Ana Dilimiz TÜRKÇE


Konu Bilgileri;


  •  » Konudaki mesaj sayısı : 220
  •  » Bu konuyu 1 kullanıcı görüntülüyor. (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)

Bu Sayfayı Paylaşın :   Paylaş



Toplam 220 adet sonuctan sayfa basi 41 ile 60 arasi kadar sonuc gösteriliyor


Sayfa 3 Toplam 11 Sayfadan BirinciBirinci 123456 ... SonuncuSonuncu

Reklam Alanı
  1. #41
    Alıntı kağanşeker Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Parende nedir Oğuzhan Bey?
    Parende jimlastikte görebileceğin, yan takla diye açıklamaya çalışabileceğim, ellerin hareket yönünde arka arkaya yere koyulması ve ayakların yerden kesilerek diğer tarafta tekrar yere basılmasıyla gerçekleşen harekettir.
    KULEYLE KAVGALI ÇİLEKEŞ PİLOT


    Geride kalan pistin, yukarıda kalan irtifanin pilota faydası yoktur.

  2. #42
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nereden Nereden
    İstanbul
    Yaş Yaş
    46
    Türkçe konusu benim de hassas olduğum konulardan bir tanesi. Her ne kadar Egemen Bey noktayı koydu dense de ben de en azından hassasiyetimi belirtmek için bir iki cümle yazmak istiyorum.
    Egemen Bey'e de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bilmedğim bir iki detayı daha öğrenmemi sağladığı için. O maddelere bir kural da ben eklemek istiyorum, yanlış ahtırlamıyorsam Türkçe'de üç sessiz harf de yanyana gelmiyor. Egemen Bey yanlışsa düzeltin lütfen.

    Yabancı dilden gelen kelimelerin, terimlerin yerine Türkçe kelimeler bulmak ayrı bir konu. Bu, bahsedildiği gibi yeri geldiğinde bulunmalı. Ancak beni asıl rahatsız eden zaten var olan kelimelerin yerine İngilizce'lerinin kullanılması. Yukarıda örnekleri verilmiş : iniş takımı, fırçasız motor... Neden başlamak yerine start almak denir anlayamıyorum, neden yükseliş vermek yerine up elevatör denir anlayamıyorum. Beni daha çok rahatsız eden Türkçe'leri varken ısrarla yabancı olanlarını kullanmak.

    Şimdi yukarıdaki noktaya saygı gösterip yeni bir kaynatma noktası ortaya atıyorum. Sümer hocam, ilk yazdığınız cevaplardan birinde "dikey stabilize" ifadesi kullanmıştınız, ona düşey stabilize desek daha mı doğru olur acaba Düşey ile dikey arasındaki fark nedir? Hadi buyurun bakalım
    Ümit Yıldız

  3. #43
    Düşey; bir noktadan düşüş yönünde hareket eden yada devam eden
    Dikey; bir noktadan dikiliş yönünde hareket eden yada devam eden

    Dikey stabilize, gövde sonundan dikiliş yönüne yani yukarı doğru devam eden bir yapı olduğundan, düşey denmesi yanlış olur Düşeyle dikeyin doğrultusu aynı, yönü farklı yani.
    KULEYLE KAVGALI ÇİLEKEŞ PİLOT


    Geride kalan pistin, yukarıda kalan irtifanin pilota faydası yoktur.

  4. #44
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2004
    Nereden Nereden
    Ankara
    Yaş Yaş
    39
    Alıntı Ümit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    O maddelere bir kural da ben eklemek istiyorum, yanlış ahtırlamıyorsam Türkçe'de üç sessiz harf de yanyana gelmiyor. Egemen Bey yanlışsa düzeltin lütfen.
    Doğrusunuz Ümit bey. Ben dil bilimcisi değilim, ama konuştuğum dili öğrenebilmek için çok çalıştım zamanında. Üniversite sınavına girerken Türkçe'den sadece bir yanlış, bir de boş yapmıştım. O da son iki soruyu kaydırdığım için maalesef.

    Türkçe, başlı başına "ses uyumu" kuralına göre yapılandırılmış, mantıksal bir dil. Lise'deki Türkçe bilgilerinizi hatırlayacak olursanız, Türkçe'nin 3 tane ana kuralı vardır:

    -Büyük Ünlü Uyumu
    -Küçük Ünlü Uyumu ve
    -Ünsüz uyumu.

    Bu üç kurala uymayan hiçbir kelime (birkaç istisna hariç) Türkçe kökenli değildir. İstisnalar da zaman içerisinde bozulduğu için kural dışına çıkmıştır. Örneğin Elma kelimesi büyük ünlü uyumu kuralına uymaz, çünkü aslı "Alma" dır.

    Neyse, niyetim ve de haddim Türkçe dersi vermek değil, lütfen yanlış anlaşılmasın.

    Alıntı Ümit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yabancı dilden gelen kelimelerin, terimlerin yerine Türkçe kelimeler bulmak ayrı bir konu. Bu, bahsedildiği gibi yeri geldiğinde bulunmalı. Ancak beni asıl rahatsız eden zaten var olan kelimelerin yerine İngilizce'lerinin kullanılması. Yukarıda örnekleri verilmiş : iniş takımı, fırçasız motor... Neden başlamak yerine start almak denir anlayamıyorum, neden yükseliş vermek yerine up elevatör denir anlayamıyorum. Beni daha çok rahatsız eden Türkçe'leri varken ısrarla yabancı olanlarını kullanmak.
    Yüzdeyüz katılıyorum. Anlatmak istediğim tam olarak buydu zaten.
    Aut dosce, aut disce, aut discede (*)


    (*) Ya Öğret, Ya Öğren, Ya da Terket

  5. #45
    Alıntı iron_eagle Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kimse sana düşüncenden vazgeç demedi dostum. Egemen abi'nin söylemeye çalıştığı şey, dili doğru kullandığımız sürece katılan ve kabul gören kelimelerin bir tehdit oluşturmadığı, akışına bırakılabileceği. Bukadar savunmaya geçmene gerek yok.
    Bu konuda haklısınız sanırım.Egemen Bey kabul ederseniz özrümü arz etmek istiyorum.
    Kağan ŞEKER (25.05.1995)
    Ankara Fen Lisesi

    Hayat sana ekşi ekşi limonlar sunuyorsa, sen tekila ve tuz iste. NİETZSCHE

  6. #46
    Alıntı Ümit Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu, bahsedildiği gibi yeri geldiğinde bulunmalı. Ancak beni asıl rahatsız eden zaten var olan kelimelerin yerine İngilizce'lerinin kullanılması. Yukarıda örnekleri verilmiş : iniş takımı, fırçasız motor... Neden başlamak yerine start almak denir anlayamıyorum, neden yükseliş vermek yerine up elevatör denir anlayamıyorum. Beni daha çok rahatsız eden Türkçe'leri varken ısrarla yabancı olanlarını kullanmak.
    Benim asıl rahatsız olduğum konuyu özetlemişsiniz Ümit Hocam.

    Ek olarak dilimize geçen bazı yabancı kelimelere çok mantıklı anlamlar bulabileceğimiz halde bulmuyoruz.

    Örnek:

    Fırçasız motor ve iniş takımı

    Bunlara ne güzel anlamlar bulmuşuz.

    Bir şey eklemek istiyorum:

    THK'nın satış bürosunda diğer uğraş(hobi) dükkanlarının aksine "Model Uçak Uğraş Evi" yazıyor.
    Kağan ŞEKER (25.05.1995)
    Ankara Fen Lisesi

    Hayat sana ekşi ekşi limonlar sunuyorsa, sen tekila ve tuz iste. NİETZSCHE

  7. #47
    Yaa neyse ben izninizle low wing trainer'ımın glow plug igniter sistemini ve butonunu monte edecem. Socket head screwleri kontrol edicem. Exhaust gasketi kesip monte edicem. Az biraz threadlock işim var onları yapıcam. Pushrodları rahatlatıcam. Celvisleri emniyete alıcam. Nose gear ayarını yapıcam. Anlayacağınız çook işim var!

  8. #48
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2004
    Nereden Nereden
    Ankara
    Yaş Yaş
    39
    Özür ne demek Kağan. Fikir tartışması yapıyoruz, özür dilenecek bir durum görmüyorum ben ortalıkta.
    Aut dosce, aut disce, aut discede (*)


    (*) Ya Öğret, Ya Öğren, Ya da Terket

  9. #49
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Nov 2004
    Nereden Nereden
    Ankara
    Yaş Yaş
    39
    Alıntı Sümer Yamaner Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yaa neyse ben izninizle low wing trainer'ımın glow plug igniter sistemini ve butonunu monte edecem. Socket head screwleri kontrol edicem. Exhaust gasketi kesip monte edicem. Az biraz threadlock işim var onları yapıcam. Pushrodları rahatlatıcam. Celvisleri emniyete alıcam. Nose gear ayarını yapıcam. Anlayacağınız çook işim var!

    Sümer Hocam,

    Bilirsiniz, müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.


    (Hazır Atatürk'ün geometri kitabından da laf açılmışken bu matematiksel tanımı buraya koymadan geçemedim, kusura bakmayın. )
    Aut dosce, aut disce, aut discede (*)


    (*) Ya Öğret, Ya Öğren, Ya da Terket

  10. #50
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nereden Nereden
    Ankara
    Yaş Yaş
    39
    Açıkcası normalde çok keyif alacağım bir konuya, allerji denen bir illet yüzünden gözümü açamadığım için yazı yazmayayım dedim ama dayanamadım

    Bende kesinlikle Türkçe'nin düzgün ve yerinde kullanılması taraftarıyım. Hemen hemen her mesajımı da imla kuralları veya yazım hataları yüzünden bir çok kez editlerim. Buna rağmen hala ara ara çıkar

    Ama ne yalan söyleyeyim, benim esas dikkatimi çeken nokta, beş sayfa boyunca yazı yazan arkadaşların hep Türkçe kelimeler üzerinde durmaları ve bence kelimelerden ziyade daha önemli olan imla üzerinde, hemen hemen hiç görüş bildirmemeleri, daha doğrusu atlamaları. Bence esas üzerinde durulması gereken nokta o.

    Yabancı kelimeler öyle böyle, doğru yanlış dilimize girmiş. Hoşumuza gitsede gitmesede durum bu. Yazarken veya konuşurken, elimizden geldiğince (geldiğince kısmı önemli çünkü aksini iddia eden ya yalan söylüyordur yada inadına aksini savunuyordur ) kullanabilir ve genç arkadaşlara örnek olabiliriz. Onlarda bu davranışımızdan etkilenirler, dikkat ederler veya baş sallayıp geçerler. Zaman içinde de bu kelimeler elenirler veya 'restoran' gibi kulağı tırmalamadan Türkçeleşirler. Ama esas yazım dilimizi kaybetmeye başladık ki bence bu konuya eğilmemiz lazım.

    Özellikle internetin yaygınlaşması ile digital ortamda yazı ile iletişim büyük önem kazandı. Ne yalan söyleyeyim, forumumuz ağırlıklı gençlerden oluşuyor ve interneti de ağırlıklı olarak kullanan onlar. Bırakın forumları, facebook gibi sosyal siteleri hergün kullanıyorlar ve yazışıyorlar. İşte o anda da 'ne haber' oluyor 'nbr'. 'Ww' faciasından sözetmek istemiyorum ama yavaş yavaş 'Qq' kullanılmaya başladıysa eğer, iş hiç iyiye gitmiyor demektir. Telefon mesajlarıyla başlayan bu bozulma, şu anda artık bir iki istisna hariç her yere yayılmış durumda.

    Yanlız yanlışta anlaşılmak istemem. Demek istediğim asla ve asla, 'noktası noktasına' doğru imla kullanılsın değil, sadece elden geldiğince dikkat edilsin ve bariz hatalar uyarılsın, oda yeter. Açıkcası buda zaten forumda yapılıyor. Ama biraz daha özen, yine bence fena olmazdı .
    Konu ceb76 tarafından (20-04-2009 Saat 19:54 ) değiştirilmiştir.
    Yumruk dediğin 'swiissss' gelir, 'thock thock' vurur, sonrada 'thump' düşürür...

  11. #51
    Bu bahsi geçen alfabemizde bulunmayan harflerle yazım ve özellikle sesli harf eksiltme durumu bence de dilimiz için en büyük tehlikedir. Bu konuda birşeyler yapmak isteyen genç arkadaşlar varsa yapılması gerekenleri söylüyorum:
    1: Sevgilileriniz size bu şekilde mesaj attığında yada msn de bu şekilde yazdığınızda, hiç çekinmeden azarlayın, kendilerini duvara toslamış hissetmelerini sağlayın. Unutmayın ki sevdiğiniz insanla hem birbirinize karşı hem de birbirinizden sorumlusunuz. Bu sizi hem onların ağabeyi/ablası hem de küçük kardeşi yapar, azarlama hakkınız herzaman vardır.
    2: Kardeşiniz ya da kardeşlerinizi doğru şekilde yazmaları için öğütleyin ve tıpkı sevgililerinize yapacağınız gibi aksi durumlarda sertçe uyarın, bu şekilde yazdıkları sürece cevap vermeyeceğizi söyleyin ve uygulayın.
    3: Bunları uygularken "bu ne perhiz bu ne lahana" durumuna düşmemek için herzaman kendi yazımlarınıza ve kullanımlarınıza dikkat edin, doğru Türkçe kullanımını başkalarından önce kendinize alışkanlık haline getirin.
    4: Dilbilgisi kurallarını ezberlemek ve sınavlardan 70 alınacak birşey değil, Türkçe'yi düzgün konuşmak için öğrenilecek birşey olarak görün.
    5:Yeni öğrendiğiniz kelime ve terimlerin, hangi dilden dile girdiğini, öz dilinde ne anlama geldiğini, Türkçe ise hangi kökten ne şekilde türediğini inceleyin, bu sayede farkında olmadan "kendini intihar etmek" gibi anlamsız kullanımlarda bulunmaktan kaçının.

    Konu artık sorunun ne olduğundan sorunun nasıl çözüleceğine kaymalı bence
    KULEYLE KAVGALI ÇİLEKEŞ PİLOT


    Geride kalan pistin, yukarıda kalan irtifanin pilota faydası yoktur.

  12. #52
    Alıntı ceb76 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Açıkcası normalde çok keyif alacağım bir konuyu, allerji denen bir illet yüzünden gözümü açamadığım için yazı yazmayayım dedim ama dayanamadım

    Bende kesinlikle Türkçe'nin düzgün ve yerinde kullanılması taraftarıyım. Hemen hemen her mesajımı da imla kuralları veya yazım hataları yüzünden bir çok kez editlerim. Buna rağmen hala ara ara çıkar

    Ama ne yalan söyleyeyim, benim esas dikkatimi çeken nokta, beş sayfa boyunca yazı yazan arkadaşların hep Türkçe kelimeler üzerinde durmaları ve bence kelimelerden ziyade daha önemli olan imla üzerinde, hemen hemen hiç görüş bildirmemeleri, daha doğrusu atlamaları. Bence esas üzerinde durulması gereken nokta o.

    Yabancı kelimeler öyle böyle, doğru yanlış dilimize girmiş. Hoşumuza gitsede gitmesede durum bu. Yazarken veya konuşurken, elimizden geldiğince (geldiğince kısmı önemli çünkü aksini iddia eden ya yalan söylüyordur yada inadına aksini savunuyordur ) kullanmayabilir ve genç arkadaşlara örnek olabiliriz. Onlarda bu davranışımızdan etkilenirler, dikkat ederler veya baş sallayıp geçerler. Zaman içinde de bu kelimeler elenirler veya 'restoran' gibi kulağı tırmalamadan Türkçeleşirler. Ama esas yazım dilimizi kaybetmeye başladık ki bence bu konuya eğilmemiz lazım.

    Özellikle internetin yaygınlaşması ile digital ortamda yazı ile iletişimde büyük önem kazandı. Ne yalan söyleyeyim, forumumuz ağırlıklı gençlerden oluşuyor ve interneti de ağırlıklı olarak kullanan onlar. Bırakın forumları, facebook gibi sosyal siteleri hergün kullanıyorlar ve yazışıyorlar. İşte o anda da 'ne haber' oluyor 'nbr'. 'Ww' faciasından sözetmek istemiyorum ama yavaş yavaş 'Qq' kullanılmaya başladıysa eğer, iş hiç iyiye gitmiyor demektir. Telefon mesajlarıyla başlayan bu bozulma, şu anda artık bir iki istisna hariç her yere yayılmış durumda.

    Yanlız yanlışta anlaşılmak istemem. Demek istediğim asla ve asla, 'noktası noktasına' doğru imla kullanılsın değil, sadece elden geldiğince dikkat edilsin ve bariz hatalar uyarılsın, oda yeter. Açıkcası buda zaten forumda yapılıyor. Ama biraz daha özen, yine bence fena olmazdı .
    Bu konuya pek de değinmemiştik.Hatılattığınız için teşekkür ederim.Bu arada geçmiş olsun.

    (Sümer Hocam ve birkaç kişi hariç)
    Konu kağanşeker tarafından (20-04-2009 Saat 19:23 ) değiştirilmiştir.
    Kağan ŞEKER (25.05.1995)
    Ankara Fen Lisesi

    Hayat sana ekşi ekşi limonlar sunuyorsa, sen tekila ve tuz iste. NİETZSCHE

  13. #53
    Ama daha ilk mesajımdan beri ben sözcüğün kökeninden önce tümcenin doğruluğunu savunuyorum!?

  14. #54
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nereden Nereden
    Ankara
    Yaş Yaş
    39
    Bende zaten 'hemen hemen' demiştim Bu arada iyi dilekler içinde teşekkürler.
    Yumruk dediğin 'swiissss' gelir, 'thock thock' vurur, sonrada 'thump' düşürür...

  15. #55
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nereden Nereden
    istanbul
    Yaş Yaş
    34
    bende burada fikrimi söylemek isterim

    bu hobi işine girişim ortalama 1 yıl falan oldu, ve şuan kullanmakta olduğumuz terimleri öğrenmeye çalışıyorum ve bir kısmını ezberleyerek birkısmınıda anlayarak öğrenmeye çalışıyorum. sanırım çeyreğini bile öğrenemedim.

    bunları tekrar değiştirmek beni 1 yıl daha geri götürür
    bence bu şekilde yeterince karışık birde tr ye çevirip terimleri uzatmak iyice karıştıracaktır

    acemi görüşüdür dikkate almayınız

    herkese saygılarımı sunarım
    5 mt UÇAN ZEPLİN (SİL BAŞTAN!!)
    hk-450 uçuyorum......

    İSTİKBAL GÖKLERDEDİR......

  16. #56
    Evet konu Türkçe'yi düzgün kullanmak olduğunda dilimizde karşılığı bulunmayan kelimeler yerine uyduruk karşılıklar kullanmamak ana başlıklardan biri olur.
    Bu durumda yabancı kelimeler kullanmanın bir sakıncası yok. Ama onlar da doğru kullanılmalı. Tonoyu kullanan haklıdır. Wingspan kullanan haksızdır.
    Dilimize yerleşmiş birkaç kelime yazacağım bunları değiştirdiğinizde Türkçe bilgisi ilkokul müfredatından aklında kalanlarla sınırlı ve bir kelime yabancı dil bilmeyen kaç kişinin allak bullak olacağını siz hesaplayın.
    torna, freze, krank, su basmanı.
    Demin forunun adını örnek vermiştim. Şimdi de forumdaki kullanıcı adlarımıza dikkat diyorum.
    Yalakalık yapma, adam olmayı dene, başarırsan eğer çok daha keyifli olduğunu göreceksin.

  17. #57
    Alıntı mackali Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    bende burada fikrimi söylemek isterim

    bu hobi işine girişim ortalama 1 yıl falan oldu, ve şuan kullanmakta olduğumuz terimleri öğrenmeye çalışıyorum ve bir kısmını ezberleyerek birkısmınıda anlayarak öğrenmeye çalışıyorum. sanırım çeyreğini bile öğrenemedim.

    bunları tekrar değiştirmek beni 1 yıl daha geri götürür
    bence bu şekilde yeterince karışık birde tr ye çevirip terimleri uzatmak iyice karıştıracaktır

    acemi görüşüdür dikkate almayınız

    herkese saygılarımı sunarım

    İşte sorun burada. Bu vaziyette bir Türkçe kullanımını düzeltmeden, dili yabancı kelimelerden arındırmaya çalışmak, merdivene yüzotuzuncu basamaktan başlamaktır.
    "dahi" anlamındaki de ayrımlarını, noktalama hatalarını işaretlemedim bile
    Konu iron_eagle tarafından (20-04-2009 Saat 20:03 ) değiştirilmiştir.
    KULEYLE KAVGALI ÇİLEKEŞ PİLOT


    Geride kalan pistin, yukarıda kalan irtifanin pilota faydası yoktur.

  18. #58
    Yükseköğrenimde dilbilim ve edebiyat (filoloji de diyorlar) görmüş biri olarak, ben de yazmadan edemeyeceğim.

    Sevgili Kağan, öncelikle seni kutluyor, teşekkür ediyorum. Senden çok çok daha ileri yaşta milyonlarca kişinin "slm" ya da "ewt" ya da "ok" tarzında yazışmalar yaptığı şu günlerde olgunluğunla, düşüncelerinle ve medeni cesaretinle beni hem şaşırtıyor, hem sevindiriyor, hem de her geçen gün sana olan saygımın artmasına neden oluyorsun. Bir kez daha teşekkür ederim.

    Dilbiliminde dil, altı satırlık bir pargrafta tek bir cümleyle tanımlanır. İzninizle ben bu tanımı özetleyeceğim: "Dil doğan, büyüyen, gelişen, çatışan, yaşayan ve ölen canlı bir varlıktır." Doç. Dr. Yalçın İzbul, dil antropolojisi çalışmalarına ilişkin bir eserinde dilin doğuşunu şöyle örnekler: Birbirlerinin dillerinden tek kelime dahi anlamayan on iki kişinin bir gemi kazasından kurtularak, ıssız ve vahşi bir adaya düşmesi, bu gün hiç kimsenin anlamayacağı yeni bir dilin doğuşu için yeterlidir. İzbul'a göre, bu adadaki kazazedeler yakınlardaki bir başka adada yaşayan ilkel bir kabileyle savaş ya da ticaret yoluyla ilişkiye geçtiklerinde, bu kabilenin dilinden sözcükler alır, onların diline sözcükler verir. Bu kaçınılmazdır. Eğer her iki topluluk da eşit vurucu-savunucu güce sahipse, yani birbirlerini savaşta yenemiyorsa ya da her iki topluluğun da ürettiği ürünler/malların değeriyle kendisinin üretemediği ve karşı toplumdan aldığı malların değeri birbirine yaklaşık olarak eşitse, bir başka deyişle toplumların sosyal, siyasal ve ekonomik güçleri eşitse, birbirlerinden aldıkları sözcükler kendi toplumlarınca tanınmayan ve daha önce bilinmeyen nesnelere aittir. Dile geçen bu yeni sözcükler dilin gelişimine neden olur. Fakat, toplumların birinin diğerinden daha güçlü olması halinde, zayıf olan toplum güçlü olan topluma tavizler verir, ki bu tavizlerden biri de mümkün olduğunca güçlü toplumun dilini konuşmaya çalışarak şirin görünmektir. Bazen güçlü toplum zorla kendi dilinin konuşulmasını sağlar. Bu zorlama kaba kuvvetle olabileceği gibi, sosyal ve ekonomik yaptırımlarla da yapılabilir. Zaman içerisinde zayıf toplumun dili de zayıflar hatta yok olarak ölür. İzbul, Afrika'daki yüzlerce yerel kabile dilinin ve lehçelerinin yok olarak yerlerini Fransızca ve Hollandaca'ya bırakmasını bu tezine dayanak gösterir.

    Bir dilin daha farklı ölüm şekilleri de var ama bu konumuz dışı.

    Egemen çok doğru bir ifade kullanmış ama bu ifadenin tam anlaşılamadığı kanaatindeyim. "Bırakın ırmak kendi yatağını bulsun" derken, son paragrafta kendisinin de vurguladığı gibi sadece "zorlamayın" diyor; üretmeyin demiyor. Yani kimse kimseye "yükseliş dümeni" demeye zorlamasın diyor. Ama kimse de bir diğerini "yükseliş dümeni" dememeye zorlamasın. Bir süre sonra hangi terim daha çok kullanılıyorsa diğerleri de o terimi kullanmaya başlayacaktır. Bir başka deyişle "tımalanan kulaklar" tırmalana tırmalana keskinliklerini kaybedip yumuşayacak ve alışacaktır. Bu bağlamda günün birinde ben "EHD" (Elektronik hız devresi) dersem herkes ne dediğimi anlar, kullanmaz ama dalga da geçmez. Kimbilir, belki de çok çok ilerideki bir tarihte herkes "EHD" demeye başlar. Egemen'in de dediği gibi, bu bir etkileşim meselesidir.

    Yakın zamana kadar "shear web" yerine "serenlerarası destek plakası" diyordum. Bir arkadaşın "seren ağı" dediğini gördüm, çok hoşuma gitti. Hem benim deyişimden kısa, hem de ne olduğu gayet açık anlaşılıyor. Bundan sonra ben de "seren ağı" diyeceğim. Etkileşim de böyle bir şey işte. Bence Kağan'ın önerdiği gibi üretmeye devam edelim. Ama üretmek için "ıkınmayalım." Tayyare sözcüğünün bizzat Atatürk tarafından "Uçak" olarak adlandırıldığını ve bu yeni sözcüğün kabul gördüğünü, eskisinin ise "üfürükten tayyare" şeklinde espirilerde ve tarih kitaplarında kaldığını unutmayalım.

    Öte yandan, "yatay stabilize", "elevatör" "rudder" diyen arkadaşlara saygıda kusur etmemekle birlikte, yıllarca Yurtdışı'nda modelcilik yaptığını reklam edip ".... 2.4Ghz kumandaların hem range'i daha fazladır hem de interfere olmazlar......." tarzında açıklamalar yapan soytarılara da buraya yazmasam bile (ki yazmayacağım) bir tarafımla gülmeye ve şiddetle kınamaya devam edeceğim.

    Emrah'cığım geçmiş olsun. Yazıyla da olsa "sesini duymak" çok güzel.

    Son olarak, Metin Bey ve Emrah'ın da dediği gibi, sadece sözcüklerin korunmasıyla dilin sakınımı sağlanamaz. Yazım kurallarına uyulmasıyla da desteklenmesi gerekir.

    Sevgiler...

    Not: Bakla tono eğer düşündüğüm hareketse, Türk Hava Kuvvetleri'nde "kutu tono" olarak adlandırılmaktadır.
    Konu volkan_ovun tarafından (20-04-2009 Saat 20:33 ) değiştirilmiştir. Sebep: Unutulan not eklendi
    Volkan Övün

  19. #59
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nereden Nereden
    İstanbul
    Yaş Yaş
    46
    Volkan Bey,
    EHD ve kumanda range örnekleri bana bir olayı hatırlattı. EHD örneğinde yani yabancı kelimeye yeni Türkçe karşılık bulma olayının zaman içinde yerine oturacağını öncelikle garip karşılanan terimlerin zaman içinde anlam kazanacağını ve alışılacağını söylüyorsunuz ve bir etkileşim olayı diyorsunuz. Çok doğru. Ancak bu etkileşim olayı yabancı kelime kullanımında maalesef daha çok oluyor. Kendi verdiğim örnekte up elavatör diyen arkadaş aslında İngilizce bilmeyen bir arkadaş. Yani yabancı kelimeyi kullanmak o dili bilmeyi bile gerektirmiyor, tamamen etkileşim olayı.
    Ben ki bu tarz kelimelerden, söylemlerden hep uzak durmaya çalışmışımdır. Geçen gün bir müşterime kumandalardan bahsederken, "onlar half range" dir gibi bir cümle kullandım. İnanır mısınız bilmem, birden kendi kendime ne oluyor gibi bir tepki verip bu defa kısa menzilli tam menzilli gibi ifadeler kullanarak tekrar açıklama yaptım. Yani bazen dikkat edenler bile ister istemez olumsuz etkileşimler içinde kalıyorlar.
    Ümit Yıldız

  20. #60
    Üyelik Tarihi Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nereden Nereden
    İstanbul
    Yaş Yaş
    46
    Alıntı red_fin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sümer Hocam,

    Bilirsiniz, müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla, zaviyeleri biribirine müsavi müselles demektir.


    (Hazır Atatürk'ün geometri kitabından da laf açılmışken bu matematiksel tanımı buraya koymadan geçemedim, kusura bakmayın. )
    Harika, bayıldım buna...
    Ümit Yıldız

Konu Bilgileri

Bu Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar

Bu konuyu 1 kullanıcı görüntülüyor. (0 Üye ve 1 Ziyaretçi)

     

Benzer Konular

  1. Ebay türkçe olmuşşş....:):):):):)
    By powermaxxx in forum Yurtdışı Satış Firmaları
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj : 27-11-2009, 00:11
  2. Göstermelik türkçe duyarlılıgı(;
    By ten_don in forum Free Zone
    Cevaplar: 58
    Son Mesaj : 05-09-2008, 11:39
  3. Forumda Türkçe kullanımı...
    By malikd in forum Sayfa Hakkında
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj : 23-12-2005, 13:19
  4. turkce klavye????
    By umitp in forum Free Zone
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 17-11-2004, 14:57

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok