PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İstanbul ''Orhanlı Grubu'' Uçuşlar



Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 [287] 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404

Sümer Yamaner
02-01-2014, 12:19
Sümer hocam, arkadaki lehim kanalları ile bağlantı kurulabilir mi? Kurulsa da sağlam olur mu? Dediğin gibi orijinal lokasyonda bağlantı yeri kalmadı... :(


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)


Barış , Sümer Abi'ninde dediği gibi lehim tutacak bakır gözükmüyor plakette ama eğer yolu takip edip devamında uygun ver varsa uygun kablo ile uzatma yapılabilir ama burdan onu anlamak çok zor.
]

Aynen öyle. Bir bakmak gerek. Belki uygun bir yüzey bulunup lehim yapılabilir. Çok ahım şahım bir ESC değilse riske girmemek daha doğru olabilir.

ZERO FIGHTER
02-01-2014, 12:30
Barış , Sümer Abi'ninde dediği gibi lehim tutacak bakır gözükmüyor plakette ama eğer yolu takip edip devamında uygun ver varsa uygun kablo ile uzatma yapılabilir ama burdan onu anlamak çok zor.
]

Mert öyle bir dizayn var ki şemayı takip edemiyorsun. Arka tarafta olası bir yer vr ama voltmetre bambaşka yerde voltaj verdi , oraya da lehim bendeki havya ile imkansız.


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

seccos
02-01-2014, 12:31
Desene yandık, benim bütün modellerde bu misyon fabrikadan yüklü geliyor. Seninkileri bilmem ama..... :P

İşte biz buna "Görev adamı" diyoruz abicim... :P

ZERO FIGHTER
02-01-2014, 12:31
Aynen öyle. Bir bakmak gerek. Belki uygun bir yüzey bulunup lehim yapılabilir. Çok ahım şahım bir ESC değilse riske girmemek daha doğru olabilir.

Sümer hocam riske girmeyeceğim. Bu esc'yi de deneysel bir uçuş aracına koyacağım... :p


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

Clio172
02-01-2014, 12:47
İşte biz buna "Görev adamı" diyoruz abicim... :P

Hmmm şimdi anladım, çin, vietnam ve az buçuk usa birleşip şahlanan pilotajımıza kumpas için bize sattıkları modelleri kullanıyorlarmış demek..... Eve gidince kendim kırayım hepsini bari.... :)

zaferyangin
02-01-2014, 13:02
http://img.tapatalk.com/d/14/01/02/4adequza.jpg


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)


Barış fotoğraftan çok anlayamadım ama istersen Cumartesi getir bir bakalım. Bana göre onarılabilir gibi geliyor. Ama dediğim gibi görmeden net birşey söylemek zor. Fotoğraf yanıltabilir.

zaferyangin
02-01-2014, 13:06
Oğuz Abi'nin arka tekerli uçak korkusuna daha fazla korku ilave etmenin bence anlamı yok. Her uçak uçuyor. Orhanlı gibi bir zemin ise büyük bir avantaj. Yumuşak olması sebebiyle kırımların çok daha az olmasına etken. Özellikle pervane kırımları neredeyse yok gibi. Dün benim P47 her inişinde öne tumba oldu ki savaş uçaklarında bu her daim olabiliyor. Ancak hiç pervaneye zarar gelmedi. Sadece uçları çamur oldu o kadar. YAni pervane kırımı muhtemelen olmayacak. İyi bir ağırlık merkezi kontrolü ile bence öne tumba olma ihtimali de düşük. Tek sıkıntı kalkış esnasında ve iniş esnasında ana tekerlerde ilerlerken Rudder kullanmak olacaktır ki bunu da birkaç uçuştan sonra düzeltebileceğini düşünüyorum.

Oğuz Abi, durmak yok Katana'ya devam.....:P

kartal56
02-01-2014, 13:12
Oğuz,geçmiş olsun.Back teker uçak artık sana zorluk olmaz diye düşünüyorum,kalkışta uçağın kıçının sağa sola kaçışını zapt etmek için rudder a yeterli expo yu vermek el alışana kadar sorunu çözüyor, inişte tumba olmayı önlemek için de uçak yere teker koyduktan sonra hız kaybetmesini bekleyip elevatör çekmek (tabii 3 milim yukarı 3 milim aşağı :) end point ler le değil)Katana efendi uçan uçaktır güle güle uçur.Bu arada sen Teknomodel den Sopranoyu andıran bir uçak almamışmıydın o ne oldu ?

bulenttun
02-01-2014, 13:22
[QUOTE=ZERO FIGHTER;1168154]Bu ESC adam olur mu?
Konnektörler devre levhasından ince bir yüzey sıyırarak ayrıldılar. Kabloyu direkt lehimlesem mi?
http://img.tapatalk.com/d/14/01/02/huzumy2a.jpg



Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)[/QUOTE
Barış kopan konnektörlerin arka yüzü müsaitse veya ön yüzdeki lehimleme noktası uzatılabilirse esc kurtulur diye düşünüyorum.
İstersen c.tesi yanına al, Orhanlıda karar verelim.

bulenttun
02-01-2014, 13:26
Oğuz,geçmiş olsun.Back teker uçak artık sana zorluk olmaz diye düşünüyorum,kalkışta uçağın kıçının sağa sola kaçışını zapt etmek için rudder a yeterli expo yu vermek el alışana kadar sorunu çözüyor, inişte tumba olmayı önlemek için de uçak yere teker koyduktan sonra hız kaybetmesini bekleyip elevatör çekmek (tabii 3 milim yukarı 3 milim aşağı :) end point ler le değil)Katana efendi uçan uçaktır güle güle uçur.Bu arada sen Teknomodel den Sopranoyu andıran bir uçak almamışmıydın o ne oldu ?
Zur, Oğuzun alacağı modellerin hepsini toplamıştı diye hatırlıyorum.:P Ama yine de Oğuz Teknodan bir model almıştı galiba.

bulenttun
02-01-2014, 13:36
Beyler, HK ya şapka üzerine takılabilir yüksek UV koruyuculu gözlükler gelmiş. Bir inceleyin derim.

zaferyangin
02-01-2014, 13:52
Oğuz,geçmiş olsun.Back teker uçak artık sana zorluk olmaz diye düşünüyorum,kalkışta uçağın kıçının sağa sola kaçışını zapt etmek için rudder a yeterli expo yu vermek el alışana kadar sorunu çözüyor, inişte tumba olmayı önlemek için de uçak yere teker koyduktan sonra hız kaybetmesini bekleyip elevatör çekmek (tabii 3 milim yukarı 3 milim aşağı :) end point ler le değil)Katana efendi uçan uçaktır güle güle uçur.Bu arada sen Teknomodel den Sopranoyu andıran bir uçak almamışmıydın o ne oldu ?



Bir ilave daha yapmak isterim. Kalkış veya inişte uçağın kıçının sağa sola kaçmasını engellemek için şöyle bir ayar da yapılabilir. Ben bunu P47 de yaptım, şimdi Glassair Sportsman ve Ryan da da yapacağım. Uçağı normal kurup, zemini engebesiz düz bir satıhta yavaş yavaş uçağı motor gücü ile ilerletip ne tarafa kaçtığına bakıyorum. Buna göre de tekerlerde ufak ayarlar yaparak uçağın her daim düz gitmesini sağlıyorum. Arka tekeri göz kararı düz tutmak sureti ile ön tekerlerin sağa sola ayarları yeterli oluyor. Bir noktda daha, bu da yaptığım iş icabı bir püf noktasıdır, ön tekerlerin daima içe bakmasını sağlayın. Yani negatif TOE olsun. Negatif toe, özellikle düz gidişlerde daha az sağa sola kaçmalara sebep verir. Otomobillerde Drag tarzı yarışlarda ön tekerler daima negatif toe ye göre ayarlanır. Virajlı yollar için ise pozitif toe yani tekerlekler dışa bakar. Bu, daha iyi bir viraj alma kabiliyetine sebep olur. Sağa sola kaçmalar daha fazla olur ancak direksiyon hareketi ile kontrol edilebilir. Yani bizde ki Rudder ile. Bundan dolayı ön tekerleri içe doğru (içe doğru derken çok hafif, 0,5° kadar) baktırıp ayar yapın bence.

aozgen
02-01-2014, 14:10
Hmmm şimdi anladım, çin, vietnam ve az buçuk usa birleşip şahlanan pilotajımıza kumpas için bize sattıkları modelleri kullanıyorlarmış demek..... Eve gidince kendim kırayım hepsini bari.... :)
Alooo burada Vatikan ın rolünü görmezden gelmişsin seni gidi goygoycu seniiii.

aozgen
02-01-2014, 14:14
Tek sıkıntı kalkış esnasında ve iniş esnasında ana tekerlerde ilerlerken Rudder kullanmak olacaktır ki bunu da birkaç uçuştan sonra düzeltebileceğini düşünüyorum.

Oğuz Abi, durmak yok Katana'ya devam.....:P
Abiler sanki Oğuz abi Low Wing i rudder a elini değmeden kaldırıyordu da yeni modelinde sıkıntı olacak, hayır efendim. kalkışta hiza tutmak Low Wing de ne kadar sıkıntıysa bunda da o olacak, sadece rudder kullanma karakteristiği değişecek, dert bu olsun. Esas dertlerden biri kalkışta hiza tutana kadar henüz hızı düşük iken tumbayı önlemek için elevatör kullanmak zorunda ve tam yerinde elevatör ü bırakmazsa erken dikilip kanat üstüne kırılmaca tehlikesiyle karşıkarşıya. Bunun da üstesinden gelmek, benim işim. Beraber Katananın nasıl kaldırılıp nasıl indirileceğini kırmadan öğrenecüğük işşallahh.

zaferyangin
02-01-2014, 14:23
Abiler sanki Oğuz abi Low Wing i rudder a elini değmeden kaldırıyordu da yeni modelinde sıkıntı olacak, hayır efendim. kalkışta hiza tutmak Low Wing de ne kadar sıkıntıysa bunda da o olacak, sadece rudder kullanma karakteristiği değişecek, dert bu olsun. Esas dertlerden biri kalkışta hiza tutana kadar henüz hızı düşük iken tumbayı önlemek için elevatör kullanmak zorunda ve tam yerinde elevatör ü bırakmazsa erken dikilip kanat üstüne kırılmaca tehlikesiyle karşıkarşıya. Bunun da üstesinden gelmek, benim işim. Beraber Katananın nasıl kaldırılıp nasıl indirileceğini kırmadan öğrenecüğük işşallahh.

Veleddalin amin.........:lol:

mnevzat
02-01-2014, 14:25
Bir daha uçamayacak şekilde kırılmak. :)


Yanlış olmuş. Beş kere kırılıp uçabilecek, altıncıda uçamayacak şekilde kırmak.



Ahmet Bey, bu Sinyorun dediği incelendi tahlil edildi. Mahkumiyet veya ceza verilecek yeterli delile rastlanamadı. Adam diyor ki; ikinciye ne gerek var, başka bir model kullan. Bence de yerinde bir tavsiye. Oğuz Bey, çıtasını biraz yükseltsin.

seccos
02-01-2014, 14:46
Ahmet Bey, bu Sinyorun dediği incelendi tahlil edildi. Mahkumiyet veya ceza verilecek yeterli delile rastlanamadı. Adam diyor ki; ikinciye ne gerek var, başka bir model kullan. Bence de yerinde bir tavsiye. Oğuz Bey, çıtasını biraz yükseltsin.

Abi zaten senin vizyonunu bildiğimden, Ahmet abi'nin tehditvari yaklaşımını dikkate almamıştım. :P :D :P

zaferyangin
02-01-2014, 14:47
Yanlış olmuş. Beş kere kırılıp uçabilecek, altıncıda uçamayacak şekilde kırmak.



Ahmet Bey, bu Sinyorun dediği incelendi tahlil edildi. Mahkumiyet veya ceza verilecek yeterli delile rastlanamadı. Adam diyor ki; ikinciye ne gerek var, başka bir model kullan. Bence de yerinde bir tavsiye. Oğuz Bey, çıtasını biraz yükseltsin.

Ve Anayasa Mahkemesi kararıını açıkladı...... Bu mudur budur!.....:P Konu kapanmıştır.

Sümer Yamaner
02-01-2014, 14:55
Bir ilave daha yapmak isterim. Kalkış veya inişte uçağın kıçının sağa sola kaçmasını engellemek için şöyle bir ayar da yapılabilir. Ben bunu P47 de yaptım, şimdi Glassair Sportsman ve Ryan da da yapacağım. Uçağı normal kurup, zemini engebesiz düz bir satıhta yavaş yavaş uçağı motor gücü ile ilerletip ne tarafa kaçtığına bakıyorum. Buna göre de tekerlerde ufak ayarlar yaparak uçağın her daim düz gitmesini sağlıyorum. Arka tekeri göz kararı düz tutmak sureti ile ön tekerlerin sağa sola ayarları yeterli oluyor. Bir noktda daha, bu da yaptığım iş icabı bir püf noktasıdır, ön tekerlerin daima içe bakmasını sağlayın. Yani negatif TOE olsun. Negatif toe, özellikle düz gidişlerde daha az sağa sola kaçmalara sebep verir. Otomobillerde Drag tarzı yarışlarda ön tekerler daima negatif toe ye göre ayarlanır. Virajlı yollar için ise pozitif toe yani tekerlekler dışa bakar. Bu, daha iyi bir viraj alma kabiliyetine sebep olur. Sağa sola kaçmalar daha fazla olur ancak direksiyon hareketi ile kontrol edilebilir. Yani bizde ki Rudder ile. Bundan dolayı ön tekerleri içe doğru (içe doğru derken çok hafif, 0,5° kadar) baktırıp ayar yapın bence.

Zafer'ciğim, senin söylediğin, otomobil gibi sabit çekme yapan sistemlerde uygulanabilir. Ancak burada işin içine o anki hava hızına ve motor gücüne bağlı olan bir sola çekme hadisesi giriyor. Dolayısıyla her ne kadar sen yaptım diyorsan da mantıken genel geçer bir ayar söz konusu olamaz.
Toe in ve out konusuna gelince. Buradaki ayarda dikkat edilecek nokta, iniş takımı geometrisidir. İniş takımı teli dışa kıvrılıyorsa aks zaten hareketle toe out eğiliminde olacağı için toe in verilir. Tel içe kıvrılıyorsa aks zaten hareketle toe in eğiliminde olacağı için toe out verilir. Eğer offset strut veya tel kullanılıyorsa toe in/out sıfır olabilir.

(Bilirsin ön takım ayarlarında, önden çekişli ve arkadan itişli otomobillerde toe in ve out farklıdır).


Abiler sanki Oğuz abi Low Wing i rudder a elini değmeden kaldırıyordu da yeni modelinde sıkıntı olacak, hayır efendim. kalkışta hiza tutmak Low Wing de ne kadar sıkıntıysa bunda da o olacak, sadece rudder kullanma karakteristiği değişecek, dert bu olsun. Esas dertlerden biri kalkışta hiza tutana kadar henüz hızı düşük iken tumbayı önlemek için elevatör kullanmak zorunda ve tam yerinde elevatör ü bırakmazsa erken dikilip kanat üstüne kırılmaca tehlikesiyle karşıkarşıya. Bunun da üstesinden gelmek, benim işim. Beraber Katananın nasıl kaldırılıp nasıl indirileceğini kırmadan öğrenecüğük işşallahh.

Kalkış koşusunda yaw eksenindeki osilasyonlar, burundan tekerli uçakta kendini sönümlemeye eğilimliyken taildragger uçakta artmaya eğilimli olduğu için kalkış koşusundaki karakteristikte belirgin farklılıklar olacaktır. Daha açık söylemek gerekirse, taildraggerlerin kalkış koşusundaki yön sapmaları acemilerce genelde aşırı kontrolle pist içinde 360 dereceye varan dönüşlere ya da piste 90 derecelik kalkışlara yol açmaktadır. Bunun da sebebi uçağın ağırlık merkezi ve ana dikmelerin yere temas noktaları arasındaki ilişkidir. Burundan tekerli uçakta ağırlık merkezi ana dikmelerin önünde kalırken taildragger uçakta arkasında kaldığı için uçak yaw ekseninde stabil değildir. Yani rudder kontrolü farklı bir boyuta taşınmalıdır.
Elevatör konusuna gelince... Söz konusu olan uçak bir warbird değil. Bir Edge 540 ile elevatör kontrolü bu denli hassas olmayacaktır. Kalkış koşusunda elevatörü tamamen serbest bırakması (ilk uçuşu ve trimleri yapılmış, ağırlık merkezi doğru bir uçakta) yeterli olur. Hatta kalkış için elevatör bile çekmesine gerek kalmadan havalanır. Dolayısıyla daha önce de söylediğim gibi bir Edge 540 uçurmak atla deve değil. Mars'a uzay aracı göndermek hiç değil. Tam tersine, back tekerli bir uçağa geçiş için bence mükemmel bir tercih olacak Edge 540.


NOT:
Pöfff... Geri zekalılığıma doymayayım. Katana'yı Edge 540 yapmışım ya helal olsun bana. Ama Edge 540 için söylediklerim Katana için de aynen geçerli. :)

aggb11
02-01-2014, 15:05
Yorumlarınız, önerileriniz ve açıklamalarınız için teşekkürler. Elimde Katana var, onu toplayıp uçuracağım. Elbette ki sizlerin yardımları ve katkılarıyla... Zaten nihayet bir back teker uçurmak durumunda kalacaktım, o da böylece başlasın...

ZERO FIGHTER
02-01-2014, 15:17
[QUOTE=ZERO FIGHTER;1168154]
Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)[/QUOTE
Barış kopan konnektörlerin arka yüzü müsaitse veya ön yüzdeki lehimleme noktası uzatılabilirse esc kurtulur diye düşünüyorum.
İstersen c.tesi yanına al, Orhanlıda karar verelim.


Barış fotoğraftan çok anlayamadım ama istersen Cumartesi getir bir bakalım. Bana göre onarılabilir gibi geliyor. Ama dediğim gibi görmeden net birşey söylemek zor. Fotoğraf yanıltabilir.

Cumartesi getiriyorum. Teşekkürler...


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

aozgen
02-01-2014, 15:37
Ahmet Bey, bu Sinyorun dediği incelendi tahlil edildi. Mahkumiyet veya ceza verilecek yeterli delile rastlanamadı. Adam diyor ki; ikinciye ne gerek var, başka bir model kullan. Bence de yerinde bir tavsiye. Oğuz Bey, çıtasını biraz yükseltsin.
Sayın Hakim bey, sanırım iddianemeler karışmış. Sözkonusu iddianame;



LW al diyenleri de anlamakta zorluk çektim. Hadi birisi son derece ciddi de (kaldı ki kendisinin yeni başlayacak birisine F3A önermişliği bile var :) )diğeri ne diye önermiş acep, almak lazım ifadesini C.tesi! :P


şeklinde, zat-ı fâhimanenizi de tahkir eden bir karıştırıcı,bölücü ifadeden dolayı idi. Âlî hafızanıza müracaatla sizin de aynı hükme varmış olduğunuz bir değişmez hakîkattir.

zaferyangin
02-01-2014, 15:45
Zafer'ciğim, senin söylediğin, otomobil gibi sabit çekme yapan sistemlerde uygulanabilir. Ancak burada işin içine o anki hava hızına ve motor gücüne bağlı olan bir sola çekme hadisesi giriyor. Dolayısıyla her ne kadar sen yaptım diyorsan da mantıken genel geçer bir ayar söz konusu olamaz.
Toe in ve out konusuna gelince. Buradaki ayarda dikkat edilecek nokta, iniş takımı geometrisidir. İniş takımı teli dışa kıvrılıyorsa aks zaten hareketle toe out eğiliminde olacağı için toe in verilir. Tel içe kıvrılıyorsa aks zaten hareketle toe in eğiliminde olacağı için toe out verilir. Eğer offset strut veya tel kullanılıyorsa toe in/out sıfır olabilir.

(Bilirsin ön takım ayarlarında, önden çekişli ve arkadan itişli otomobillerde toe in ve out farklıdır).


Abi, benim söylediğim tel iniş takımlı uçaklar değil zaten. Onlarda her türlü esneme uçağın sağa yada sola kaçmasına etkendir. Ama ALU malzemeden stabil iniş takımlarında (eğer önceden eğilme vs. olmadıysa) geçerlidir. Arkadan itiş veya önden çekiş otomobillerde söylediğin gibi TOE açıları küçük de olsa farklılık gösterir ancak uçaklarda daha çok önden çekiş araçlar gibi düşünmek lazım. Malum motor uçağı çekiyor ve iniş takımları da arka teker gibi oluyor. Ama yine toe in olması gerekir ki uçağın sağa sola kaçması minimuma indirgensin. Motorun eğimi vs. de zaten uçağın düz gidişine göre ayarlanmıyor mu? Bunları sıfır kabul etmek gerekiyor. Aksi halde zaten uçağın uçuş stabilitesi de farklılaşıyor. Dönme momentine karşı motoru sağa ve aşağıya doğru 1° vermenin anlamı bu değil mi? Bu ayarları düzgün yapılmış farzederek iniş takımlarını bu şekilde ayarlamamız gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde zaten ne yaparsak yapalım uçak yerdeyken sağa sola kaçacak diye düşünüyorum.

Clio172
02-01-2014, 16:10
Alooo burada Vatikan ın rolünü görmezden gelmişsin seni gidi goygoycu seniiii.

Abi çin'le vatikan biraz sırıtır, durum çakılır dedim ama neyse onu da sallayalım gitsin..... :)

Sümer Yamaner
02-01-2014, 16:13
Abi, benim söylediğim tel iniş takımlı uçaklar değil zaten. Onlarda her türlü esneme uçağın sağa yada sola kaçmasına etkendir. Ama ALU malzemeden stabil iniş takımlarında (eğer önceden eğilme vs. olmadıysa) geçerlidir. Arkadan itiş veya önden çekiş otomobillerde söylediğin gibi TOE açıları küçük de olsa farklılık gösterir ancak uçaklarda daha çok önden çekiş araçlar gibi düşünmek lazım. Malum motor uçağı çekiyor ve iniş takımları da arka teker gibi oluyor. Ama yine toe in olması gerekir ki uçağın sağa sola kaçması minimuma indirgensin. Motorun eğimi vs. de zaten uçağın düz gidişine göre ayarlanmıyor mu? Bunları sıfır kabul etmek gerekiyor. Aksi halde zaten uçağın uçuş stabilitesi de farklılaşıyor. Dönme momentine karşı motoru sağa ve aşağıya doğru 1° vermenin anlamı bu değil mi? Bu ayarları düzgün yapılmış farzederek iniş takımlarını bu şekilde ayarlamamız gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde zaten ne yaparsak yapalım uçak yerdeyken sağa sola kaçacak diye düşünüyorum.

Şimdi olay şu: Toe in veya out verilmesinin nedeni hareket esnasında oluşacak esnemelerle her iki tekerleğin paralel hale gelmesinin sağlanması. Bu da tabii belirli koşullarda (otomobilin ortalama süratlerinde) sağlanabiliyor. Tamamen aynısı uçak motorunun pozisyonunda da geçerli. Uçak motoruna sağa ve aşağı açıyı uçağın uçuşunun en büyük bölümünü geçireceği seyahat rejimi ve düz - ufkî uçuşu konumuna göre veriyoruz. Gerçek uçakta da model uçakta da. Zaten o nedenle motor gücü yüksek ama hava sürati düşük anlarda yani kalkış ve uçuştaki tırmanışlarda motor açısına rağmen her zaman rudder desteği gerekiyor. Gyro gibi dinamik stabilizasyon uygulamaları dışında her rejim ve süratte düz uçabilen pervaneli bir uçak yapamıyoruz.
Bir uçak (burundan tek pervaneli ve pervanesi kokpitten bakıldığında saat istikametinde dönen bir uçaktan söz ediyoruz) eğer kalkış için gaz açıldığında sola kaçmıyorsa bir sorun var demektir. Eğer bunu engelleyecek kadar motor açısı ve trim verilmiş ise uçak normal uçuşta abartılı şekilde sağa gidecektir. O nedenle kalkış koşusundaki kaçışları ayarlarla değil dinamik olarak ve çok daha önemlisi proaktif olarak kumanda ile düzeltmemiz gerekiyor.
İniş takımlarına dönecek olursak, model uçaklarda esnemeyen ya da boşluk yapmayan bir sisteme rastlamadım henüz. En pahalı retractlar bile zamanla sorun yaratıyor. Burada da temel nokta şu: Tekerlek aksına etki eden moment. Eğer offset dediğimiz çatallı bir tel ya da strut kullanılıyorsa tekerlek iniş takımı teli ya da strut hizasında kalacağı için ciddi bir moment oluşmuyor. Ama standart olarak L kıvrımlı bir sistem varsa (bu tel de olabilir strut da) bu L şekli nedeniyle hareket sırasında strut üzerine bir moment etki ediyor. İşte eğer bu L harfinin kolu (aks) dışa bakıyorsa önceden toe in verilir ki hareket sırasında paralellik oluşsun. İçe bakıyorsa da tersi.

NOT: Otomobillerde arkadan itiş ve önden çekiş arasında "küçük" fark değil (+) ve (-) yönde olmak üzere zıt yönde fark var. Yani önden çekişte toe out, arkadan itişte toe in.

zaferyangin
02-01-2014, 17:26
Şimdi olay şu: Toe in veya out verilmesinin nedeni hareket esnasında oluşacak esnemelerle her iki tekerleğin paralel hale gelmesinin sağlanması. Bu da tabii belirli koşullarda (otomobilin ortalama süratlerinde) sağlanabiliyor. Tamamen aynısı uçak motorunun pozisyonunda da geçerli. Uçak motoruna sağa ve aşağı açıyı uçağın uçuşunun en büyük bölümünü geçireceği seyahat rejimi ve düz - ufkî uçuşu konumuna göre veriyoruz. Gerçek uçakta da model uçakta da. Zaten o nedenle motor gücü yüksek ama hava sürati düşük anlarda yani kalkış ve uçuştaki tırmanışlarda motor açısına rağmen her zaman rudder desteği gerekiyor. Gyro gibi dinamik stabilizasyon uygulamaları dışında her rejim ve süratte düz uçabilen pervaneli bir uçak yapamıyoruz.
Bir uçak (burundan tek pervaneli ve pervanesi kokpitten bakıldığında saat istikametinde dönen bir uçaktan söz ediyoruz) eğer kalkış için gaz açıldığında sola kaçmıyorsa bir sorun var demektir. Eğer bunu engelleyecek kadar motor açısı ve trim verilmiş ise uçak normal uçuşta abartılı şekilde sağa gidecektir. O nedenle kalkış koşusundaki kaçışları ayarlarla değil dinamik olarak ve çok daha önemlisi proaktif olarak kumanda ile düzeltmemiz gerekiyor.
İniş takımlarına dönecek olursak, model uçaklarda esnemeyen ya da boşluk yapmayan bir sisteme rastlamadım henüz. En pahalı retractlar bile zamanla sorun yaratıyor. Burada da temel nokta şu: Tekerlek aksına etki eden moment. Eğer offset dediğimiz çatallı bir tel ya da strut kullanılıyorsa tekerlek iniş takımı teli ya da strut hizasında kalacağı için ciddi bir moment oluşmuyor. Ama standart olarak L kıvrımlı bir sistem varsa (bu tel de olabilir strut da) bu L şekli nedeniyle hareket sırasında strut üzerine bir moment etki ediyor. İşte eğer bu L harfinin kolu (aks) dışa bakıyorsa önceden toe in verilir ki hareket sırasında paralellik oluşsun. İçe bakıyorsa da tersi.

NOT: Otomobillerde arkadan itiş ve önden çekiş arasında "küçük" fark değil (+) ve (-) yönde olmak üzere zıt yönde fark var. Yani önden çekişte toe out, arkadan itişte toe in.

Abi, şöyle diyelim o zaman; zaten kalkışlarda gazı ani açmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Yani uçağı koşturmak derken, yavaş yavaş hızlandırıp kanatların yeterli kaldırma kuvvetini sağlayana kadar yavaş yavaş hızlandırmak gerekliliğini biliyoruz sizler de söylüyorsunuz zaten. İşte bu süreçte motorun sağa veya sola ani bir çekiş sağlaması da minimum düzeyde olacaktır ki bunu zaten rudder kullanarak düzeltiyoruz. Burada iniş takımlarının sabit ve sağlam olduğunu düşünürsek, yerden gelecek darbeler ile geriye doğru baskı almasından kaynaklı toe out durumunu engellemek için hafif toe in vermek, uçağı daha stabil tutacaktır. Yani tekerlerin bu baskı ile düzgün ileri bakması sağlanır ki amacımız budur sanırım. Şimdi Toe Out yaparsak, aynı baskının tekerleri daha da açacağını yani Toe-Out açısının daha büyüyeceğini ve bu büyümenin de uçağa yön vereceğini söyleyebilir miyiz? Sanırım evet. Bu sebeple bir nebze olsun Toe-in vermek gerekliliğini söylüyorum.

Arkadan itiş ve önden çeker arasındaki açı farkı çok düşüktür abi. Yani söylediğin out / in farkı toplamda 1° lerdedir. Genelde araçlarda TOE ayarı yapılırken şu hesaplanır. Aracın ani frenleme esnasında ki bu önemlidir, öne yığılması ile meydana gelen ön tekerlerin ezilmesi ve dışa açılma eğilimi göstermesini minimize etmektir. TOE-OUT ayarı yapılmış araçlarda bu gibi durumlarda sağa/sola çekme meydana gelir. Çünkü açık olan lastikler daha fazla açılır ve bir diğerinden biraz fazla açılırsa o yöne doğru çekme yapar. Toe-in ayarlı araçlarda ise tekerler düzlemsel birbirine paralel yada paralele yakın olurlar ki düz basmaları sonucu düz bir çizgide frenleme yapabilirler. Hareket anında az önce söylediğim olayı çok bozmayacak bir ayar yapılır. Bunu fabrika belirler kendi aracına göre. Söylediğin arka çeker, ön çeker araç farklılıkları sadece ( az önce elimdeki Rot Ayar Makinesi demosunu kontrol ettiğimde Mercedes/BMW gibi araçlar ile Peugeot/Renault gibi araçlar arasında Toe-in ve Toe-Out arasındaki fark sadece -0,8 / +0,8° aralığında. (Aracına göre değişiyor ve bahsettiğimiz araçlar standart araçlar. Yani sportif amaçlı özel hazırlanmış yada spor araçlar değil.) Amaç her daim ön lastiklerin daima minimum düzeyde aşınma ile yere düz basmasını sağlamaktır.

Tabi burada tekrar bizim uçaklara dönecek olursak, aslında çeker aks ile ilgili olan king-pim açısının da bizim uçaklarda önemi var. Hele ki geride olan tekerleğin toe-out açısı fazla olursa alacağı yol daha az olacağından uçak o yöne doğru da sapma yapacaktır. Aşağıdaki çizimde belirtmeye çalıştığım king-pim açısı, sağdaki tekerin daha az yol alması ile uçağın sağa doğru çekmesine de sebep olacaktır. Sonuçta buna da dikkat etmek de fayda olacaktır.

mnevzat
02-01-2014, 17:48
Sayın Hakim bey, sanırım iddianemeler karışmış. Sözkonusu iddianame;

şeklinde, zat-ı fâhimanenizi de tahkir eden bir karıştırıcı,bölücü ifadeden dolayı idi. Âlî hafızanıza müracaatla sizin de aynı hükme varmış olduğunuz bir değişmez hakîkattir.

Fevkalede önemli bir bilgiyi aşikare ettğiniz içün öncelikle zat-i şahanelerinize müteşekkirim.

Adı geçen aşufte-dimağ ehli, mekan-ı Orhanl'ya ilk duhulünde sorgulana. Ve dahi bostancıbaşı hazır buluna. Sorgu neticesinde ısra-rı ikrarı devam ederse ceza-i cürümü yüzüne meali-icmal edilerek infazı ifa edile.

aozgen
02-01-2014, 18:03
Ohh şinci oldu, yüreğim yağ bağladı. Bu komploculara göz açtırmamak lazım.

zaferyangin
02-01-2014, 18:07
Bir kumpas var sanki ihtiyarlar heyeti ile genç nesil arasında.....:lol: Paralel Orhanlı Grubu var bu işte....:P

seccos
02-01-2014, 18:27
Bir kumpas var sanki ihtiyarlar heyeti ile genç nesil arasında.....:lol: Paralel Orhanlı Grubu var bu işte....:P

Orhanlı içinde Orhanlı olmayın kardeşim ! :P

Sümer Yamaner
02-01-2014, 18:34
Burada iniş takımlarının sabit ve sağlam olduğunu düşünürsek, yerden gelecek darbeler ile geriye doğru baskı almasından kaynaklı toe out durumunu engellemek için hafif toe in vermek, uçağı daha stabil tutacaktır.

İşte tam olarak anlatamadığım nokta bu. Senin kafanda şöyle bir konsept oluşmuş: Uçak ileri hareket ettiğinde yerden kaynaklı darbeler nedeniyle akslar zorlanır ve toe out olur. Baştan beri anlatmaya çalıştığım şey bunun genel geçer bir doğru olmadığı. Yerden gelen darbelerin etkisinin toe out mu toe in mi yapacağını belirleyen tek faktör aks ile ana dikmenin ilişkisidir. Aks ana dikmenin dışına yani kanat ucuna uzanıyorsa hareket toe out yapmaya zorlar. Ama büküm tam tersine ise yani aks inboard tarafa bakıyorsa o zaman hareket sonucu toe out değil toe in olur. İşte montaj sırasında bu ayrıntıya dikkat edip toe in ya da toe out ayarlamak gerekir ki uçak yerde düzgün gitsin. Yani her durumda toe in verilir saptaması hatalı. Kaldı ki yine hatırlatıyorum, ideal olan, offset strut kullanılmasıdır.

http://www.hobbyking.com/hobbyking/store/catalog/oleo-23882.jpg

mnevzat
02-01-2014, 18:45
Bir yakınım model uçağa merak sarıp bu işe karar verecek olsa onun sorgusuna mahal vermeden acemilik dönemi için seçeceğim modellerin en üstünde F3A olurdu.

F3A öyle maharet veya tecrübe gerektirerek uçan bir uçak değildir. Ancak, kendim de dahil hakkını verememekle birlikte maharetli ellerde inanılmaz bir gösteri uçağına dönüşür. Uçağın sergilediği manevra, estetik ve stabil uçuş karakteristiğini direkt olarak pilotajla ilişkilendirmek kesinlikle hata olur. Buna örnek olarak, bir F3A'yı vasatın üstünde uçurabilecek pilotaja sahip bir pilot, bir Cessna'da çok zorlanabilir.

Sözü hemen burada, Cessna veya Piper sana uygundur diye satmaya çalışan bir modelcinin tavsiyesi ile değerlendirecek olursak fark komdeiye dönüşür. Yanlış anlaşılmasın modelciliğe ben de Cessna ile başladım ve onunla öğrendim. Ama öğrenim için çok uygun bir model olmadığını da hemen söylemeliyim.

Deniz'in oğlu Mustafa'ya Raptor F22 ile başlamasını ben söyledim. Bunu Orhanlı ulemasının ortasında söyleseydim kellem çoktan oradaki bir sırığın üzerinde inekleri korkutmak için sırıtıyor durumda olurdu.

Acemi birinin en büyük korkusu; bir, modelini kırmak, iki, etrafa zarar vermektir. Model kırmaktaki korkunun asıl sebebi maliyettir. Raptor F22'de bu dikkate bile alınmayacak düzeydedir. Çevreye zarar vermek ise minimal seviyededir. Dolaysıyla aceminin heyacanı burada sıfıra yakındır, hele uzun süre simülasyon eğitimi almışsa!

F3A için yine iki tane dezavantaj var. Bunlardan biri pek ucuz bir model olmayışı ve haliyle parası çok kıymetli olmayanlar hariç, bilinçaltında yanlış bir harekette büyük bir meblağın yok olma korkusu ile uçmanın verdiği bir tedirginlik olacaktır.

İkincisi bunun kadar etkili olmasa da, son sayfalarda konuşulan kısmi bek teker zorluğudur.

Sümer Yamaner
02-01-2014, 19:31
Geçen aylarda bir hafta sonu Orhanlı'da bizi ziyaret eden Hezarfen ekibinin içinde bulunan Celalettin arkadaşımızın ilginç öyküsü geldi aklıma. Celalettin aslında helikopterci idi ve sonradan uçaklarla da ilgilenmeye başladı. Doğal olarak kendisine bir üstten kanat trainer önerildi ve elektrikli bir Sedona ile uçmaya başladı. Ancak helikopterden gelen bir kumanda hakimiyeti ve sol stick hakimiyeti vardı. Fakat Sedona'dan hiç hazzetmedi. Defalarca birlikte uçtuk. Her iniş yaklaşmasında "abi ben bunu asla indiremeyeceğim, alır mısın lütfen" diye kumandayı bana uzatıyordu. Öyle bir an geldi ki "ben uçak uçuramam, kabiliyetim yok" demeye başladı. Sonra bir gün baktık ki bir arkadaştan ikinci el bir F3A uçağı satın almış. Hem de üzerinde fıstıklar gibi bir dört zamanlı OS motor var. İlk seferlerde ben havalanıp havada uçağı teslim ettim kendisine. Eski Celalettin gitmiş yerine pilot Celalettin gelmişti. Son derece düzgün uçuyordu. Biraz da benim fişeklememle iniş denemelerine başladı. Daha ilk inişi gerçek bir "greaser" oldu. O gün bu gündür ben de "başlangıç modeli F3A mı olmalı acaba" diye düşünürüm.
Eline hiç kumanda almamış birine değil belki ama biraz kumanda hakimiyeti olup bolca simülatör çalışmış biri için belki de üstten kanat trainerden daha mantıklı bir seçim olur F3A uçakları.

aozgen
02-01-2014, 19:44
İşte, aklın yolu birdir. Bazı paralel münafıklar bu durumu dile getirdik diye sakalımıza bile hürmet etmeden münafıkça dedikodu yapıyordu, şimdi "tıssssssssssssssssssss""". OOohhh.

seccos
02-01-2014, 20:00
Eline hiç kumanda almamış birine değil belki ama biraz kumanda hakimiyeti olup bolca simülatör çalışmış biri için belki de üstten kanat trainerden daha mantıklı bir seçim olur F3A uçakları.

Abi'm bu küçük ayrıntı sakal dökebilir... :P :D


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

Clio172
02-01-2014, 20:16
Bir yakınım model uçağa merak sarıp bu işe karar verecek olsa onun sorgusuna mahal vermeden acemilik dönemi için seçeceğim modellerin en üstünde F3A olurdu..


....Deniz'in oğlu Mustafa'ya Raptor F22 ile başlamasını ben söyledim. Bunu Orhanlı ulemasının ortasında söyleseydim kellem çoktan oradaki bir sırığın üzerinde inekleri korkutmak için sırıtıyor durumda olurdu....

E Mustafa'nın başı kel miydi ki verdiniz çocuğa straforu....? :)

seccos
02-01-2014, 20:19
E Mustafa'nın başı kel miydi ki verdiniz çocuğa straforu....? :)

Resmen kandırmışlar! İyi uçunca da "Ben yaptım" olmuş. :)


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

Clio172
02-01-2014, 20:31
Resmen kandırmışlar! İyi uçunca da "Ben yaptım" olmuş. :)

O raptoru çoğumuz uçurduk, durumumuz ortada..... :P

seccos
02-01-2014, 20:34
O raptoru çoğumuz uçurduk, durumumuz ortada..... :P

Abi diyorum, "Derin Orhanlı"'nın parmağı var bu işlerde... :P :D


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

Clio172
02-01-2014, 20:43
Bu arada olan sana oldu Sinyor...... :)

Not: C.tesi infazdan önce Pilot Yak'ı bi konuşsak diyorum.... ;)

mnevzat
02-01-2014, 20:50
Münafık takımının başta gidenleri işbaşında!!!!!

bulenttun
02-01-2014, 21:11
Ben de başımdan geçeni anlatayım o zaman. Sanırım 2011 veya 2012 yazı tamirli Cessna ve Piper kullanıyorum, hem kalışta hem inişte canım çıkıyor, zaman zaman Sarvene test uçuşları yaptırıyorum. Derken Alpaslandan ganimet Sebart Katana geldi. Biraz tedirgindim ancak en iyi iniş, kalkış ve süzülmeleri bu modelle yapabilmiştim.

aozgen
02-01-2014, 22:08
Ahh Bülent beyciğim bu yeniyetme fitne pilotları yazılan nüansın zaten vericiyi ellerine verme gerek ve yeter şartı olduğunu bile hatırlamazlar halbukim rahle-i tedrisimden çıkalı şurada bir göz açıp kapama zamanı. Emme paralel yapılanmaya tam gaz dalarlarr.!!! Hep dış parmaklar. Jeff diye birini yakalamış Nevzat bey geçenlerde...

mnevzat
02-01-2014, 22:41
Ben de başımdan geçeni anlatayım o zaman. Sanırım 2011 veya 2012 yazı tamirli Cessna ve Piper kullanıyorum, hem kalışta hem inişte canım çıkıyor, zaman zaman Sarvene test uçuşları yaptırıyorum. Derken Alpaslandan ganimet Sebart Katana geldi. Biraz tedirgindim ancak en iyi iniş, kalkış ve süzülmeleri bu modelle yapabilmiştim.

Şu an bende olan Sebart'tan bahsediyorsun herhalde... Model tamamen F3A özelliklerini taşıyor da ondan.

Bilmeyenler "hemen nasıl F3A'cı oluverdi" demesinler diye söylüyorum. yeni inşa ettiğim F3A modeli yokken bir yıl öncesine kadar uzunca bir süre eğitim modeli bir F3A kullandım.

mnevzat
02-01-2014, 22:47
E Mustafa'nın başı kel miydi ki verdiniz çocuğa straforu....? :)



Resmen kandırmışlar! İyi uçunca da "Ben yaptım" olmuş. :)


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)


Muhahaha...

F3A=Pahalı=kırılma korkusu=yüksek adrenalin=kırım.
Strapor F22 Raptor=Ucuz=kırılsa bile babam yine yapar=korkusuz rahat uçuş=sıfır kırım.


Hakikaten, bazen elinden alıp uçururken modele benim zarar verdiğim olmuştur, ufak tefek hasarlar harici tek modelle uçuş öğrenmiştir.

kartal56
02-01-2014, 22:47
Biz burada (Ahmet hoca ve ben) bu üsten kanatlı trainer uçaklarla bi halt öğrenilmez,bunlar adamı hobiden soğutur,bunlar model dükkanlarının millete çakmasıdır,extra,yak, vs. modellerle başlamak (tabii ki eğitmenle ) daha iyidir derken bir çok paralel pilot karşı çıkmış ve bıyık altından gülerek " salla bakalım salla" diye içinden geçirmişti ????

zaferyangin
02-01-2014, 23:21
Orhanlı içinde Orhanlı olmayın kardeşim ! :P

Orhanlı içinde Orhan olmayın demek istedin sanırım kardeşim.....:

zurcello
02-01-2014, 23:22
Bu biraz Ahmet Kaya nın Almanya da öldükten sonra karısına C.başkanlık köşkünde ödül verilmesine benzedi...Biz ne dediydik... F3A la ilgili... bugün iyi ayar yapılmış bir akrobatik uçak veya F3A trainer den daha kolay.... Nevzat abi dışında hepiniz karşı çıkmıştınız... What's up abiler:).. LWT nin yandan profili ve gövde x kanat boyuna bakın neden kontrolu kolay olduğu anlaşılır..

mnevzat
02-01-2014, 23:22
Alpaslan Hoca, lafın ucu bana da dokunuyorsa, gider bulurum ta o zamanki F3A'nın trainer olarak kullanılabileceği hakkındaki yazımı.

mnevzat
02-01-2014, 23:24
Eyvallah Zur abi. Pişti olmuşuz ama aynı şeyi yazmışsın.

zaferyangin
02-01-2014, 23:33
Abi'm bu küçük ayrıntı sakal dökebilir... :P :D


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)


Ne sakal dökmesi, KÖSE yapar KÖSEEEEE.......:P

zaferyangin
02-01-2014, 23:38
Ahh Bülent beyciğim bu yeniyetme fitne pilotları yazılan nüansın zaten vericiyi ellerine verme gerek ve yeter şartı olduğunu bile hatırlamazlar halbukim rahle-i tedrisimden çıkalı şurada bir göz açıp kapama zamanı. Emme paralel yapılanmaya tam gaz dalarlarr.!!! Hep dış parmaklar. Jeff diye birini yakalamış Nevzat bey geçenlerde...


Abi bu kısmı biraz açar mısın lütfen? Verici, ele verme vs. vs.... Anlayamadım da....:lol:

bulenttun
02-01-2014, 23:39
YAA, bırakın Sinyoru sıkıştrmayı, ctesi gelicem demişti, kaçıracaksınız!:lol:

ermis
02-01-2014, 23:59
Geçen aylarda bir hafta sonu Orhanlı'da bizi ziyaret eden Hezarfen ekibinin içinde bulunan Celalettin arkadaşımızın ilginç öyküsü geldi aklıma. Celalettin aslında helikopterci idi ve sonradan uçaklarla da ilgilenmeye başladı. Doğal olarak kendisine bir üstten kanat trainer önerildi ve elektrikli bir Sedona ile uçmaya başladı. Ancak helikopterden gelen bir kumanda hakimiyeti ve sol stick hakimiyeti vardı. Fakat Sedona'dan hiç hazzetmedi. Defalarca birlikte uçtuk. Her iniş yaklaşmasında "abi ben bunu asla indiremeyeceğim, alır mısın lütfen" diye kumandayı bana uzatıyordu. Öyle bir an geldi ki "ben uçak uçuramam, kabiliyetim yok" demeye başladı. Sonra bir gün baktık ki bir arkadaştan ikinci el bir F3A uçağı satın almış. Hem de üzerinde fıstıklar gibi bir dört zamanlı OS motor var. İlk seferlerde ben havalanıp havada uçağı teslim ettim kendisine. Eski Celalettin gitmiş yerine pilot Celalettin gelmişti. Son derece düzgün uçuyordu. Biraz da benim fişeklememle iniş denemelerine başladı. Daha ilk inişi gerçek bir "greaser" oldu. O gün bu gündür ben de "başlangıç modeli F3A mı olmalı acaba" diye düşünürüm.
Eline hiç kumanda almamış birine değil belki ama biraz kumanda hakimiyeti olup bolca simülatör çalışmış biri için belki de üstten kanat trainerden daha mantıklı bir seçim olur F3A uçakları.
ikinci modelim 90 lık bir f3a idi çok iyi hatırlıyorum Ahmet abiler bana deli gözü ile bakıyorlardı. ama o model sayesinde her türlü havada ucuşlar yapmayı ögrenmiştim. F3a tarzı modeller gercekten çok stabil ucan modellerdir.

seccos
03-01-2014, 00:00
YAA, bırakın Sinyoru sıkıştrmayı, ctesi gelicem demişti, kaçıracaksınız!:lol:

Ehehehe sıkışan ben miyim ki abi? Derin Orhanlı'yı çözdüm daha ne yapayım !! :lol:

16f84
03-01-2014, 00:03
Bu uçanlara birde profil uçakları dahil edin f3a dan daha rahat uçar

seccos
03-01-2014, 00:19
İlk model olarak, elinde benzin motorlu bir Lightning ile Orhanlı sahamıza gelen birisini, sille tokat pataklayıp geri göndermeyecek bir değerli büyüğümüz var mı acep aramızda?

Sümer Yamaner
03-01-2014, 00:39
Hiç kimseyi dövmedik. Dövmeyiz de. Sadece modele el koyarız...

seccos
03-01-2014, 00:52
Hiç kimseyi dövmedik. Dövmeyiz de.

Elbette. Mübalağa gerçek gibi anlaşılmasın. :)


Sadece modele el koyarız...

Dayak yesem daha iyiydi. :P

Sümer Yamaner
03-01-2014, 01:09
Dayak yesem daha iyiydi. :P

Tamam bi dahaki sefere döveriz de... :P

kartal56
03-01-2014, 01:21
Nevzat Hocam,ben isim isim kim karşıydı kim değildi hatırlamıyorum,sen ben de aynı fikirdeydim diyorsan doğrudur,Ahmet Hocayı da tartışmada epey bir hararetle Soprano ilk uçak olarak alınır ve uçmaya başlanabilir fikrini savunduğu için net hatırlıyorum.

bulenttun
03-01-2014, 01:34
Elbette. Mübalağa gerçek gibi anlaşılmasın. :)



Dayak yesem daha iyiydi. :P
Demedim mi ben!!!!! Cumartesi garanti gelmeyecek.:lol:

mnevzat
03-01-2014, 01:36
Nevzat Hocam,ben isim isim kim karşıydı kim değildi hatırlamıyorum,sen ben de aynı fikirdeydim diyorsan doğrudur,Ahmet Hocayı da tartışmada epey bir hararetle Soprano ilk uçak olarak alınır ve uçmaya başlanabilir fikrini savunduğu için net hatırlıyorum.



Ben genel olarak Sopranoyu da desteklemişimdir. Eleştirdiğim tarafı malzeme ve işçiliğidir.

Hala da söylerim. Rüzgar 15 knot'lara çıktığında (özellikle geçmişte) yerdeki modellerin kıçı rüzgara karşı çevrilip, aileron ve elavatorleri down edilip, pilotları da ayak üstü lakları ile vakit doldurup birçoğu hiç havalanmadan evin yolunu tutarken, o rüzgarda Sopranolar "oh biraz serinledim" havasıyla çok uçmuştur.

Hakkını vermek gerekirse tabii bir de Soprano onun el çantası olması hasebiyle Ahmet Bey bunu çok yapmıştır.

Burada bir parantez açmak gerekirse, yine aynı konuya dönüyoruz yani Soprano da bir F3A bozmasıdır.

kartal56
03-01-2014, 01:37
Bu biraz Ahmet Kaya nın Almanya da öldükten sonra karısına C.başkanlık köşkünde ödül verilmesine benzedi...Biz ne dediydik... F3A la ilgili... bugün iyi ayar yapılmış bir akrobatik uçak veya F3A trainer den daha kolay.... Nevzat abi dışında hepiniz karşı çıkmıştınız... What's up abiler:).. LWT nin yandan profili ve gövde x kanat boyuna bakın neden kontrolu kolay olduğu anlaşılır.. Zur abi, bu cümle " Nevzat abi dışında hepiniz karşı çıkmıştınız..." yanlış olmuş.Alpaslan,Nevzat,Ahmet abi (varsa başkaları da) haricinde karşı çıkanlar olmuştu,doğrusu sanırım.Ben RC pilotluğu asla küçümsemiyorum ve ciddiyet gerektiren,zor bir şey olduğunu da kabul ediyorum.Zaten her eğitim alan,öğrenen ve uçanın da iyi Pilot olamadığı ortada.O zaman ki tartışma trainer uçakların gereksizliği ve eğitim için faydalı değil aksine talebenin ilerlemesini yavaşlattığı üzerine idi.Tabii ki bir trainer uçakla da uçuş öğrenilir ve iyi bir pilot olunur,bence trainer uçak işi uzatan lüzumsuz bir level.Bu ısrar da model mağazalarının ve profesyonel uçuş hocalarının olaya ticari bakış açıları var tabii.

kartal56
03-01-2014, 01:43
Ben genel olarak Sopranoyu da desteklemişimdir. Eleştirdiğim tarafı malzeme ve işçiliğidir.

Hala da söylerim. Rüzgar 15 knot'lara çıktığında (özellikle geçmişte) yerdeki modellerin kıçı rüzgara karşı çevrilip, aileron ve elavatorleri down edilip, pilotları da ayak üstü lakları ile vakit doldurup birçoğu hiç havalanmadan evin yolunu tutarken, o rüzgarda Sopranolar "oh biraz serinledim" havasıyla çok uçmuştur.

Hakkını vermek gerekirse tabii bir de Soprano onun el çantası olması hasebiyle Ahmet Bey bunu çok yapmıştır.Doğrudur valla, ben de defalarca şahitim fırtınada bile uçtuğuna,hatta bir sefer Bülent abinin Sopranoyu uçurup şaşırıp kalmıştım.Sana da kaç kere,Hoca ya şu Soprano yu ölçülerini büyütüp iyi bir malzemeden yapsana dediğimi hatırlarsın umarım.

zaferyangin
03-01-2014, 02:04
Yav bu şuna benziyor. Yeni başlayan motorculara genelde eskiler şöyle der, Almışken büyük motor al ufaktan kısa sürede sıkılırsın. Gaza gelen çömez arkadaş da elimin altında güç olsun kullanmam diye savunma yapar. Sonra bakarsın o güç dibine kadar kullanılır ve hatta bilinçsiz kullanım ve sonu hüsran, Sen şimdi yeni başlayan birine ver F3A yı adam etrafındakiler görüp gaza gelsin, sonra gidip çaksın. Hatta mahallenin orta yerine veya bizlerden birinin kafasına. Kabul edelim uçak uçurmak sadece iniş ve kalkıştan ibaret değildir. Bunu sizler söylemeyin bari...:P

Sümer Yamaner
03-01-2014, 02:16
Kabul edelim uçak uçurmak sadece iniş ve kalkıştan ibaret değildir. Bunu sizler söylemeyin bari...:P

Takeoffs are optional but landings are mandatory.

zurcello
03-01-2014, 02:53
Zur abi, bu cümle " Nevzat abi dışında hepiniz karşı çıkmıştınız..." yanlış olmuş.Alpaslan,Nevzat,Ahmet abi (varsa başkaları da) haricinde karşı çıkanlar olmuştu,doğrusu sanırım.Ben RC pilotluğu asla küçümsemiyorum ve ciddiyet gerektiren,zor bir şey olduğunu da kabul ediyorum.Zaten her eğitim alan,öğrenen ve uçanın da iyi Pilot olamadığı ortada.O zaman ki tartışma trainer uçakların gereksizliği ve eğitim için faydalı değil aksine talebenin ilerlemesini yavaşlattığı üzerine idi.Tabii ki bir trainer uçakla da uçuş öğrenilir ve iyi bir pilot olunur,bence trainer uçak işi uzatan lüzumsuz bir level.Bu ısrar da model mağazalarının ve profesyonel uçuş hocalarının olaya ticari bakış açıları var tabii.


Kartal abi haklısın biraz abartmışım. Aynı tartışmayı tekrar başlatmak istemem. O zaman hasta olduğum şey, kişisel olarak bazı kırıcı ifadelerin kullanımasından ziyade (ki ben karşılıklı samimi ve sert ifadeleri , nazik iğnelemeye oranla her zaman daha doğru bulurum) anlatmaya çalıştığım ana fikrin anlaşılmamasıydı..

Gerçek hayatta olmayan, deneysel bir model olan f3a nın (melez sayılabilir) daha iyi bir uçak olmasından (diğer modellerin fiziki özelliklerini ve güzelliklerini tamamiyle ihmal ederek) çok, oldukça yetenekli bir uçuş tasarımına sahip olduğunun altını çizmiştim. Çok ustalık gerektiren ve zor uçan bir uçakla dizin oluşturmanın zorluğundan bahsetmiştim... dizin yapılmazsa ne olur hiç bir şey tabii...

Son olarak bir detaya değinmeden geçemeyeceğim. Nevzat abi yine sopranoyla ilgili F3A özellikleri gösterdiği için iyi uçuyor diyerek noktayı ince bir mesajla koymuş.. Şu anda bile devam eden bazı yazışmaların ortak bir tabanı yok. Zira ideal bir f3A tasarımı diye bir şey yok amaca yönelik fiziki değişiklikler ve tavsiyeler var. Her uçak bir biriyle benzer özelliikler taşır, bir uçak ne kadar f3a genetiği taşırsa o kadar stabil ve güzel uçar. Hangi oranda olursa olsun

Aslında br f3a hiç trainer den daha kolay uçmaz. Dihedrali olan ve ağırlık merkezi aşağıda 170 cm lik bir modelden daha dengeli bir şey olsa olsa sıcak hava balonu olurdu. F3a veya nötr karakterli tüm uçakların temel farkı uçuş manevrasını daha düzgün ve kolayca yapmasıdır. Burada anahtar kelimeler nötr karakter ve kanat profilinin şeklidir. Trainer kolay havalanır, uçar konar ama IMAC level 2 den sonrasını yapamaz.. fark bu kadar basit.. Uçmazsa ne olur yine hiç bir pok olmaz.

Başka farklar olmakla beraber edge ile f3a arasındaki temel değişiklik kanadın gövdeye takılışının tamamiyle ters olmasıdır.Bu farkın ne sonuç doğuracağın bilenler zaten f3a nın neden daha iyi uçtuğunu tartışmaz bile...

İşte bu fark nedeniyle F3a, yak -katana-extra ve edge sırasıyla gider pattern uçuş yeteneği...Edge f3a kadar pattern uçamz ama f3a edge in br çok hareketini yapabilir.

Son olarak şunu söylememde yarar var. Düşüncem YAKın veya extra nın kanat şekli ve burun genişliğinin getirdiği avantajlar nedeniyle en iyi melez manevra genetiğe sahip uçaklar olduğu yönünde...

seccos
03-01-2014, 09:06
Demedim mi ben!!!!! Cumartesi garanti gelmeyecek.:lol:

Mecbur gelicem abi, araç muayenem var, çok sevdiğimden değil yani. :lol:

Bu arada sorduğum soruya cevap gelemiyor ama hikayeler yazılıyor. Durum cidden vahim, Orhanlı da çizgi kaybı var. :)


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

zaferyangin
03-01-2014, 10:29
Takeoffs are optional but landings are mandatory.


İşte o mecburiyet sonucu biri yada birilerinin kafasına çakarsa o zaman kim diyecek ki yahu F3A yı önerdik ama hata yaptık diye? Hatırlatırım, Ryan ı düşürdüğümde niye düşürdüm? Gaza geldim. Yanlış anlaşılmasın kimseyi suçlamıyorum ama gaza gelmeyi herkes çok rahat yapıyor. Hatta biraz da nitro karışınca işin içine, dünyanın en iyi akrobasi pilotu olabiliyoruz yalan mı? Trainer gibi bir uçak belki pilotaja çok katkısı olmuyor ama ne bu kadar hızlı uçuyor, ne de bu kadar tehlikeli akrobasi hareketleri yapabiliyor. Yani uçan kişi paternmiş, iniş kalkışmış, dönüşmüş vs. herbirini düzgün yapmaya çalışıyor. Gaza gelip sert hareketler yapsa da bir yere kadar yapabilir. Hızı düşük vs. vs. Yenilere öneride bullunurken bunu uçurabilir, bunu uçuramazdan ziyade, bu uçak hareketli ve riskli, bu uçak daha sağır ve daha az riskli diye düşünüp önermek bana göre daha mantıklı geliyor. Tabi bu benim düşüncem.:P

zaferyangin
03-01-2014, 10:29
Mecbur gelicem abi, araç muayenem var, çok sevdiğimden değil yani. :lol:

Bu arada sorduğum soruya cevap gelemiyor ama hikayeler yazılıyor. Durum cidden vahim, Orhanlı da çizgi kaybı var. :)


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

Gel ben aracını muayene ederim....:P

nervous
03-01-2014, 11:12
Zafer Abi' yi gaza getiren benim. Ama takılıyordum yemin ederim. Göbek göstererek 20 metrede knife edge yapmaya çalışacağı aklıma hiç gelmemişti. :(
F3A yeni başlayan için bile çok kolay bir uçak. Ama biraz maliyetli. Trainer modellerin aynı zamanda ucuz olması sanırım daha iyi olur.

zaferyangin
03-01-2014, 11:25
Zafer Abi' yi gaza getiren benim. Ama takılıyordum yemin ederim. Göbek göstererek 20 metrede knife edge yapmaya çalışacağı aklıma hiç gelmemişti. :(
F3A yeni başlayan için bile çok kolay bir uçak. Ama biraz maliyetli. Trainer modellerin aynı zamanda ucuz olması sanırım daha iyi olur.


Ahhh Serim ahhh, tüm sorumlu sensin....:lol: Şaka bir yana, ben seni yada bir başkasını suçlamıyorum. Ama bu tür olaylar olabiliyor. Kaldı ki birileri çeşitli akrobasi hareketi yapar, adamın elinde F3A varken ben niye yapmayayım der. Yani illa birisi yada birilerinin gaza getirmesine gerek yoktur. Ben orada kalabalıktan kurtardım. Ama kurtaramayabilirdim de. Çömez biri nasıl kurtarır? Benim söylemek istediğim bu. Normal şartlarda ben de biliyorum akrobasi uçağının çok daha stabil olduğunu. İnişi kalkışı vs. Ama havada gaza getiren bir uçak bunu da kabul edelim...:)

aozgen
03-01-2014, 11:29
Abi bu kısmı biraz açar mısın lütfen? Verici, ele verme vs. vs.... Anlayamadım da....:lol:
Soruma cevap vermiyolar dediğin bu soru mu? Açayım: Şinci sen pek az gelebildiğin için unutman normal, modeli uçurmak için bir ayakkabı kutusu benzeri alet var işte onu acemiye vermem bende durur acemi yandan yandan oynar. Buydu sorunun cevabı.

İlk model olarak, elinde benzin motorlu bir Lightning ile Orhanlı sahamıza gelen birisini, sille tokat pataklayıp geri göndermeyecek bir değerli büyüğümüz var mı acep aramızda?
Benzin motoru aldığı için pataklayıp motorunu elinden alırlar, modeline glow 2 zamanlı taktırıp arkasından tef çalarlar.

Sümer Yamaner
03-01-2014, 11:33
Kimse kızıp alınmasın da Orhanlı Ekibi'nin bu "yeni başlayan" sorunu beni artık çok güldürüyor. Ekipte trainer ile uçma ihtiyacı olan kimse kalmamışken hala dönüp dolaşıp aynı konular gündeme gelince ve bir de "aslında ben de öyle demiştim, beni saymamışsın" türü ifadeler ortaya dökülünce ben gülmeye başlıyorum. Ahan da güldüm: :lol:
Modelcilikte eğer yeni başlayanlara yol gösterici olacaksak, kısıtlayıcı olmak yerine teşvik edici olmayı, yeniliklere açık olmayı denemekte yarar var. Tabularınızı yıkarsanız "yeni başlayan" arkadaşların çok daha hızlı geliştiklerini göreceksiniz.

seccos
03-01-2014, 11:34
Benzin motoru aldığı için pataklayıp motorunu elinden alırlar, modeline glow 2 zamanlı taktırıp arkasından tef çalarlar.

İşte gerçek çizgi!
Şimdi de benzin motoru ile başlama konusunu Alpaslan abi'me yönlendiriyorum. Bakalım kendisi nasıl yorumlayacak? Bir daha dünyaya gelse acaba bu işe glow ile başlar mıydı? :)

aozgen
03-01-2014, 11:35
Zafer abi sana bir konuda katılmıyorum, F3A modelleri genelde hızlı uçmazlar, sadece istikrarlı uçarlar yani manevraya girdiği hızla en sonuna kadar hızı düşürmeden devam eder. Bir F3A modelini- bence- radyo kaybı haricinde -bir de çok nadir de olsa göz karışması tabii ki hep mümkün- havada ve hatta inişte birilerini riske atarak kırmak pek mümkün değil, çok dengeli ve kolay söz dinleyen bir model. Benim Soprano olsun, Yak lar olsun standart bir F3A dan daha hızlı uçuyor. F3 A modellerinin trainer olarak yaygın olmamalarının veya en azından benim empoze etmememin tek sebebi fiyatlarıdır.

seccos
03-01-2014, 11:37
Kimse kızıp alınmasın da Orhanlı Ekibi'nin bu "yeni başlayan" sorunu beni artık çok güldürüyor. Ekipte trainer ile uçma ihtiyacı olan kimse kalmamışken hala dönüp dolaşıp aynı konular gündeme gelince ve bir de "aslında ben de öyle demiştim, beni saymamışsın" türü ifadeler ortaya dökülünce ben gülmeye başlıyorum. Ahan da güldüm: :lol:

Abi'm sorun bu zaten. Herkes güzel güzel uçmaya başlayınca geçmiş unutulup, yeni başlayanlara F3A önerilmeye başlanması korkutucu. Amaç sadece havalanmak ise türbün motorlu başlangıçlar önerelim. :)

aozgen
03-01-2014, 11:37
İşte gerçek çizgi!
Şimdi de benzin motoru ile başlama konusunu Alpaslan abi'me yönlendiriyorum. Bakalım kendisi nasıl yorumlayacak? Bir daha dünyaya gelse acaba bu işe glow ile başlar mıydı? :)
Hiç uğraşma, abin geldiğinde arkasında iyi bir glow/EP helikopter tecrübesi vardı ve bize acemi olarak gelmedi. Sadece katılmış üye olarak geldi. Mert abi gibi.

aozgen
03-01-2014, 11:43
Şaka biryana, benzin motoru konusu da sulandırmaya müsait bir konu ve de paralel evrencilere bana yüklenmek için iyibir fırsat da sağladığı kesin.
Ben adayın teknik nosyonuna bakarım abicim. Eli tornavida tutuyorsa, fizik kanunlarını lise seviyesinde hatırlıyorsa, bir somunu sıkarken diş kaptırma, aşırı sıkma vs gibi içgüdüleri sağlamsa ve de nereye saçsam diyeceği kadar bol paralıysa hiç itirazım olmaz. Ama unutulan birşey var, aday gayet normal bir sonuç olarak bol bol düşecek, kırım yapacak. İşte o benzin motoru hasar görecek ve parça bekleyecek, ateşleme pili yüzünden saatlerce yerde uğraştıracak vs. Sonuçta olan pilotaj eğitimi aleyhine bolca sıkıntı, moral bozukluğu olacak.

Sümer Yamaner
03-01-2014, 11:46
Bu durumda yeni başlayana (artık o her kimse) EP önerelim?! :D

seccos
03-01-2014, 11:47
Hiç uğraşma, abin geldiğinde arkasında iyi bir glow/EP helikopter tecrübesi vardı ve bize acemi olarak gelmedi. Sadece katılmış üye olarak geldi. Mert abi gibi.

O zaman yeni başlayan tanımını direkt olarak Sümer abi'nin önceki post'ların birinde belirttiği gibi "En azından bolca simulatör ve benzeri uğraşlarla stick ve kontrol yeteneğini geliştirmişler" olarak değiştirelim abi.

Sözün özü ben olaya güvenlik meselesi olarak bakıyorum. Sahada, eline şeklini beğendiği bir Aerobatic modeli alıp gelen ve hayatının ilk stick'ini tutacak biri var ise o saha artık güvenli değildir.

mnevzat
03-01-2014, 11:50
Gel ben aracını muayene ederim....:P

Asıl sen gel de ben seni bir muayene edeyim.

Soruma cevap veren yok deyip duruyorsun ama sorduğun soru değil ki? Sadece sonuna soru işareti koyduğun için soru olmuş.

Hangi acemi dizini sabit tutmaya çalışırken hız yapmaya çalışır, düz gitmeyi bile beceremezken tono atmaya çalışır, dönüşlerde kanat yatmasından ödü koparken knife-edge yapmaya çalışır?

Modelin setup kontrolünü yapıp acemiye teslim ederken hangi aceminin eline 2 cm'den daha fazla elevator veya aileron atımı yapılmış model veriyoruz?

Hangi aceminin modeline unlimited-vertical yapsın diye 2/1 thrust gücünde motor tavsiye ediyoruz da F3A bir hız delisi oluversin.

F3A uygun pervane ve motorla senin trainer denen uçağın kadar yavaş uçan bir uçak ancak istediği verildiğinde çılgın bir uçak haline de gelebilir. Kaldı ki thorttle kanalndan lmit verilerek de istenilen hıza düşürülebilir.

Sen Sopranoyu izlememişsin galiba. O da bir F3A'dır. Ahmet Bey bir F3A'nın erişebileceği hızlara yaklaşmaktadır onunla. Eee bir çok acemi Soprano ile eğitim tamamladı veya hala uçuyorlar. Bunlar nitroyu damardan alarak senin dediğini yapıp birisinin kellesini falan uçurdu da ben mi duymadım?

mnevzat
03-01-2014, 11:57
................Sözün özü ben olaya güvenlik meselesi olarak bakıyorum. Sahada, eline şeklini beğendiği bir Aerobatic modeli alıp gelen ve hayatının ilk stick'ini tutacak biri var ise o saha artık güvenli değildir.


Muhahaha... Bize dino diyenler bu yaşta bu hale geldiyse vay bizim yaşımızdaki haline!!!!!

Sümer Yamaner
03-01-2014, 12:03
Eğer birincil amacınız "güvenlik" ise sahada etanol etkisi altında kesinlikle uçuş yapılmamasını sağlamanızı öneririm ilk olarak.

seccos
03-01-2014, 12:16
Muhahaha... Bize dino diyenler bu yaşta bu hale geldiyse vay bizim yaşımızdaki haline!!!!!

Abi cidden güvenlik konusunda çok rahatız. Şu ana kadar başımıza ciddi bir olayın gelmemesi yapılanların doğru olduğunu göstermez. Biz gerçekten çayırda uçuyoruz.


Eğer birincil amacınız "güvenlik" ise sahada etanol etkisi altında kesinlikle uçuş yapılmamasını sağlamanızı öneririm ilk olarak.

Sonuna kadar katılıyorum. 1.öncelik de yaptığımız işte bu olmalı normalde. Ama uyuyor muyuz kurallara? Hayır! Ben bunları söylüyorum ama masum falan da değilim. Bu dostluk ortamında zor da olurum. Zaten de istemem :)
Tüm konuşmalarım içinde ağzımdan "güvenli bir şekilde uçuyoruz" da çıkmadı hiç. En azından bir noktada çakılıyorsak diğerini kurtaralım ki risk oranımız düşsün.

Sümer Yamaner
03-01-2014, 12:28
Hezarfen'de havaalanı hudutları dahilinde alkol kesinlikle yasaktır (metanol dışında tabii). Eskiden kaçamak içenler olurdu. O zaman da elden geldiğince o arkadaşların uçuş yapmasını engellerdik. Artık öyle bir sorunumuz da kalmadı. Sizlere de öneririm. Alkol isteyen, uçuşların bitiminde bir yerde oturup içebilir. Örneğin Hezarfen yakınında öyle ocakbaşı türü yerler var. Biz de zaman zaman oralara gidip birşeyler yiyip otururuz. İsteyen alkol de alır. Son gelişimdeki manzara gerçekten de kötüydü Orhanlı'da. Düşünsenize, Allah korusun ama bir uçak mahalleye düşse ve sonra adamlar gelip ortalıkta onlarca bira şişesi bulsalar neler olur. Lafı açılmışken haddim olmayarak söyledim kusura bakmayın...

mnevzat
03-01-2014, 12:46
Abi cidden güvenlik konusunda çok rahatız. Şu ana kadar başımıza ciddi bir olayın gelmemesi yapılanların doğru olduğunu göstermez. Biz gerçekten çayırda uçuyoruz...............


Yav daha nasıl anlatayım bilemiyorum. 71588 no'lu cevabımı bir daha okur musun? Bu şartlarda o uçak trainerden farksız olur ama bir trainerden daha dengeli uçar.

zaferyangin
03-01-2014, 14:05
Soruma cevap vermiyolar dediğin bu soru mu? Açayım: Şinci sen pek az gelebildiğin için unutman normal, modeli uçurmak için bir ayakkabı kutusu benzeri alet var işte onu acemiye vermem bende durur acemi yandan yandan oynar. Buydu sorunun cevabı.

Haa ben yanlış anladım abi, verici deyince ne veriyor, eline ne veriyorsun ben yanlış anlamışım.....:lol:

zaferyangin
03-01-2014, 14:36
Asıl sen gel de ben seni bir muayene edeyim.

Soruma cevap veren yok deyip duruyorsun ama sorduğun soru değil ki? Sadece sonuna soru işareti koyduğun için soru olmuş.

Hangi acemi dizini sabit tutmaya çalışırken hız yapmaya çalışır, düz gitmeyi bile beceremezken tono atmaya çalışır, dönüşlerde kanat yatmasından ödü koparken knife-edge yapmaya çalışır?

Modelin setup kontrolünü yapıp acemiye teslim ederken hangi aceminin eline 2 cm'den daha fazla elevator veya aileron atımı yapılmış model veriyoruz?

Hangi aceminin modeline unlimited-vertical yapsın diye 2/1 thrust gücünde motor tavsiye ediyoruz da F3A bir hız delisi oluversin.

F3A uygun pervane ve motorla senin trainer denen uçağın kadar yavaş uçan bir uçak ancak istediği verildiğinde çılgın bir uçak haline de gelebilir. Kaldı ki thorttle kanalndan lmit verilerek de istenilen hıza düşürülebilir.

Sen Sopranoyu izlememişsin galiba. O da bir F3A'dır. Ahmet Bey bir F3A'nın erişebileceği hızlara yaklaşmaktadır onunla. Eee bir çok acemi Soprano ile eğitim tamamladı veya hala uçuyorlar. Bunlar nitroyu damardan alarak senin dediğini yapıp birisinin kellesini falan uçurdu da ben mi duymadım?

Abi, yapma allahaşkına, F3A yapacaksın, ona aman sen acemisin küçük motor ve küçük pervane koyalım diyeceksin ve adam buna uyacak, endpointleri kısacaksın, expo vereceksin vs.vs. vs. Sonra arkadaş uçacak, ilk seferinde korkusundan sakin uçmaya çalışacak, birkaç uçuş yaptıkça kendine güveni artacak, sonrasında tono deneyeyim diyecek hadi onu başaracak, baktı ki ben bunu yapıyorum, varyasyonlara başlayacak, uyaracağız ama bir yere kadar yapabileceğiz çünkü bu hobby diyeceğiz, adam kendini bilmeli diyeceğiz, hele ki yabancı biriyse kesin bir yere kadar uyarı yapabileceğiz (kendi içimizdeki insanlardan bahsetmiyorum çünkü bu konumda çömez yok aramızda, bugün herhangi bir uçağı ilk başta biraz acemilik çekse de çok zorlanmadan uçuracak düzeyde en düşük pilotaja sahip olanımız. Kaldı ki ben de bunlardan biriyim bunu kabul ediyorum) sonrasında amca varyasyonlardan birini denerken yanlışlıkla üzerimizden geçecek ve ya birimizin kafasına çakacak, ya aracına. Bir ileri vakka, Sümer Abinin dediği gibi mahalleye çakacak. Bir çocuğa zarar verdiğini düşünürsek ve polis gelip de bir de nitro atıklarımızı görünce, olabilecekleri ben söylemiyeyim, sizler çok daha iyi bilirsiniz. Düzgün bir elektonik ve motor ile basit bir trainer kombinasyonu, bir acemiyi bir sezon idare eder. Bu sürede de eli stick lere, kumandaya alışır. Tecrübe kazanır. Akabinde uçağı kırsa da cebinden en fazla 150 - 200 TL çıkar. Aynı motor ile (46 lık olarak düşünürsek) elektroniği de kullanırsa söylediğiniz birçok modeli kullanabilecek düzeyde olur. Soprano mu alır, F3A melezlerinden mi alır ne alırsa en azından daha güvenli bir uçuş sergiler hem bizler hem de diğer 3. şahıslar için. Trainer dediğimiz üstten kanatlı bir uçak ile birçok çalışmayı yapabilir. Kendini geliştirir. Ben buna inanıyorum. Çünkü kendimden biliyorum. Elimi kumandaya alıştıran bu model. Motor stop da düzgün inmemi sağlayan, (hemen hiçbir uçuşta birkaçı hariç, çalışır motorla inmedim çünkü motorum sorunlu idi. ama bir tecrübe geliştirdi bende. Uçak hiç kırılmadı. Halen daha duruyor atölyede.) Neyse yaa ben niye konuşuyorum ki? Yaşayın görün demekten başka bir şey diyemem ki koskoca insanlara...:D

zaferyangin
03-01-2014, 14:39
Kısa bir ilave, o kadar uyarılmamıza rağmen halen daha içimizde bir çoğumuz (bazen ben de dahil) mahalle üzerinden dönüyoruz. Hadi buna bir çözüm bulalım? Kendimiz bir çok uyarıya uymazken bir yabancı acemi ne kadar bizim uyarılarımızı dinler bana birisi söyleyebilir mi?

mnevzat
03-01-2014, 15:29
Demek ki senin içinde var ki hep "ben böyle yapıyorum" diyorsun yaramaz çocuk.

O zaman tüm bu serzenişlerin Ahmet Bey'e de gidiyor, çünkü dediğim gibi Sopranonun F3A'dan pek bir farkı yok. Bu durumda tavsiye edip aldırdığı talebe sayısını göz önüne alırsak geçmişteki suçu birkaç ağırlaştırılmış müebbet eder.

zaferyangin
03-01-2014, 15:42
Demek ki senin içinde var ki hep "ben böyle yapıyorum" diyorsun yaramaz çocuk.

O zaman tüm bu serzenişlerin Ahmet Bey'e de gidiyor, çünkü dediğim gibi Sopranonun F3A'dan pek bir farkı yok. Bu durumda tavsiye edip aldırdığı talebe sayısını göz önüne alırsak geçmişteki suçu birkaç ağırlaştırılmış müebbet eder.

İdamlık......:lol:

aozgen
03-01-2014, 15:45
Bak bana iyi bir fikir verdiniz, bundan sonra Sopranoya benzin motoru taktırıp başlatalım.
Bu arada yarın hava kehanetleri nasıl? Ben biraz üşütmüşüm yarın gelebilirmiyim bugünden göremiyorum.

zaferyangin
03-01-2014, 15:50
Sahi bu arada 19 mm çapında 1 m. boyunda alu çubuk lazım. Ryan için çubuk bulamadım. Eğer bulamaz isem de yarın onu uçuramam. Elinde atıl durumda böyle bir kanat borusu olan bir hayırsever varsa beni kullanarak hayır işleyebilir....:D

zaferyangin
03-01-2014, 15:53
Bak bana iyi bir fikir verdiniz, bundan sonra Sopranoya benzin motoru taktırıp başlatalım.
Bu arada yarın hava kehanetleri nasıl? Ben biraz üşütmüşüm yarın gelebilirmiyim bugünden göremiyorum.

Sen sopranoya benzin motoru tak, motor uçağı unutup alıp başını gider kendi uçmaya kalkar, soprano da ben niye burada duruyorum kafam nerde diye düşünür.....:P

blackswans
03-01-2014, 15:56
Sahi bu arada 19 mm çapında 1 m. boyunda alu çubuk lazım. Ryan için çubuk bulamadım. Eğer bulamaz isem de yarın onu uçuramam. Elinde atıl durumda böyle bir kanat borusu olan bir hayırsever varsa beni kullanarak hayır işleyebilir....:D

Bende 18mm'lik üzeri bantlanmış bir çubuk var fazla ancak boyu 1metre varmıdır bilmiyorum akşama bakabilirim.

aozgen
03-01-2014, 16:01
Bülent bey tarif eder, Tombul Köfteyi geçince sanayi sitesi var, orada alüm. boru çeşitleri istediğin gibi bulunuyor(muş). Gelirken uğra al.

blackswans
03-01-2014, 16:04
Malum sanayi sitesinde 18 ve 20 mm'lik var 19 yoktu en son gittiğimizde.

zaferyangin
03-01-2014, 16:08
Bende 18mm'lik üzeri bantlanmış bir çubuk var fazla ancak boyu 1metre varmıdır bilmiyorum akşama bakabilirim.


Okan, bir boyuna bakıverir misin? 1 m. nin biraz altı sıkıntı yaratabilir. (235 cm kanat var) Ama çok az altı ise fark yaratmaz. Bulana kadar idare ederiz...:)

blackswans
03-01-2014, 16:14
Okan, bir boyuna bakıverir misin? 1 m. nin biraz altı sıkıntı yaratabilir. (235 cm kanat var) Ama çok az altı ise fark yaratmaz. Bulana kadar idare ederiz...:)

Ok akşam gittiğimde bakarım.

kartal56
03-01-2014, 16:15
Hiç uğraşma, abin geldiğinde arkasında iyi bir glow/EP helikopter tecrübesi vardı ve bize acemi olarak gelmedi. Sadece katılmış üye olarak geldi. Mert abi gibi.Abiler,ben EP Heli ve Uçak ile başladım hiç glow kullanmadım nerden çıktı glow ? Ha, bu arada bir tane ASP çift silindir FT 160 AR glow motor aldım Piper a takıcam ve ilk defa glow milli olucam.Benzin glow tercihine gelince,isteyen istediği motoru tercih eder,bana göre benzin motor daha sorunsuz hele iyi bir marka tercih edilirse kim ne derse desin daha rahat(örnek,DLE elimdeki 3 ad. dle motor da bir kere iğne ayarları yapıldı 1,5 senedir bir daha ellenmedi),Kutsala sorun bakalım tekrar Glow a döner mi ? dikkat edilecek tek husus içerideki her haltı adam gibi sabitleyip sallanmasına müsaade etmiyeceksin,geçenlerde Ahmet abim ile ilk uçuşunu yapıp 2. de çalıştıramadığımız uçak pilin bir ucunun görünmeyecek bir yerden kopmasındanmış (Ahmet abim hemde senin gıcık olduğun pil kutusundan değil puntalı pilden.Şimdi bütün uçaklardaki pillerin pil kablo bağlantılarını sıcak silikonla sabitledim.)Ayrıca hangi motora alışırsan o daha kolay diğeri karmaşık geliyor.Orhanlıya devamlı acemi, yeni pilot adayları katılıyor, neredeyse sürekli potansiyel tehlike yaratacak adam var yani,biz(ben)yak,extra,edge gibi uçakla eğitim yapılır derken kablo ile bağlanma ve aday güvenilir seviye ye gelmeden de tek başına uçmasına müsaade etmemekten bahsediyoruz,ha adam ben uçarım sana ne diyorsa oda onun problemi mekan Allahın çayırı bir kulüp olmadığı için fazla karışma yetkimiz yok.Mahalle tehlikesini ben herhalde en az 5 kere yazmışımdır,ama bizim illetin pardon milletin olay olmadan önlem almak yerine, olduktan sonra yere oturup dizlerine vura vura dövünmek ve saçlarını yolmak gibi
başka gelişmiş ülkelerde olmayan bir güzel geleneği vardır.Daha önce de yazdım bir daha yeni katılanlar için yazıyorum o mahallelilerin çoğu aynı köylü hatta akrabadır, o mahallede bir çocuğa bir şey olursa biz 155 i arayıp çayırı tarif edene kadar bizi linç ederler,(araba ve uçakları derhal olduğu gibi bırakıp otobana doğru koşmayı tavsiye ederim)abartma yaa falan demeyin ben örneğini 2 kere gördüm.Nitro konusuna gelince,önceleri yemek yerken ağız ıslansın diye bir iki şişe yemekle alınan nitro olayı özellikle C.tesileri biraz abarmış durumda gibi geldi bana ama yanlış biliyor olabilirim.Oohhh akılları verdim rahatladım,şimdi isteyen istediği kadar gülebilir.:)

mnevzat
03-01-2014, 16:19
Sahi bu arada 19 mm çapında 1 m. boyunda alu çubuk lazım. ......................

Mutluluğu bunlarda mı arar oldun?

Okan'daki 80~85 cm civarındadır. Ben kesmiştim.

zaferyangin
03-01-2014, 16:37
Abiler,ben EP Heli ve Uçak ile başladım hiç glow kullanmadım nerden çıktı glow ? Ha, bu arada bir tane ASP çift silindir FT 160 AR glow motor aldım Piper a takıcam ve ilk defa glow milli olucam.Benzin glow tercihine gelince,isteyen istediği motoru tercih eder,bana göre benzin motor daha sorunsuz hele iyi bir marka tercih edilirse kim ne derse desin daha rahat(örnek,DLE elimdeki 3 ad. dle motor da bir kere iğne ayarları yapıldı 1,5 senedir bir daha ellenmedi),Kutsala sorun bakalım tekrar Glow a döner mi ? dikkat edilecek tek husus içerideki her haltı adam gibi sabitleyip sallanmasına müsaade etmiyeceksin,geçenlerde Ahmet abim ile ilk uçuşunu yapıp 2. de çalıştıramadığımız uçak pilin bir ucunun görünmeyecek bir yerden kopmasındanmış (Ahmet abim hemde senin gıcık olduğun pil kutusundan değil puntalı pilden.Şimdi bütün uçaklardaki pillerin pil kablo bağlantılarını sıcak silikonla sabitledim.)Ayrıca hangi motora alışırsan o daha kolay diğeri karmaşık geliyor.Orhanlıya devamlı acemi, yeni pilot adayları katılıyor, neredeyse sürekli potansiyel tehlike yaratacak adam var yani,biz(ben)yak,extra,edge gibi uçakla eğitim yapılır derken kablo ile bağlanma ve aday güvenilir seviye ye gelmeden de tek başına uçmasına müsaade etmemekten bahsediyoruz,ha adam ben uçarım sana ne diyorsa oda onun problemi mekan Allahın çayırı bir kulüp olmadığı için fazla karışma yetkimiz yok.Mahalle tehlikesini ben herhalde en az 5 kere yazmışımdır,ama bizim illetin pardon milletin olay olmadan önlem almak yerine, olduktan sonra yere oturup dizlerine vura vura dövünmek ve saçlarını yolmak gibi
başka gelişmiş ülkelerde olmayan bir güzel geleneği vardır.Daha önce de yazdım bir daha yeni katılanlar için yazıyorum o mahallelilerin çoğu aynı köylü hatta akrabadır, o mahallede bir çocuğa bir şey olursa biz 155 i arayıp çayırı tarif edene kadar bizi linç ederler,(araba ve uçakları derhal olduğu gibi bırakıp otobana doğru koşmayı tavsiye ederim)abartma yaa falan demeyin ben örneğini 2 kere gördüm.Nitro konusuna gelince,önceleri yemek yerken ağız ıslansın diye bir iki şişe yemekle alınan nitro olayı özellikle C.tesileri biraz abarmış durumda gibi geldi bana ama yanlış biliyor olabilirim.Oohhh akılları verdim rahatladım,şimdi isteyen istediği kadar gülebilir.:)

Aklı verdim hadi bana müsade diyorsun yani.....:D

Abi mahalle hakkında söylediklerin doğru ama bir çocuğa olabilecek bir zararın telafisi vicdanen hiçbirimizin toparlayabileceği bir durum oluşturamaz. Söylediklerine sonuna kadar katılıyorum. Olmadan değik olduktan sonra ah vah ediyoruz. Maalesef böyle bir toplumuz. Bunu bizler değiştirmeye çalışmalıyız. Bu inatçı ihtiyarların inadını kırmak gerek. Hadi biri hastalandım dedi yırttı yarın ki baskıdan. Ama diğerlerinin yırtmasına müsaade etmememiz gerek. Orhanlı'nın içindeki Derin Orhan'ı yenmemiz lazım.....:lol:

zaferyangin
03-01-2014, 16:44
Mutluluğu bunlarda mı arar oldun?

Okan'daki 80~85 cm civarındadır. Ben kesmiştim.

Yavv, yakışıyor mu senin gibi yaşlı başlı bir adama böyle konuşmak? Ayıp ayıp, yaş ermiş kemale, kıllar olmuş beyaz tane, halen daha söylediğin kelimelere bak.... Hayret bir şey yahu!!!.......:P


85 cm sorun çıkarmaz sanırım. Şuan için idare eder. Zaten gaza gelmeyecem bir daha. Hele Serim'i hiç dinlemeyecem.....:lol:

bulenttun
03-01-2014, 16:48
Sahi bu arada 19 mm çapında 1 m. boyunda alu çubuk lazım. Ryan için çubuk bulamadım. Eğer bulamaz isem de yarın onu uçuramam. Elinde atıl durumda böyle bir kanat borusu olan bir hayırsever varsa beni kullanarak hayır işleyebilir....:D
Zafer, ben evdekilerine baktım en uzunu 45 cm. Senin elin bugün İMES e uğrar ve alır.Bu arada piyasada satılan bu boruların çoğu yumuşak, c.tesi günü Nevzat bey dizine dayayıp boruyu çok rahat yamultmuştu. Tavsiyem bulursan eğer 6000 veya 7000 serisi alü. boru alman.
Gelelim uçuş şekline. Her buluşmamızda mahalleye doğru uzayan arkadaşımın yanına gidip ikaz ediyorum, bunu en az üç kere yapıyorum ancak sohbet işin içine girince insan unutuveriyor. Lütfen sizlerde bu ikazı kim olursa olsun yapın ki daha emniyetle uçalım.
Alpaslan'ın bununla ilgili yazdıklarına da tamamen katılıyorum.

zaferyangin
03-01-2014, 17:07
Sanki şu mahalle olayını durduğumuz konumu eskisi gibi yaparsak yani cami tarafında değil de diğer tarafta uçarsak önceki sene olduğu gibi daha kolay halledeceğiz gibi. Bakmadık ama geçen sene Alparslan Abi nin batması ile gelen Beko nun patates tarlasına çevirdiği noktada durmak sanki daha net bir çözüm gibi geliyor.

zaferyangin
03-01-2014, 17:13
Zafer, ben evdekilerine baktım en uzunu 45 cm. Senin elin bugün İMES e uğrar ve alır.Bu arada piyasada satılan bu boruların çoğu yumuşak, c.tesi günü Nevzat bey dizine dayayıp boruyu çok rahat yamultmuştu. Tavsiyem bulursan eğer 6000 veya 7000 serisi alü. boru alman.
Gelelim uçuş şekline. Her buluşmamızda mahalleye doğru uzayan arkadaşımın yanına gidip ikaz ediyorum, bunu en az üç kere yapıyorum ancak sohbet işin içine girince insan unutuveriyor. Lütfen sizlerde bu ikazı kim olursa olsun yapın ki daha emniyetle uçalım.
Alpaslan'ın bununla ilgili yazdıklarına da tamamen katılıyorum.

Abi geçen İMES te bir-iki yere sordum ama bulamadım. İçi dolu malzeme var o da ağır. Boru olarak 18 ve 20 mm var. 19 mm sanırım kimse kullanmıyor....:P

bulenttun
03-01-2014, 17:25
İlkbahara pist'i paralel olarak batıya 100 m.kaydırmak bence en iyi çare gibi. Böylece pistbaşı hizası da 2. Şen Piliç barakalarının hizasına gelecek,Şen Piliç çalışanlarının ikametinden ve meşhur iki ağaçtan da kurtulmuş olacağız.

16f84
03-01-2014, 17:50
İlkbahara pist'i paralel olarak batıya 100 m.kaydırmak bence en iyi çare gibi. Böylece pistbaşı hizası da 2. Şen Piliç barakalarının hizasına gelecek,Şen Piliç çalışanlarının ikametinden ve meşhur iki ağaçtan da kurtulmuş olacağız.

Dogrusu bu abi en kısa zamanda hayata geçirelim

zafer abim karbon boru baksana kurumdan

zaferyangin
03-01-2014, 18:14
Dogrusu bu abi en kısa zamanda hayata geçirelim

zafer abim karbon boru baksana kurumdan

Kurumda yok ki 19 mm dış çaplı...

bulenttun
03-01-2014, 18:16
Bak bana iyi bir fikir verdiniz, bundan sonra Sopranoya benzin motoru taktırıp başlatalım.
Bu arada yarın hava kehanetleri nasıl? Ben biraz üşütmüşüm yarın gelebilirmiyim bugünden göremiyorum.
Yarın hava da, rüzgar da çok güzel. Orhanlının son günleri güzel geçecek gibi.

bulenttun
03-01-2014, 18:22
Zafer, İmes'te Şeykoç alü.şirketine bi sorsana . 6xxx serisi boru var gibi gözüküyor. Tel. 590 0950

seccos
03-01-2014, 18:38
Yarın hava da, rüzgar da çok güzel. Orhanlının son günleri güzel geçecek gibi.

Saat 11:00 randevusu ardından artık Orhanlı mı yaparım yoksa İmuk ziyareti mi yaparım bilemedim. :lol:

bulenttun
03-01-2014, 18:42
İmuk'ta c.tesi günleri sadece seyirci olursun.:lol:

seccos
03-01-2014, 18:46
İmuk'ta c.tesi günleri sadece seyirci olursun.:lol:

Model yok zaten, gelip trainer mı göreyim... :lol:

aozgen
03-01-2014, 19:27
Alüminyum borucuların dikkatine.
Aslan abimin çok acı birşekilde yaşadığı gibi maalesef joiner niyetine kullandığınız alüm. borular mukavemet açısından amaçlanan dayanıklılığa sahip olma konusunda biraz tereddütlü. Benim alüm. joiner cilere kuvvetle tavsiyem, gövde genişliği ni kenarlardan en az 5-10 cm dışarı taşacak şekilde boruyu içerden tercihan ahşap yuvarlak (veya benzer, mukavim bir malzeme ile) ile doldurmanız. Bu pek kolay olmayacak ama aklıma başka bir çözüm gelmiyor.

bulenttun
03-01-2014, 20:55
Ahmet bey, piyaada daha çok ham alü.boru satılıyor. Zafere söylediğim gibi 6000-7000 serisi alaşımlı borular mukavemetli oluyorlar. Ayrıca Bauhaus'ta muhtelif ölçülerde tornalanmış ahşap da var.

mnevzat
03-01-2014, 21:32
Bazı şeyler boşa gidiyor ama bir daha yazayım. 7000 serisi alüminyum eskiden duralüminyum denen sert alüminyumun karşılığı gibi birşey olmalı ve sertliği joiner için uygundur.

Bunun haricinde sıradan bir alüminyum boruya eloksal (anodize oksidasyon) işlemi yaptırmak çok kolaydır ve çok ucuzdur. Bu bir kimyasal işlemdir. Borunun içi ve dışı yüzey sertliği kazanır. Böylece alüminyum normal sertliğinin birkaç katına ulaşabilir. Ayrıca çok temiz ve kaygan bir görünüm kazanır. Normal hali gümüşi bir renk kazanır. İstenirse; siyah, sarı, bordo ve mavi renklerde de olabilir.

Ümraniye, Dududllu, Pendik ve Kurtköy semtlerinde çok sayıda eloksalcılar vardır. 1 metrelik bir borunun kaplanması (para almayabilirler) 5 TL, renkli olursa belki 10 TL civarındadır.

murat rc
03-01-2014, 22:35
Konu Al. Boruya nasıl atladı. :)

bulenttun
03-01-2014, 22:45
Murat burada bir kelime ile herşey her konuya atlar. Onun için kelimeleri o'na göre seçeceksin.:P Şimdi mesela TT motor nasıldır yazıyorum. Elimde 91 lik, her ikisi de test edilmiş O.S ve T.T. motor var. Ganimet P-47 V-1 de hangisini kullanmalıyım?:)

volkanoz
03-01-2014, 22:47
Yarın uçuş varsa bende varım..

Elinde fazla 3s liposu olan varsa alabilirim.

bulenttun
03-01-2014, 22:47
İlk defa kayıtlı on-line kişi yalnızca benim. Hayret!

bulenttun
03-01-2014, 22:48
Yarın uçuş varsa bende varım..

Elinde fazla 3s liposu olan varsa alabilirim.
Zur'a bi sor derim.

ZERO FIGHTER
03-01-2014, 23:44
Yarın uçuş varsa bende varım..

Elinde fazla 3s liposu olan varsa alabilirim.

Sıfır 5200mah ve 2700mah 3s var

Bir de 2 defa balanslı sarj edilen 3600mah.


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

volkanoz
03-01-2014, 23:57
Zur'a bi sor derim.

Teşekkürler Bülent abi sen olmasan naparız :)


Sıfır 5200mah ve 2700mah 3s var

Bir de 2 defa balanslı sarj edilen 3600mah.


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

Teşekkürler Barış sana ÖM attım.

zaferyangin
04-01-2014, 00:00
Ahmet bey, piyaada daha çok ham alü.boru satılıyor. Zafere söylediğim gibi 6000-7000 serisi alaşımlı borular mukavemetli oluyorlar. Ayrıca Bauhaus'ta muhtelif ölçülerde tornalanmış ahşap da var.


6000 - 7000 serisi aluminyum borular, bisiklet kadrolarında da kullanılan oldukça mukavim bir borudur. Yani kanat borusu olarak kullanılır da bulmakta zorluk çekiyoruz işte....:)

bulenttun
04-01-2014, 00:12
Sana yazdığım yere sordun mu?

zaferyangin
04-01-2014, 00:40
abi aradım ama geç aradım kapanmıştı...

zaferyangin
04-01-2014, 09:50
Murat burada bir kelime ile herşey her konuya atlar. Onun için kelimeleri o'na göre seçeceksin.:P Şimdi mesela TT motor nasıldır yazıyorum. Elimde 91 lik, her ikisi de test edilmiş O.S ve T.T. motor var. Ganimet P-47 V-1 de hangisini kullanmalıyım?:)


Al birini vur ötekini abi. İyisi mi TT yi tercih et de motor ile ilgili biraz bilgi verirsin....:P

aozgen
04-01-2014, 09:57
Yoldaşlar bugün gelemiyorum, özleyin bakalım bilazcık. Keyifli uçuşlar yapın işşallah.

Sümer Yamaner
04-01-2014, 11:30
Murat burada bir kelime ile herşey her konuya atlar. Onun için kelimeleri o'na göre seçeceksin.:P Şimdi mesela TT motor nasıldır yazıyorum. Elimde 91 lik, her ikisi de test edilmiş O.S ve T.T. motor var. Ganimet P-47 V-1 de hangisini kullanmalıyım?:)


Eksik bilgi vermişsin abicim. Motorlar iki zamanlı mı dört zamanlı mı?

bulenttun
04-01-2014, 11:40
Eksik bilgi vermişsin abicim. Motorlar iki zamanlı mı dört zamanlı mı?
İkisi de 2 zamanlı.

bulenttun
04-01-2014, 11:42
Beyler, bulabilen varsa biraz yakacak tahta, odun getirsin. 11 gibi evden çıkıyorum.

Sümer Yamaner
04-01-2014, 11:57
İkisi de 2 zamanlı.

O halde ikisine de benden red! P47'ye iki zamanlı motor mu takılırmış yahu?! :P

Sümer Yamaner
04-01-2014, 21:42
Amanınn forum kilitlenmiş. Bülent Aaabiiii... Tamam gel istediğin iki zamanlıyı tak. Valla şaka yapmıştım. :D

aozgen
04-01-2014, 21:44
Yoh mi bugünün raporunu yazacak kalem ehli?

16f84
04-01-2014, 21:56
Bol ganimetli f3a lı bı gun oldu desen

aozgen
04-01-2014, 21:59
Bi bildiğin mi var, sallıyomusun? Maazallah ganimet deyince aklıma kötü şeyler geliyo.

bulenttun
04-01-2014, 22:24
Fotolar konmadan rapor yazmaya elim varmıyor.
Sümer hocam, her iki 91 2T için de bir model oldu artık, boşu boşuna kilitlemişsin forumu.:P

bulenttun
04-01-2014, 22:26
Sağ olsun Alpaslan sayesinde baba bir Sopranom oldu artık.

Sümer Yamaner
04-01-2014, 22:42
Ohooo bunlar bilmece gibi konuşuyor...

mnevzat
04-01-2014, 22:59
Bi bildiğin mi var, sallıyomusun? Maazallah ganimet deyince aklıma kötü şeyler geliyo.


Tööbe de.. Ağzından yel alsın.. Benimki değil.

Sümer Yamaner
04-01-2014, 23:33
Sağ olsun Alpaslan sayesinde baba bir Sopranom oldu artık.

Soprano'ya 90'lık iki zamanlı mı takıcan yoksa?!?!?!?!

bulenttun
04-01-2014, 23:34
Saat 1 civarı Orhanlıya ancak varabildim ve epey kalabalıktı.Bir bölümü lak lak, diğerleri maiden peşindeydi.Hiç kırım olmadı, sadece birkaç pist dışı iniş ve Eyüb'ün aileron servosu tespit vidasını takmaması yüzünden model uçuşunun sonuna doğru daireler çizerek pit alanının yanına bir iniş yaptı.Bahadır,Ozan,Fırat ve Okan maidenlerini yaptılar. 4.Murat motoruyla biraz uğraştı ama sonunda bol bol uçtu.Geç vakit helici Sarper ve arkadaşı gelerek örümcek gibi bir aletle bölgenin çekimini yaptılar. Herkes mutlu bir şekilde saat 17 gibi alandan ayrıldık.

bulenttun
04-01-2014, 23:36
Soprano'ya 90'lık iki zamanlı mı takıcan yoksa?!?!?!?!

Evet ne yapayım, boş'ta başka motorum yok. Ayrıca bundan evvel de 91 2T ile uçuyormuş zaten.

bulenttun
04-01-2014, 23:38
Kartaaaaallllll. Fotolardan bi haber varmı? Bunlar beni habire sıkıştırıyorlar.

sarvenn
04-01-2014, 23:44
Zemin nasıldı acaba Bülent abi? Özellikle planör sahası tarafı. Toprak bu sarı çizme giymeyi gerektirecek kadar yaş mı yoksa normal mi? Hiç su birikintisi var mıydı abi?

16f84
04-01-2014, 23:47
Nevzat abininki Dr jeykıl sopranonun dedesi :)

16f84
04-01-2014, 23:48
Ahmet abi bi gun gelmedin neler kaçırdın :(

AEGEAN
04-01-2014, 23:50
Zemin nasıldı acaba Bülent abi? Özellikle planör sahası tarafı. Toprak bu sarı çizme giymeyi gerektirecek kadar yaş mı yoksa normal mi? Hiç su birikintisi var mıydı abi?

Sarven'cim, zemin güzel. Ben bugün planörcülerin tarafında EP-Planör uçurdum, orası da iyi durumda. Sadece otlar ıslak o kadar, çizmelik bir durum yok.

sarvenn
05-01-2014, 10:00
Çok sağol Hasan abi. Bugün Orhanlı niyetim var ama bir türlü karar veremedim, benzinli mi uçursam planör mü :)

aozgen
05-01-2014, 10:42
Ahmet abi bi gun gelmedin neler kaçırdın :(
Kutsal emanet abim, epeyce bir sır ki herhalde, kimse tık demiyor, yazmıyor.Naapalım...

16f84
05-01-2014, 11:28
Abi karar almışlar herhalde yazmadıklarına göre benim söylemem ayıp olur :)

HAKAN ÖZTÜRK
05-01-2014, 12:39
Arkadaşlar,

Alüminyum boru arayanlar, Bauhausda her ebatta eloksallı var. Ancak 6000 7000 serisimi bilemem. Ama ben kulanıyorum. Belik aradığınız ebatlerda bulunur. Borular iç içede girebiliyor. Teleskobik olarak yapılabilir. Yuvarlak kesit haricinde kare, L kesitlerde var. Plastik borularda mevcut. Kozyatağındakinde vida bölümünün sonunda reyonu var.

mnevzat
05-01-2014, 16:41
Kutsal emanet abim, epeyce bir sır ki herhalde, kimse tık demiyor, yazmıyor.Naapalım...


Ahmet Bey, Bülent Bey'in artık iri kıyım bir F3A'sı var.

aozgen
05-01-2014, 17:58
Sağolasın abim, mesele ganimet değil, hepinizden önce Kartal abim beni arayıp Bülent bey in tel. u evde unuttuğunu bildirip onunla görüşme vasıtası aradığında 3 aşağı bir ganimet olayı olduğunu hepinizden önce tahmin etmiştim daha öğlenden. Mesele dün neler olduğunu, ganimetin ne vesileyle geldiğini, kimlerin katıldığını vs. bir özet halinde okumak. Yoksa gündem ganimet değil be abim. Açıkçası dün geceyarısına kadar kimse birşey yazmayınca maazallah aklıma kötü ihtimaller geldi.

mnevzat
05-01-2014, 18:56
Pek hoşlanmadığım için baştan beri benim rapor yazmadığımı bilirsin. Bülent Bey 71650 no'lu cevabında raporumsu birşeyler karalamıştı. Allaha şükür olumsuz bir şey yok. Olsaydı buradan olmasa da özelden haber uçururduk herhalde.

Madem merak ediyorsun bi daa gelmemezlik etme o zaman.

Sümer Yamaner
05-01-2014, 19:00
Çok sağol Hasan abi. Bugün Orhanlı niyetim var ama bir türlü karar veremedim, benzinli mi uçursam planör mü :)

Planörü benzine bandırıp uçursaydın.

sarvenn
05-01-2014, 22:35
Planörü benzine bandırıp uçursaydın.

Gökay'ın Miles'larını bandıra bandıra uçurdum zaten abi :)

Keşke ben de direk planörle gitseymişim. Uzun zamandır kullanmadığım benzin pompam sertleşmiş. Anca bir depo doldurabildim. Tam pompada kalan yakıtı bidona geri basayım diye kolu tersine çevireyim dedim ki içindeki dişliler kırıldı. Bir depo ile 2 sorti uçup günü kapatmak zorunda kaldım.

Sahada da ben ve Gökay'dan başka kimsecikler yoktu. Bir ara Barış abi geldi, kısa bir süre Piper'ı ile uçup ayrıldı. Daha sonra forum nicki parantez olan bir bey geldi, ismini unuttum, Nizamettin miydi??? Emin olamadım, neyse. Sahadan ayrılma vakti kendisiyle de biraz sohbet edip 15.30 gibi sahadan ayrıldım. Hava ve zemin oldukça iyiydi. Orhanlı uçuş sezonu çok ciddi yağmur yağmadığı sürece devam edecek gibi görünüyor. :)

seccos
05-01-2014, 23:56
Yorumsuz ! :P

133467

16f84
06-01-2014, 00:35
Kavgada bile bu resim gösterilmez :)

blackswans
06-01-2014, 10:11
Günaydın abiler,
Cowlingten dışarıya çıkacak kadar uzunlukta, büyük iğne için allen nereden bulabilirim? Mevcut bendeki allenler yeteri kadar uzun değil cowling içinde kaldıklarından takamıyorum...

nervous
06-01-2014, 10:21
Günaydın abiler,
Cowlingten dışarıya çıkacak kadar uzunlukta, büyük iğne için allen nereden bulabilirim? Mevcut bendeki allenler yeteri kadar uzun değil cowling içinde kaldıklarından takamıyorum...

Allen olmasa, çelik tel falan olsa?

Sümer Yamaner
06-01-2014, 10:46
Allen olmasa, çelik tel falan olsa?

Çok daha iyi olur çünkü Allen gereksiz derecede fazla bir kütleye sahip ve fazlaca rijid. Bunun sonucunda titreşimle dönme riski fazla. 2 mm pushrod parçası ideal çözüm. İstenirse ucuna küçük bir L büküm ya da küçük bir stoper...

Clio172
06-01-2014, 11:04
Yorumsuz ! :P

133467

Way vay... Bu foto çok konuşulur arkadaş..... :)

seccos
06-01-2014, 11:07
Way vay... Bu foto çok konuşulur arkadaş..... :)

Abi yerde asfalt görüyorsan, sıkıntı var demektir! :lol:

Clio172
06-01-2014, 11:16
Abi yerde asfalt görüyorsan, sıkıntı var demektir! :lol:

Bülent Abi'nin de sessiz kalması manidar..... :P

16f84
06-01-2014, 12:04
Yeni yonetim karar aliyor yası 65 ten yukarı modelciler artık imuk a ucretsız uye olabiliyor ondandır sesizliği uyandırmıyor kimseyi ;)

bulenttun
06-01-2014, 13:57
Yaaa, açık etmeyin be kardeşim. İBB bile bize iskonto yaparken İMUK bonus vermiş çok mu yani. :P
Benim yaşıma gelince siz de uçacaksınız zaten.:lol:

zx6r
06-01-2014, 14:08
yeni elektri warbird
Fw 109
:D

kanadın gövdeye oturduğu yerdeki açıklık herhangi bir sorundan değil. Resim çekmek için kanadı tam takmadım o yüzden açık kalmış .


http://i552.photobucket.com/albums/jj340/experienced001/20140104_123156-1.jpg

http://i552.photobucket.com/albums/jj340/experienced001/20140104_123146.jpg

http://i552.photobucket.com/albums/jj340/experienced001/20140104_123131.jpg

16f84
06-01-2014, 15:11
mert güle güle uçurun

16f84
06-01-2014, 15:12
Abiler yarın durum nedir gidiyormuyuz ???

zx6r
06-01-2014, 15:25
mert güle güle uçurun

Teşekkürler Kutsal Abi.

bulenttun
06-01-2014, 15:32
Abiler yarın durum nedir gidiyormuyuz ???
Kutsal sorulurmu hiç, tabiki gidiyoruz. Bakalım ihtiyarlar ne diyecek?:)

mnevzat
06-01-2014, 16:24
Allahtan bir mani çıkmazsa varık inşaalah.

Bu arada her yıl Ekim ayı gelince "Orhanlı girilemez durumdadır, F1'mi Orhanlı mı" diye soranlar tarihe bi göz atıversin.

Sümer Yamaner
06-01-2014, 16:33
Allahtan bir mani çıkmazsa varık inşaalah.

Bu arada her yıl Ekim ayı gelince "Orhanlı girilemez durumdadır, F1'mi Orhanlı mı" diye soranlar tarihe bi göz atıversin.

Ama daha Ekim ayı gelmedi ki' :D

Trance
06-01-2014, 16:36
Puhaha. Abi bu sene doğru dürüst ne yağmur ne kar yağdı. Böyle giderse yaza elimizi yüzümüzü yıkayacak su bulamıcaz :(

Sümer Yamaner
06-01-2014, 16:40
Puhaha. Abi bu sene doğru dürüst ne yağmur ne kar yağdı. Böyle giderse yaza elimizi yüzümüzü yıkayacak su bulamıcaz :(

Orhanlı'da teyemmüm! :D

mnevzat
06-01-2014, 17:07
Sahi, Orhanlı'daki ıslaklık ineklerin çişinden kaynaklanyor olmalı.. Madem az yağış oldu Bundan aylarca önce yine denmedi mi Orhanlı'ya girilmez diye! Salih, her sene yazarım, Aralık ayının yarısını geçtiğimizde Orhanlı'da uçtuğumuz günler olmuştur diye. Bundan daha az yağışlı giden yıllar çok oldu. Melen çayı İstanbul bağlantısı neden yapıldı?



Ama daha Ekim ayı gelmedi ki' :D

Görecelik kanunu devrede....

Sümer Yamaner
06-01-2014, 17:17
Görecelik kanunu devrede....

O kanun Anayasa Mahkemesi'nden döndü bi kere.

Ben Orhanlı zeminindeki sorunların yağıştan değil taban suyundan kaynaklandığı görüşündeyim. Bir büyük HobbyRC buluşması günü hiç yağmur yağmamasına rağmen sabah rahatlıkla girilen sahadan akşam çıkamamıştık. Çevredeki yapılaşma, yeraltı suyu dağılımını etkilemiş olabilir. Sadece bir tahmin...

aggb11
06-01-2014, 17:59
Yarın yeni uçağımın motor yatağının yerini işaretlemek için Nevzat beyden yardım almak üzere ben de geliyorum...

mnevzat
06-01-2014, 18:41
O kanun Anayasa Mahkemesi'nden döndü bi kere.

Ben Orhanlı zeminindeki sorunların yağıştan değil taban suyundan kaynaklandığı görüşündeyim. Bir büyük HobbyRC buluşması günü hiç yağmur yağmamasına rağmen sabah rahatlıkla girilen sahadan akşam çıkamamıştık. Çevredeki yapılaşma, yeraltı suyu dağılımını etkilemiş olabilir. Sadece bir tahmin...


Abicim, birşeylerin bi yerden dönmesi hiç önemli değil. Biz bu kanunu Dünya olarak yaşıyor muyuz, yaşıyoruz. Galile'yi engizisyon susturunca Dünya tepsi gibi mi oldu?

Hem kimin anayasa mahkemesinden dönmüş, bizikiler mi reddetmiş? Kesin öyledir. Dediğin şaka değilse gerçekten bilgim yok.


Orhanlı konusunda da görüşlerini en azından reddetmek mümkün değil.




Yarın yeni uçağımın motor yatağının yerini işaretlemek için Nevzat beyden yardım almak üzere
ben de geliyorum...

Oğuz Bey, bakarız. Hatta becerebilirsek "o hortum oraya nasıl takılır" ona da bakarız.

blackswans
06-01-2014, 18:54
Hatta becerebilirsek "o hortum oraya nasıl takılır" ona da bakarız.

:hımm: Ne demek istedin Nevzat abi? :fifufifu:

blackswans
06-01-2014, 18:56
Çok daha iyi olur çünkü Allen gereksiz derecede fazla bir kütleye sahip ve fazlaca rijid. Bunun sonucunda titreşimle dönme riski fazla. 2 mm pushrod parçası ideal çözüm. İstenirse ucuna küçük bir L büküm ya da küçük bir stoper...

Teli CA ile yapıştırmak yerinden çıkmaması açısından yeterli olacaktır sanırım...

mnevzat
06-01-2014, 18:59
Sen anladın onu. Baksana gülmüşsün bile...

aozgen
06-01-2014, 19:07
Yarın ben de gelmeye çalışacağım.

ZERO FIGHTER
06-01-2014, 19:30
yeni elektri warbird
Fw 109
:D

kanadın gövdeye oturduğu yerdeki açıklık herhangi bir sorundan değil. Resim çekmek için kanadı tam takmadım o yüzden açık kalmış .


Mert hayırlı olsun. Keyifle uçur.


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

ZERO FIGHTER
06-01-2014, 19:56
Abiler, Turnigy 2650mAh 35-70c 6s pilimin bir hücresi geberik:

http://img.tapatalk.com/d/14/01/07/ega6ezyq.jpg

Balanslamak istediğimde:
http://img.tapatalk.com/d/14/01/07/pyjazuzu.jpg
Mesajı var.

7'li konnektörü çıkarıp dean bağlı iken şarj ediyor(5 hücreyi)

5'li balans yapmak istediğimde :
http://img.tapatalk.com/d/14/01/07/epamypu6.jpg

Mesajı ardından devam edince:
http://img.tapatalk.com/d/14/01/07/a2e3ara7.jpg
Msajı var.

Volt ölçümleri dean: 20.6v . 3 hücre 4,1v diğer hücreler de 0,7-3,6-4,0 v olarak değer veriyor.

Sorum şu bu pili artık helide kullanıp risk alamam ama starterde falan kullanayım mı? Yoksa bu pili bulundurmak bile başlı başına bir risk mi?


Sent from my iPhone using Tapatalk (http://tapatalk.com/m?id=1)

Sümer Yamaner
06-01-2014, 22:48
Teli CA ile yapıştırmak yerinden çıkmaması açısından yeterli olacaktır sanırım...

Nası yani???????

kartal56
06-01-2014, 22:53
Büyük bir aksilik olmaz ise saat 11:00 de Orhanlıdayım...

bulenttun
06-01-2014, 23:03
Kartal, birer adet 1 ve 2 mm balsa getiriyorum, yeterli mi?

kartal56
06-01-2014, 23:25
Kartal, birer adet 1 ve 2 mm balsa getiriyorum, yeterli mi?Sağol hocam,yeterli..

blackswans
06-01-2014, 23:32
Nası yani???????

Büyük iğneye taktığımız kısımın yerinden çıkmaması için yapıştırıcı kullanmayacakmıyız abi?

Sümer Yamaner
06-01-2014, 23:41
Büyük iğneye taktığımız kısımın yerinden çıkmaması için yapıştırıcı kullanmayacakmıyız abi?

Abicim büyük iğnenin sapı delik yani uzatma teli için yuva var. Yanda da bir setuskur (setscrew) var. Setuskuru 1.5 mm allen anahtarla gevşetip pushrod telini yuvaya sokacak ve setuskuru sıkacaksın. L büküm ya da stoper ise telin dıştaki ucuna uygulanarak bir sap oluşturulacak.

zaferyangin
06-01-2014, 23:45
Nası yani???????

Hiç çıkmamak için yapıyor abi...:P

zaferyangin
06-01-2014, 23:46
Büyük iğneye taktığımız kısımın yerinden çıkmaması için yapıştırıcı kullanmayacakmıyız abi?

Okan şaka yapıyorum der misin lütfen!!!.....:D

seccos
07-01-2014, 00:00
Okan şaka yapıyorum der misin lütfen!!!.....:D

CA olmaz abi orda. Direkt PU ile doldurmak gerek yoksa çıkar ! :P

blackswans
07-01-2014, 00:11
Okan şaka yapıyorum der misin lütfen!!!.....:D

Ben kalıcı olarak düşünmüştüm neyse sizin dediğiniz gibi olsun. :D

firatcoskun
07-01-2014, 00:36
Abiler yarın 11 gibi bende varım kısmetse...
Bir de öncelikle maşallah diyerek cumartesi günü Okan'ın muhteşem Blackhorse Impulse 100TD'nın maidenini çekme fırsatı buldum yüklemeyi ancak başarabildim, paylaşmak istedim.
Ayrıca tüm gün boyunca bana yardımlarını esirgemeyen basta Bahadır olmak üzere tüm Orhanlı ekibine tekrar teşekkür ederim.

Saygılar


http://www.youtube.com/watch?v=9olt-X1vlDg

kartal56
07-01-2014, 00:43
Ahmet Hocam , bu rodaj talimatı ile ilgili ne düşünüyorsun,bu tüm glow motorlar için geçerli mi yoksa sadece 4 zamanlı FT 160 AR için mi yazılmış. Motor stopları ile ilgili kısım enteresan ? Gerçi ne kadar güvenilir bir yazı bilemem bir sürü yazım hatası var.


12.8 x 2 cc./ 26,5 mm. Bore / 23,2 mm Stroke/ Tavsiye edilen pervane ölçüsü : 15 x 8 / 2000-7600 rpm / 1254 gram.Tüm motorlar çift rulmanlı ve egzostları ile beraberdir.Motor pistonu segmanlıdır.


A.S.P motorları fabrika çıkışlı olarak ayarlanmış olup size sadece küçük son rötuş ayarlaması yapmak kalmaktadır.Çoğu zaman bu ayara bile gerek olmadan motorlarınızı kullanabilirsiniz.Tornado model yakıtları ile yüksek verim alabilirsiniz.Motoru kullanmadan önce mutlaka rodaj ayarını yapmalısınız.Önerilen rodaj üç depo yakıt tüketerek yapılmalıdır.Birinci depo yakıt bitene kadar ; motor umodelin üzerine ve ya motor montaj sehpasına montajlı ve pervane yada debriyaj takılı olarak ; rolantide çalıştırın.İkinci depo yakıt bitene kadar ; kumandadan kısa aralıklarla kumanda gaz çubuğunu yarım gaz pozisyonuna itip çekin ,yani yarım gaz komut verip kısa süre sonra geri rolanti konumuna çekin.Üçüncü depoda ise ; modelinizi yakıt bitene kadar pistte yada havuzda sakince gezdirin.Rodaj ne kadar iyi yapılırsa motordan alınan verim o kadar iyi olacaktır.Piston konik bir biçimde olduğu için rodajın rolanti kısmındaki ileri geri hareket sürecinde piston kolu motor içinde kendi yuvasını oluşturacak ve bu yuvaya tam olarak yerleşecektir.Rolanti yapılmayan motorlarda bu yuva oluşmaz ve tepe noktası ile piston kolu arasında hava sıkışması yaşanır.Bu durum motorun sürekli durmasına neden olmaktadır. Motorunuzun uzun ömürlü olması için yapılması gereken bakımları ve temizlik işlerini aksatmamalısınız.Örneğin ,motorunuzu iki hafta ve üzeri zaman dilimlerinde kullanmayacaksanız eğer ; karbüratörden motorun içine doğru , yağ püskürtüp karbüratörü güzel kapatmalısınız ki , çalışır aksamları ilk günkü gibi parlak ve temiz kalsın.

zaferyangin
07-01-2014, 01:28
Ahmet Hocam , bu rodaj talimatı ile ilgili ne düşünüyorsun,bu tüm glow motorlar için geçerli mi yoksa sadece 4 zamanlı FT 160 AR için mi yazılmış. Motor stopları ile ilgili kısım enteresan ? Gerçi ne kadar güvenilir bir yazı bilemem bir sürü yazım hatası var.


12.8 x 2 cc./ 26,5 mm. Bore / 23,2 mm Stroke/ Tavsiye edilen pervane ölçüsü : 15 x 8 / 2000-7600 rpm / 1254 gram.Tüm motorlar çift rulmanlı ve egzostları ile beraberdir.Motor pistonu segmanlıdır.


A.S.P motorları fabrika çıkışlı olarak ayarlanmış olup size sadece küçük son rötuş ayarlaması yapmak kalmaktadır.Çoğu zaman bu ayara bile gerek olmadan motorlarınızı kullanabilirsiniz.Tornado model yakıtları ile yüksek verim alabilirsiniz.Motoru kullanmadan önce mutlaka rodaj ayarını yapmalısınız.Önerilen rodaj üç depo yakıt tüketerek yapılmalıdır.Birinci depo yakıt bitene kadar ; motor umodelin üzerine ve ya motor montaj sehpasına montajlı ve pervane yada debriyaj takılı olarak ; rolantide çalıştırın.İkinci depo yakıt bitene kadar ; kumandadan kısa aralıklarla kumanda gaz çubuğunu yarım gaz pozisyonuna itip çekin ,yani yarım gaz komut verip kısa süre sonra geri rolanti konumuna çekin.Üçüncü depoda ise ; modelinizi yakıt bitene kadar pistte yada havuzda sakince gezdirin.Rodaj ne kadar iyi yapılırsa motordan alınan verim o kadar iyi olacaktır.Piston konik bir biçimde olduğu için rodajın rolanti kısmındaki ileri geri hareket sürecinde piston kolu motor içinde kendi yuvasını oluşturacak ve bu yuvaya tam olarak yerleşecektir. Rolanti yapılmayan motorlarda bu yuva oluşmaz ve tepe noktası ile piston kolu arasında hava sıkışması yaşanır.Bu durum motorun sürekli durmasına neden olmaktadır. Motorunuzun uzun ömürlü olması için yapılması gereken bakımları ve temizlik işlerini aksatmamalısınız.Örneğin ,motorunuzu iki hafta ve üzeri zaman dilimlerinde kullanmayacaksanız eğer ; karbüratörden motorun içine doğru , yağ püskürtüp karbüratörü güzel kapatmalısınız ki , çalışır aksamları ilk günkü gibi parlak ve temiz kalsın.

Abi soru bana değildi ama nacizane bir iki cümle etmeden duramadım. Rodaj evet gerekiyor çünkü pistonun, silindir içinde rahat çalışacağı yatağı bol yakıt/yağ ile zorlanmadan açması gerekir ki daha sonraki yüksek devirleri sağlarken min. sürtünme ile maks. devir ve güç üretebilsin. Aksi halde düzgün bir yatak izi yapamaz ve sürtünme artar ve daha düşük güç ve devir üretir. (motor sağır kalmış dedikleri olay.) Karbüratör ayarı hikayesi sadece rodaj çalıştırmaları için. Ama rodaj sonunda ayar yapmak gerekir ki motor maks. devir üretebilir duruma gelsin. Küçük iğne ayarı da yapılmak zorunda çünkü düzgün bir rodaj sonunda sağlıklı bir yatak izi ile sürtünme min. olacağı için rölanti ayarı gerekecek. Uzun süre kullanılmayan motorlar için söyledikleri doğrudur. Ama iyi bir yağ ile geçerlidir. Aksi halde kötü bir yağ, zaman içinde havadaki nemi çok daha kolay tutacak ve motor içinde oksidasyona sebep olacak. Karbüratörü kapatın dediği bu sebeple ama ne kadar da kapasan kötü bir yağ bunu yapacaktır. İyisimi kaliteli bir yağ veya after run oil gibi ürünler kullanmak ve toz ve neme karşı karbüraötrü düzgün kapatmak.

Ama ben yukarıda kırmızı ile belirttiğim kısmı harbiden anlayamadım.. Çünkü zaten hava sıkışması istenilen bir durumdur. Yakıt ve havanın maks. düzeyde sıkışması daha yüksek ve verimli bir patlamaya sebep olur ki istediğimiz de budur. Sıkıştırma oranı yüksek motorlar, Ramair yani ekstra basınçlı hava ile sıkıştırma ve yanmayı güçlendirme, benzer bir durum turbo ile basıncı artırarak benzer güç elde etme vs. vs.

mnevzat
07-01-2014, 02:34
Zafer iyi bir yağ zaten katkı olarak kullandığımız hint yağıdır. Hiç bir işlem yapmadan öylece çok uzun süre bırakılabilir.



Bu kadar acemice ve saçma yazılmış rodaj talimatını ilk defa okuyorum.

Rolantide rodaj yapılmaz. Yarım gaz vererek de yapılmaz.

blackswans
07-01-2014, 09:42
Abiler yarın 11 gibi bende varım kısmetse...
Bir de öncelikle maşallah diyerek cumartesi günü Okan'ın muhteşem Blackhorse Impulse 100TD'nın maidenini çekme fırsatı buldum yüklemeyi ancak başarabildim, paylaşmak istedim.
Ayrıca tüm gün boyunca bana yardımlarını esirgemeyen basta Bahadır olmak üzere tüm Orhanlı ekibine tekrar teşekkür ederim.

Saygılar


http://www.youtube.com/watch?v=9olt-X1vlDg

Fırat video için çok teşekkürler... :ahhahyt:

aozgen
07-01-2014, 09:50
Ahmet Hocam , bu rodaj talimatı ile ilgili ne düşünüyorsun,bu tüm glow motorlar için geçerli mi yoksa sadece 4 zamanlı FT 160 AR için mi yazılmış. Motor stopları ile ilgili kısım enteresan ? Gerçi ne kadar güvenilir bir yazı bilemem bir sürü yazım hatası var.


12.8 x 2 cc./ 26,5 mm. Bore / 23,2 mm Stroke/ Tavsiye edilen pervane ölçüsü : 15 x 8 / 2000-7600 rpm / 1254 gram.Tüm motorlar çift rulmanlı ve egzostları ile beraberdir.Motor pistonu segmanlıdır.


A.S.P motorları fabrika çıkışlı olarak ayarlanmış olup size sadece küçük son rötuş ayarlaması yapmak kalmaktadır.Çoğu zaman bu ayara bile gerek olmadan motorlarınızı kullanabilirsiniz.Tornado model yakıtları ile yüksek verim alabilirsiniz.Motoru kullanmadan önce mutlaka rodaj ayarını yapmalısınız.Önerilen rodaj üç depo yakıt tüketerek yapılmalıdır.Birinci depo yakıt bitene kadar ; motor umodelin üzerine ve ya motor montaj sehpasına montajlı ve pervane yada debriyaj takılı olarak ; rolantide çalıştırın.İkinci depo yakıt bitene kadar ; kumandadan kısa aralıklarla kumanda gaz çubuğunu yarım gaz pozisyonuna itip çekin ,yani yarım gaz komut verip kısa süre sonra geri rolanti konumuna çekin.Üçüncü depoda ise ; modelinizi yakıt bitene kadar pistte yada havuzda sakince gezdirin.Rodaj ne kadar iyi yapılırsa motordan alınan verim o kadar iyi olacaktır.Piston konik bir biçimde olduğu için rodajın rolanti kısmındaki ileri geri hareket sürecinde piston kolu motor içinde kendi yuvasını oluşturacak ve bu yuvaya tam olarak yerleşecektir.Rolanti yapılmayan motorlarda bu yuva oluşmaz ve tepe noktası ile piston kolu arasında hava sıkışması yaşanır.Bu durum motorun sürekli durmasına neden olmaktadır. Motorunuzun uzun ömürlü olması için yapılması gereken bakımları ve temizlik işlerini aksatmamalısınız.Örneğin ,motorunuzu iki hafta ve üzeri zaman dilimlerinde kullanmayacaksanız eğer ; karbüratörden motorun içine doğru , yağ püskürtüp karbüratörü güzel kapatmalısınız ki , çalışır aksamları ilk günkü gibi parlak ve temiz kalsın.
Kartal abi ne demişse tersini yapmak sana bin hac savebı kazandırır. O hava sıkışması ile anlatmaya çalıştığı şey, kompresyon sızdırmasıdır ki onu dahi herşekilde yanlış yazmış. Bu motorlarda konik monik yok. Sadece segman var.
Gayet monoton şekilde yani her safhada bir değişikliğe falan gerek kalmadan bütün segmanlı motorlar için yapılması gereken şey:
Motoru biraz zengin ayarlayacaksın (bol yağ girecek ve bu yanmayan bol yag, aşınmadan oluşan metalik partikülleri egzostla dışarı atmaya yardımcı olacak aynı zamanda rodajda oluşan aşırı ısınmayı biraz önleyecek). Motoru çalıştırıp üst rolantilerde iyice ısıtacaksın (rejim sıcaklığına geldiğinden emin olacaksın). Rejim sıcaklığını bulunca motoru kısacık bir süre için tam yükleyeceksin. Tam gazda mesela 15-20 sn. çalıştırıp rölanti veya yüksek rölantiye çekecek ve tam gazda segman yanma gazlarının basıncıyla silindir duvarlarına iyice yapışmış halde gidip, gelirken ham pürüzler etkisiyle oluşan partikül leri defederken bir yandan da aynı sebepten oluşan neredeyse akkor haline gelmek üzere olan segman ı soğutacaksın. Düşük devirde güzelce yağlanıp soğuduktan sonra (belki 30-40 sn) tekrar aniden tam gaza yükleneceksin. Ve bahsetmişolduğum monoton siklus a böylece girmiş oldun. Bir yüklenip alıştırarak, takiben yükü ve devri alıp soğuturken aynı zamanda bol yağlayarak "rodaj"dan amacımız olan segman/ gömlek duvarı alışması/sızdırmazlığı ve sürtünmeyi yaratan sebepleri minimum a çekmek hedefine bir siklus yaklaşmış olacaksın.
Bu rodaj ın gerçek süresi epey uzundur, yani yaklaşık 20 saat segman gömlekle alışmaya devam edecek. hepsini yerde yapmaya imkan ve gerek yok o yüzden bir, üç depo yerde yaptıktan sonra aynı siklus u havada yapmamak için bir sebep yok. Yeter ki unutup hemen uzun uzun yüklenmeyesin. Kaçırsan ne olur? Senin motorun nisbeten ciddi bir motor sınıfına girdiği için yine de bizler hissedemesek de -birazcık kompresyon/ yanma gazı kaçağına sebep olur ve o nisbette- güç eksikliği yaratır. Senin motorun güzelliği de orada ki hemen bir çift yeni segman alıp gömleği çoook hafif çapraz zımparayla rahatsız ederek sıfır motor rektifiyesine geçip yeniden rodaj la yepyeni bir motor edinmiş olursun.
Korumaya gelince yukarda abiler değinmiş ama ben de Nevzat bey e katılıyorum. Yakıtına katılacak eser miktarda hintyağı başka hiçbir işlem e gerek bırakmadan motorunu yıllar boyu herşeyden koruyacaktır. ARO vs ye gerek kalmayacak. Zafer abi ARO niyetine kullanılan diğer yağlar maalesef zamanla yerçekimine yenilip süzülerek korumayı bırakacaklar. Ben o yüzden tavsiye edemiyorum. Ha ilk konduklarında nitrik asit oluşmasını , metanol artıklarını bozarak su çekmesini engelleyecekler bu faydayı unutamayız tabii. Benim hintyağlı OS .25 motorum 23 sene çamaşır kurutma odasında yattıktan sonra tekrar uçmaya başlamıştı.(O zamanlar çelik piston/gömlek kullanılırdı).
Yukarda yazılanlar hertürlü segmanlı motor için aynen geçerlidir.(Benim TATA dahil). Sadece rektifiye metodu biraz farklı.
daha evvelki salı, Gökhan komutan ın DLE 35 motoruna aynı rodajı uyguladık, yanlış hatırlamıyorsam 15 dk içinde motor 1500 RPM den fazla gelişim gösterdi. (Kaçtı rakamlar komutan?)

ermis
07-01-2014, 12:09
Nacizane bir fikrimi belirtmek isterim. şu ana kadar çok degişik markalarda benzin motor rodajı yaptım. motorların bircogunda tavsiye edilen rodaj şekli ilk depoda motor ısısını kontrol ederek 3000-4000 devir aralıgında motoru çalıştırın. sonraki depolarda 10 saniyeleri geçmeden arasıra tam gazlara cıkıp tekrar 3000 devirlere motorun devrini düşürmektir. rodaj süresi genelde yerde 2 saat tavsiye edilir. ama yaptıgım rodaşlarda dle genelde 3-4 depodan sonra havada rodaj yapılabilecegini gördüm. bunun yanında 3w motorlarda bu süre daha uzun olmalı. 3w motorlar zor oturup sonrasında sorunsuz motorlar. diger cin malı motorlarda yerde 2 saat rodaj havada sorunsuzluk için bence gerekli. rodaj sırasında motor kesinlikle hararet yapmamalı.

Sümer Yamaner
07-01-2014, 13:24
Gecikmeli olarak Pazar günününden azıcık söz edeyim.
Biliyorsunuz bizim Wankel motorun ilk çalıştırma ve rodajını birlikte yapmıştık. Bağlı olduğu T51'in maidenini de birlikte yapacaktık ama motor izin vermemişti.
Geçtiğimiz hafta sonu maideni yapabildim.
Öncelikle ilk denemelerimizden sonra iki önemli değişiklik yaptım. Birincisi motorun ciddi derecede gevşek olan tüm ana vidalarını tekrar sıktım. Muhtemelen vidalar kurcalanmıştı çünkü çepeçevre yerleşik (sanırım sekiz ya da dokuz tane) vidaların tümünün birden OS fabrikasında eksik sıkıldığına inanamadım açıkçası. Tamam OS dandik bi marka ama o kadar da değil. :lol:
İkinci önemli değişiklik motor pozisyonu ile ilgili idi. İlk montaj şeklinde karbüratör ve egzost aşağı bakar haldeydi. Ancak bu durum karbüratör barel merkez hattı ile depo merkez hattı arasında aşırı bir farka yol açmaktaydı. Karbüratör çok aşağıda kalmaktaydı. Doksan derecelik bir ofset ile yaptığım yeni montajda karbüratör ideal konuma gelmiş oldu.
Motorun ikinci çalıştırma günü bir de yeni yakıt test ettim. Yakıt el yapımı, % 10 nitro, % 13 Klotz yağ, % 5 hint yağı şeklinde formüle edilmişti ve sorunsuz bir yakıt olduğunu saptadım.
Motor Pazar günü en ufak bir sorun yaratmadan çalıştı. Küçük iğnesi zengindi. Onu biraz kıstım ama yine de zengin tarafta bıraktım. Büyük iğne inanılmaz hassas. Tek tıkla büyük değişiklikler oluyor. Ama ilk günkü gibi stop etme eğilimi göstermedi motor. Bunun üzerine T51'in maiden uçuşuna karar verdim. Bir arkadaşımdan da video çekimi rica ettim ama sağolsun butona yanlış zamanlarda basınca çekmesi gereken anları değil çekmemeyi düşündüğü anları çekmiş. Dolayısıyla videoda sadece benim ayaklarım ve yer görünüyor. :) O nedenle sizlerle paylaşamıyorum.
İlk uçuşta motor açısının kötü olduğunu farkettim. Full down trim ve neredeyse tama yakın elevatör basarak düz uçabildim. Dolayısıyla sadece thrust ile yukarı aşağı çekişi test edip indim. Peşinden birkaç pul ile motor açısını düzeltip birkaç sorti daha uçtum.
Wankel motorun düşük titreşimine rağmen OS yine kendinden bekleneni yaptı ve üçüncü uçuşa hazırlanırken karbüratörün sallanmakta olduğunu farkettim. Karbüratör tespit vidaları bir OS klasiği olarak gevşemişlerdi. Threadlock ile onları hallettim. Bu sefer egzost gevşedi. Onu da hallettikten sonra uçuşlara devam edebildim.
Sonuçta motor fena değil ama açıkçası bir DLE 55 parası verilip alınacak bir motor da değil. Gücü ahım şahım değil. Loopa kalkarken yarı yolda kesiliyor. Oldukça geniş looplar gerektiriyor.
Uçak ise bence çok keyifli bir eğlence uçağı. Çok stabil ve söz dinleyen bir uçak. Kolay stall olmayan ve süzülüş oranı iyi olan bir yapıda.

Sümer Yamaner
07-01-2014, 13:28
Orhanlı konusunda da görüşlerini en azından reddetmek mümkün değil.


Hmmm yani görüşlerimi reddemediğin için üzülmüş gibi gördüm abicim. :P :D Yani reddetmeye çalışmışsın da mümkün olamamış gibi! :lol:

Gök han
07-01-2014, 14:41
daha evvelki salı, Gökhan komutan ın DLE 35 motoruna aynı rodajı uyguladık, yanlış hatırlamıyorsam 15 dk içinde motor 1500 RPM den fazla gelişim gösterdi. (Kaçtı rakamlar komutan?)[/QUOTE]

Rakamlar şöyleydi: ilk çalıştırmada 18x6 pervane ile 8500 devirle başladık. Bir depo yerde rodaj yaptıktan sonra yarım depo da uçuş neticesinde 9000 deviri gördük.

Sümer Yamaner
07-01-2014, 16:10
Rakamlar şöyleydi: ilk çalıştırmada 18x6 pervane ile 8500 devirle başladık. Bir depo yerde rodaj yaptıktan sonra yarım depo da uçuş neticesinde 9000 deviri gördük.

Yaklaşık % 12.5 statik thrust artışı demek bu.

Gök han
07-01-2014, 17:41
Yaklaşık % 12.5 statik thrust artışı demek bu.

Yalnız şunu da söylemem gerekir ki yerdeki 1 depoluk çalıştırmanın son bir kaç dakikasında küçük iğneyi yarım tura yakın kısmıştım. Ancak 3 kısa sortinin 2 sinde motor havada stop edince bujiyi söktüm ve beyazımsı bir renkle karşılaştım. Yani küçük iğneyi biraz fazla kıstığımı anladım ve hemen eski konumuna aldım. Ancak sonrasında tekrar motoru çalıştırma fırsatım olmadı. Şimdi, devirdeki bu artışın motorun fakir kalmasıyla bir alakası var mı, yoksa tam gazdaki devirin tamamen hiç ellemediğim büyük iğneyle mi alakası var (teorik olarak öyle olmalı) onu motoru bir sonraki çalıştırmamda anlayacağım.

Sümer Yamaner
07-01-2014, 17:54
Yalnız şunu da söylemem gerekir ki yerdeki 1 depoluk çalıştırmanın son bir kaç dakikasında küçük iğneyi yarım tura yakın kısmıştım. Ancak 3 kısa sortinin 2 sinde motor havada stop edince bujiyi söktüm ve beyazımsı bir renkle karşılaştım. Yani küçük iğneyi biraz fazla kıstığımı anladım ve hemen eski konumuna aldım. Ancak sonrasında tekrar motoru çalıştırma fırsatım olmadı. Şimdi, devirdeki bu artışın motorun fakir kalmasıyla bir alakası var mı, yoksa tam gazdaki devirin tamamen hiç ellemediğim büyük iğneyle mi alakası var (teorik olarak öyle olmalı) onu motoru bir sonraki çalıştırmamda anlayacağım.

Walbro karbüratörde nitro karbüratörlerinin tam tersi söz konusu. Yani rölanti civarı hemen tamamen küçük iğne kontrolündeyken tam gaz her iki iğnenin kontrolünde. Zaten o nedenle ayar yaparken iğneleri önerilen başlangıç konumuna alıp rölantinin iki tık üstünde önce küçük iğneyi ayarlarız. (Nitroda önce tam gazda büyük iğneyi ayarlamamızın analoğu olarak düşünün).

aozgen
07-01-2014, 18:02
Komutanım, malum verici benim elimdeydi ve rodajın siftahını ben yaptım. Ölçümler daha havalanmadan yerdeki gelişim ölçüleriydi diye hatırlıyorum. Üstelik başlangıç 8500 değildi (Emin değilim ama).Sen 9000 RPM leri bekliyorum dediğinde ben 1500 RPM gelişme bana biraz fazla iyimser dediğimi hatırlıyorum. Sonrasında 9000 i görünce "walla haklıymışsın" dediğimi de hatırlıyorum. Bence 500 RPM den fazla artış idi ama hafızama hiç güvenmiyorum. Devir artışlarını okuduğumuzda HSN ile oynamamıştık daha. İlk yaptığımız ayarda idi.

aozgen
07-01-2014, 18:05
Ayrıca benzinli(ataşleme timing li) motorlarda artık zengin ayar diye bir kavram yok. Bilhassa Tam gaz alınabilecek max. devir e ayarlanır. Havada stop etmiyorsa tamamdır. Zengin bırakmanın faydası olmadığı gibi kurumdan başka vereceği birşey yok.
LSN de kapış ,ara gaz düzeni vs e bağlı olarak zengin, fakir oynanabilir.

aozgen
07-01-2014, 18:13
Bugün nefis bir hava ve başlangıçta sıfır rüzgar güneş altında toplandık. IMUK dan da bizim gurubun tadını duymuş abimiz (adını unutuyorum hep özür) in de katılımı ile Rıfat/Fırat abim ve arkadaşı da dahil klasik kadro 9 yoldaş idik. Sonradan kendisi de R/K modelciliğe başlayan Pendik Beld. spor işleri sorumlusu Savaş bey de bize katıldı. PEMUK vs üzerine faydalı bir sohbet yaptık.
İlk sortiyi Fırat abimle beraber yaptık,Beagle ın nefis uçuşundan keyiflendik. Arkasından ben geçenlerde kontrol kaybından kaybettiğim Champion un aynı mevkiinde yerini sırf bu kayıp testi için değiştirdiğim alıcısıyla Sopranoyu test uçuşuna çıkardım. Fırat abi ve yoldaşı da sağolsunlar son derece yardımcı oldular. maalesef çok belli, dar bir zon da anlık kontrol kaybı çok düzenli bir şekilde gerçekleşiyordu. Pilot pozisyonunu değiştirince kayıp gerçekleşmiyordu. Sonrasında gurupla tartışıp anten ve tabla pozisyonlarıyla da test ettiğimizde model neredeyse her zon da anlık kontrol kaybına uğramaya başladı. Bunun üzerine kadere nanik yapmak korkusuyla iniş yaptım ve verici "pigtail" anten sistemini değiştirmeye karar verdim. Akşam saat 16 ya geliyordu ilk ben ayrılırken hafif meltem altında vızır vızır uçuluyordu.

mnevzat
07-01-2014, 21:11
Hmmm yani görüşlerimi reddemediğin için üzülmüş gibi gördüm abicim. :P :D Yani reddetmeye çalışmışsın da mümkün olamamış gibi! :lol:

Yav itiraz etmek için buzağı bile aradım ama bu kadar yapabildim.

aggb11
07-01-2014, 22:51
Bugün nefis bir hava ve başlangıçta sıfır rüzgar güneş altında toplandık. IMUK dan da bizim gurubun tadını duymuş abimiz (adını unutuyorum hep özür) in de katılımı ile Rıfat/Fırat abim ve arkadaşı da dahil klasik kadro 9 yoldaş idik. Sonradan kendisi de R/K modelciliğe başlayan Pendik Beld. spor işleri sorumlusu Savaş bey de bize katıldı. PEMUK vs üzerine faydalı bir sohbet yaptık.
İlk sortiyi Fırat abimle beraber yaptık,Beagle ın nefis uçuşundan keyiflendik. Arkasından ben geçenlerde kontrol kaybından kaybettiğim Champion un aynı mevkiinde yerini sırf bu kayıp testi için değiştirdiğim alıcısıyla Sopranoyu test uçuşuna çıkardım. Fırat abi ve yoldaşı da sağolsunlar son derece yardımcı oldular. maalesef çok belli, dar bir zon da anlık kontrol kaybı çok düzenli bir şekilde gerçekleşiyordu. Pilot pozisyonunu değiştirince kayıp gerçekleşmiyordu. Sonrasında gurupla tartışıp anten ve tabla pozisyonlarıyla da test ettiğimizde model neredeyse her zon da anlık kontrol kaybına uğramaya başladı. Bunun üzerine kadere nanik yapmak korkusuyla iniş yaptım ve verici "pigtail" anten sistemini değiştirmeye karar verdim. Akşam saat 16 ya geliyordu ilk ben ayrılırken hafif meltem altında vızır vızır uçuluyordu.

Ahmet bey ayrıldıktan sonra aniden sertleşen ve soğuk üfleyen rüzgar tat bırakmadı. Herkes toplandı, gider gibi oldu. Ben gaz tenekesini Bülent beyin bagajındaki odunları kullanarak yakıp biraz ısınmaya ön ayak olduysam da, yetersiz geldi... Saat 4.30 gibi, hava daha aydınlıkken herkes arabasına atlayıp eve yollandı...

kartal56
07-01-2014, 23:12
Abi soru bana değildi ama nacizane bir iki cümle etmeden duramadım. Rodaj evet gerekiyor çünkü pistonun, silindir içinde rahat çalışacağı yatağı bol yakıt/yağ ile zorlanmadan açması gerekir ki daha sonraki yüksek devirleri sağlarken min. sürtünme ile maks. devir ve güç üretebilsin. Aksi halde düzgün bir yatak izi yapamaz ve sürtünme artar ve daha düşük güç ve devir üretir. (motor sağır kalmış dedikleri olay.) Karbüratör ayarı hikayesi sadece rodaj çalıştırmaları için. Ama rodaj sonunda ayar yapmak gerekir ki motor maks. devir üretebilir duruma gelsin. Küçük iğne ayarı da yapılmak zorunda çünkü düzgün bir rodaj sonunda sağlıklı bir yatak izi ile sürtünme min. olacağı için rölanti ayarı gerekecek. Uzun süre kullanılmayan motorlar için söyledikleri doğrudur. Ama iyi bir yağ ile geçerlidir. Aksi halde kötü bir yağ, zaman içinde havadaki nemi çok daha kolay tutacak ve motor içinde oksidasyona sebep olacak. Karbüratörü kapatın dediği bu sebeple ama ne kadar da kapasan kötü bir yağ bunu yapacaktır. İyisimi kaliteli bir yağ veya after run oil gibi ürünler kullanmak ve toz ve neme karşı karbüraötrü düzgün kapatmak.

Ama ben yukarıda kırmızı ile belirttiğim kısmı harbiden anlayamadım.. Çünkü zaten hava sıkışması istenilen bir durumdur. Yakıt ve havanın maks. düzeyde sıkışması daha yüksek ve verimli bir patlamaya sebep olur ki istediğimiz de budur. Sıkıştırma oranı yüksek motorlar, Ramair yani ekstra basınçlı hava ile sıkıştırma ve yanmayı güçlendirme, benzer bir durum turbo ile basıncı artırarak benzer güç elde etme vs. vs.Çok da iyi yapmışsın Zafer....

kartal56
07-01-2014, 23:40
Kutsal Capt. ve Cap 232 Great Planes

http://www.youtube.com/watch?v=OCt63S9YsSc&feature=c4-overview&list=UUcAcq1QS_AhoUKyv3hYvCpw

kartal56
07-01-2014, 23:46
Fırat Capt. ve Beagle

http://www.youtube.com/watch?v=nGsUDQnKXpU&feature=c4-overview&list=UUcAcq1QS_AhoUKyv3hYvCpw

kartal56
07-01-2014, 23:52
Beyler, yardım.Windows Movie Maker ile video editlerken 1080p videolarda hafızada yer yok (yada benzeri) diye bir şey yazıyor ve videoyu masa üstüne kaydetmiyor,kaliteyi düşürürsen şimdilik kaydediyor,bu ne hafızası yaw,bilgisayarın hard diskinin 4/3 ü boş movie maker in ayrıca bir hafızası mı var.Bu işlerden anlayanlar bi el atsın lütfen...

kartal56
07-01-2014, 23:53
Ahmet Hocanın kontrol kaybı problemi.

http://www.youtube.com/watch?v=ei1vTGuHvRE&feature=c4-overview&list=UUcAcq1QS_AhoUKyv3hYvCpw

kartal56
08-01-2014, 00:01
Dedikoducular yüzünden yarım yamalak bir Piper Videosu.:D Cenk Capt. B.Horse Piper 2.45 m.

http://www.youtube.com/watch?v=koGIqwX7pCw&feature=c4-overview&list=UUcAcq1QS_AhoUKyv3hYvCpw

aozgen
08-01-2014, 00:38
Kartal abi hafızada yer yok olayı RAM ı kastediyor olabilümü acabam?
Bu vesileyle muhteşem kameramanlığınızı ve muhteşem kameranızı ne kadar övsem azdır efendim. Ellerinize sağlıkdır.

MIRAGE
08-01-2014, 00:50
selam DLE için delik delme sımbırtı nerde bulabilirim. (TÜRKİYE DE)

ÖRNEK : http://www3.towerhobbies.com/cgi-bin/wti0001p?&I=LXBAFK&P=3

mnevzat
08-01-2014, 01:05
Altınpaça Hocam, sorunun çok büyük ihtimalle sanal bellekten kaynaklanıyor. Sanal bellek değerini aşağıdaki yönergeyi takip ederek iki katına çıkar ve bir dene.

Başlat-bilgisayar sağ tıklat-özelliklerde sol bölmede -gelişmiş sistem ayarları-üstte gelişmiş sekmesi-performans-ayarlar-gelişmiş-sanal bellek-değiştir butonuna tıklayınca "tüm sürücülerde disk belleği boyutunu otomatik yönet" çek'li değilse işaretle bir öyle dene. Yine olmazsa sanal belleği elle 4500mb kadar arttırarak deneyebilirsin. Olmazsa daha da arttırabilirsin.

Bu sanal bellek işi RAM bellek yetmeyince takas bellek olarak devreye girmektedir. Genellikle de senin yaptığın gibi dosya boyutu çok yüksek olan çalışmalarda takas olarak kullanır. Bu işlemi yapman sadece verdiğin değer kadar harddiste sadece sanal belleğe ayrılmış bir bölüm olarak kullanılır ve hiç bir zaman harddiskte diğer write-erase işlemlerinde kullanılamaz.

kartal56
08-01-2014, 01:06
selam DLE için delik delme sımbırtı nerde bulabilirim. (TÜRKİYE DE)

ÖRNEK : http://www3.towerhobbies.com/cgi-bin/wti0001p?&I=LXBAFK&P=3THK da vardı Önder baktın mı?

MIRAGE
08-01-2014, 01:08
THK da vardı Önder baktın mı?

sayfa açılmıyor :(

MIRAGE
08-01-2014, 01:11
Bu arada 3w motorun rodajına başadım. Motor gercekten kolay caışıyor.

kartal56
08-01-2014, 01:47
"Altınpaça Hocam" Bunu mahsus mu yazdın , bunu mahsus mu yazdın , bunu mahsus mu yazdın.....

ZERO FIGHTER
08-01-2014, 09:57
Satılıktır... (http://www.hobbyrc.com/forum/threads/90452-Hangar-9-Tango?p=1169167#post1169167):P

Trance
08-01-2014, 10:08
Abiler günaydın..

Alpaslan abi çok teşekkürler videolar için. Malum Salı günü çoğu kişi iş yüzünden gelemiyor ama sayende ne var ne yok haberdar oluyoruz. Gelmiş kadar oluyoruz.

Clio172
08-01-2014, 10:43
Kamerana, eline, parmağına, pupillana, irisine, retinana sağlık Alpaslan Abi.


Ahmet Hocanın kontrol kaybı problemi.

http://www.youtube.com/watch?v=ei1vTGuHvRE&feature=c4-overview&list=UUcAcq1QS_AhoUKyv3hYvCpw

Ahmet Abi, geçmiş olsun tekrar.

Böyle "kontrol kaybı"na can kurban walla......:P. "Gitti gibi oldu" konusu önemli esas..... :)

kartal56
08-01-2014, 11:02
Abiler günaydın..

Alpaslan abi çok teşekkürler videolar için. Malum Salı günü çoğu kişi iş yüzünden gelemiyor ama sayende ne var ne yok haberdar oluyoruz. Gelmiş kadar oluyoruz.Sen de sağ ol Salih, ee hep börek yemek olmuyor,biraz da bi şeyler yapıcan dimi ?

nervous
08-01-2014, 11:03
Kumanda testini neden soprano da yaptın Abi? Kırılsa üzülmeyeceğin bir model mi?

kartal56
08-01-2014, 11:03
Kamerana, eline, parmağına, pupillana, irisine, retinana sağlık Alpaslan Abi.



Ahmet Abi, geçmiş olsun tekrar.

Böyle "kontrol kaybı"na can kurban walla......:P. "Gitti gibi oldu" konusu önemli esas..... :)Eyvallah Cliom kıymetlim...

aozgen
08-01-2014, 11:06
Sağol abi, o kadar çok olmaya başladı ki "gitti gibi" oldular a alıştım neredeyse.

Clio172
08-01-2014, 11:13
Abi milisaniyelik gidişi anlıyorsun bir şekilde ancak "gitti gibi oldu" diyince elin mi çarptı, uçak mı yamuldu, gözün mü karıştı, kulağın mı işitmedi gibi hususlar akla gelmiyor değil hani..... :)

Sümer Yamaner
08-01-2014, 11:31
Kumanda testini neden soprano da yaptın Abi? Kırılsa üzülmeyeceğin bir model mi?

Senin oralarda hela yok mu da cami duvarını tercih ediyon? :lol:


Abi milisaniyelik gidişi anlıyorsun bir şekilde ancak "gitti gibi oldu" diyince elin mi çarptı, uçak mı yamuldu, gözün mü karıştı, kulağın mı işitmedi gibi hususlar akla gelmiyor değil hani..... :)

:D

firatcoskun
08-01-2014, 11:39
Fırat Capt. ve Beagle

http://www.youtube.com/watch?v=nGsUDQnKXpU&feature=c4-overview&list=UUcAcq1QS_AhoUKyv3hYvCpw

Abi ellerine sağlık, çok teşekkürler :eyweyw:

mnevzat
08-01-2014, 11:47
"Altınpaça Hocam" Bunu mahsus mu yazdın , bunu mahsus mu yazdın , bunu mahsus mu yazdın.....

Sürçme olmuş, Altınçatal diyecektim. Yoksa Altınçakal'mıydı?

atagin
08-01-2014, 12:17
Öncelikle Altınçapa abimize bu güzel videolar için çok teşekkürler.Valla Ahmet abi bu kadar kısa sürede yeniden binding olması pek mümkün değil gibi , başka bir sebep olmalı diye düşünüyorum.

nervous
08-01-2014, 12:18
Senin oralarda hela yok mu da cami duvarını tercih ediyon? :lol:



:D

Abi yalan mı söylüyorum? Sözde Soprano cemiyeti başkanı. Bu aynı Panter Emel' in maymunlar üzerinde ilaç denemesi gibi birşey. (Şimdi tam işedim galiba. :D)

aozgen
08-01-2014, 12:28
Dr cum maalesef en gözden çıkarılabilir ama aynı zamanda gitti gibi olduğu sırada tekrar en toparlanabilip uçuşa devam edebilir modelim olduğu için. Bir de şu anda Orhanlı tarlasında başka uçabilir modelim yok açıkçası. İniş tk söktürmek muhakkak gibi.
Ek: İyi ya, cemiyet bşk. olduğumdan Sopranonun bugibi testlerden nasıl yüzakıyla çıkacağını en iyi bilenlerdenim de bilaz da ondan yaw.

aozgen
08-01-2014, 12:31
Hakan abim, elim sürekli kontrollarda olduğu için, aslında gittiğini ben modelin reaksiyonsuz kalmasından anlıyorum, aynı sırada milisaniyelik gecikme ile safe mode rölantiye çekip bunu aleme ilan ediyor. bazen bana gitti gibi geiyor ama rölantiye çekme gerçekleşmeyince gitti gibi oldu tereddüdü olmuyor değil tabii.

aozgen
08-01-2014, 12:32
Sürçme olmuş, Altınçatal diyecektim. Yoksa Altınçakal'mıydı?
Yahu daha dün kendisi " hep yanlış yazıyorlar aslı Altınpaça" dememişmiydi? Yanlış mı hatırlıyorum yoksa "Altınçapak" mıydı?

Sümer Yamaner
08-01-2014, 12:34
Öncelikle Altınçapa abimize bu güzel videolar için çok teşekkürler.Valla Ahmet abi bu kadar kısa sürede yeniden binding olması pek mümkün değil gibi , başka bir sebep olmalı diye düşünüyorum.

Başta ben de öyle düşündüm ama alıcı besleme gerilimi gidip alıcı reboot etmediği sürece rebind çok da uzun sürmez sanıyorum.


Abi yalan mı söylüyorum? Sözde Soprano cemiyeti başkanı. Bu aynı Panter Emel' in maymunlar üzerinde ilaç denemesi gibi birşey. (Şimdi tam işedim galiba. :D)

Olm bi sus yaa. Bak ilk fırsatta Ahmet Abin senin üzerinde nitronun etkilerini falan test edebilir benden söylemesi.


Bir de şu anda Orhanlı tarlasında başka uçabilir modelim yok açıkçası. İniş tk söktürmek muhakkak gibi.

Abi sen şimdi başka bi abime laf mı çakıyon??? :D

aozgen
08-01-2014, 12:37
Öncelikle Altınçapa abimize bu güzel videolar için çok teşekkürler.Valla Ahmet abi bu kadar kısa sürede yeniden binding olması pek mümkün değil gibi , başka bir sebep olmalı diye düşünüyorum.
Yüksel abi, binding kaybolmuyor aslında. Alıcı/verici sinyali haberleşmesi kopuyor , alıcı otomatik safe mode a geçiyor, sinyali yakalayınca tekrar itaat ediyor. Elektrik kesilmesi olaydı, binding kaybolurdu.

Sümer Yamaner
08-01-2014, 12:39
Hakan abim, elim sürekli kontrollarda olduğu için, aslında gittiğini ben modelin reaksiyonsuz kalmasından anlıyorum, aynı sırada milisaniyelik gecikme ile safe mode rölantiye çekip bunu aleme ilan ediyor. bazen bana gitti gibi geiyor ama rölantiye çekme gerçekleşmeyince gitti gibi oldu tereddüdü olmuyor değil tabii.

Abi fail safe aktif olduğuna ve gayet de güzel çalıştığına göre alıcıda tam gaz açıp modeli eline alsan ve yürüsen. Çayırda biraz turlasan. Gaz aralarda tıkırdayacak ya da rölantiye düşecek mi diye baksan. Gayet güzel bir test yapmış olmaz mısın?

aozgen
08-01-2014, 12:40
Sümer abi hepsi biliyo Orhanlı hk. (sadece pist i tabii) içimden, dışımdan geçenleri.