• Fletcher Sınıfı Türk Destroyer Revell 1/144

      Eveeeettttt...... bir tane daha deli işi, Çin işkencesi projeye daha hoş geldiniz arkadaşlar

      Peki, bu seferki arkadaşın öncekilerden ne farkı var? Bu sefer Türk donanmasından bir arkadaş olacak kendileri.

      Çalışmalarımıza, tabiki araştırma yaparak başladık. Esasında bizim kullandığımız Fletcher sınıfı Destroyerler ile Alman destroyerleri, birkaç teknik özellik olarak aynıymışlar. Farklılık sadece menzil ve motorlarındaymış. Nereden mi öğrendik? Pek sevgili Jane ablamız, 79 yılı Ülkeler Donanması Almanağını hazırlarken öyle yazmışta ondan



      Haliyle bende Revell'in German Destroyer Class 119 maketini seçtim. Buda demektir ki seçtiğimiz kitin görüntüsünde çok büyük bir değişiklik ve belki hiç değişiklik olmayacaktır. Ama yinede bulabildiğimiz tüm fotolarınıda internetten topladık bizdeki biraderlerin, ne olur, ne olmaz.... diyerek. Bakacağız artık ne yapıp ne yapamayacağımıza





      5 kardeş olarak gelmişler bize. Hepside 42-43 yapımı. Haliylede az çok savaş gazisiymişler. Bizdeki adları ise hep 'İ' ile başlayacak şekilde konmuş nedense

      -İstanbul
      -İzmir
      -İzmit
      -İskenderun
      -İçel

      Gelelim kitimize....

      Parça bol, bolda benim Sosludan sonra yinede az geldi gözüme Üstelik birde yeni kalıp, hiç şansı yok anlayacağınız ;D

      Tahminen 4-5 ayda biter diye düşünüyorum ne yalan söyleyeyim Sonuçta ağırlıklı 2 renk boyanacak ve çok fazla eskitme olmayacak. Zorlarsa bir RC kısmı, CG ve kullanım zorluğu açısından terletecektir. Haaaa... birde mümkün olursa ana Mast'ı (radarın falan olduğu direği) pirinçle değiştirmeyi düşünüyorum. Orada belki bir sıkıntı çıkabilir. Bakacağız artık..




      Tabii bu arada hemen bir Eduard detay setide patlattık arada. Sadece rafta dursaydı gerek yoktu ama havuz mavuz derken, vardevelaların canına ot tıkanıyor



      Vede RC parçalarımızın bir kısmı. Şansıma daha evvelden tam ölçeğinde şaft kovanı, şaft ve pervane seti alıp bir kenara atmışım. Gerçi boyu biraz sıkıntılı gibi duruyor ama onuda hallederiz evvel Allah.

      Hayır, bu ilerde nasıl olsa yarar diye bir şeyler alıp, biryerlere gömmek sadece biz modelcilerde mi var yoksa tüm diğer hobicilerin huyu mu bu?




      Isınma turlarımızı halletikten sonra, yavaş yavaş sağlı sollu yoklamaya başladık kardeşi. Önce gövdeyi birleştirdik caponun kudretiyle. Aralık boşluklara ise bastık macunu nasıl olsa yaparken gerekecek diye. Motorları da yuvalarına oturttuk bir güzel. Arkasından geçtik şaftları bağlama işine. Tahmin ettiğim gibi şaftlar, haliylede şaft kovanları kısa geldi





      Allahtan çözümü basitti. 3 mmlik pirinç boruyla uzattım şaftları bir güzel. İyi hoşta niye böyle bir tadilat yapmak gerekti

      İfinim cevabı basit. Temel fizik kanunları bkz. Arşimet, Birleşik Kaplar Teorisi. Eğer, şaft kovanının tekne içindeki ucu su seviyesinden aşağıda kalırsa, içeri su alacaktır da ondan. O yüzden, kovanın ucunu bu seviyenin üzerine çıkartmak zorundayız. Peki ama şaft kovanlarının giriş açısı belliyken vede bu açıyı dikleştirmeden ne yapmak lazım?

      Açıkcası üç yolu var;

      -flexi şaft kullanmak. Böylece şaft eğerek kısa mesafede su sathı üzerine çıkarmak. Tercih etmedim çünkü hem bu ölçüde flexi şaft Türkiyede yok, hemde getirtmek fuzuli yere masraf.

      -keçe alıp, kovanın dış ucuna takmak. Çok mantıklı değil, iki gün sonra bozulursa tekrar bir yerlerden bulmak gerekir

      -kovanın içindeki ucu, su seviyesinden yukarıda kalana kadar uzatmak. İşte benim yapacağımda buydu.





      Tabi akabinde başka bir sorunla daha karşılaştık. Bu seferde şaftalr kısa kaldıÜstelik araya ek yapma gibi bir durumda olamazdı. İşte o zaman aklıma, çelik pushrodlar geldi. 2mm genişlikleriyle pervane için idealdiler. Ayrıca boy akabinde uzadı. Üstelik eğilebilecekleri içinde, şaft kovanın içerisinde oluşabilecek az biraz çapa uygun olarak şekil alabileceklerdi



      Dümense en basiti oldu ne yalan söyleyeyim. Direkt gidip bir dümen takımı aldım ve doğradım. Üzerinede scriberla gerekli hatları açtım mıııı?



      Gelelim bu arada yapılanlara.....

      Önce bir güzel şaft kovanlarımız yükselttik altlarına takoz koyarak Açıkcası gözüm bu yüksekliği pek kesmedi ama olabileceği ancak bu kadar oluyor. Daha fazla açı vermeye kalkarsam, kovanların iç çeperleri bayağı bir çap yapacak, oda şaftı sıkıştırabilir :-X Böyle conversionlarında kötü tarafı bu. Ne kadar araştırırsanız araştırın, tüm model bitmeden tam olarak ne olacağını göremiyorsunuz Gerçi çok önemli değil çünkü içeri su alacaksa bu yükseklikle az az alacaktır. Haliyle tekneyi yüzdürürken ara ara kontrol ederek, üzerinden gelinebilinecek bir sorun. Ama tabiki kontrol etmemek varken, bununla uğraşmanın ne manası var Büyük ihtimmalle bu akşam yapacağım küvet testinde kokusu çıkar



      Arkasından aldık elimize hazır dümenimizi, bir güzel açtık scriberla üzerindeki girintileri aslına bakarak. Merak edenler için söylüyorum. Esasında teknenin içinden çıkan dümen tertibatıda uydurup kullanılabilinir. Ama hazır birşeyi az biraz tadilatla kullanma imkanı varken, açıkcası uğraşmak istemedim.



      Bu işide hallettikten sonra, motorlara el attım. Daha takarken kabloları elimde kalmıştı. Hem bu sebepten, hemde açıkcası biraz daha kuvvetli kablo kullanmak için söktüm hepsini ve daha kalın kablolarla değiştirdim bir güzel.





      Dümenimizide taktıktan sonra yerine (bu arada önüne ufak bir su seti yaptık ne olur ne olmaz, hani belki su sızarsa tutsun diyerek ), aldık götürdük kızı su testine. Bayağı dayanıklı çıktı kerata, ben bile beklemiyordum bu kadarını Öncelikle, suya umduğum kadar oturmadı. Üstelik üzerine koyduğum ağırlığa rağmen yine umduğum kadar suya gömülmedi. Buda demektir ki dönüşlerde saçmalamazsam ve tam gaz gitmek gibi fanteziye girmezsem gayet kolay bir yüzüşü olacaktı







      Neyse nerede kalmıştık? Hah...su testini başarıyla geçen teknemizin, elekronik donanımını yerleştirmeye geçtik.



      Tabiki bir su testi daha yapmasaydık olmazdı vede ınınınınnnnıııııın....YAŞIYOR YAŞIYOR.... ;D Artık gönül rahatlıyla maketi toplamaya geçebiliriz.... Sırada ezilme vede göçmeler ile en sevdiğim kısım Tesviye Vasfiye işleri



      Önce alt kısmın tesviye işini ettim bir güzel. Nazar değdirmişim herhalde kendimeki bu sefer uzun sürdü. Kaydırmışım yapıştırırken. Haliyle caponun gücü karambole kaynadı



      Arkasından, bizim teknelerin ref fotolarına bakıp, giriştim makete sağlı sollu. Hani illa hep yeni birşey deneyeceğiz ya, hani macera olsun hesaaaabı hııııışşşştttt ....... Aldım elime cetveli, sabit markerı. Başladım kutucuk çizmeye.



      Arkasından, başladım azar azar bu diktörtgenlerin içlerini boşaltmaya. Daha çoook işim var çoooooook :o Üstelik birde ince zımpara yiyecek tüm buralar ve arkasından eğer gerekirse bir kere daha kazıma vede tekrar zımpara



      Bir haftalık tatil, üzerinede aşırı sıcaklardan makete modele el sürememede binince, epeeyyyy bir yatış süreci geçti haliyle Ama azar azar, tekrar mıncırmaya başladık ufaklığı. En büyük angaryalardan biri olan geçik göçük işlerini hallettim önce.

      Neyse gelelim foto moto işlerine... İlk foto, güvertedeki göçükleri şettirmek için kullandığımız uç vede yaptıkları. Sabit mürekkepli kalemle böldüğümüz kareciklerin içlerini bu uçla traşladım. Daha sonraysa zımparayla bir güzel tesviye vede vasviyesini yapıp, Tamiya sprey astarla genel duruma baktım.



      Fotolardan gördüğüm kadarıyla bir iki yeri az biraz daha mıncırmam lazım ama hadi neyse





      Tekrar bıt bıtlara devam. Gövdenin ve güvertelerin renklerini attım. Önce zehirli boya için maskeleyip, Tamiya FS serisinden, 'Dull Red' renginin spreyini kullandım.





      Açıkcası, renk olarak tam zehirli boyanın karşılığı değil. Ama tekneyi kızaktan daha yeni inmiş gibi yapmayacağım için, yapılacak yıkamaya istinaden hem renk biraz daha kırılacaktı hemde bir ihtimal üzerinde pas çalışmaya kalkarsam, renklerin olduğundan fazla koyulaşmasını önlemeye çalıştım. Haaaa.....işin üşengeçlik kısmına hele hiç girmiyorum

      Arkasından zehirli boya kesiminin üzerindeki 'gara' renkteki bölümün boyamasına geçtim. Bu kısım esasında decal olarak verilmişti. Fakat ref fotolarında kalınlığın verilen decalden daha fazla olduğunu fark ettim. Üstelik boyamak varken decalde neydi diyerek Vallejonun Negro rengini raftan çıkardım.

      Tabiki akabinde, teknemiz bir güzel tekrar mumya moduna sokuldu







      Bantlarla, kağıt peçeteler söküldükten sonra baktıkki bazı yerlerde rötuş lazımmış, hemen akabinde de oraları iyi ettik



      Öncelikle servodan dümene giden telin kastırdığının fark edilmesine istinaden, güvertede sürttüğü yer nispeten azalsın denilerek kesilip alındı. Böylece sürtünmeyle servonun üzerine binecek yük azda olsa azaltıldı.



      Arkasından üst güverteyi sabitlemek ve böylece seyir esnasında suya uçmasını engellemek için güverte üzerinde kamufle edilebilinecek yerlere vida delikleri açıldı. Bu deliklerin karşılığı olan güvertenin iç kısımlarına ise vidaların tutunacakları somunlar, ufak platformlara takılıp yerleştirildi. Bu mini platformları ise önce japonla tutturup, sonra epoksi/microbalonla sabitledim. Birde boyandılarmı Alllaahhhh....




      Son olarakta güvetenin burun kısmına bir ek yaparak, yerine montelendiğinde kızak görevi görerek kabarmasını engelledim



      Tüm bu işlerle beraber teknenin hemen hemen tüm statikten dinamiğe çevrilme işi tamamlanmış oldu. Birde ikinci güverteyle ilgili kesme biçme işini edersem, malın tüm işini iyi etmiş olucağım Son olarakta yine ufak bir dry fit...



      Şimdilik son durum budur. Artık teknenin toplamasına geçeceğim

      Yavaş yavaş maketin birleştirmesine geçtik artık Tabi bunla beraber, daha dakika 1 gol 1, selamın kavlen ilk tadilat işide başlamış oldu Gerçi can sıkacak bir durum yok ortada, tüm maketin en kapsamlı vede belkide bir iki tadilatından birisi. Anlayacağınız sadece işgüzarlıktan homurdanıyorum o kadar ;D

      İfinim, arka bacadaki radar ekipmanı ile maketin içinden çıkan plan arasında azda olsa (höh....ne azı tamamıyla farklı ) bir fakllılık mevcut. İşte bu gruba giriştik ifinim




      Öncelikle gerekli ekipman sağdan soldan toplandı, esasında 'yaşasın oğlanın oyuncakları...' çığlıklarıyla odasına dalındı da denilebilinir Büyük radar kutusu, oğlanın tabancasının mermisinden uyduruldu. Çıbık mıbıklar ise eldeki sitiren mitirenlerle, ahşap kaplama çıtalarından şettirildiler. Açıkcası çok içime sinmesede, en azından gerçeğine yakın bir görüntü yakalayacağımda kesin





      Az biraz daha işi var, sonra ver elini rötuş işi...

      Arkasından, büyük radar kutusu içime sinmediği için söküldü vede tekrardan elde kalan bombalardan imal edildi Böyle daha bir güzel olduğu kesin



      Daha sonra, rötuş boyalarının kurumasını beklerken, ikinci bacaya geçeyim dedim vede ınınınınnnııııın..... kızımız bana ilk golünü atıverdi. İşkenceye almamın akabininde çatır diye bir ses çıkararak dağılıverdi Bir tarafında çatlak varken, diğer taraf anında ikiye bölündü Dün yapıştırdım vede macununu attım. Sırada tamir var anlayacağınız.




      Bir diğer sıkıntılı durum ise ana masttan (ana direkten) kaynaklandı. Bildiğiniz üzere RC olacak olan kızımızın güverte kısmını söküleybil/takıleybıl yapmak durumundayım. Fakat planda görmüş olduğunuz üzere, direğin ön kısmıyla ayakları tam olarak sabit ve çıkabilecek parçaların ikisine birde basıyor. İşte o yüzden ufak bir tadilatla, burnunda bir kısmını açılıp kapanacak kısma ekleyeceğim. Haaa diyeceksinizki bu şimdi mi görülür? Siz ne diyorsunuz, burnu çoktan silikonlayıp, su geçirmezliğini bilem ayarlamıştım ama gerisin geriye söktüm bile > Eeeee... demiştim, bu tip çevirmelerde, neyin nereden çıkacağı hiç belli olmaz ??? Gözden kaçmış ufak bir nokta bile başlı başına sıkıntı doğuran büyük bir probleme dönüşebilir. Neyseki bu sefer erken fark ettim. Yoksa son anda ortaya çıksaydı, ayıkla pirincin taşını olacaktı




      Macunun kurumasına istinaden, bir güzel tesviye vasfiye işlerine daldım ve bacaların parçalarını topladım yine. Az göçük giriklere ise her derde deva caponla giriştim. Oldu mu? Oldu. Az biraz daha uğraşılabilinecek yer mevcut. Ama yine deneyimle sabit, kurcaladığım anda cılkı çıkacak. Oralara eskitmelerde kamuflaj uygulayacağız artık



      Arkasından, rötuş boyaları ile referans fotolara göre yapılabilinecek tadilatlar yapıldı. Bir tek arka bacadaki merdivenin yeri içime sinmedi çünkü bizdeki merdivenin yeri daha kenarda. Ama doğruya doğru, elimde ölçeği kurataracak merdiven yok ve sadece 2 merdiven için koca bir set almayada niyetim yok.

      Neyse ifinim. Biten bacalarda ahanda böyle oldu....




      demek isterdim amaaaaaaaaa...... temizlikci kadın, masanın üstünü makineyle alırken, ahanda şu parçanın bir çiftini iç etmiş



      Ağır ağır gidiyor ama gidiyor işte. Bu arada kusura bakmayın, sayfa üstüne sayfada fotoda koyuyorum ki iyisi kötüsü, günahı sevabı, hatası doğrusuyla referanstır, 'ahanda yaptım oldu... ' olmasın diye. Şaka bir yana, yapılan yanlışın bile gerektiği zaman iyi bir referans olduğuna inanırım foto koyarken.

      Neyse ifinim nerede kalmıştık.... Hah, (IKEA reklamı gibi oldu valla... ] ), artık maketimizi toplamaya geçmiştik. Güvertenin bina yapımına başladım artık. Parçaları yerine otturttuktan sonra iç çeperlerine bol miktarda sıvı silikon çektim. Bunu yapmamdaki esas sebep, hem yapışan parçaları kuvvetlendirmek, hemde su sızdırmazlığını sağlamak.

      Parçaların sağlam olması lazım çünkü güverte söküleybıl takıleybıl. Haliyle esnediği zaman, çatır çutur sökülür yerinden ki havuz başında al başına belayı Diğer taraftan ne kadar iyi yapışırsa yapışsın, illaki arada boşluk kalır ve su denen illet iğne deliğinden geçer 8) Yüzücek bu kardeşiiiiimmmm, yüzücek.....rafta kurumayacak öyle boynu bükük




      Vede ufak bir kuru montaj daha.



      Sırada yapışan parçaların boya rötuşlarıyla köprü, top, radar kulesi, torpido atarlar vs nin montajı var. Boyumuz bosumuz artık iyice ortaya çıkmaya başladı

      Teknenin bina ve silahlarının toplanma işi bitti. Topların namluları el matkabıyla açıldı fakat uçaksavarlara açmaya açıkcası cesaret edemedim çünkü çok inceler. Sırada detay boyamaları ile maketin toplanması var





      Bugün itibarıyla yapılanlar şimdilik bunlar. Bayağı ihmal etmişim halledilenleri göndermeyi, az biraz toplu oldu o yüzden ama geç olması hiç olmamasından iyidir

      Güzel kızımızın tüm bina çalışmaları ve kaba boyası bitirdim.







      Tabi tüm bu zımpara ve boya işleri arasında, nazlı kızımız ufak yollu bir gıcıklık yapmasaydı da olmazdı

      İfinim şöyle izah edeyim; teknenin iki uçak savarınında bulunduğu üst güvertenin yan zırhları, bizim Fletcherlarda kesilp açılmış. Isınan uçaksavarların soğutulmasından, teknenin hafifletilmesine yada kaptanın balık tutmak için kendine pencere açtırmasına kadar bir çok açıklaması olsa da durum bu Üstelik, tipik donanma tutumluluğuyla, atış sonrası kovan israfını engellemek veya uçaksavarı kullanacak mürettabıtın çarpışma sırasında teknenin yanından gelebilecek olan şarapnellerden korunmasını sağlamak içinde, boşluğun önüne hafif bir zırh konulmuş. İşte yapmam gereken modifikasyonlar bunlardı.

      Bahse konu zırh kısmını, parçadan oyup çıkarmak işin kolay kısmıydı. Esas gıcıklık, yerine kullanacağım malzemeden kaynaklandı. Önce 'pıh.....ne ki!!!!' diyerek, aziz ve kadim dostum olan eski kredi kartlarına saldırdım. Fakat ne yaparsam yapayım, o kadar ufak kıl testerem olmadığı için yamuk kestim Bunun üzerine yine içten 'pıh....' salarak', styrene levha almak üzere yollara düştüm. Plan şuydu.... Tabaka alınır, lazerle kestirlmeye götürülür, iş biter fiş gider Ama kazın ayağı öyle değilmiş meğer. Lazere giren plastik parçaları anında ısıdan yamulmaya başladılar :-*

      Bende, başka bir kadim dostum olan 1 mm kontraya döndüm haliyle Ahanda fotodakiler işte odur. Kesim işinin arkasından, güzelcene ince bir zar halinde epoksi uyguladım ve tesviyesine istinaden, boya işini hallettim İç kısımdaki zırh ise en kolayıydı. Bir adet para mumun dış zarını doğrayıp, hallettim güzelce Fotolarda aşağıda zaten.






      Teknenin tüm anten, direk, mirek işlerinide iyi ettim Antenleri ve yapılması gereken bir iki modifikasyonu, bulabildiğim ref fotolarına bakarak kredi kartları ve 0.8 pirinç borudan ürettim.







      Kızımızın tüm parçalarını monteledim vede ilk verniğini yedi. Railling/vardevela/korkuluk işinde Eduard amcanın foteç setine zıpladım. Fakat hiç aklıma gelmeyen bir sorun, anında feci halde canımı sıktı. Benim sipariş verdiğim set, Revellin diğer kiti olan Amerikan Fletcherları için olanıydı :-* Eeee.....haliyle içinden çıkan şablonla, benim kızın planı bir iki yer hariç hiç bir biçimde uymuyordu. Anlayacağınız, 2-3 gün sadece o seti bu tekneye uydurumak için kesip biçmekle geçti. Neyse, sonunda usta parça arttırır hesabıyla kese biçe taktık railingleri 8)

      Diğer taraftan, boyamada ağırlıklı olarak Vallejo kullanmıştım (zehirli boya kırmızısı ve silahların metalik renkleri hariç tüm tekne ). Her ne kadar kuruma konusunda çok büyük kolaylık sağlasa da nedense tonları model üzerinde çok mat duruyordu...



      O yüzden, her ne kadar Vallejo akrilik olsada, üstüne MM'nin parlak verniğini attım.






      Yıkama işi kolaydı. Son yıllarda feci alışmış olduğum Mig tembelliğine istinaden direkt Mig'in Neutral Wash'ını alıp, bir güzel direklerle silahların yıkamasına giriştim. Mig Wash'ları kullanmayan arkadaşlar için ufak bir tanıtım yapmak gerekirse, bildiğimiz yağlı boya yıkamanın muadili olduklarını söyleyebilirim. Yağlı boya yıkamadan farklı olarak, karışım yapmak yerine, şişeyi iyice çalkalayıp direkt yumuşak uçlu bir fırçayla yıkama yapılacak parçalara girişiyoruz. Baktınız ki fazla oldu, yine kendi tineriyle (ben öyle yapıyorum ama terebentin de mantıken kullanılabilinir ), tekrar biriken yerleri temizleyebiliyorsunuz.




      Filtre içinse, çok bilen ustalar kusura bakmasınlar, benim açıklamam .....şimdi ifinim, bildiğiniz üzere renk teorisinde sıcak ve soğuk renkler..ehem....zıtlık ve kontrast ayarlarına istinaden tonların kullanılıp, detayların ön plana çıkarken gölgelerin ebeleri.... sonuçta saturasyonun sağlanması açısından, ünlü renk bilimci ve örekeci çok sayın Mr. John ki tüm kitaplarını okudum vede feci kankayızdır, iki kere e-mailleşmiştim tarzında olmayacak.

      Kısaca anlatmam gerekirse, gemi yüzeyleri gibi çok büyük yüzeyleri tonlarken, yadece yağlıboya yıkama yeknesaklığı kırıp, derinlik hissi veremiyor. Neden derseniz de bu yüzeylerde panel girintileri, perçinler gibi yıkama yapılan renkleri tutacak girinti ve çıkıntılar pek fazla yok. O yüzden, açık söylemek gerekirse sadece boyanın rengini tümden ton olarak koyulaştıracak bu uygulama yerine, filtrelemeyi tercih ediyorum (Barkın hoca sağolsun... )

      Filtreyi kısaca anlatmam gerekirsede, sağolsun Barkın hocanın kelimeleriyle 'karşınızdaki duvara bakın' derim. Hangi renk ve ne ebatta olursa olsun, ışığın geliş açısı yüzünden tüm duvarı tek bir rengin, tek bir tonu olarak göremezsiniz. Onun yerine, o rengin değişik tonlarını görür ve bir derinlik hissine kapılırsınız. İşte, benim geminin o büyük yüzeylerinde yapmak istediğimde buydu.

      Bahse konu efekti sağlamak için önce, değişik renklerdeki yağlıboyaları kullanarak gemiye güzelce renkli bir kızamıkçık döktürdüm. Ardındansa, geniş uçlu bir fırçayı hafif terebentinleyip, boyaları aşağı çektim ve son olarakta bol terebentinle yine fırça yönü aşağı olmak şartıyla, temizleyebildiğim kadar boyaları temizledim. Her nekadar temizlersem temizleyeyim, gözün çok zor seçebileceği kadar, azda olsa bir miktar renk yüzeyde kaldı. Böylece de istediğim görüntüyü yakalayabildim

      Bu arada bir iki ufak tip

      -Öncelikle, bu işe girişmeden evvel eliniz alıştırmak için bir adet kurbanlık maket yada boya kabı bulun

      -Öte yandan, boyaları temizlerken ortalık bir anda çamura dönebilir, hiç korkmayın. Sonuçta bu işe başlamadan evvel zaten akrilik cila atacağınız için, istediğiniz yeri, istediğiniz kadar sonradan temizleyebilirsiniz. Modelim battı demeyin, iyice temizleyin

      -Diğer taraftan, kırmızı rengi kullanırken biraz dikkatli olun. Çok baskın bir renk ve ortalığı bir anda kıpkırmızı bulabilirsiniz. Diğer renklere göre daha az miktarda kullanılmasında fayda var

      -Son olarakta, bu işi sadece büyük yüzeylerde kullanılır diye düşünmeyin. Nispeten ufak olsa da her ebatta modelde yapılıyor zaten. Sadece bu şekilde uygularken girinti ve köşelere istinaden gölgede kalacak yerlerin tonlamalarında seçeceğiniz renklere dikkat edin yeter.






      Arkasından son viraja girdik .

      Tabiki ilk olarak, ref fotolarından yapılabilinecek eskitmeleri çıkardık.



      Arkasından boya dökülmelerine geçtik. Ref fotolarından çıkarabildiğim su kesimi üzerinde sadece 2 yerde bulabildim. Fakat adettendir diyerek (yalan yalan yalaaannnnnn......seviyorum hülen bu işi seviyorummmm, bu yüzden suçluysam suçluyuuummm ), madem su üstünde yok, ben bel altı, pardon su kesimi altı çalışırım dedim vede giriştim makete

      İşlem basitti, öyle atla deve değil. Önce dökülmelerin altından çıkacak olan çelik rengi için boyaları çıkardım, siyah, mat koyu kırmız ve koyu metalik herhangi bir renk. Bunları 2-2-1 damla olarak karıştırdım, hani öyle cc, mg, lt hesabı değil. Bildiğin göz kararı hesabı. Çok fazla karışımlarla ve oranlarla ilgilenen arkadaşları ise kimya laboratuvarlarına davet ediyorum

      Arkasından da aldım tek gıl fırçamı elime (eski ince uçlu bir fırçamın üzerine sadece tk bir kıl yapıştırdığım fırçam), başladım benim kızla oynaşmaya Neden tek kıl derseniz de tek ve uzun bir kılla boya yaparken, istesenizde çok fazla hakim olamayacağınız için, tamamıyla rastlantısal bir şekilde boya sürüyorsunuz ve buda gerçekçilik hissini daha da fazla artırıyor.

      [img width=450 height=600]http://i438.photobucket.com/albums/qq102/ceb76/Fletcher/Grnt0163.jpg[/img]
      [img width=450 height=600]http://i438.photobucket.com/albums/qq102/ceb76/Fletcher/Grnt0168.jpg[/img]



      Açık söyleyeyim, çok fazla oynaşamadım bu sefer ama size feci tavsiye ederim deneyin bir gün. Ne kadar çok bıt bıtlarsanız emin olunki o kadar güzel görüntü verecektir

      Arkasından sıra pas işine geldi. Yine bizim donanma sağolsun, teknede pas niyetine hiç birşey bulunmadığı için zorunlu su kesimi altına yöneldik.

      Önce pas ve kir işinde kullanacağımız pigmentleri toparladık. Daha evvel dediğim gibi bu son senelerde feci halde tembel olduğumdan, acayip Miglere dalmış durumdayım Ayrıca Tamiya'nın setide tonlama için epey faydalı olacaktı.



      Gerçi bu teknede çok fazla pas yok ama sonuçta azınında yapımı bir, çokununda yapımı bir. Dikkat edilmesi gereken nokta ne kadar çok ton kullanılırsa gerçekliğin o kadar fazla sağlanacağı Bu yüzden Migin 3 tonuyla, Tamiya'nın 1 ton pas rengini kullandım. Bir ikinci husus ise tonlama. Sonuçta pasın merkezi daha koyu olacağı için merkezden uzaklaştıkça rengi açmaya dikkat edin yeter. Bunu sağlarkense, ben daha rahat çalışabilmek için önce pasın sınırlarını belirlemek için açık pas rengini sürüyorum, sonraysa merkeze doğru geliyorum. Böylece istemeden de olsa ortalığı pek fazla pasa boğmuyorum. Bilginize...

      Gelelim pigmentlerin kullanımına. Yine gözde büyütülecek bir durum yok ortada. İnce uçlu bir fırçayla, gereken yerlere sürdükten sonra fazlasını sert uçlu bir fırçayla alıyorsunuz. Tonlar üst üstte bindikçe otomatikman birbirlerine karışıyorlar ve daha naturel bir görüntü alıyorlar. Daha sonraysa, eğer gerekirse yatay uçlu bir fırçayı tinerle ıslatarak aşağı çekmek yoluyla pas akıntılarıda yapabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise koyu pas rengiyle çalışırken, abartmamak. Sonuçta renk, koyu kırmızıya çalıyor ve aşırı kullanımında baskın renk olabiliyor

      Son olaraksa pigment fixerı kullanarak bu renkleri yerlerine sabitliyoruz. Ama merak etmeyin, cila atmadığınız sürece, tinerle tekrar söküp, hatadan dönme şansınız var. Hatta fotolarda bir iki yer feci gözüme battı, hafta sonu oralarda iyi edilecekler listesine alındı





      İs kir akıntıları içinse ince uçlu fırçalarla yine Migin Smoke pigmentini kullandım.





      İki ara bir derede de sancak işini hallettim

      Elde kalmış vede doğru düzgün hiç biryerde kullanılamayacak olan Turkuaz'ın turuncu bayraklarını nasıl olsa eskiteceğim diyerek bu kızda kullanmaya karar verdim .
      Dalgalanma efekti verebilmek için folyoya sabitlediğim bayrağı daha sonra teknenin direğine çektim




      Bu kadar yaptık ettikte eeee..... sonunda ne oldu

      Ne olacak tabiki yüzdü Ahanda kanıtı...... Haaaa.... çok keyifli miydiiii...?? Emin olun çok daha keyiflilerini biliyorum. İnce uzun yapısı yüzünden CG ayarı çok zor ve dönüşler hem geniş hemde riskli. Burun bayrak direği niye fotolarda yerinde yok zannediyorsunuz, dönerken birden havuz bittide ondan Yinede su üzerinde giderken seyretmek çooookkkk zevkli





      Fotolara devam vede ufak bir seyir videosu...

      http://vimeo.com/24688638





      Darısı sıradakilerin başına
      Bu makale başlangıçta forumdaki konuda yayımlandı: Fletcher Sınıfı Türk Destroyer Revell 1/144 başlatan yazar ceb76 Orijinal mesajı görüntüle
    • Reklam Alanı

    • Reklam Alanı

      300x250 Sağ orta
    • B - Boat