki yıkık Bizans eserlerinden alınmıştır.
Yapıda kullanılan beyaz mermerler Marmara Adası'ndan, yeşil mermerler Arabistan'dan getirilmiştir. Caminin renkli camlardan ve mükemmel işlemelerden oluşan 138 adet penceresi vardır.
Süleymaniye'nin 4 minaresi ve minarelerin toplam 10 şerefesi vardır. Büyük minareler 74 metre yüksekliğindedir. Şerefelerin sayısı Kanuni'nin 10. Osmanlı padişahı oluşunu sembolize eder. Bazı tarihçilere göre minarelerin sayısı da Kanuni'nin, İstanbul'un fehinden sonraki 4. padişah oluşunu temsil eder.
Sesin mükemmel akustiğini sağlamak için bütün kubbeler, çift kubbe şeklinde yapılmıştır. Ayrıca ortadaki büyük kubbeye, içeriye doğru açık durumda, derinlikleri 50 metreye ulaşan, ağızları 5 metre olan 64 adet küp yerleştirilmiştir. Küçük kubbelerin köşelerinde ve sarkıtlarda da bu küpler kullanılmıştır. Zeminde ise, sesi yansıtmak için tuğlalardan boşluklar bırakılmıştır.
guzell bır konuu secmıssınız vede bılgıler guzell pekı daha buyuk resımler yokmuu
hangi resimlerden bahsediyorsun?
dunyanın 7 harıkası resımlerının buyugu varmıı
tsk ederım ıstersen buraya koyma bana ozelden veya e-maılda atabılrıısıın
murta1987js@hotmail.com
bunlar nasıl?
DÜNYANIN YEDİ HARİKASI
http://www.kimyaokulu.com/hertelden/7harika/artemis.jpg http://www.kimyaokulu.com/hertelden/7harika/iskenderiyefeneri.jpg ARTEMİS TAPINAĞI - EFES İSKENDERİYE FENERİ http://www.kimyaokulu.com/hertelden/7harika/helyosheykeli.jpg http://www.kimyaokulu.com/hertelden/7harika/babil.jpg HELYOS HEYKELİ - RODOS BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ http://www.kimyaokulu.com/hertelden/7harika/mausoleum.jpg http://www.kimyaokulu.com/hertelden/7harika/zeusheykeli.jpg MAUSOLEUM - BODRUM ZEUS HEYKELİ - OLEMP http://www.kimyaokulu.com/hertelden/7harika/piramit.jpg PİRAMİTLER - MISIR
GRONHOLM
20-07-2004, 21:42
arkadaslar konu cok guzel, verdiginiz guzel bilgiler icin tesekkurler, bu tarz bilgilendirici topic'lerin cogalmasi dilegiyle.. bilgiden zarar gelmez ;)
traxxas senin mesajını görmeden cevaplamıştım neyse resim çeşitliliği oldu.ayrıca gronholm önemli değil umarım böyle şeyler devam edecektir.
SirWilliam
20-07-2004, 23:49
Gercekten güzel yerler.
tunıng adını bılmıyorum ama cok sagal boyle seylerı cok severım devamını beklıyoruzz
adım hakan inşallah devam edecek.
YoL_GezeR
22-07-2004, 14:22
Arkadaşlar piramitlerin bazı sırları var bunları yazayım dedim;
Piramitlerin Esrarı
* Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.
* Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)
* Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.
* Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar
çalışmamaktadır.
* Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit'in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.
* Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.
* Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı büyürler.
* Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.
* Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır.
* Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.
* Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.
* Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur.
ilginç ama....
gerçekliği tartışılır....
YoL_GezeR
22-07-2004, 14:30
ilginç ama....
gerçekliği tartışılır....
Mesela ömer hangisinin gerçekliği tartışılır?
YoL_GezeR
22-07-2004, 14:35
Mevlana Türbesi;
Selçuklular devrinde yapılan türbenin 16 dilimden oluşan bir huni şeklindeki yivli kubbesi Karamanoğulları zamanında eklenmiştir. Aynı zamanda bir Mevlevi Dergahı olan türbenin inşaatı genişleyerek 19. yüzyılın sonuna kadar sürmüştür. Dergahın avlusundaki üzeri kapalı şadırvan 1512 yılında Osmanlı Hükümdarı Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılmıştır. Türbe salonuna girilen Gümüş Kapı, 1599 yılında Sokollu Mehmet Paşa’nın oğlu Hasan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yeşil Kubbe’nin tam altında yer alan Hz. Mevlana ve oğlu Sultan Veled’in mezarları üzerinde yer alan iki bombeli mermer sanduka 1565 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Sandukalar üzerindeki altın sırma tellerle işlenmiş puşiler ise 1894 yılında Sultan 2. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır.
Hz. Mevlana’nın babası Bahaeddin Veled’in üzerinde bulunan ve Selçuklu ahşap işlemeciliğinin şaheserlerinden olan sanduka 1274 yılında yapılmıştır. Semahane ve mescid bölümü 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Mevlana Dergahı’nın ön avlusunun batı ve kuzey yönünü çevreleyen, her birinde birer küçük kubbe ve baca bulunan hücreler 1584 yılında Sultan 3. Murat tarafından dervişlerin ikamet etmesi için inşa ettirilmiştir. Matbah denilen ve Mevleviler için özel bir anlamı olan dergah mutfağı yine 1584 yılında Sultan 3. Murat tarafından yaptırılmıştır.
Türbe her devirde büyük ihtimam görmüştür. Bunun sebebi, burasının yedi yüzyıldan fazla bir zamandır gönüllerde yaşayan, eserleri hemen hemen bütün dillere çevrilmiş büyük Türk mutasavvıfı ve şairi Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin türbesi olmasıdır.
Türbenin harika olması yalnızca mimari özelliğinden değildir. Müze haline getirilen türbede Selçuk sanatının halı, kilim, kumaş örnekleri, mevlevi sanatının çok değerli eserleri, neyler, kudümler sergilenmektedir.
Mevlana Celaleddin'in türbesi olan bu yer, 1927 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. İçinde dergah zamanından korunan Hz. Mevlana'ya, mevleviliğe ait eserler, mevlevi musiki aletleri, hat, kumaş örnekleri ve halılar sergilenmektedir. 1993 yılında resmi kayıtlara göre 1.200.000 kişi ziyaret etmiştir. Taban düzenlemesi 10 Aralık 1993 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Türbedeki ceviz sanduka Selçuk oymacılığının bir şaheseridir. Bu sandukanın baş tarafının yüksekliği 2,65 metre, ayak tarafının yüksekliği 2,13 metre ve uzunluğu da 2,91 metredir. Türbenin içi ve dışı çini döşeli, duvarları çok değerli yazılarla süslüdür.
Mevlana'nın yanında mezarı olan babasına ait koruyucu tabut yatay değilde, düşey durur. Bu konuda şu açıklama yapılır: Mevlana'nın babası Bahaeddin Veled vefat ettikden sonra, geçen zaman diliminden sonra Mevlana da vefat eder ve babasının yanına gömülür. İkinci gün babasının tabutu ayağa kalkar. Babası, oğlunun kendisinden çok daha bilge ve ulema bir kişinin yanında yatamayacağından dolayı yanında saygıdan ayağa kalktığı söylenir.
Büyük Türk mutasavvıfı Mevlana Celaleddini Rumi'nin pek çok eseri vardır. En önemli eseri 25.700 beyitten oluşan 6 ciltlik Mesnevi'sidir. Gazel ve rubailerinin bulunduğu Divan-ı Kebir adlı eseri 30.000 beyitten fazladır. Ayrıca sohbetleri, vaazları ve mektupları kitap halinde yayınlanmıştır. Yazıları, davranışları ve sözleri ile örnek bir insan olan Mevlana, eserlerini güzel hikayelerle, fıkralarla süsler ve bunları şiir diliyle anlatır. Onun devrinde edebiyat dili olarak bir çok Türk bilgini ve edebiyatçısı Farsça kullandığı için eserlerinin büyük bir bölümünü Farsça yazmıştır. Ancak Türkçe, Arapça ve Rumca yazdığı beyitleri de vardır:
Gel, gel, ne olursan ol, gene gel!
Putperest, mecusî, kâfirsen de gel!
Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değil,
Tövbeni yüz kere bozduysan da gel.
diyen Mevlana'nın ünlü yedi öğüdü aşağıda yer almaktadır:
Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörürlükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
PİSA KULESİ
İtalya'nın kuzeyindeki Pisa şehrinin Katedral Meydanı'nda yeralan ve 1063-1090 yıllarında yapılan Duomo Katedrali'nin çan kulesi, ana yapıdan ayrı olarak 1173'te yapılmıştır. Ünlü Pisa Kulesi, bu çan kulesidir.
Kule üst üste bindirilmiş yuvarlak 6 sütun dizisinden meydana gelmiştir. 56 metre yüksekliktedir. Üzerine 294 basamaklı bir merdivenle çıkılır. En üstteki çanların bulunduğu 8. kat silindir biçimindedir.
Pisa Kulesi bitirildiği tarihten itibaren güneye doğru eğilmeye başlamıştır. Bunun sebebi temeldeki yumuşak zemindeki bir çökmedir. Günümüzde, kulenin tepesinden güney yönünde aşağı sarkıtılan bir çekül 4,3 metre açığa inmektedir. Ancak yapının ağırlık merkezinin izdüşümü kendi temel dairesinin içinde kaldığı için kule devrilmemektedir. Kule her yıl milimetrenin onda yedisi kadar (100 yılda 7 cm) eğilmektedir.
Kule, Pisa'nın gücünün ve zenginliğinin bir sembolü olarak Cenova ve Venedik'e rakip olarak yapılmıştır. Ünlü bilim adamı Galile, bütün cisimlerin aynı hızla ve aynı fizik kanununa uyarak düştüklerini bu kulede yaptığı deneylerle ispat etmiştir.
* Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.
bunun mesela.........
YoL_GezeR
22-07-2004, 14:46
* Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.
bunun mesela.........
Bunlar bilim adamlarının araştırdıkları ve şu ana kadar çözemediği şeyler buda bunun içinde yer alıyor. İnsana ilk düşündüğünde saçma gelebilir ama bize göre saçma olan çok şeyde gerçektir.
YoL_GezeR
22-07-2004, 14:58
EIFFEL (EYFEL) KULESİ
Fransa'nın olduğu kadar Paris şehrinin de sembolü olan Eiffel Kulesi, 1889 Dünya Fuarının Paris'te yapılmasına karar verilmesi üzerine Gustave Eiffel tarafından 1887-1889 yılları arasında yapılmıştır.
Fransız hükümeti fuarın sembolü olacak ve demir-çelik mimarisinin meziyetlerini gösterecek bir eser yapılmasını istemişti. Eiffel, bunu en iyi belirtecek eserin bir çelik kule olacağına karar verdi. Bu amaçla Seine Nehri yakınlarındaki Askeri okulun karşısında kaya temeller atıldı. Kulenin çeşitli parçalarının planları 40 desinatör tarafından hazırlandı . Planlar, Clichy'de bu amaçla kurulan fabrikaya gönderilerek imal ettirildi.
Önce kulenin 4 büyük ayağı, sonra bunların üzerine birinci kat platformu yapıldı. Daha sonra da ikinci, üçüncü platformlar yapıldı. Üçüncü platform üzerine madeni bir kubbe oturtularak kule tamamlandı. Kulenin birinci platformu 57,63 metre, ikinci platformu 115,73 metre üçüncü platformu ise 276,13 metre yüksekliktedir. Kubbenin yüksekliği ise 300,51 metredir. 1959'da eklenen radyo - televizyon vericileriyle birlikte kulenin yüksekliği 320,75 metre olmuştur. Kulenin yapımında kullanılan demirlerin ağırlığı 7175 tondur.
Tepesinden bütün Paris'in ayaklar altında görülebildiği Eiffel Kulesi'nin katlarında turistler için lokantalar ve hediyelik eşya dükkanları bulunmaktadır.
ALTIN KÖŞK
Japonya'nın 11 asır boyunca başkentliğini yapan Kyoto'da bulunan Altın Köşk, 1394'te Ashigaka sülalesinin üçüncü şogun'u (shogun) olan Yoshimitsu tarafından bir kır evi olarak yaptırılmıştır. Köşk, kendisi kadar ünlü olan Kamelyalar Bahçesi adlı çok güzel bir bahçenin ortasında yeralır.
Kare bir temel üzerine kurulan yapı üç katlıdır. Üst katlar alttakilerden daha içerlektir. Yapı birbirine geçirilmiş kalas, kiriş ve tahtalardan meydana gelir. Japon ev mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan bu köşk yapıldığı zamanlar altın yaldızlıydı. Fakat zamanla rengi soldu. 1955'te Japon hükümeti tarafından restore edilerek eski haline getirildi.
biraz da benden...
İstanbul' da Tarihi Eserler Ve Hakkında Bilgiler
Sultanahmet Külliyesi
http://www.yeditepe.s5.com/a.jpgSultanahmet Meydanı’nda, Ayasofya Camii’nin karşısındadır. Sultan I.Ahmet tarafından mimar Sedefkar Mehmed Ağa’ya yaptırılmıştır. Külliyenin yapımına 1609 yılında büyük bir törenle başlanmıştır. İnşaatı oldukça uzun sürmüş, 1617 yılında cami, 1619 yılında ise külliyenin geri kalan kısımları tamamlanabilmiştir. İstanbul’daki en büyük yapı komplekslerinden biri olan külliye, bir cami, medreseler, hünkar kasrı, arasta, dükkanlar, hamam, çeşme, sebiller, türbe, darüşşifa, sıbyan mektebi, imarethane ve kiralık odalardan oluşmaktadır. Bu yapıların bir kısmı günümüze ulaşamamıştır. İçindeki 20.000’i aşkın çininin renginden ötürü yabancılar tarafından “Mavi Camii” olarak isimlendirilen cami, külliyenin merkezinde yer almaktadır..Cami, geniş bir avlu ve ona eş büyüklükte bir iç mekandan oluşur. Zeminden yükseltilmiş avluya basamaklarla ulaşılır. Avluda üzeri kubbeyle örtülü, fıskiyeli bir havuz yer almaktadır. Sultanahmet Camii’nin bir diğer ayırt edici özelliği de minareleridir. İstanbul’daki tek altı minareli camidir. Bu minarelerden dördü cami gövdesine bitişik ve üç şerefelidir. Diğer iki minaresi ise avlunun köşelerinde olup, iki şerefelidir. Caminin büyük kubbesi yaklaşık 34 m. çapında ve yerden 43 metre yüksekliğinde olup, 5 metre çapında dört fil ayağının üzerine oturmaktadır. Bu büyük kubbeyi destekleyen dört tane de yarım kubbe vardır. Camiyi yerden kubbeye kadar 5 kat halinde ve renkli camlarla kaplı 260 pencere aydınlatır. Cami, çinilerin yanı sıra, sedef kakmalı mermer minber, işlemeli mermer mihrap, kalem işi süslemeler, sedef kakmalı ahşap kapı, pencere kapakları ve rahleler, kubbeye asılan devekuşu yumurtaları gibi dönemin başyapıtları sayılan öğelerle donatılmıştır.......Külliyenin bir diğer yapısı Hünkar Kasrı’dır. Padişahın namaz öncesi veya sonrasında istirahat edebileceği bir yapı olarak tasarlanan bu bina bir cami etrafına yapılan ilk sultan kasrıdır. Külliyenin dış avlusunda yer alır.Külliyenin kuzeydoğu köşesinde türbe yer almaktadır. Bu türbede Sultan I.Ahmed, eşi Kösem Sultan, oğulları Sultan II.Osman ve Sultan IV.Murad ile bazı torunları gömülüdür. Türbenin yakınında ise medrese yer alır. Bu medrese günümüzde Başbakanlık arşiv deposu olarak kullanılmaktadır. Külliyenin dört sebilinden üçü günümüze ulaşmış bulunmaktadır. Bunlardan biri arastanın içinde, diğeri dış avlu kapısı yanında, üçüncüsü ise türbe civarındadır.
Kız Kulesi
http://www.yeditepe.s5.com/e.jpg........../İstanbul Boğazı`nın en güzel mimari öğelerinden biri olan Kız Kulesi, İstanbul ismi geçince anılan güzelliklerin en önemlilerinden biridir. Üsküdar açıklarında bulunan kayalıklar üzerindeki Kız Kulesi’ne dair bir çok mit bulunmaktadır. Bunlar arasında en ünlüleri Yunan mitolojisindeki mitlerdir. Leandra adlı bir genç, Kız Kulesi’ndeki bir genç kıza aşık oluyor. Her gece, sevgilisiyle buluşmak için karşı kıyıdan yüzerek Kız Kulesi’ne gelen Leandra’ya sevgilisi, yol göstermek için, Kız Kulesi’nin bulunduğu kayalıkların üstünde ateş yakıyor. Bir fırtınalı gecede genç kızın yaktığı ateş sönüyor. Leandra, kayalıkları bulamıyor ve yolunu kaybediyor. Boğazın serin ve karanlık sularında boğulup gidiyor. Leandra’nın ölümüne dayanamayan sevgilisi de intihar ediyor. Başka bir mitte de Falcılar, Bizans kralına, "Sevgili kızın, yılan sokmasından ölecek" diye, kötü bir haber veriyor. Kral, kızını yılan sokmasın diye, Kız Kulesi’nin bulunduğu kayalıklara bir ev yaptırıp, buraya yerleştiriyor. Ancak genç bir subay, kralın kızına aşık oluyor. Günlerden bir gün, genç subay, prensese sunmak için bir demet çiçek hazırlıyor. Çiçek demetinin içinde gizlenen bir yılan, talihsiz prensesi sokup öldürüyor. Hüzünlü mitlere sahip Kız Kulesi’nin el yapımı olduğuna dair ilk izlenimler, 12. Yüzyıla Bizans İmparatorluğu dönemine kadar uzanıyor. Bizans İmparatoru I. Manuel Kommenos’un denizden gelecek tehlikelere karşı inşa ettirdiği Bizans Vakanüvisleri tarafından kaydedilen belgeler arasında. Kız Kulesi, hem Bizans hem Osmanlı döneminde savunma, fener, hapishane, karantina hastanesi gibi amaçlarla kullanılıyor ve pek çok kere resterasyona uğruyor. Bilinen son resterasyonu ise Osmanlı İmparatorluğu döneminde 2. Mahmut (1808-1839) yaptırıyor. Hattat Rakım’ın kitabesiyle belgelenen bu onarım (H. 1248/M. 1832-33), Kız Kulesi’ne bugünkü şeklini veriyor. Kule daha sonra 1943 yılında içeriden betona çevriliyor.
////
Yeni Cami Külliyesi
...........Eminönü İlçesi`nde, Eminönü Meydanı`nda, Mısır Çarşısı`nın yanındadır. Külliyenin merkezinde yer alan cami deniz kıyılarındaki sultan camilerinin en görkemlisi olarak İstanbul siluetini tamamlar. Sultan III. Mehmed`in annesi ve Sultan III. Murad`ın eşi Safiye Sultan adına 1597`de Mimar Davud Ağa tarafından yapımına başlanan caminin mimarlığını 1598`den sonra Dalgıç Ahmed Ağa üstlenmiştir. 1603`e kadar süren inşaat Sultan I. Ahmed`in tahta çıkışıyla yarım kalmıştır. 1661 yılında Sultan IV. Mehmed`in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından tekrar başlatılan inşaat Mustafa Ağa`nın mimarlığında 1663`de tamamlanmıştır. Külliye bir cami, sıbyan mektebi, sebil, çeşme, hünkar kasrı ve türbeden oluşmaktaydı. Ama sıbyan mektebi günümüze ulaşamamıştır. Sekiz sütun ve dokuz kubbeli son cemaat yeri ikinci kat pencere altlarına kadar çinilerle kaplıdır. Pencere üstlerinde de Hattat Tenekecizade Mustafa Çelebi`nin hatları vardır. Sağda ve solda üçer şerefeli iki minare yer almıştır. Kare planlı camiye merdivenle üç kapıdan girilir. Çinilerle süslü olan dört fil ayağına ve dört kemere oturan merkezi kubbeyi dört yarım kubbe desteklemektedir. Köşelerdeki dört kubbe ve köprü ile türbe önlerinde sütunlarla çevrili kubbelerle birlikte 66 kubbe bulunmaktadır. Mihrabı ve minberi beyaz mermerdendir. Mihrabın solunda değerli taşlarla süslü bir mozaik tablo vardır. Külliyeye dahil Hatice Turhan Sultan Türbesi ise içinde gömülü beş padişah ve çok sayıda hanedan mensubuyla Osmanlı sülalesinin en büyük kabristanıdır. Türbede Hatice Turhan Sultan`ın yanı sıra Sultan IV. Mehmed, Sultan III. Osman, Sultan II. Mustafa, Sultan III. Ahmed ve Sultan I. Mahmud`un da mezarları vardır. Türbenin kubbesinin çapı 15 m.`den fazladır.
devamı...
Ayasofya Camii Külliyesi
..........Mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden ilk ve son ünik uygulama olarak görülen Ayasofya; Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuş, doğu-batı sentezinin bir ürünüdür. Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır. Bu nedenle, Ayasofya, tarihi geçmişinin yanı sıra, mimarisi, mozaikleri ve Türk çağı yapıları ile yüzyıllar boyunca tüm insanlığın ilgisini çekmiştir. Ayasofya 916 yıl kilise, 481 yıl cami olmuş, 1935`ten bu yana müze olarak tarihi işlevini sürdürmektedir. Bizans tarihçileri (Theophanes, Nikephoros, Gramerci Leon) ilk Ayasofya`nın İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürmüşlerdir. Bazilika planlı, ahşap çatılı bu yapı, bir ayaklanma sonunda yanmıştır. Bu yapıdan hiçbir kalıntı günümüze gelmemiştir. İmparator II. Theodosius, Ayasofya`yı ikinci defa yaptırmış ve 415`te ibadete açmıştır. Yine bazilika planlı bu yapı 532`de Nika ihtilali sırasında yanmıştır. 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlar mabede girişi gösteren basamaklar, sütunlar, başlıklar, çeşitli mimari parçalardır. İmparator Iustinianus (527-565) ilk iki Ayasofya`dan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiş, çağın ünlü mimarlarından Miletos`lu İsidoros ve Tralles`i Anthemios`a günümüze ulaşan Ayasofya`yı yaptırmıştır. Anadolu`nun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşlar Ayasofya`da kullanılmak üzere İstanbul`a getirilmiştir. Ayasofya`nın yapımına 23 Aralık 532`de başlanmış, 27 Aralık 537`de tamamlanmıştır. Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), absis, iç ve dış nartekslerden meydana gelmiştir. İç mekân, 100 x 70 m. ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. yüksekliğinde, 30.31 m. çapında kubbe ile örtülmüştür. Ayasofya`nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır.
En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler IX.-XII. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir. Ayasofya İstanbul`un fethi ile birlikte başlayan Osmanlı döneminde çeşitli onarımlar görmüştür. Mihrap çevresi, Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerir. Bunlardan kubbedeki ünlü Türk Hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi`nin Kuran`dan alınma bir suresi ile 7.50 m. çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır. Sultan II. Selim, Sultan III. Mehmet, Sultan III. Murat ve şehzadelerin türbeleri, Sultan I. Mahmut`un şadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecid`in hünkar mahfeli, muvakkithanesi, Ayasofya`daki Türk çağı örnekleri olup türbeler, iç donanımı, çinileri ve mimarisiyle klasik Osmanlı türbe geleneğinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır.
Hidiv Kasrı
//////////////Çubuklu sırtlarında, geniş bir koruluk içerisinde yer almaktadır. Mısır Hıdivi Abbas Hilmi Paşa tarafından 1907 yılında İtalyan Mimar Delto Seminati`ye yaptırılmıştır. Türk mimarisinin dışında tam bir batılı tarza sahip olan yapı, yaklaşık 1000 m2 lik bir alan üzerinde inşa edilmiştir. Ana girişin ortasında mermerden anıtsal bir çeşme vardır. Bunun tavanı çatıya varıncaya kadar yükselir ve tavanı vitrayla kaplıdır. Ayrıca binanın çeşitli yerlerinde de son derece zarif çeşme ve havuzlar vardır. Binanın planı, salonlar arasındaki bağlantılar aracılığıyla havuzun etrafında bir daire çizmektedir. Bu daire sadece giriş holü tarafından kesilmektedir. Binanın üst katında ise odalar bulunmaktadır. Özellikle giriş katındaki şömineli salonun üstündeki daire biçimindeki parçada yer alan iki büyük yatak odası eşsiz güzellikteki lambrileri, kendi iç tuvalet ve banyoları ile dikkat çekmektedir. Binanın bir diğer özelliği ise Boğaziçi`nin yarısının seyredilebildiği kulesidir. Hem asansör, hem de merdivenle çıkılabilen bu kulenin balkonlu bir orta katı ve üstü açık bir terası mevcuttur. Kule, yapıya ayrı bir özellik ve güzellik katmaktadır. Kasır, Hidiv`in 1930`lu yıllarda İstanbul`u terk etmesinden sonra İstanbul Belediyesi`nce satın alınmış, fakat 1937-1982 yıllan arasında pek kullanılmamıştır. 1982 yılında Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu tarafından restorasyon başlatılmış; İki yıl süren çalışmalardan sonra 1984 yılında otel, restoran ve cafe olarak hizmete girmiştir.
devamı...
Rumeli Hisarı
............Ruemli Hisarı, İstanbul Boğaz`ının en dar yerinde ve Anadolu Hisarı`nın tam karşısında 1452 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Rumeli Hisarı da Anadolu Hidsarı gibi boğa`dan Bizans`a gelecek yardımları engellemek ve boğaz savunmasını sağlamak amacıyla yaptırılmıştır. Hisar sırlarının uzunluğu kuzeyden güneye 125 metredir. Hisarın yerden yüksekliği ise 30 metre olan 3 kulesi vardır. 1953 yılında restorte edilerek içerisine açık hava tiyatrosu eklenmiş ve aynı zamanda müze haline getirilmiştir.
////////////
Eyüp Sultan Külliyesi
.............Eyüp’ün merkezinde, Haliç kenarındadır. Külliye, camii , türbe, hamam ve günümüze ulaşmayan medrese ve imaretden oluşmaktaydı. Külliyenin ilk inşa edilen kısmı türbedir. Bu türbe, sahabe olan ve Hz. Muhammed`i Medine`ye ilk geldiğinde evinde misafir eden Hz. Ebu Eyüb el-Ensari`ye aittir. Halk arasında "Eyup Sultan" olarak isimlendirilen bu zat, Emevilerin 668-669 daki İstanbul kuşatmasına katılmış ve şehid olmuştur. Mezarının bulunduğu yer İstanbul`un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmed`in hocası Akşemseddin tarafından bir rüyada keşfedilmiştir. Fatih, bu mezarın üzerine türbe inşa ettirmiştir 1459 yılında ise yine Fatih Sultan Mehmed tarafından, türbenin yanına cami, medrese, imaret ve hamam yaptırılmış, böylece külliye oluşmuştur. Caminin 17.50 metre çapında bir ana kubbesi ve 1723 yılında eskilerine göre daha uzun olarak inşa edilen iki minaresi vardır. Camii içi süslemeleri oldukça sadedir. Bu açıdan 18. yüzyıl camilerinden farklıdır. Ama mihrabındaki altın yaldızla kaplanmış süslemeler dikkat çekicidir. Külliyenin en önemli öğesi, diğer bütün külliyelerden farklı olarak, türbedir. Türbe sekizgen planlı ve tek kubbelidir. Türbe dışındaki ve iç duvarlarındaki çiniler, ahşap sandukanın üzerindeki simle işlenmiş yazılarla süslü örtü ve sandukanın önünde bulunan saf gümüşten korunağın her biri, birer sanat şahaseri sayılmaktadır. Külliyeye dahil olan hamam günümüze kadar ulaşabilen en eski Osmanlı hamamıdır. Medrese ve imaret ise günümüze ulaşmamıştır. Ayrıca, Eyüb Sultan`a verilen büyük değerden ötürü, bir çok kimse mezarının burada olmasını istemiş; bunun neticesinde de külliyenin etrafı yüzlerce yıl boyunca türbe ve mezarlarla kaplanmıştır. Etrafında bulunan bu türbeler ve mezarlarla Eyüp’ün simgesi haline gelmiştir.
Topkapi Sarayi Muzesi
..........1460lı yıllarda inşa edilmiş ve Sultan Abdül Mecitin başka bir saraya taşınmasına kadar bina eklemeleri devam etmiş olan saray Osmanlı devletinin yönetildiği merkez olarak 1924te müze leştirilmiştir. Sarayda, köşkler, harem dairesi, koğuşlar, mutfak, yatakhaneler, kubbealtı, Hırka-i Saadet Dairesi, Gülhane Hastanesi, Sultan III.Ahmed Kütüphanesi, Enderun Mektebi, Hazine Dairesi, Silah depoları ve at ahırları gibi bölümler bulunmaktadır. Sarayın hazine dairesinde 7-20 y.y.lara ait silah koleksiyonları, Hasahırda kullanılan tüm mutfak eşyaları, Hırka-i Saadet dairesine halifelerin eşyaları, Fatih Köşkünde Osmanlı hazinesi sergilenmektedir. Salı günleri dışında 10.00-17.00 arasında ziyarete açık.
Hırka-ı Şerif Camii
...........Fatih İlçesi`nde, adını verdiği semtte, Muhtesip İskender mahallesinde yer almaktadır. 1851 yılında Sultan Abdülmecid tarafından Hz. Muhammed`in Veysel Karani`ye verdiği Hırka-i Şerif`in muhafazası ve ziyareti için yaptırılmıştır. Adını da buradan almıştır. Cami, İstanbul`un dini folklorunda çok önemli bir yere sahiptir. Saklanan hırka 17. yüzyıl başlarında, el-Karani sülalesinden olan Şükrullah Üveysi`den Sultan I. Ahmed`in fermanı ile alınmış, muhtelif yerlerde muhafaza edildikten sonra bu amaçla inşa edilen cami içindeki yerine konulmuştur. Hırka-i Şerif sadece Ramazan ayının on beşinden Kadir gecesine kadar öğlen ve ikindi namazları arasında ziyarete açılır. Cami yapılırken civardaki bir çok yapı kamulaştırılmış, cami yanı sıra Üveysi ailesinin en yaşlı ferdi için bir meşruta, vekil dairesi, muhafızlar için kışla (halen Hırka-i Şerif İlkokulu olarak kullanılan bina), vazifeliler için odalar yapılarak bir külliye oluşturulmuştur Cami avlusuna abidevi görünümlü üç kapı ile girilir. Kesme küfeki taştan yapılmıştır. Tek şerefeli iki minaresi vardır. Sekiz köşeli olan camiyi sekiz pencereli bir kubbe örter. Bahçenin sağındaki kapı üzerinde Sultan Abdülmecid`in tuğrası altında Hattat Kazasker Mustafa İzzeddin`in hattıyla bir kitabe yeralır. Kubbe altında yine aynı hattatın 8 adet ayet levhası sıralanmıştır. Abdülmecid`in yazarak imzasını attığı 8 levhası mimberin üstünde yer almıştır. Vaiz kürsüsü, mihrabı ve minberi kırmızı somakiden yapılmıştır.
SirWilliam
22-07-2004, 22:13
Allah ım ya bu ne yarıs kafa kafaya hadi Gürkan abi sende altında kalma :D
YoL_GezeR
23-07-2004, 12:41
Allah ım ya bu ne yarıs kafa kafaya hadi Gürkan abi sende altında kalma :D
Ne yarışı yaw haberim olmadan yarışamı girmişim :D Yanlız ben bunları mesaj yazmak için yazmıyorum. Bunlar bence bilinmesi gereken şeyler ben bilmiyordum çoğunu öğrendim öğrenmeyenlerinde öğrenmesini isterim ....
YoL_GezeR
23-07-2004, 12:49
ÇİN SEDDİ
Uzaydan bakıldığında ince, uzun bir dere gibi görülebilen, insan eliyle yapılmış tek eser olan Çin Seddi, Çin'in kuzeybatısı boyunca uzanan dünyanın en uzun savunma duvardır. Kalıntıları Po Hay körfezinde deniz kıyısında başlar. Pekin'in kuzeyinden geçerek batıya yönelir ve Huang-Ho nehrini ikiye bölerek güneybatıya uzanır. Gobi Çölü'nün güneyinden batıya yönelerek devam eder.
İlk set, M.Ö.7. yüzyılda Chu Krallığı tarafından, günümüzdeki Henan eyaletinde yapılmış olup fazla uzun değildir. M.Ö.3. yüzyılda Hun, Tunguz ve Moğolların saldırılarını durdurmak ve ülkenin kuzey sınırlarını korumak için İmparator Qin Shin Huang (Çe-Huang-Ti), burayı boydan boya aşılmaz bir savunma duvarıyla kapatmaya karar verdi. M.Ö.221 yılında daha önceki krallıkların yaptırdığı duvarları birleştirek uzattı. M.Ö.3. yüzyıldan M.S.17. yüzyıla kadar Çinliler seddi uzatmaya devam etmişlerdir. Seddi onaran ve savunma amaçlı kullanan son hanedan Ming Hanedanı (1368-1644) olmuştur.
Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 10.000 kilometreyi bulur. Bugün ayakta duran kısım Ming Hanedanı devrinden kalan 3.000 kilometrelik settir. Ancak asıl inşaat, M.Ö.221 ile M.S.608 yılları arasında yapılmıştır.
Seddin kalınlık ve yüksekliği yer yer değişir. Genellikle duvarın yüksekliği 7-10 metre, taban kalınlığı 7 metre ve üst kalınlığı ise 6 metre civarındadır. Üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir. Duvar boyunca siperlik ve okçu delikleri vardır. 200 metrede bir gözetleme kulesi veya kale ve 9 kilometrede bir fener kulesi bulunur. Duvar üzerinde yer yer saray ve tapınaklara da rastlanır. Bazı yerlerde setler, kademeli savunmaya imkan verecek şekilde bir kaç sıra halinde yapılmıştır.
Çin Seddi, en uzun sürede yapılan ve en çok insan çalıştırılan yapıdır. M.S.555'te Beijing ile Datong arasındaki 500 km.lik duvarın yapımında 1.800.000 kişi çalıştırılmıştır. Badaling dağınınüzerinden geçen seddin sadece 200 metrelik kısmını yapmak için bile binlerce kişi çalıştırılmış ve bu kişilerin isimleri bir taşa yazılmıştır.
MUSA HEYKELİ
Heykeltıraş olarak Rönesansın en güçlü sanatçısı Michelangelo'dur. Çok yönlü bir sanatçı olan Michelangelo, sanatına en çok titizlik gösteren sanatçı olarak da ünlüdür. Yonttuğu mermerde ince bir damar çıkmış olsa, ağız, burun veya herhangi bir yerde manayı değiştirebilecek bir yontma hatası olsa, cilalarken herhangi bir aşınma olsa veya taşınırken ufak bir çatlak veya bir sıyrık meydana gelse o işin bitmekte olduğuna bakmadan başka bir mermerde aynı figürü yeniden yontmaya başlardı. Aynı heykel üzerinde yıllarca çalıştıktan sonra ufacık bir kaza sonucunda onu olduğu gibi bıraktığı çok görülmüştür.
Michelangelo'nun şaheseri, Roma'da San Pietro in Vincoli bazilikasında, Papa Julius II'nin anıt mezarını süsleyen "Musa Heykeli"dir.
Papa Julius II, kendisi için bir anıt mezar yapılması için Michelangelo'ya başvurmuştu. Bunun üzerine hemen çalışmalarına başlayan Michelangelo, şaheserini oluşturacak heykel için lekesiz bir mermer buabilmek için, Carrara'daki mermer ocaklarında sekiz ay çalışmıştır.
Julius II ölünce yarım kalan anıt mezarın inşaatı daha sonra, daha küçük boyutlara indirilerek tamamlanmıştır. Bu anıt ve bu anıtın bulunduğu San Pietro bazilikası, Hıristiyan mabet ve mezarlarının en büyüğüdür. Michelangelo, bu eseri bazı aralarla tam 40 yılda tamamlayabilmiştir.
Heykelde Musa oturmuş vaziyettedir. Uzun sakalı vardır. Sağ kolunun altında, on emirin bulunduğu levhalar vardır. Heykelin yüzü, Papa Julius II'nin yüzüne benzetilmiştir. Fakat gözleri şimşekler çakan, enerji ve kararlılık ifade eden sert bir yüz ifadesi vardır. Vücudundan sanki kuvvet taşar. Anıt mezarın diğer figürlerinde olduğu gibi, bu heykelde de ışık-gölge oyunları vardır.
Musa Heykeli, yalnız Rönesans'ın ve İtalya'nın değil, bütün dünyanın ve bütün çağların en güzel eserleri arasında yeralmaktadır.
YoL_GezeR
23-07-2004, 12:50
ÖZGÜRLÜK ANITI
Amerika Birleşik Devletleri'nin sembolü olan bu heykel, Amerika'nın Avrupalılar tarafından keşfedilmesinden sonra bu kıtada dikilen en büyük anıttır. New York Limanı'nın girişindeki Özgürlük Adası'nda bulunmaktadır. Dünyayı aydınlatan hürriyet meşalesini temsil eden bu heykel, Fransız heykeltıraş Frederic Auguste Bartholdi tarafından yapılmış ve 1886 yılında Fransız hükümeti tarafından ABD'ye hediye olarak gönderilmiştir.
Heykel dövme bakırla kaplıdır. Gövdesi 46 metre olup kaidesiyle birlikte yüksekliği 100 metredir. Heykelin meşaleyi tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Başının genişliği 2 metre olup tacı ile birlikte yüksekliği 5 metredir. Heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenle çıkılır. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi birarada gezebilir.
TOPKAPI SARAYI
Fatih Sultan Mehmet tarafından, İstanbul'da Sarayburnu adlı ve zeytin ağaçlarıyla kaplı, Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç'in çevrelediği yarımada üzerine yaptırılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun uzunca bir süre idare edildiği Topkapı Sarayı aslında, içinde birçok saraydan, köşklerden, dairelerden, sofalardan ve kubbealtlarından oluşan büyük bir yapıdır.
Sarayın ilk yapılarından Çinili Köşk, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1472'de yaptırılmıştır. Mimar Atik Sinan tarafından yapılmıştır. İki katlıdır. Ortada tonozlar üzerine oturtulmuş ana kubbe vardır. Köşeler de kubbeli bölmelerden meydana gelmiştir. Ön tarafta beyaz mermerden yapılmış 14 sütuna dayalı bir revak vardır. Yapının içi boydan boya beyaz, kahverengi, lacivert, firuze çinilerle kaplıdır. Köşk, 1875'de müze haline getirilmiştir.
Revan Köşkü, IV. Murat tarafından 1635'te yaptırılmıştır. Sultanların sarıkları burada saklandığı için Sarık Odası adıyla anılır. Mimarı Kasım Ağa'dır. 8 cephesi ve 8 çıkıntısı vardır. Kubbe altın ve boya ile işlenmiştir. Uç çıkıntılarının tavanı ise deri üzerine işlenmiştir. Dördüncü çıkıntısında ocak vardır. İki çıkıntısı ise kütüphanedir. Aydınlık olması için üstüste pencereleri vardır. Kubbede de dört adet pencere bulunmaktadır. Çift kanatlı pencereleri sedef ve kaplumbağa sırtı şeklinde süslenmiştir.
1639'da Bağdat'ın fethinden sonra, IV. Murat tarafından Mimar Kasım Ağa'ya yaptırılan Bağdat Köşkü, saraydaki en güzel köşktür. 8 cepheli olan köşkte 4 girinti, 4 çıkıntı ve kubbe saçağı bulunmaktadır. Mermer sütunlar tarafından tutulan saçağın tavanı dörtköşe çıtalarla yapılmıştır. Kubbesinden aşağı altın bir küre sarkar. 3 kapısı ve 22 penceresi vardır. Kapı, pencere ve dolaplar fildişi ve sedeflerle, duvarlar ve kemerler ise çinilerle süslenmiştir.
Topkapı Sarayı günümüzde müze olarak kullanılmakta ve içerisinde dünyanın en güzel hazinelerini barındırmaktadır. İslam aleminin Kutsal Emanetleri de yine burada bulunmakta ve ziyaretçiler tarafından görülebilmektedir.
ben bunları okusam şimdi üniversiteyi bitirmiştim :D
YoL_GezeR
23-07-2004, 13:24
ben bunları okusam şimdi üniversiteyi bitirmiştim :D
Pek üniveriste de bunlardan çıktığını zannetmiyorum... :D
yok bende mesaj diye yazmıyorum.yeter ki sitemiz bilgi dolsun.
formula 1 pistlerinden.inşallah yakında bunların yanına türkiye grand prix i de eklenecek.
AVUSTRALYA GP 2004 // Albert Parkhttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_avustralya.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/avustralya_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
CAMS Limited
851 Dandenong Road
Malvern EastVic 3145
Avustralya
Tel : +613 9593 7777
Fax : +613 9593 7700
1. Yarış, 3 Mart 2003
Pist: Albert park / Melbourne
Tur Uzunluğu: 5.303km / 3.295mil
Yarış: 58 tur
Toplam Uzunluk: 307.574km / 191.110mil
2002 Pole Pozisyonu: R.Barrichello - 1.25.543
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.26.892
2000 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.30.556
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.30.462
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: K. Raikkonen - 1.28.541
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.28.214
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.28.214 http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzSchumacher, Avustralya Grand Prix’sinde 10. yarışında ilk birinciliğini kazandı.
1998, 1999 ve 2000 yıllarının sırlama turlarının ilk 3 ismi hep aynıydı: Hakkinen, Coulthard, Schumacher.
Johnnny Herbert, 2000 yılında tur tamamlayarak 1996, 1997 ve 1999 yıllarındakinden daha başarılı bir başlangıç yaptı.
Katıldığı ilk yarıştan puan alabilen 15. sürücü olan Raikkonen 2000, 16. sürücü olan Webber de 2002 de ilk puanlarını Melbourne de almışlardı..
Mark Webber; Jack Brabham, Tim Schenken ve Alan Jones’ dan sonra Formula 1’de puan alan dördüncü Avusturyalı oldu.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOAvusturalya F1 sezonunun son 6 senedir start aldığı ilk Grand Prix’dir.Daha önce 1996 senesine kadar Adalaide pistinde yapılan yarışlar 1996 sezonunun başıyla Melbourne’de ki Albert Park pistine taşındı.Bu yeni pist etkileyici taraftar atmosferi ve yaklaşık 5 aylık bir heyacan birikiminin depolandığı yarışlara sahne olmasıyla çok çabuk F1 severlerin beğenisini kazanmıştır.Yeni sezona başlayan takımların ilk deneyimlerini yaşayacakları Melbourne’de yarış esnasında herşeyin gerçekleşmesi mümkün.Ayrıca Albert Park pisti F1’de yer alan 3 cadde pistinden biri olma özelliğinede sahip.Pist ortalama bir hıza sahip.300-310 km hıza çıkılan pistte en yüksek hıza Ascari virajı bitimine doğru ulaşılıyor.Saat yönü doğrultusunda yapılan yarışt Brabham ve Waite şikanları çıkışında geçişler oldukça elverişli.Tutunma derecesinin düşük olduğu pistte maksimum yanal şiddet kuvveti 3G’yi buluyor.Bol güneşli yarışların yapıldığı Melbourne’de yağmur olasılığı oldukça düşük.Turizm açısındanda büyük önem taşıyan Melbourne GP’sinde seyirci sayısı 145.000 kişiyi buluyor.
5.303km uzunluğunda ve 58 tur atılan yarışı geçen sene Michael Schumacher kazanmıştı.En iyi tur zamanının Raikkonen 1.28:542 ile elde ederken Pole derecesini Rubens Barrichello 1.25:843 ile kazanmıştı.
MALEZYA GP 2004 // Sepanghttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_malezya.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/malezya_big.gif
www.malaysiangp.com.my (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.malaysiangp.com.my)
Malaysian Motor Sports Clubt
Sea Park - Petaling Jaya
47300 Selangor
Malezya
Tel : +603 777 2788
Fax : +603 777 2588
2. Yarış, 23 Mart 2003
Pist: Sepang / Malezya
Tur Uzunluğu: 5.543km / 3.344mil
Yarış: 56 tur
Toplam Uzunluk: 310.408km / 192.887mil
2002 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.35.266
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.35.220
2000 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.37.397
1999 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.39.688
2002 Şampiyonu: R. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: J.P. Montoya - 1.38.049
Tur Rekoru: J.P. Montoya - 1.38.049
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları Biliyormuydunuz2000 yılında, 75 bin kişilik yeni bir tribün inşa edildi.
2001 yılında “3 gün süreli altın koltuklar” 320 sterlinden satışa sunuldu.
2001 yılında Malezya’ da asgari ücret 150 sterlin idi.
2002 yılında yürürlüğe giren pite girme cezası ilk kez 2002 yılında, Sepang pistinde, Juan Pablo Montoya’ya uygulandı.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFODünyanın en modern pistlerinden biri olan Sepang pisti Melbourne’de ki heyecanı aynen kendisine taşıyor.1999 senesinde F1 takvimine katılan pist 1999 vee 2000 senelerinde sezonun sondan birinci yarışı olarak düzenleniyordu.2001 senesi itibariyle takvimde ikinci sıraya alınan pist bol heyecan ve tempolu yarışlarıyla dikkat çekiyor.90.000 izleyicinin izlediği yarışta geçişler en çok iki uzun düzlükte meydana geliyor.Tutunmanın yüksek olduğu pistte sürücüler maksiumum 3G’lik bir yanal şiddete maruz kalıyorlar.Maksimum 320km hızın yapıldığı pist 5.543km uzunluğunda.56 tur atılan yarışda hava şartları birden bire değişebiliyor.Güneşli bir hava aniden muson yağmurlarıyla kararabiliyor.
Geçen seneki yarışın galibi Ralf Schumacher olmuş yarışın en hızlı turuna Montoya 1.38:949 ile ulaşmıştı.Pole derecesini ise Michael Schumacher 1.35:266 ile elde etmişti.
BAHREYN GP 2004 // Sakhirhttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_bahrain.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/bahrain_big.gif
www.bahraingp.com.bh/ (http://www.bahraingp.com.bh/)
Bahrain International Circuit
P.O. Box 26381
Manama
Kingdom of Bahrain
Tel : +973 406444
Fax : +973 406555
3. Yarış, 4 Nisan 2004
Pist: Sakhir / Bahreyn
Tur Uzunluğu: 5.417km
Yarış: 57 tur
Toplam Uzunluk: 308.769 km
2004 Pole Pozisyonu: -
2004 Şampiyonu: -
2004 En Hızlı Tur: -
Tur Rekoru: -
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları Biliyormuydunuz
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFO...........
SANMARINO GP 2004 // Imolahttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_sanmarino.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/sanmarino_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
FAMS
Via IV Giugno 99 Serravalle
47031 Saint Marin
San Marino
Tel : 00378 000 757
Fax : 00378 000 284
4. Yarış, 20 Nisan 2003
Pist: Imola / San Marino
Tur Uzunluğu: 4.933km / 3.065mil
Yarış: 62 tur
Toplam Uzunluk: 305.609km / 189.897mil
2002 Pole Pozisyonu: M. Schumacher- 1.21.091
2001 Pole Pozisyonu: D. Coulthard - 1.23.054
2000 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.24.714
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.26.362
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: M. Schumacher - 1.24.170
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.24.170
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzFerrari en son 1976 yılında sezonun ilk 3 yarışını kazanmıştı. 2000 yılında Imola’da Schumi’nin aldığı zafer ile bunu tekrarladılar.
2000 yılındaki yarış sırasında, gazetecilerin grevde olması nedeniyle, RAI, Imola’yı yorumsuz yayınladı.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOSezonun dördüncü yarışı Ferrari’nin ikinci evi sayılan San Marino’nun İmola pistinde yapılıyor.100.000 seyirciye ev sahipliği yapan pist tam bir tifosi evi gibi.1.983km uzunluğundaki pist genel olarak hızlı ve düz bir pist.Genelde açık havada yapılan yarışlarda 300km hıza çıkılabiliyor.Turunma derecesi orta olan pistte sürücüler Tamburello virajı öncesi tam 4.1 G yana şiddete maruz kalıyorlar.Saat yönünün tersine yapılan yarışta sürücüler kolay bir yarış çıkaramıyorlar.Büyük usta Ayrton Senna’da 1994’de bu pistte yaşamını kaybetmişti.
Geçen seneki yarışı Schumi açık farkla kazanırken en hızlı tur zamanını Barrichello 1.24.170 ile gerçekleştirmişti.Pole derecesini ise Schumi 1.21.091 ile elde etti.
İSPANYA GP 2004 // Barcelonahttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_ispanya.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/ispanya_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
RACC (div. Esportiva)
Av. Diagonal 687
08028 Barcelona
İspanya
Tel : +3493 495 50 35
Fax : +3493 448 23 38
5. Yarış, 4 Mayıs 2003
Pist: Barselona / İspanya
Tur Uzunluğu: 4.730km / 2.939mil
Yarış: 65 tur
Toplam Uzunluk: 307.327km / 190.962mil
2002 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.16.364
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.18.201
2000 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.20.974
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.22.088
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: M. Schumacher - 1.20.355
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.20.355
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzCatalunya pisti, Montjuich Park ve Pedralbes’den sonra Barcelona’da İspanya GP’sine ev sahipliği yapan üçüncü pist.
2001 yılındaki yarışta Jacques Villeneuve, 1976 Avusturya GP’sinde John Watson’ dan sonraki ilk sakallı pilottu.
Minardi, 2002 yılındaki yarışta, Brezilya 2000’deki Sauber’den sonra bir GP’den çekilen ilk takım oldu.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOİspanya’nın Barcelona şehrinde düzenlenen Grand Prix Avrupa’da yapılan ikinci yarıştır.Hızlı bir pist olan Catalunya psiti Barcelona şehrine olan yakınlığıyla turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir.120.000 kapasiteli pistin uzun start düzlüğü geçişin en uygun olduğu yerlerden birisidir.Yol tutuşunun yüksek olduğu yarışta maksimum yanal kuvvet 3.3 G’yi bulabiliyor.İklimin ılıman olduğu zamanda yapılan yarışlarda yağmur olasılığı daha düşük.
Geçen seneki yarışı Michael Schumacher kazanmıştı.En hızlı tur zamanını 1.20.355 ile gerçekleştiren Schumacher Pole derecesinide 1.16.364 ile elde etmişti.4.730 km uzunluğundaki pistte yarışda 65 tur atılıyor.
MONACO GP 2004 // Monacohttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_monaco.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/monaco_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
AC-MONACO
B.P. 464
23, Boulevard Albert 1er
98012 MONACO Cedex
Tel : +377 93152600
Fax : +377 93152620
7. Yarış, 1 Haziran 2003
Pist: Monaco / Monte Carlo
Tur Uzunluğu: 3.340km / 2.904mil
Yarış: 78 tur
Toplam Uzunluk: 260.520km / 163.332mil
2002 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.16.676
2001 Pole Pozisyonu: D. Coulthard - 1.17.430
2000 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.19.475
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.20.547
2002 Şampiyonu: D. Coulthard
2002 En Hızlı Tur: R. Barrichello - 1.18.023
Tur Rekoru: R. Barrichello - 1.18.023
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzMonaco’da yaşayan kişi başına bir polis düşüyor.
Yarış, sezonun en kısa toplam uzunluğuna sahip yarış, yine de yarışçılar tur başına ortalama 38 vites değiştiriyor.
McLaren pistin en başarılı takımı.
2002 yılındaki yarışta Michael Schumacher, Ferrari için 100. yarışına çıktı.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFODünyanın en prestijli ve lüks ülkelerinden biri olan Monaco,Monte Carlo şehrinin caddelerinde yapılan Formula 1 yarışı dar caddeleri ve baş döndürücü atmosferiyle Formula 1 severlerin bütün sene sabırsızlıkla bekledikleri bir yarış halini almıştır.Oldukça dar caddelerde yapılan yarışta sürücülerin birbirlerini geçmesi neredeyse imkansız.Dar pistte geçişler kolaylıkla kapatılabiliyor.Geçişin en uygun olduğu yerler start düzlüğü ve Monte Carlo Oteli Tüneli çıkışı.3.370km uzunluğundaki pistte yarış boyunca 78 tur atılıyor.Tutunma derecesinin orta olduğu pistte lastikler ve frenler geç aşınıyor.Yakıt tüketiminin düşük olduğu pistte sıcaklık deniz seviyesindeki pisti oldukça etkiliyor.Maksimum G kuvvetinin 3.1 olduğu pistte yağmurda önemli bir faktör.Şiddetli bir yağmurda birçok araç yarış dışı kalabiliyor.1996 senesindeki yağmurlu yarışta sadece 4 aracın yarışı bitirebilmesi bu durumu gayet açık özetliyor.Geçiş imkanlarının yok denecek az olmasını sevmeyen sürücülerin yanı sıra çok dar bir pit alanına sahip olması yüzünden takımlar Monte Carlo pistinden oldukça şikayetçi.Ancak pistin yüksek imajı FIA’nın uzun süre garantisini alıyor.
AVRUPA GP 2004 // Nurburgringhttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_avrupa.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/avrupa_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
ADAC Motorsport GmbH
Am West Park 8
81373 München
Germany
Tel : +4989 7676 0
Fax : +4989 7676 2500
9. Yarış, 29 Haziran 2003
Pist: Nurburgring / Almanya / Avrupa
Tur Uzunluğu: 5.144km / 3.196mil
Yarış: 60 tur
Toplam Uzunluk: 308.743km / 191.853mil
2002 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.29.906
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.14.960
2000 Pole Pozisyonu: D. Coulthatd - 1.17.529
1999 Pole Pozisyonu: H.H. Frentzen - 1.19.910
2002 Şampiyonu: R. Barrichello
2002 En Hızlı Tur: M. Schumacher - 1.32.226
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.32.226
BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?Michael Schumacher, Ferrari ile birlikte ilk zaferine bu pistte imza attı.
Nurburgring pisti, 1954 yılında F1 tarihinin en uzun yarışına da ev sahipliği yapmıştı. Fangio’nun kazandığı yarış 3 saat 45 dakika 46 saniye sürmüştü.
2002 yılında, orijinal Nürburgring 75. yılını kutladı.
İNFOAvrupa GP’si olarak adlandırılan yarış aslında Almanya’nın Nürburgring kentindeki pistte yapılıyor.5.144km uzunluğundaki pistte sürücüler yarış boyunca 67 tur atıyor.Pist kayganlığıyla dikkat çekerken piste tutunma dereceside oldukça düşük.Lastikler ve frenler orta derecede aşınırken yakıt tüketimi orta derecede.Çok eski bir pist olan Nurburgring pisti 1925 senesinde yaklaşık 37km uzunluğa sahipti.1986 yılında şimdiki halini alan pist geçen sene tekrar yapılanmaya uğradı.Castrol virajı biraz daha uzatıldı.Geçiş imkanlarının değişken olduğu pistte genelde Veedol şikanı öncesinde ve Castrol virajında geçişler yaşanmakta.Maksimum 300km hızın yapıldığı pistte en yüksek yerçekimi şiddeti 3.3G olarak kaydediliyor.
KANADA GP 2004 // Montrealhttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_kanada.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/kanada_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
AC l'Ile de Notre-Dame
Comptoir Post. Centre Duvernay
C.P.41014
Laval-Quebec H7E 5H1-Canada
Tel : +1514 878 3771
Fax : +1514 878 3770
8. Yarış, 15 Haziran 2003
Pist: Mobtreal / Kanada
Tur Uzunluğu: 4.361km / 2.709mil
Yarış: 70 tur
Toplam Uzunluk: 305.270km / 189.694mil
2002 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.12.836
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.15.782
2000 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.18.439
1999 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.19.298
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: M. Schumacher - 1.15.960
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.15.960
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzMcLaren takımının 500. yarışı 2000 Kanada Grand Prix’siydi.
Kanada pistinde en fazla start alan pilot unvanı Riccardo Patrese’ye ait.
Formula 1’de ilk kez, 2001 Kanada GP’sinde iki kardeş yarışı ilk ikide bitirdi.
Benetton takımı 1990 yılından bu yana ilk defa 2001 yılındaki yarıştan puan alamadı.
1980’de 19 yaşındaki Mike Thackwell, yarış tarihinin en genç pilotu olmuştu.
Ferrari, 2002 Kanada GP’ de 150. yarışını kazanırken, Michael Schumacher 598. birinciliğine imza attı ve Kanada’ da 5. kez kazanma başarısını gösterdi.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOKanada’nın Montreal şehrinde yapılan pist Gilles Villeneuve adıyla anılıyor.Jacques Villeneuve’ün efsane F1 pilotu babası olan Gilles Villeneuve bu sporu Kanadalılara sevdiren en büyük kişi.Usta pilotun Ferrari takımında yarışırken vefat etmesi üzerine bu pist usta pilotun anıldığı bir pist olarakda takvimde yerini alıyor.Şehirde küçük bir adacığın üzerine kurulu olan pist doğal bir park olarakda kullanılabiliyor.Pilotların yarışırken zevk aldıklarını belirttikleri pist 4.421km uzunluğunda ve yarış boyunca 69 tur atılıyor.Tutunma derecesinin orta olduğu pistte lastikler orta derecede aşınırken sürücülerin frenlere sık yüklenmesi fren disklerini çabuk aşındırıyor. Yakıt tüketiminin orta olduğu pistte sürücüler en yüksek 3G şiddete maruz kalıyor.En yüksek 320km hızın yapıldığı pistte geçiş imkanları oldukça fazla.Start düzlüğü ve sonunda,L’Epingle U virajı çıkışında ve Droit du Casino düzlüğünde geçişler oldukça elverişli.Pistin risk taşıyan yerlerinden biride Gazino düzlüğü sonundaki şikan.Şikanın sağ duvarında yazan Bienvenue Quebec (Kanada’ya Hoşgeldiniz) yazısı pist tarihi boyunca gerçekten birçok pilota hoşgeldin dedi.Duvara çarpan sürücülerin şikayeti üzerine geçtiğimiz sene şikan tekrardan yapılanmaya girdi.Ancak hızını ayarlayamayan biri duvara çarpmaktan kurtulamayabilir.Genelde güneşli yarışların yapıldığı pistte yağmurda beklenilen bir tahmin olabiliyor.Ayrıca Kanada GP’si tarihde yarış esnasında kar yağan tek pist olarakda yerini alıyor.
AMERİKA GP 2004 // Indianapolishttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_abd.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/abd_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
United States Auto Club
4910 West 16th Street
Indianapolis-Indiana 46224
USA
Tel : +1317 247 5151
Fax : +1317 247 0123
15. Yarış, 28 Eylül 2003
Pist: Indianapolis / Amerika
Tur Uzunluğu: 4.192km / 2.605mil
Yarış: 73 tur
Toplam Uzunluk: 306.016km / 190.139mil
2002 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.10.790
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.11.708
2000 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.14.266
1999 Pole Pozisyonu: Yarışılmadı
2002 Şampiyonu: R. Barrichello
2002 En Hızlı Tur: R. Barrichello - 1.12.738
Tur Rekoru: R. Barrichello - 1.12.738
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları Biliyormuydunuz1909 yılında yapımı tamamlanan Indianapolis pisti, takvimdeki en eski pist olma özelliğine sahip.
Bu dalda ikincilik 1922 yılında yapılan Monza pistine ait.
2002 Amerkia GP’ de Ferrari, ard arda dördüncü dublesine imza attı.
Son duble aynı zamanda F1 tarihinin en yakın ikinci finişi oldu.
En yakın finiş 0.010 saniye farkla 1971 Monza’daydı.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOBirçok çeşitli Amerikan motorsporları organizasyonlarına ev sahipliği yapan İndianapolis pisti kapılarını uzun bir aradan sonra tekarar Formula 1’e açtı.2000 senesinde yarışların tekrar düzenlendiği pist eski Hockenheimring pisti gibi iki farklı kısımdan oluşuyor.Hızlı oval kısım ve yavaş iç kısım.İç kısım sadece F1 yarışlarında kullanılıyor.Bol virajın bulunduğu yavaş ve sıkıcı bir iç kısımdan sonra pist esas oval kısma bağlanıyor ve sürücüler burda eğimli pistte uzun süre tam gaz gidiyorlar.Geçişlerin büyük bir kısmı bu oval kısımda gerçekleşiyor.
4.192km uzunluğundaki pistte yarış boyunca 73 tur atılıyor.Orta derecede tutunmanın olduğu pistte lastik ve frenler orta derecede aşınıyor.
FRANSA GP 2004 // Magny-Courshttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_fransa.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/fransa_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
ASA de Nevers Magny-Cours
Technopole
58470 Magny-Cours
France
Tel : +333 86 21 28 95
Fax : +333 86 21 28 96
10. Yarış, 6 Temmuz 2003
Pist: Magny-Cours / Fransa
Tur Uzunluğu: 4.251km / 2.641mil
Yarış: 72 tur
Toplam Uzunluk: 305.886km / 190.069mil
2002 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.11.985
2001 Pole Pozisyonu: R. Schumacher - 1.12.989
2000 Pole Pozisyonu: M. Schuamcher - 1.15.632
1999 Pole Pozisyonu: R. Barrichello - 1.38.441
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: D. Coulthard - 1.15.045
Tur Rekoru: D. Coulthard - 1.15.045
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzRalf Schumacher kariyerinin ilk pole position’ına 2001 yılında Magny-Cours’da imza attı.
Aynı zamanda bu yarış Bridgestone ve Michael Schumacher’in beraber 50. GP zaferine imza attığı yarıştı
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOFransa’nın Magny Cours alanında yapılan pistin yöre halkı için ticari önemi olduça büyük.Aslında tarım şehri olarak yaşanan kente bir Formula 1 organizasyonunun getirilmesi bölgeyi ticari açıdan büyük ölçüde canlandırdı.4.251km uzunluğundaki pistte yarış boyunca 72 tur atılıyor.Yüksek tutunma sergileyen pistin geneli yavaş virajlarla ve hairpinlerle dolu.İlk kez 1991 senesinde yarışların başladığı pistte lastik ve fren aşınması ve yakıt tüketimi orta derecede.310km hıza çıkılan pistte pilotları en çok Grande Courbe virajındaki 3.6G’lik yerçekimi şiddeti zorluyor.Ayrıca ünlü Adalaide virajıda Magny Cours pistinde Nurburgring düzlüğü sonunda bulunuyor.Geçişler en kolay yapıldığı yerler Adalaide virajı,Chicane ve Chateau d Eau virajında gerçekleşiyor.Oldukça modern bir pist olan Magny Cours pisti izleyenleri sıkmayan yapısıyla heyecanlı bir pist.
BRITANYA GP 2004 // Silverstonehttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_ingiltere.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/ingiltere_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
MSA - Motor Sports House
Riverside Park - Colnbrook
Slough SL3 OHG
GB
Tel : +441753 681 736
Fax : +441753 682 938
11. Yarış, 20 Temmuz 2003
Pist: Silverstone / Britanya
Tur Uzunluğu: 5.141km / 3.194mil
Yarış: 60 tur
Toplam Uzunluk: 308.356km / 191.604mil
2002 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.18.998
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.20.447
2000 Pole Pozisyonu: R. Barrichello - 1.25.703
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.24.804
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: R. Barrichello - 1.23.083
Tur Rekoru: R. Barrichello - 1.28.214
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları Biliyormuydunuz2000 yılındaki yarışta, pit alanındaki tüm görevlilere, Paskalya Tatili anısına birer kırmızı gül verildi.
2001 yılındaki yarışta Silverstone, üç gün içinde ulaştığı 267 bin seyirci kapasitesiyle bir rekora imza attı.
2002 yılındaki yarışta toplam 48 pit stop vardı; Button, Coulthard, Raikkonen 4 kez pite girdi.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOSilverstone Motorsporları tarihinde eski eski pistlerden biri.1948 yılından bu yana motorsporları organizasyonları Silverstone pistinde gerçekleştiriliyor.Şu andaki yeni haline pist 1991 ve 1994 senelerindeki büyük restarasyon ve değişimlerle kavuştu.Pist genel olarak hızlı bir pist.Parçalı uzun düzlüklerde sürücüler uzun süre yüksek hızlar yapabiliyor.Bu düzlüklerin sonundaki şikanlarda ise sürücüler hızlarını düşürmek zorunda kalıyorlar.Takvimdeki sorunlu pistlerden biride İngiltere Silverstone pisti.Yağmur yağması sonucunda pist ve diğer alanlar sular altında kalıyor.Ayrıca pistin diğer bir sorunu ise yarışı izlemeye gelenlerin araçlarını park edecek yer bulamamaları ve aşırı kalabalık.Bu sorunlar üzerine pist 2001 sezonu ve sonrası birkaç değişiklik daha yaşadı.Ancak pistin tam olarak sorunsuz oluşu henüz kanıtlanamadığı için FIA Silverstone’un takvimdeki yerini sağlamlaştırmıyor.Bu yüzden Silverstone’un gelecekteki yeri belirsiz.
İngiltere pistinin diğer bir özelliği ise üç takımın ev sahipliğini yapması.Williams,McLaren ve Jaguar.Bu takımların idari kısımlarıda İngiltere’de bulunuyor.5,141km uzunluğundaki pistte yarış boyunca 60 tur atılıyor.Genellikle çift pit stop stratejisinin yapıldığı yarışlarda frenler geç aşınırken lastikler orta derecede aşınıyor.Yakıt tüketiminin orta olduğu pistin yol tutuşuda orta seviyelerde.Düz bir pist olan Silverstone’da maksimum yer çekimi kuvveti Bridge virajında 3.5G olarak kaydediliyor.
ALMANYA GP 2004 // Hockenheimhttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_almanya.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/almanya_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
AVD-Wirtschaftsdienst GmbH
Lyoner Strasse 16
60528 Frankfurt
Germany
Tel : +49 69 66060
Fax : +49 69 660 6210
12. Yarış, 3 Ağustos 2003
Pist: Hockenheim / Almanya
Tur Uzunluğu: 4.574km / 2.842mil
Yarış: 67 tur
Toplam Uzunluk: 306.458km / 190.433mil
2002 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.14.389
2001 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.38.117
2000 Pole Pozisyonu: D. Coulthard - 1.45.697
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.42.950
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: M. Schumacher - 1.16.462
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.16.462
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzKariyerinin ilk birinciliğini 2000 yılında bu pistte yakalayan Rubens Barrichello, zafere ulaşırken 250 litreden fazla benzin tüketti.
Michael Schumacher, bir sezonda 9 yarış kazanma rekorunu 2002 yılındaki Almanya GP’ de egale etti.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOAlmanya’nın Hockenheim şehrinde bulunan Hockenheimring pisti Almanya’nın takvimde ev sahipliği yaptığı ikinci pist.Uzun seneler Formula 1 pistinde en yüksek hızın yapıldığı Hockenheim pisti bu özelliğini geçen sene kaybetti.Çünkü pistin uzun kısımlarından bağımsız yeni yerler eklendi.Pistin %60yı yenilendi.Eskiden Orman kısmı denilen uzun düzlüklerin bulunduğu yerde sürücüler en yüksek hızlarına ulaşırken bu uzun düzlüklerin sonunda Stadyum denilen kısımda en düşük hızlarda sürüş sergiliyorlardı.Bu iki farklılık iki farklı setup gerektiriyordu.Bu da takımların uygun ayarı yakalamasını güçleştiriyordu.Ancak yenilenen pistte böyle bir ikilem ortadan kalkmış oldu.Pist bir şikanla eski pistten ayrılırken uzun bir hairpin ve Adalaide benzeri bir U virajı ile Stadyum kısmına bağlandı.6.825km uzunluğundaki pist 4.574km uzunluğuna düşürüldü.Yarış boyunca dönülecek tur sayısı ise 67.
Eski piste nazaran yeni pistte lastikler ve frenler orta derecede aşınırken yakıt tüketimide orta düzeyde.Geçiş imkanlarının kolaylık gösterdiği pistte Agip ve Sachs virajları geçişlerin en çok yaşandığı yerler.Hockenheim yarışları genellike güneşli havalarda yapılıyor.Yarış boyunca Schumi fanatiği Almanların yarattıkları atmosferse mükemmel.
SpEEd_dRiVeR
23-07-2004, 14:22
abi konuyla pek alakası yok gibime gedi..
BREZİLYA GP 2004 // Interlagoshttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_brezilya.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/brezilya_big.gif
www.gpbrasil.com (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.gpbrasil.com)
CBA
Rua da Glória 290
20241-180 Rio
Brezilya
Tel : +5521 221 4895
Fax : +5521 221 4531
3. Yarış, 6 Nisan 2003
Pist: Interlagos / Brezilya
Tur Uzunluğu: 4.309km / 2.677mil
Yarış: 71 tur
Toplam Uzunluk: 305.909km / 190.067mil
2002 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.13.780
2001 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.16.568
2000 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.30.556
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.17.092
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: K. Raikkonen - 1.28.541
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.28.214
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.28.214 http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzBrezilya’ da yarış kazanan ilk Brezilyalı pilot Emerson Fittipaldi’ydi. Fittipaldi, 1973, 1974’te, Carlos Pace ise 1975’te Brezilya’da yarış kazandılar.
Interlagos’ta yarış öncesi oluşan kuyruk, Ayrton Senna’nın yarıştığı zamanlardan bile daha uzundu: 3 bilet gişesinin önünde yaklaşık 6 km.
Organizatörler, 1999 yılında pistin ve çevresinin düzenlenmesi için yaklaşık 6 trilyon harcadılar.
Brezilya’da 11 kez start alan Michael Schumacher sadece bir kez podyum dışında kalırken Barrichello kendi ülkesinde 10. yarışını yaptığı 2002 yılına kadar sadece 1 kez finiş gördü..
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOSezonun üçüncü etabı Sao Paulo şehrinin İnterlagos pistinde düzenleniyor.Karakteristik özelliklerine bakacak olursak pist bol virajlı uzun bir start finish düzlüğüne sahip.Yağmur riskininde yüksek olduğu pist saat yönünün tersine dönüyor.Bu durum pilotların boyun kaslarını oldukça zorluyor.Zira takvimde sadece iki pist saat yönünün tersine dönüyor ve sürücüler bu durumada pek kolay alışamıyorlar.
Genelde takımların eski ve sorunlu olmalarından yakındıkları pistin gelecekteki yerinin sabit bir güvencesi yok.Çoğu takım şefleri burada bir yarış düzenlenmesinin gereksizliğini savunuyor.ancak İnterlagos GP’si Güney Amerika’da düzenlenen tek yarış.
Pist 4.309km uzunluğunda ve yarışda 71 tur atılıyor.Geçişlerin en müsait olduüu yer uzun start düzlüğü ve start düzlüğü sonundaki şikan geçişi.Pistin her bölümünde eğim farklı bu da tutunma derecesini zor kılıyor.Maksimum 3.4G kuvvetine maruz kalan pilotların yarışını her sene yaklaşık 85.000 kişi izliyor.
Geçen seneki yarışı Michael Schumacher kazanmıştı.Yarışın en hızlı turunu Montoya 1.16.079 ile gerçekleştirmişti.Yine Pole derecesine Montoya 1.13.114 ile ulaşmıştı.
JAPONYA GP 2004 // Suzukahttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_japonya.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/japonya_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
Suzuka Circuitland / SMSC
7992 Ino-cho, Suzuka-shi
Mie 510-0295
Japonya
Tel : +81593 78 1111
Fax : +81593 70 3603
16. Yarış, 12 Ekim 2003
Pist: Suzuak / Japonya
Tur Uzunluğu: 5.821km / 3.617mil
Yarış: 53 tur
Toplam Uzunluk: 308.317km / 191.588mil
2002 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.31.317
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.32.484
2000 Pole Pozisyonu: M. Schuamcher - 1.35.825
1999 Pole Pozisyonu: M. Schuamcher - 1.37.470
2002 Şampiyonu: M. Schumacher
2002 En Hızlı Tur: M. Schuamcher - 1.36.125
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.36.125
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzJaponya, 18 kez ev sahipliği yaptığı Grand Prix’ lerin 16’sını Suzuka pistinde gerçekleştirdi.
1976 ve 77 yıllarında ise yarış heyecanı Mount Fuji pistine taşındı.
Takuma Sato, Shinji Nakano’ nun 1997 Macaristan GP’ sinde altıncı olarak bir puan aldığı yarıştan bu yana puan alan ilk Japon pilot oldu.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOSuzuka pistinde yapılan Japonya GP’si kozların paylaşıldığı son yarıştır.Çok teknik bir pist olan Suzuka pisti sekiz rakamını andıran yapısı hızlı ve yavaş virajları ile ön plana çıkmaktadır.Her turun bir başka yaşandığı Suzuka pistinde geçişlerin çokluğu yarışı zevkli kılmaktadır.Yüksek tutunma derecesinin bulunduğu pistte yarış boyunca lastikler orta derecde aşınırken frenlere fazla iş düşmemektedir.Yakıt tüketiminin yüksek olduğu yarışlarda genellikle çift pitstop stratejisi kullanılır.3.6G şiddetinin gerçekleşti 130R virajı Formula 1 pistleri arasında en hızlı dönülen virajlardan birisidir.Geçtiğimiz sene McNish’in burda yaşadığı kazada Toyota bariyerlerin diğer tarafına uçmuştu.
Sezonun son yarışı olması nedeniyle bazen şampiyonun burda belirlenmesi Japonya Suzuka pistinin önemini arttırmıştır.
ÇİN GP 2004 // Şangayhttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_china.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/china_big.gif
www.f1china.com.cn (http://www.f1china.com.cn/)
1558 Dingxi Road, Shanghai
China
Tel : (86-21) 62520000
Fax : (86-21) 62523734
16. Yarış, 26 Eylül 2004
Pist: Şangay / Çin
Tur Uzunluğu: 5.451km
Yarış: 56 tur
Toplam Uzunluk: 305.256 km
2004 Pole Pozisyonu: -
2004 Şampiyonu: -
2004 En Hızlı Tur: -
Tur Rekoru: -
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları Biliyormuydunuz
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFO...........
İTALYA GP 2004 // Monzahttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_italya.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/italya_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
Automobile Club Milano
Corso Venezia 43
20121 - Milano
İtalya
Tel : +3902 774 5254
Fax : +3902 760 24641
14. Yarış, 14 Eylül 2003
Pist: Monza / İtalya
Tur Uzunluğu: 5.793km / 3.600mil
Yarış: 53 tur
Toplam Uzunluk: 306.719km / 190.613mil
2002 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.20.264
2001 Pole Pozisyonu: J.P. Montoya - 1.22.216
2000 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.23.770
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.22.432
2002 Şampiyonu: R. Barrichello
2002 En Hızlı Tur: R. Barrichello - 1.23.657
Tur Rekoru: R. Barrichello - 1.23.657
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları BiliyormuydunuzMonza’da 3 yarış pisti bulunuyor: Grand Prix’ nin yapıldığı pist, tüm yarışların yapıldığı küçük pist ve rekor denemeleri için kullanılan rekor pisti.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOF1 takvimindeki en hızlı pist olan Monza pisti Silverstone gibi tarihi bir pist.Eski haliyle birlikte 1950 yılından bu yana Formula 1 yarışlarına Monza ev sahipliği yapıyor.Yarış boyunca dinmeyen temposu ve bol heyecanlar yaşatan pist Formula 1 araçlarının en yüksek hıza ulaştıkları pist olma özelliğinide taşıyor.Pist bu kadar güzelliği taşıyor ancak pistin kabarık bir sabıkası var.İlk olarak Jochen Rindt 1970 senesinde sıralama turlarında vefat etti.Ardından Ronnie Peterson 1978 senesindeki yarışın startında ölüme uçtu.Zincirleme kazada ölen Peterson’un ardından bir başka zincirleme kazada 2000 senesinde araçdan kopan bir parçanın vucuduna isabet etmesi üzerine bir pist görevlisi hayatına veda etti.Hızla birlikte ölümüde getiren Monza pistinde güvenlik önlemleri bir hayli genişletildi.İki şikan eskisinden daha güvenilir hale getirildi.Ancak bunca üzücü olayların yaşanmasına rağmen Monza popülerliğinden hiçbir şey kaybetmedi.Takvimde sabırsızlıkla beklenilen pistlerden biride Monza pisti.
5.793 km uzunluğundaki pistte yarış boyunca 53 tur atılıyor.360km hıza çıkılan pistte tutunma oranı yüksek.Lastikler orta derecede aşınırken frenler çok çabuk aşınıyor.Genelde sert lastiklerin kullanıldığı yarışta lastikler yarışın sonunda dümdüz oluyor.Yüksek yakıt tüketiminin olduğu pistte maksimum yanal kuvvet 3.3G ile Vialone virajında yaşanıyor.Geçiş imkanlarının fazla olduğu pistte sürücülük kabiliyetlerinden çok motor gücü ön plana çıkıyor.İki araç arasındaki 1 beygirin bile önemli olduğu pistte motoru dayanan araç kazanmaya en yakın aday.
Ferrari’nin ev sahibi olduğu Monza GP’si Tifosilerin sanki bayram kutlamaya geldikleri bir alan gibi.Ferrari’nin kazanması halinde pist adeta bir şölene dönüşüyor.
MACARİSTAN GP 2004 // Hungaroringhttp://www.turkiyef1.com/global_img/pist_macaristan.gifhttp://www.turkiyef1.com/global_img/macaristan_big.gif
www.grandprix.com.au (http://www.turkiyef1.com/circuits/www.grandprix.com.au)
Hungaroring Sport Rt.
Pf.10.
Mogyoród 2146
Macaristan
Tel : +3628 444 444
Fax : +3628 441 860
13. Yarış, 24 Ağustos 2003
Pist: Hungaroring / Macaristan
Tur Uzunluğu: 3.975km / 2.470mil
Yarış: 77 tur
Toplam Uzunluk: 306.069km / 190.148mil
2002 Pole Pozisyonu: R.Barrichello - 1.13.333
2001 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.14.059
2000 Pole Pozisyonu: M. Schumacher - 1.17.514
1999 Pole Pozisyonu: M. Hakkinen - 1.18.156
2002 Şampiyonu: R. Barrichello
2002 En Hızlı Tur: M. Schumacher - 1.16.207
Tur Rekoru: M. Schumacher - 1.16.207
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif Bunları Biliyormuydunuzİlk Macaristan GP’si 1936’da yapıldı ve pistin ilk galibi Alfa Romeo kullanan Tazio Nuvolari oldu.
2002 Macaristan GP’si, Arrows’un kuruluş yılı olan 1978’den bu yana katılmadığı ilk yarış oldu.
http://www.turkiyef1.com/global_img/info_dart.gif İNFOBaşkent Budapeşte’nin 12mil kuzeydoğusunda yer alan Hungaroring pisti bir bakıma Monte Carlo pistinin benzeri.Nedeni ise pistde geçiş imkanlarının yok denecek kadar imkansız oluşu ve yavaş geçilen virajlar.Diğer bir özelliği ise pistin rüzgar alan bir tepe üzerine kurulu olmasından dolayı oldukça tozlu bir pist.Bu yüzden Hungaroring pisti F1 takviminin en kaygan pisti.3.975km uzunluğundaki pistte yarış boyunca 77 tur atılıyor.Frenleri orta derecede aşındıran pist lastiklerin çabuk eskimesine neden oluyor.Orta derecede tutunmaya sahip pist yarışda araçlara fazla yakıt harcatmıyor.
Sürücüleri fazla sıkan pistte neredeyse geçişler yok denecek kadar az.Pistin tercih edilen tek yanı Budapeşte’nin diğer ülkelere nazaran ucuz bir yer olması.Ayrıca en iyi görüş mesafesi bulunan pistlerden biride Hungaroring pisti.Ancak yarış bazen monotonluğa kaçabiliyor.
yazacak tarihi eser kaldımı:D :D bende forum boş kalmasın diye bunları gönderdim.bilgiden zarar gelmez.yoksa banada alakasız geldi ama ne yapalım?bilgi bilgidir.
belçika eksik kaldı...
SPA (Liege / Belçika)
VİRAJLAR
http://www.sporline.com/formula1/images/spa.gif
1- La Source
2- Eau Rouge
3- Radillon
4- Les Combes
5- Malmedy
6- Rivage
7- Pouhon
8- Fagnes
9- Stavelot10- Blanchimont11- Bus Stop Sigani
TEKNİK BİLGİLER
PİST UZUNLUĞU
TUR SAYISI
TOPLAM UZUNLUK
6,968 km
44 tur
306,592 km
PİST REKORLARI
PİLOT
ZAMAN
YILTAKIM
EN HIZLI TUR
M.Schumacher
1,49,758
2001
Ferrari
POLE POZİSYON
N.Piguet
1,02,00
1985
Brabham
SON GRAND PRİX YARIŞI
PİLOT
ZAMAN
TAKIMSIRA
EN HIZLI TUR
M.Schumacher
1,49,758
Ferrari
1
POLE POZİSYON
J.P.Montoya
1,52,072
Williams
16
PODYUM
M.Schumacher
D.Coulthard
G.Gisichella
1,08,05,002
+10,098
+27,700
Ferrari
McLaren
Benetton
1
2
3
İSTATİSTİKLER (SON 10 YIL)
YIL
PİST
KAZANAN
POLE POZİSYONEN HIZLI TUR2000
SPA
M.Hakkinen
M.Hakkinen
R.Barrichello
1999
SPA
D.Coulthard
M.Hakkinen
M.Hakkinen
1998
SPA
D.Hill
M.Hakkinen
M.Schumacher
1997
SPA
M.Schumacher
J.Villeneuve
J.Villeneuve
1996
SPA
M.Schumacher
J.Villeneuve
G.Berger
1995
SPA
M.Schumacher
G.Berger
D.Coulthard
1994
SPA
D.Hill
R.Barrichello
D.Hill
1993
SPA
D.Hill
A.Prost
A.Prost
1992
SPA
M.Schumacher
N.Mansell
M.Schumacher
1991
SPA
A.Senna
A.Senna
R.Moreno
Şükrü abi bu mesajları görmesin bence :yuppiyuv:
Tunç İleri
04-07-2008, 10:09
Elinize sağlık , etkilendim , güzel bilgiler içeriyor. :)
Scorpion_King
04-07-2008, 12:57
Tebrikler 2007 2006 2005 ten hortlatılanlar biryana, şuanki rekor sende.2004.. 4 yıl dile kolay.:)
YoL_GezeR
05-08-2008, 16:16
Hehe sizler neler yapmışsınız yaw taaa 2004'ün konusu :D Ben bunları yazdığımı bile hatırlamıyorum :) Bayağı uğraşmışım ya :)
vBulletin v4.1.7, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.